Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1248 E. 2026/1231 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1248
Karar No
2026/1231
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1248

KARAR NO: 2026/1231

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 23/05/2024

NUMARASI: 2023/98 E. - 2024/109 K.

DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/07/2026

KYukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların İddia ve Savunmaları:

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 1996 yılından bu yana bakalit tava ve tencere kulp üretimi yaptığını, sektörde tanınan ve saygın bir firma olduğunu, ... tescil numaralı görseli dava dilekçesinde sunulan tasarımın müvekkili adına TPMK nezdinde tescilli olduğunu, müvekkilinin bu tasarımını fiili olarak kullanmaya devam ettiğini, davalı tarafça ... numara ile tescil edilen tasarımın müvekkilinin tasarımı ile birebir aynı olduğunu, Bakırköy 2.FSHHM 2022/305 D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile davalı tasarımlarının müvekkili tasarımları ile birebir benzerlik teşkil ettiğinin tespit edildiğini, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde tasarımların benzer olarak algılandığını, genel izlenim itibariyle de benzer olduklarını, davalının tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşımadığını belirterek, davalının tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili 28/11/2023 tarihli dilekçesinde özetle; dava konusu tasarımlarda kullanılan kalıpların öncenden davacı tarafından davalı firmaya satıldığını, kalıplar üzerinden yapılan üretim aşamasında benzer mamullerin üretilmesi satıcının baştan benzer üretimi kabulü anlamına geldiğini, davacının kötü niyetli olarak işbu davayı açtığını, davacının söz konusu tasarım üzerinde tescil dolayısıyla oluşan hak sahipliğini kötü niyetli bir şeklide elde ettiğini, davacının tescilli tasarımının hükümsüzlüğü gerektiğini, tasarım hakkının kötü niyetli tescile dayandığını, TPMK'ya tescili yapılan davacı ürünleri üzerinde farklı şerit ve simler bulunduğunu, müvekkilinin ürünlerinin ise tek parça tek blok tek renkte imal edildiğini, bilirkişi raporunda iş yerinde emsal alınan ürünlerle müvekkilinin tasarımları arasında benzerlik olmadığını, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda keşif esnasında resimlenen iki adet ürün baz alınarak eksik ve yanlış değerlendirme yapıldığını, davacının tescilli tasarımı ile müvekkilinin ürünleri üzerinde karşılaştırma yapılarak incelenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davanın KABULÜ ile davalı adına TPMK nezdinde tescilli ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine," karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine dair verilen kararın iyi niyet kurallarına ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dava konusu tasarımlarda kullanılan kalıpların 13.09.2021 tarihli fatura ile 23.600 TL bedel karşılığında davacı tarafından davalıya satıldığını, bu satış işlemiyle üretim için zımni izin verildiğini, davacının kötü niyetli olarak dava açtığını, kalıpların satışının üretim hakkının devri anlamına geldiğini, davalının satın aldığı kalıpları üçüncü kişilere devretmeyip sadece kendi imalathanesinde kullandığını, iptal edilen tasarım ile davacıdan alınan tasarımın birebir aynı olmadığını, bilirkişi raporlarına yapılan itirazların dikkate alınmadığını ve raporların kopyala yapıştır yöntemiyle hazırlandığını, davacının sattığı tasarımın harcıalem bir model olduğunu, hükümsüzlük davası açılmasına ilişkin süre taleplerinin yerel mahkemece reddedildiğini, eksik hukuki inceleme ile karar verildiğini, tencere kulpu gibi fonksiyonel ürünlerde seçenek özgürlüğünün kısıtlı olduğunu, kulp tasarımının güvenlik ile doğrudan bağlantılı olması sebebiyle müvekkilinin kattığı farklılıkların ayırt edicilik için yeterli olduğunu, tasarımcının kendini ifade etme fırsatının az olduğu durumlarda küçük farklılıkların ayırt ediciliği sağlamaya yettiğini, OHIM ve Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere fonksiyonel kısıtlamaların ve seçenek özgürlüğünün tasarım değerlendirmesinde esas alınması gerektiğini, 2018/1248 K. ve 2019/5941 sayılı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararı uyarınca 30.9.2019 tarihinde benzer uyuşmazlıklarda farklı geometrik şekillerin yenilik ve ayırt edicilik niteliği taşıdığının kabul edildiğini, ürünlerin sadece estetik değil fonksiyonel ve güvenlik odaklı parçalar olduğunu, insan anatomisinin seçenek özgürlüğü değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin tasarımının davacının ürünüyle benzer olmadığını ve orijinal bir şekilde geliştirildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafça yapılan istinaf başvurusunun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı ile müvekkili arasında tasarım haklarının devrine dair noter tasdikli bir sözleşme bulunmadığını, davalının yasal koşulları yerine getirmeyerek müvekkile ait tasarımı haksız biçimde kendi adına tescil ettirdiğini, dava öncesi delil tespiti ve dava sürecindeki bilirkişi heyet raporlarında davalının tescilinin müvekkilin tescili ile iltibasa yol açacak derecede benzer olduğunun tespit edildiğini, söz konusu tescilin haksız rekabet teşkil ettiğinin bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç:

Dava, endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

Davacı vekili, ... tescil numaralı tasarımın müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı adına tescilli ... numaralı tasarımın müvekkiline ait tasarımla birebir aynı olduğunu, davalı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşımadığını ileri sürerek ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu tasarımlarda kullanılan kalıpların davacı tarafından davalıya satıldığını, kalıp satışının benzer ürünlerin üretilmesine rıza gösterildiği anlamına geldiğini, davacının kötü niyetli olarak dava açtığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/305 D.İş sayılı delil tespiti dosyasında davalının işyerinde inceleme yapıldığı ve tasarım kullanımlarının tespit edildiği , iş yerinde bulunan iki adet numunenin davacı adına tescilli ... ... numaralı tasarım ile bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzer olarak algılanacağı belirtilmiştir.

