Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1156 E. 2026/1368 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1156
Karar No
2026/1368
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1156 - 2026/1368 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1156 KARAR NO : 2026/1368 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/12/2023 NUMARASI : 2023/245 E. - 2023/490 K.

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/12/2023 tarih ve 2023/245 Esas - 2023/490 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 1998 yılından beri e-online alışveriş pazarında yer aldığını, sektöründe lider firma olduğunu, dava konusu “...” markasının, müvekkili adına tescilli ... ve ... olmak üzere ...+... kalıbı ile oluşturulmuş marka ailesi ile ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunduğunu, bu kapsamdaki itirazlarının Kurum tarafından hatalı bir şekilde reddedildiğini, müvekkili ile özdeşleşmiş ....COM ibaresini birebir içeren dava konusu markanın, müvekkili şirketin sahip olduğu ve tüketiciler tarafından artık duyulduğunda ve görüldüğünde müvekkili şirketi akla getirecek olan ... ibaresini, tıpkı müvekkil şirketin ... ibaresi ile oluşturduğu marka ailesinde kullandığı gibi kullandığını, dava konusu markadaki “...” ibaresi ayırt ediciliği zayıf bir ibare olduğu için markada tek başına esas unsur olarak kullanılamayacağını, davalı tarafın www.....com.tr sitesinde ... ürünlerin satıldığını, daha evvel kurum tarafından müvekkili lehine verilmiş kararların mevcut olduğunu, keza yine davalı yana ait 2020/86411 sayılı ... ... ŞEKİL markasının sicilden terkini talebiyle açtıkları bir başka davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 2022/244 E. ve 2023/16 K. sayılı ilam sonucunda, taraf markalarının benzer oldukları yönünde hüküm kurulduğunu, benzer şekilde Ankara 5. FSHHM nezdinde 2022/25 E.- 2022/340 K sayılı kararında “ecoburada” markasının da müvekkili markaları ile benzer olarak görüldüğünü, dava konusu marka başvurusu ile müvekkil adına tescilli ... VE ... markasının piyasadaki konumundan haksız yarar elde etmesinin kaçınılmaz olduğunu, taraf markalarının birebir aynı mal ve hizmetleri kapsadıklarını, müvekkiline ait markaların T/02598 sayı ile tanınmış marka statüsünde olduğunu, müvekkili markasının bu nedenle daha geniş bir korumadan yararlanması gerektiğini, dava konusu markanın müvekkili markasının ayırt edici karakterine zarar verebilecek nitelikte olduğunu, davalının bu ibareyi tesadüfi bir şekilde tercih ettiği yorumunda bulunulamayacağını, başvurunun kötü niyetli olduğunu, dava konusu markanın tescilinin aynı zamanda haksız rekabete de sebebiyet verdiğini ileri sürerek, YİDK’in 2023-M-2880 sayılı kararının iptaline, 2021/055193 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TÜRKPATENT vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu 2021/055193 sayılı davalı marka başvurusu kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin tamamının davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile aynı, aynı tür ya da benzer nitelikte olduğu, taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik ilişkisi kurulmayacağı, davacı yanın e-ticaret ve online pazaryeri hizmetlerinde tanınır olduğu ancak dava konusu markanın tescilinin SMK'nın 6/5 maddesinde aranılan kriterlerin meydana gelmesi sonucunu doğuracağı yönünde bir kanaate varılamadığı, haksız rekabet ve kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalının "..." markasının, müvekkili adına tescilli başta ... ve ... markaları olmak üzere ...+... kalıbı ile oluşturulmuş marka ailesi ile ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunduğunu ve "..." markasının, müvekkiline ait markalar ile seri marka izlenimi yaratarak, halk tarafından karıştırılmaya sebebiyet verir nitelikte olduğunu, müvekkiline ait “...” ibareli markanın SMK’nın 6/5’nci maddesi anlamında tanınmış bulunduğunu, müvekkilinin başta ... olmak üzere “...+...” kalıbı ile yarattığı markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer ... markasının tesciline izin verilmesinin, müvekkilinin emek ve zaman harcayarak itibar edindirdiği markalarının ayırt edici vasfının zedelenmesine neden olacağını, davalı yana ait marka başvurusunun Türk Ticaret Kanunu anlamında haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin güçlü olmadığı, bu ibare dışında taraf markalarını birbirine yakınlaştıran bir unsur bulunmadığı, başvuruya bir bütün olarak yeterli ayırt ediciliğin sağladığı, bu hale göre dava konusu marka başvurusunu gören tüketicilerin, bunun davacının itirazına mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabileceği, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/5000 E., 2025/3068 K. sayılı ilamında "www. farkburada.com" ibaresinin, 2024/4562 E., 2025/2502 K. sayılı ilamında ise "emlakburada" ibaresinin, davacı markaları ile karıştırılmaya yol açmayacağının kabul edildiği, açıklanan nedenlerle somut olayda SMK'nın 6/1 ve 6/5 maddesi koşullarının oluşmadığı, haksız rekabet ve kötü niyet iddialarının da ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 02/07/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/07/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1156, K. 2026/1368, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1156-e-2026-1368-k-d6e3cf42cd59