Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1791 E. 2026/3030 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1791
Karar No
2026/3030
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/160 E., 2025/32 K. İLK DERECE MAHKEMESİ:... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/28 E., 2020/67 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve taşınmazın “yayla” olarak sınırlandırılması isteğine ilişkindir.

Kadastro sonucu...ili,... ilçes... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... ilâ 604 parsel sayılı taşınmazlar senetsizden davalılar adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı ... Tüzel Kişiliği; dava konusu 1 01... ilâ 604 parsellerin davalılar adına tescil edildiğini ancak bu taşınmazların kadimden beri köylerinin yaylası olduğunu ve mera niteliğinde taşınmazlar olduğunu iddia ederek yayla olarak sınırlandırılması istemiyle dava açmıştır. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taşınmazın yayla vasfında olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taşınmazların yayla vasfında olduğu, zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı gerekçesi ile HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki; temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Ancak Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesinde, "Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil, yargılama giderine hükmolunmaz." düzenlemesi mevcut olup yargılama sonucunda yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru değildir.

Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalılar vekilinin temyizi üzerine kamu düzeni yönünden yapılan temyiz incelemesi sonunda, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının; hüküm fıkrasının harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik olarak düzenlenen (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine (2) nolu bent olarak “3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, (3) nolu bent olarak “davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına" cümlesinin eklenmesine, sonraki bentlerin buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/1791, K. 2026/3030, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-1791-e-2026-3030-k-f7c4374984ac