Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1085 E. 2026/1608 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1085
Karar No
2026/1608
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1085 KARAR NO : 2026/1608

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/01/2024 NUMARASI : 2022/216 Esas - 2024/66 Karar DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 15/10/2026 KARAR YAZIM TARİH İ:15/10/2026

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/01/2024 tarih 2022/216 Esas 2024/66 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili, Davalı şirket tarafından müvekkile karşı kefil sıfatı ile başlatılan İzmir 15.İcra Müdürlüğü'nün 2021/11807 Esas numaralı icra dosyası kesinleştiğini müvekkilinin o dönem evli olduğunu eşi .....'ın kullanmış olduğu krediye hiç bir şekilde kefil olmadığını, ve icra takibine dayanak gösterilen kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, İcra takibine konu kefalet sözleşmelerinin hukuken geçersiz olması sebebiyle müvekkilinin kefil sıfatıyla söz konusu borçtan sorumluluğunun bulunmadığını, sebeplerle davamızın kabulü ile müvekkilinin davalı şirkete İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2021/11807 Esas numaralı icra dosyasından borçlu olmadığının tespiti ile mahkeme masrafları ile avukatlık ücretlerinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, Davacı yanın davasının yetkili mahkemede ikame edilmediğini, HMK Madde 6 "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." genel yetki kuralını belirlemiş olup, kanun hükmü son derece açık olduğunu, davacı yanın davasının hukuki temele dayanmamakla birlikte son derece kötüniyetli olduğunu, davacı yanın M.K. 2. madde anlamında açıklanan hareket tarzı kanuna karşı hileli ve muvazaalı davranış olarak kabul edilmeli ve M.K.’un 2. maddesi anlamında hakkın kötüye kullanılması olarak nitelendiğini Davacı eşi .....'ın kullanmış olduğu kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olduğunu kefaletin geçersizliğine ilişkin beyanların kabulünün mümkün olmadığını, davanın kötüniyetle ikame edildiğini müvekkil şirket lehine alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere davacı yan aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi Esasa ilişkin inceleme yapılacak olması halinde davacının haksız olarak ikame ettiği davasının reddi ile Davacılar huzurdaki davayı açmakta kötüniyetli olduğundan icra dosyasındaki alacak miktarının %20' sinden aşağı olmamak üzere davacılar aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile davacının İzmir 15. İcra Müdürlüğününün 2021/11807 esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı Davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davacının TMK m.2 dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, davacı eşi .....'ın kullanmış olduğu kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, kefaletin geçersizliğine ilişkin beyanların kabulünün mümkün olmadığını, mahkemece dayanılan Adli Tıp Raporunun eksik incelemenin ürünü olup, bu rapora dayalı hüküm tesis edilmesi mümkün olmadığını, davacı borçlunun imzalarının incelenmesi için yeniden grafoloji uzmanlığı bulunan bilirkişi heyetine tevdii edilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :Dava kredi sözleşmesindeki kefalete ilişin olarak şekil eksikliği iddiası ile açılan menfi tesbit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacı taraf dava dilekçesinde İzmir 15 İcra Müdürlüğü'nün 2021/11.807 esas sayılı dosyasında yapılan takibe ilişkin olarak müvekkili ....in TBK madde 583 ve 584'te yer alan şekil şartlarını sağlamaksızın kefaletin alındığını kefaletin geçerli olmadığını kefalet miktarı, müteselsil kefalet ibaresinin kefalet tarihinin ve imzanın müvekkiline ait olmadığını Yargıtay'ın yerleşmiş kararlarına göre bu ibarelerin kefil tarafından el yazısıyla yazılması gerektiğini belirterek takibe konu alacaktan borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise davacının iddiasının TMK m.2 ye aykırı olduğunu hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme tarafından davacının el yazısı ve imza örneklerinin alındığı ve HMK madde 208 ve devamına göre Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığından 22.08.2023 tarihli rapor alındığı bu rapora göre Genel Kredi Sözleşmesindeki müşterek borçlu müteselsil kefil bölümünde yer alan yazılar ve imzaların .... - .....'ın eli ürünü olmadığının tespit edildiği belirtilmekle davanın kabulüne karar verildiği tespit edilmiştir. Kararı davalı taraf ..... AŞ'ne isnat etmiş, istinaf dilekçesinde usulüne uygun imza incelemesi yapılmadığı davacının kötü niyetli olarak dava açtığı belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği yer almıştır. Davalının bu iddiasının yerinde olmadığı davacıya ait imza asıllarının alındığı ve örneklerinin toplandığı Adli Tıp Kurumundan usulüne uygun rapor alındığı davacının davayı açmakta kötü niyetli olmadığı tespit edildiğinden istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 11.720,61 TL'den peşin alınan 2.930,16 TL'nin mahsubu ile bakiye 8.790,45 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 15/10/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1085, K. 2026/1608, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1085-e-2026-1608-k-a4e45dcbd78d