Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1066 E. 2026/1307 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1066
Karar No
2026/1307
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1066 - 2026/1307 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1066 KARAR NO : 2026/1307 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/12/2023 NUMARASI : 2022/269 E. - 2023/262 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/12/2023 tarih ve 2022/269 E. - 2023/262 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2021/04601 sayılı "..." ibareli markanın 05. sınıfta adına tescili başvurusunun, davalı şirketin itirazı sonucunda, diğer davalı Kurum tarafından davalıya ait 2018/59305 sayılı "..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, gerekçeleriyle 05. sınıfta kısmen reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2022-M-7903 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer daval Şirket vekili davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkil markasının kompoze edilişi, renk ve büyük harf/küçük harf kullanımı ve konumlandırılış biçimi itibariyle davalı markasından tamamen ayrıldığı, görsel anlamda bir benzerlik bulunmadığı gibi, işitsel anlamda benzerliğe neden olabilecek hece diziliminin de bulunmadığını, "..." ibaresi markalar arasında ortak olsa da müvekkilinin markasının başında yer alan "..." ibaresinin işitsel olarak baskın olduğunu, "..." bir ses olması nedeni ile markaların birbirlerinden ilk duyuşta dahi kolaylıkla ayrılabildiğini, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının karşılanmadığını, müvekkilinin markası ile benzer olduğu kabul edilen 2018/59305 sayılı "..." markasının 05. sınıfın yanı sıra 29, 32 ve 30. sınıflarda yer alan mallar için de tescilli olup bu sınıflarda yer alan ürünlerin gıda ürünü olması nedeniyle markalar arasında kavramsal benzerlik bulunmadığını, taraf markalarını taşıyan ürünlerin çok farklı yerlerde tüketicilere arz edileceğini ve 05. sınıfta yer alan malların ortalama tüketici kitlesini daha çok eczacı, doktor ve bu üründen maksimum faydayı görmeyi bekleyen kullanıcılar oluşturduğundan markaların karıştırmasının beklenmeyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka (marka ile ilgili kurum kararlarının iptali) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının 2021/04601 sayılı "..." ibareli markanın 05. sınıfta tescili başvurusunun, davalı şirketin "..." ibareli markalarına dayalı itirazı sonucunda YİDK kararı ile 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler, insan ve hayvan için diyet takviyeleri, gıda ( besin) takviyeleri, zayıflama amaçlı tıbbi mustahzarlar, bebek mamaları, tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler" emtiaları bakımından reddine karar verilmiştir. Mahkemece dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda, davalının itiraza dayanak markasının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin davaya konu markada da asli unsur olarak yer aldığı ve davaya konu malların davacının markası kapsamında bulunduğu yönünde bir sonuca varılmıştır. Ne var ki, davacı vekili bilirkişi raporuna yönelik itiraz dilekçesi ve sonrasında istinaf başvuru dilekçesinde müvekkilinin markasındaki "..." ibaresinin "spreye basıldığında çıkan ses anlamı ile esas olarak ürünü tanımladığını, buna karşılık davacının markasındaki "..." ibaresinin ise yumuşak, yumuşacık anlamıyla tamamen farklı bir kullanımının bulunduğunu, dolayısı ile markalar arasında herhangi bir benzerlikten söz edilemeyeceğini iddia etmiştir. İngilizce bir kelime olan "..." ibaresi Türkçe'de fırt, nefes, esinti, üflemek vs çok sayıda karşılığı bulunan bir kelimedir. 07/12/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda ibare doğrudan spreyin sıkılması anında çıkan ses algısını ortaya çıkarmadığından önceki sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum olmadığı ifade edilmiştir. Ne var ki, somut olayda çözüme kavuşturulması gereken husus 05. sınıfta tescili istenen marka kapsamında yer alan bu ibarenin, gerçekten de spreye basıldığında çıkan ses niteliği ile doğadan gelen bir sesi tanımlayıp tanımlamadığı ve daha da önemlisi bu özelliği itibariyle eczacılıkta ürünün aynı zamanda kimliğini de yansıtan ambalajı ifade edip etmediğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmasıdır. Bu durumda mahkemece, içinde ilgili sektörde eczacının da bulunduğu uzman bilirkişilerin yer aldığı yeni bir bilirkişi heyetinden anılan hususu içeren denetime elverişli rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Kabule göre de mahkemece, "Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına" karar verilmesi de doğru olmamıştır. Zira, kamu düzenine ilişkin olan karar ve ilam harcının, karar tarihine göre belirlenmesi tabii olduğu gibi, aynı mahkeme tarafından aynı yönde verilen bir karar da Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/11/2024 tarih ve 2024/3186 Esas, 2024/8189 Karar sayılı kararı ile "yargılama harçlarının kamu alacağı niteliğinde ve re'sen dikkate alınacak hususlardan olduğu" gerekçesiyle doğru görülmemiş ve düzeltilerek onanmıştır. Dairemizin kararları da bu yöndedir. Bu itibarla Dairemizce, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 26/12/2023 gün ve 2022/269 E. - 2023/262 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/06/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/06/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1066, K. 2026/1307, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1066-e-2026-1307-k-0c91597e86cd