İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1142 E. 2026/1003 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1142
Karar No
2026/1003
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1142 Esas KARAR NO : 2026/1003

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/04/2026 KARAR TARİHİ : 27/10/2026

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketi ile davalı ... A. Ş. arasında akdedilen sözleşme kapsamında; davalı şirket tarafından fatura edilen ürün ve hizmetlere ilişkin 24.04.2025 tarihinde 120.133,14 USD karşılığı 4.589.097,96 TL ödeme yapıldığını, sözleşme ve faturaya konu ürünlerin; sözleşme ile kararlaştırılan 4-6 haftalık teslim süresi dolmasına rağmen davalı şirket tarafından süresi içerisinde teslim edilmediğini, bununla birlikte; sözleşme kapsamında teslim edilen / edilmeyen birçok ürüne ilişkin parola tanımlaması, sistem kurulumu gibi yükümlülükler de davalı tarafından yerine getirilmediğini, vergi dairesinin, borçlu şirketin kamu borçları nedeniyle müvekkili şirketine haciz bildirisi gönderdiğini, bu durumun mal kaçırma ihtimalinin ne denli somut ve güçlü olduğunu ortaya koyduğunu beyan ederek duruşma ve tebligat yapılmaksızın, alacaklarına yeter miktarda; borçlunun gayrimenkul ve menkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İİK 257. maddesi uyarınca öncelikle teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, aksi kanaatte olunması halinde makul bir teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, davalı taraftan alacakları olan 49.352,93 USD (amerika dolarının) fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafça, usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın aralarında yer alan sözleşme hükümleri uyarınca davacının bedelini ödemiş olduğu ürünlerin, hizmetlerin davalı tarafın yerine getirilip getirilmediği, dava dilekçesi ekinde yer alan sözleşmeden kaynaklı davacının davalıdan yerine getirilmeyen hizmetten kaynaklı alacaklı olup olmadığı, alacaklı olması halinde miktarı hususlarında olduğu anlaşıldı. Mahkememiz dosyası, dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, tarafların aralarında yer alan sözleşme hükümleri uyarınca davacının bedelini ödemiş olduğu ürünlerin, hizmetlerin davalı tarafın yerine getirilip getirilmediği, dava dilekçesi ekinde yer alan sözleşmeden kaynaklı davacının davalıdan yerine getirilmeyen hizmetten kaynaklı alacaklı olup olmadığı, alacaklı olması halinde miktarı hususlarının tespiti için SMMM bilirkişi ve bilişim uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, bilirkişi heyetinin 18/09/2026 tarihli raporunda özetle; dava konusunun, Ticari satımdan kaynaklanan alacak davası olduğu ve 10.06.2026 tarihinde huzurda ikame edildiği tespit edildiği, taraflardan Davacı taraf mahkemede yapılan incelemeye gelmiş, Ticari defterlerine e mail olarak ileteceğini beyan ettiği, davalı taraf ise incelemeye gelmediği ticari defterlerini sunmadığı, mazeret bildirmediği, yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, davacının 2025 yılına ait ticari defterleri incelendiği, ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarını zamanında yaptırdığı, ticari defter kayıtlarının birbirlerini doğrular nitelikte olduğu dolayısıyla, T.T.K.'nun amir hükümlerine göre, davacı şirketin Ticari Defterleri lehine delil teşkil ettiği kanaatine varıldığı, davacının davalıdan yaptığı alımlara ait faturalar toplamının 4.947.399,00 TL olduğu tespit edildiği, davalı yine aynı gün Faturaların alındığı 24.04.2025 tarihinde 153.106,00 TL, 205.194,89 TL ve 4.589.097,96 TL tutarında olmak üzere toplam 4.947.398,85 TL toplam tutarında ödeme yaptığı ve (4.947.399,00 – 4.947.398,85 = ) 0,15 TL davalının (onbeş kuruş) alacağının kaldığı, (bakiyenin önemsiz nitelikte küsurat olduğundan davacının fatura karşılığı toplam tutarlarını davalıya ödediği kanaatine varıldığı), yine faturalar incelendiğinde bu faturaların USD döviz cinsinde düzenlendiği ve faturaların döviz cinsinden 120.133,14 USD + 4.008,00 USD + 5.371,58 USD olmak üzere toplam 129.512,75 USD lik faturalar olduğu 24.04.2024 tarihinde düzenlendiği TL karşılığının 38.2001 kur üzerinden hesaplandığı, aynı gün 24.04.2025 tarihinde davalıya aynı kur üzerinden hesaplanmış olan fatura üzerinde yazılı TL tutarlarının tamamı ödenmek sureti ile davacının fatura tutarlarının 129.512,75 USD nin TK karşılığı davalıya ödediğinin tespit edildiği. (Onbeş kuruşluk eksik ödeme önemsiz olduğundan dikkate alınmamıştır. ) bankadan gönderilen ödeme dekontuna göre davacının 24.04.2025 tarihinde ...AŞ hesabından davalıya 4.589.097,96 TL ödeme yaptığı ve bu ödemenin dekont açıklamasına “... nolu fatura ödemesi” yazdığı görüldüğü, davacı tarafın 2025 yılında üç adet belge ile KDV hariç toplam 4.122.832,50 TL tutarında davalıdan alım yaptığı hususunda BA bildiriminde bulunduğu tespit edildiği, davalının da yine aynı şekilde 2025 yılında davacıya 3 adet belge ile KDV hariç 4.122.832,50 TL tutarında satış yaptığı hususunda BS bildiriminde bulunduğu tespit edildiği, tarafların BA-BS bildirimlerinin birbirleri ile mutabık