Dosyada alınan 20.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacı adına tescilli ... numaralı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşıdığı, taraflar arasında tasarım kullanım hakkı veya lisans devrine ilişkin herhangi bir sözleşme ya da belge bulunmadığı, davalı tarafın mevcut kalıp üzerinde değişiklik yaparak yeni ürün geliştirdiği yönündeki savunmasına rağmen ortaya çıkan ürünün davacı tasarımı ile bilgilenmiş kullanıcı nezdinde belirgin derecede benzer olduğu, ...delikli kalıplardan çıkmış olmasının ürün üzerinde farklılık yaratacak nitelikte bulunmadığı, ürünlerin bütünsel görünüm itibariyle özdeşleşik ve eşdeğer nitelikte olduğu, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktıkları genel izlenim bakımından belirgin farklılık taşımadığı, iltibas oluşturacak derecede benzer oldukları, davalı tasarımının davacı tasarımından yüksek derecede esinlenme içerdiği, aynı ....sınıfı içerisinde pazar paylaşımına yönelik haksız rekabet sonucunu doğurduğu, davalı tasarımında seçenek özgürlüğünün geniş olduğu halde yenilik ve ayırt edicilik şartlarının bulunmadığı, bu nedenle ... numaralı tasarım yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu bildirilmiştir.

İlk derece mahkemesince; davacı adına tescilli ... numaralı tasarımın başvuru ve tescil tarihinin daha önce olduğu, davalı tarafından ileri sürülen kalıp satışına ilişkin savunmanın tasarım tescil hakkı vermeyeceği, davalı adına tescilli ... numaralı tasarımın hükümsüzlük şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

Tasarım ile korunan , ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. Burada kanun koyucu patent ve faydalı modelden farklı olarak fonksiyona değil, görünüme koruma bahsetmiştir. Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla korunur Bu şartları taşımayan bir tasarımın hükümsüzlüğü talep edilebilir. Bir tasarımın yenilik incelemesi yapılırken; tasarımın birebir aynısının daha önce yurtta ve dünyada kamuya sunulmamış olması şartı gerekirken, ayırt edicilik incelemesi yapılırken; seçenek özgürlüğü kapsamında, ürünün nihai kullanım sırasındaki görünümü itibariyle bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır.

Ayırt edici nitelik araştırması yapılırken farklılıklara bakılmakla birlikte ağırlığın , kıyaslanan tasarımların ortak özelliklerine verilmesi gerekir.

Dosya kapsamındaki deliller ve hükme esas alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait eski tarihli ... sayılı tasarım ile davalı adına tescil edilen ... sayılı tasarımlara konu ürünün tencere kulpu tasarımı olduğu, bilirkişi raporunda, davacı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik koşullarını taşıdığı, davalı tasarımının ise bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim itibarıyla davacı tasarımından belirgin şekilde farklılaşmadığı, ürünlerin bütünsel görünüm itibarıyla özdeşleşik ve eşdeğer nitelikte olduğu, dava konusu ürün bakımından tasarımcının seçenek özgürlüğünün geniş olduğu, aynı fonksiyonu yerine getirebilecek çok sayıda farklı tasarım alternatifinin bulunmasına rağmen davalı tasarımında davacı tasarımına benzer bir genel görünümün tercih edildiği davalı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşımadığı teknik gerekçelerle tespit edilmiştir. Tasarıma konu hususlar hakimlik mesleğinin gerektirdiği bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan teknik hususlardan olup, dosyadaki bilirkişi raporunun uzman bilirkişi tarafından gerekçeli ve denetime elverişli şekilde usul ve yasaya uygun düzenlendiği, bu nedenle somut uyuşmazlık bakımından hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

Davalının kalıpların davacı tarafından satıldığı yönündeki savunması ise tasarıma konu ürünün üretilmesinde kullanılan kalıpların satılmış olması, tasarımdan doğan münhasır hakların devri sonucunu doğurmaz ve davalıya benzer tasarımı kendi adına tescil hakkı vermez . Dosya kapsamında taraflar arasında tasarım hakkının devrine veya lisans verilmesine ilişkin yazılı herhangi bir sözleşme ya da belge bulunmadığı gözetildiğinde kalıp satışının tasarım hakkının devri veya kendi adına tescile muvafakat olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.

Bu itibarla davalı adına tescilli ... sayılı tasarımın, davacı adına daha önce tescilli bulunan ... sayılı tasarıma kıyasla yenilik ve ayırt edicilik şartlarını taşımadığı ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince delillerin değerlendirilmesinde ve hukuki nitelendirmede isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Usûl ve yasaya uygun .... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../05/2024 tarih ve 2023/... E., 2024/... K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1248, K. 2026/1231, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1248-e-2026-1231-k-55ca7b04ba8c