Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1064 E. 2026/1251 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1064
- Karar No
- 2026/1251
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1064 - 2026/1251 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1064 KARAR NO : 2026/1251 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/12/2023 NUMARASI : 2022/262 E. - 2023/269 K.
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/12/2023 Tarih ve 2022/262 Esas - 2023/269 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin, 2020/87348 sayılı "..." ibareli markanın 30 ve 43. sınıflarda adına tescili başvurusunun, davalı şirketin itirazı sonucunda, diğer davalı Kurum tarafından davalıya ait 2007/22731 sayılı "..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesi reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2020-M-11087 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili, davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, Bakırköy 22. Noterliğinin 03/06/2020 tarih ve ... yevmiye numarası ile 2007/22731 sayılı, "... "ibareli marka sahibi olan davalıdan almış olduğu muvafakatnameye dayalı olarak aynı asıl unsurları içeren dava konusu ''...'' ibareli marka başvurusunda bulunması hususunda davacının kazanılmış hakkının bulunduğu, davalının kandırıldığı iddiasıyla vermiş olduğu muvafakatnameyi iptal ettiği ileri sürülmüşse de, muvafakatın geri çekilmesinin Medeni Kanun 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 2022-M-6140 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu markanın müvekkilinin markası ile aynı asli unsur ve aynı emtiaları kapsaması nedeniyle markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, müvekkili şirketin eski ortaklarından olup hisselerini satmak suretiyle ortaklıktan ayrılan davacı ile müvekkili arasında Bakırköy 22. Noterliği’nin 03/06/2020 tarihli ve ... yevmiye nolu muvafakatnamesinin imzalandığını, ancak davacının bu muvafakatnamenin düzenlenmesi sırasında müvekkiline işin detaylarını izah etmeyerek kötü niyetli olarak "..." markasının tesciline dair muvafakat aldığını, müvekkilinin bu muvafakatnamenin düzenlenmesi ve davacının ... marka tescil başvurusunda bulunması üzerine aldatmaya yönelik bu hareketlerin farkına vardığını, bu aşamadan sonra Kartal 17. Noterliği’nin 25/09/2020 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile muvafakatnameyi iptal ettiğini davacıya bildirdiğini, ayrılmış olduğu şirkete ait markayı aynen tescil ettirerek haksız bir menfaat elde etme amacıyla hareket eden davacının, "..." sitesinde müvekkiline ait ... markalı belge ve sertifikaları aynı şekilde haksız olarak kullandığını, oysa eski ortak vasfıyla şirketten ayrıldıktan sonra müvekkili ile rekabet etmeme yükümlülüğü bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuruya konu marka ile itiraza dayanak markaların kapsamlarında bulunan mal ve hizmetler de dahil olmak üzere benzer olduğunu, taraf markaları arasındaki bu benzerliğin markaların karıştırılması ihtimalini doğurduğunu, davacı tarafından verilen muvafakatnamenin davacıya ait ... ibareli markanın "6769 sayılı SMK'nın 5. maddesinin "ç" bendi gereğince red sebebi olarak değerlendirilmemesine ilişkin olup aynı Kanu'un 6/1 maddesindeki iltibas hükümlerinin uygulanmamasını içermediğini, öte yandan Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 10/5 maddesi uyarınca muvafakatın kayıtsız ve şartsız olmasının gerektiğini, bu halde yalnızca SMK'nın 5/-1-ç hükmü yönünden kullanılmak üzere verilen muvafakatın geçerli olamayacağını, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : 1-Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2020/87348 sayılı "... ..." ibareli marka ile davalı şirketin 2007/22731 sayılı "..." ibareli markası arasında "..." ibaresinin ortaklığı ve kapsamlarında bulunan mal ve hizmetler itibariyle emtia benzerliği söz konusu ise de, davacının marka başvurusu sonrasında davalı şirketin yetkili temsilcisi tarafından başvurunun 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca reddine karşı aynı Kanun'un 5/3 hükmü gereğince tescile açıkça rıza gösteren muvafakatname verildiği, muvafakatın alınması hususunda davacının iradesinin fesada uğratıldığı, dolayısı ile anılan muvafakatnameye hukuki değer atfedilemeyeceği ileri sürülmüşse de, YİDK karar tarihi itibariyle Bakırköy 22. Noterliği’nin 03/06/2020 tarihli ve ... yevmiye nolu muvafakatnamesinin geçersizliğini ortaya koyan herhangi bir mahkeme kararının mevcut olmadığı anlaşılmakla, davalı şirket vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden ayrı ayrı reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2-Ancak mahkemece, "Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına" karar verilmesi doğru olmamıştır. Zira, kamu düzenine ilişkin olan karar ve ilam harcının, karar tarihine göre belirlenmesi tabii olduğu gibi, aynı mahkeme tarafından aynı yönde verilen bir karar da Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/11/2024 tarih ve 2024/3186 Esas, 2024/8189 Karar sayılı kararı ile "yargılama harçlarının kamu alacağı niteliğinde ve re'sen dikkate alınacak hususlardan olduğu" gerekçesiyle doğru görülmemiş ve düzeltilerek onanmıştır. Dairemizin kararları da bu yöndedir. HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 28/12/2023 gün ve 2022/262 Esas - 2023/269 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın KABULÜ ile 23/05/2022 tarih ve 2022-M-6140 sayılı YİDK kararının İPTALİNE, 3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 5.250,00-TL bilirkişi ücreti, 254,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 88,00-TL tebligat masrafından oluşan toplam 5.592,50-TL yargılama giderine, 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 5.753,90-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), 8-Davalılar tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara iadesine, 9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/06/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/06/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.