oldukları, davacının iddiası alış faturalarını davalıdan aldığı ve iki tarafın da bu faturaları bağlı bulundukları vergi dairelerine BA-BS beyanları ile usulünce ve eksiksiz olarak bildirdikleri tespit edildiği, teklif edilen ürünler ve faturadaki ürünler birebir eşleştiğinin görüledüğü fakat ürünlerin teslim edildiğine dair teslim tutanağı dosyada rastlanmadığı, web sitesinin pasif olduğu tespit edildiği, 10.04.2026 dava dilekçesi ve 27.04.2026 delil dilekçesi ekinde belirtilen “4 - Sms, mail ve yazışmalar, web site görüntüü,( Davalı şirkete ait bilgiler içermektedir.” verilere dosya ve dosya ekinde rastlanmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Davacının talebi, davalı ile aralarında yer aldığı belirtilen sözleşme kapsamında davacının üstlenmiş olduğu ödeme edimini yerinde getirmiş olmasına rağmen davalı tarafın gerekli sistem kurulumun yapılmaması ve ürün teslim edilmemesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Davacının belirtilen sözleşme kapsamında yapmış olduğu ödemeler dosya arasında yer alan ödeme dekontları ile sabittir. Tarafların ticari defterleri ve bilişim sistemleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup davalı taraf yapılan ihtaratlı tebliğe rağmen ticari defter ve belgelerini incelemeye sunmamıştır. Dosya kapsamında uygun ve gerekçeli bilirkişi raporu ile davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarını zamanında yaptırdığı, ticari defter kayıtlarının birbirlerini doğrular nitelikte olduğu, davacının davalıdan yaptığı alımlara ait faturalar toplamının 4.947.399,00 TL olduğu tespit edildiği, davalı yine aynı gün Faturaların alındığı 24.04.2025 tarihinde 153.106,00 TL, 205.194,89 TL ve 4.589.097,96 TL tutarında olmak üzere toplam 4.947.398,85 TL toplam tutarında ödeme yaptığı ve (4.947.399,00 – 4.947.398,85 = ) 0,15 TL davalının (onbeş kuruş) alacağının kaldığı, (bakiyenin önemsiz nitelikte küsurat olduğundan davacının fatura karşılığı toplam tutarlarını davalıya ödediği kanaatine varıldığı), yine faturalar incelendiğinde bu faturaların USD döviz cinsinde düzenlendiği ve faturaların döviz cinsinden 120.133,14 USD + 4.008,00 USD + 5.371,58 USD olmak üzere toplam 129.512,75 USD lik faturalar olduğu 24.04.2024 tarihinde düzenlendiği TL karşılığının 38.2001 kur üzerinden hesaplandığı, aynı gün 24.04.2025 tarihinde davalıya aynı kur üzerinden hesaplanmış olan fatura üzerinde yazılı TL tutarlarının tamamı ödenmek sureti ile davacının fatura tutarlarının 129.512,75 USD nin TL karşılığı davalıya ödediğinin tespit edildiği, bankadan gönderilen ödeme dekontuna göre davacının 24.04.2025 tarihinde ... AŞ hesabından davalıya 4.589.097,96 TL ödeme yaptığı ve bu ödemenin dekont açıklamasına “... nolu fatura ödemesi” yazdığı görüldüğü, tarafların BA-BS bildirimlerinin birbirleri ile mutabık oldukları, davacının iddiası alış faturalarını davalıdan aldığı ve iki tarafın da bu faturaları bağlı bulundukları vergi dairelerine BA-BS beyanları ile usulünce ve eksiksiz olarak bildirdikleri, teklif edilen ürünler ve faturadaki ürünler birebir eşleştiği fakat ürünlerin teslim edildiğine dair teslim tutanağı dosyada rastlanmadığı, web sitesinin pasif olduğu, 10.04.2026 dava dilekçesi ve 27.04.2026 delil dilekçesi ekinde belirtilen “4 - Sms, mail ve yazışmalar, web site görüntüsü,( Davalı şirkete ait bilgiler içermektedir.” verilere dosya ve dosya ekinde rastlanmadığı, davacının sözleşme kapsamında yapmış olduğu ödemelere karşılık davalı tarafça yerine getirildiği ispat edilemeyen edimler nedeniyle bedel iadesi talebinin yerinde olduğu, davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu 49.352,93 USD alacağın tahsilini isteyebileceği kanaatine varıldığından, davanın kabulü ile 49.352,93 USD'nin dava tarihi olan 10/04/2026 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun uyarınca Devlet bankalarının USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; 1-49.352,93-USD'nin dava tarihi olan 10/04/2026 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun uyarınca Devlet bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE, 2-Alınması gereken 150.553,10-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 37.638,27-TL harcın mahsubu ile bakiye 112.914,83-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 3-Davacı tarafından yatırılan 37.638,27-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 732,00 TL başvurma harcı, 16.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 152,90 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 16.884,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 326.555,60-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal İADESİNE (Bilirkişi Mahmut Ertan'a takdir edilen 8.000,00 TL bilirkişi ücreti sistem hatası nedeniyle ödenemediğinden, ilgili bilirkişiye ödeme yapıldıktan sonra bakiye miktarın iadesi kaydıyla), 8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/10/2026

Katip e-imzalı

Hakim e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1142, K. 2026/1003, T. 27.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1142-e-2026-1003-k-4ff3dcb368bd