Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1157 E. 2026/1507 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1157
- Karar No
- 2026/1507
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/1157
KARAR NO : 2026/1507
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/07/2026 ara karar
NUMARASI : 2026/589 E.
DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Faktoring sözleşmesi uyarınca temlik edilen alacağın ödenmemesi nedeniyle davalıların temerrüde düşmüş olduğunu, davalı tarafından faize yöneltilen itirazların haksız, hukuka aykırı ve yerinde olmadığını, uyuşmazlığın çözümü için başvurulan arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlanmış olduğunu, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlular aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, davalı borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla; karşı tarafın haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptali ile müvekkili tarafından İstanbul 8. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinin devamını, yukarıda detaylı olarak açıklanan gerekçelerle huzurdaki davada alacaklarının varlığı açısından yaklaşık ispat koşulu sağlanmış olup, alacağın tahsilinin ileride güçleşme ihtimali bulunduğundan; davalıların borca yetecek miktardaki menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını, öncelikle teminatsız olarak, Mahkememizce aksi kanaatte olunması halinde uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini, dava ve takip konusu alacağın likit olmasından bahisle kötü niyetli karşı taraflar aleyhinde dava ve takip değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesi 13/07/2026 tarihli ara kararıyla; İİK.nın 257 ve devamı maddeleri gereğince dava dilekçesi ekinde Faktoring Sözleşmesi sunularak ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edildiği, henüz delillerin toplanmadığı, alacağın varlığının, tespitinin yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından,"
Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket ile dava dışı ... Limited Şirketi arasında 22/04/2025 tarihli Faktoring Sözleşmesi akdedildiğini, davalı ... da anılan sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, bu sözleşme uyarınca, faktoring işlemine konu ticari ilişki kapsamında doğmuş bulunan fatura alacakları usulüne uygun şekilde Müvekkili Şirkete temlik edildiğini, müvekkili şirket, faktoring işlemini gerçekleştirmeden önce 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu ile ilgili mevzuat kapsamında gerekli incelemeleri yaptığını, temlik konusu alacağın bir mal veya hizmet satışından kaynaklandığını, düzenlenen faturalar ile tevsik edildiğini ve faktoring işlemine konu edilebilecek nitelikte bulunduğunu tespit ettiğini, alacağı doğuran fatura ve diğer ticari belgeler incelenerek faktoring işlemi gerçekleştirildiğini ve alacak hukuken müvekkil şirkete intikal ettiğini, davalı borcunu ödemediğinden icra takibi başlattıklarını ve davalı haksız yere borca itiraz ettiğini, davalının itirazı yasal dayanaktan yoksun olduğunu, alacağın mevcut ve muaccel olduğu dosya kapsamındaki sözleşme, temlik belgeleri, faturalar ve ihtarname ile sabit olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilmesi için dosyada şartların mevcut olduğunu, alacağın varlığı, muacceliyeti ve İİK m. 257 ile m. 258 koşulları dosya kapsamındaki delillerle yaklaşık olarak ispatlanmasına rağmen mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığından mahkeme kararının kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesi ile, faktoring sözleşmesi uyarınca temlik edilen alacağın ödenmemesi nedeniyle davalıların temerrüde düşmüş olduğunu, davalı tarafından faize yöneltilen itirazların haksız, hukuka aykırı ve yerinde olmadığını, uyuşmazlığın çözümü için başvurulan arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlanmış olduğunu, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlular aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, davalı borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla; karşı tarafın haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptali ile müvekkili tarafından İstanbul 8. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinin devamını, huzurdaki davada alacaklarının varlığı açısından yaklaşık ispat koşulu sağlandığından alacağın tahsilinin ileride güçleşme ihtimali bulunduğundan; davalıların borca yetecek miktardaki menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İİK.nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için Mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK.nın 257/1. maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması, müeccel para alacağı yönünden ise;
İİK.nın 257/2. maddesindeki şartların bulunması gerekir.
İİK.nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış olmakla birlikte, bu konuda Mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması gerektiği kabul edilmiştir. Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İİK.nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak Mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.
Somut olayda, itirazın iptali davasında davacı tarafından ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiği, İstanbul 8. İcra müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibine konu alacağın factoring sözleşmesine dayalı alacak olduğunun belirtildiği, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği bu aşamada yaklaşık ispatın gerçekleşmediği, ihtiyati haczin koşulları oluşmadığından, mahkemece ihtiyati haczin reddine dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/07/2026 tarih ve 2026/589 E. sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026