Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/106 E. 2026/1424 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/106
Karar No
2026/1424
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/106 Esas

KARAR NO : 2026/1424 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

ESAS NO: 2019/234 Esas - 2023/398 Karar

TARİHİ: 08/06/2023

DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)

KARAR TARİHİ: 09/07/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı .... A.Ş. ("Sigortalı") arasında ... numaralı sigorta "Makine Kırılması Sigorta Poliçesi" ("Poliçe") (dilekçe Ek 1) akdedildiği, Anılan poliçe ile dava dışı .... A.Ş'ye ait ... ... Model ... numaralı, ... seri numaralı, 2012 Imal ......'nda ("...") meydana gelebilecek rizikolar Müvekkil Şirket tarafından sigorta altına alındığı, ... da 10.08.2018 tarihinde meydana gelen hasar nedeniyle sigortalı tarafından teminat kapsamında ödeme yapılması için Müvekkil Şirket'e başvuruda bulunduğu, Sigortalı'ya Poliçe ile 36.059,47 USD hasar tazminat ödendiği, Olay ile ilgili ... Türkiye distribütörü/yetkili servisi davalı tarafından düzenlenen 11.09.2018 tarih, 19.09.28 sayılı Teknik Raporda; ... kolunun döküm hatasından dolayı kırıldığının öngörüldüğü beyan edildiği; hasarın imalat kusuru sebebiyle meydana geldiği sarih olduğu ekspertiz hasar raporu ile tespit edilen toplam hasar bedeli olan 36,059,47 USD tutarındaki sigorta tazminat bedeli 27.11.2018 tarihinde dava dışı sigortalıya ödendiği (dilekçe Ek 3). Müvekkil Şirket 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472'nci maddesi uyarınca dava dışı sigortalının haklarına halef olduğu; arızanın üretim hatasından kaynaklı olduğu açık olduğu, davalı doğan zararın tazmininden sorumlu olduğu;

Müvekkili şirket tarafından Poliçe ile sigortalanmış olan ... Cad. No:.../ Tuzla / İstanbul adresinde kurulu tersanede bulunan ... ... Model ..numaralı, ... seri numaralı, 2012 imal ...Pompasında 10.08.2018 tarihinde, yıkama esnasında bir anda sesli çalışmaya başlayarak arızalandığı, Makine operatörü ekipmanı durdurarak bakım bölümüne haber verdiği, yapılan incelemeler neticesinde pompanın yağ kapağının açıldığı ve piston kolunun kırıldığı tespit edildiği, arızanın sebebini belirlemek üzere yapılan tespit ve incelemeler kapsamında pompanın yağ kapağının açıldığı, piston kolunun kırıldığı diğer iki kol yatağında herhangi bir arıza gözükmediği, pompanın yağ seviyesinin normal olduğunun görüldüğü belirtilerek piston kolunun döküm hatasından dolayı kırıldığı değerlendirildiği, 1 adet piston kolu kep ve krank yatağının tamamen dağıldığı, 2 ve 3 nolu krank yataklarının temiz olduğu üzerinde kayda değer bir hasarın olmadığı, ... üzerinde çizikler meydana geldiği, pompanın krank mili, piston kolları, ... valf basınç grubu ve kartel kapağının yenilenmesi gerektiği kanaatine ve sonuca varıldığı, düzenlenen 11.09.2018 tarih, 19.09.28 sayılı Teknik Raporda; ... kolunun döküm hatasından dolayı kırıldığının öngörüldüğü beyan edildiği, arızanın üretim hatasından kaynaklı olduğu tespit edildiği, zararın davalı ... Türkiye distributor/yetkili servisi firmanın sorumluluğunda olduğu, Arızalanan ... nedeniyle poliçe ile müvekkil şirket tarafından sigortalıya ödeme yapıldığı, halefiyet ilkesi gereği müvekkil şirketin zararından davalı firma sorumlu olduğu, Davalı'nın dava konusu arızanın imalat kusurundan kaynaklı olarak meydana geldiği için oluşan zarardan sorumlu olduğunun tespitine, Müvekkil Şirket'ce sigorta tazminatı olarak ödenen bedel olan 205.178,3843 TL fer'ileri ile birlikte Davalı'dan tahsili ile müvekkilödenmesine, asıl alacak olan 205.290,16 TL ye ödeme tarihi olan 27.11.2018 tarihinden itibaren avans faiz işletilerek faizi ile birlikte tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine, yargılama gideri ve masrafının davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde bahsettiği gibi tarafı makineyi imal eden ... şirketinin yetkili

servisi ve kanuni temsilcisi olmadığı, Müvekkili davalı firma 2012 yılında ... şirketinden

su ... alınırken ... firmasıyla satıcı ... arasında aracılık ettiği ve makineyi alarak ... firmasına devrettiği, müvekkili distiribütörlük görevini yaparak komisyon aldığı, bu alışveriş sırasında satılan malın garanti belgesini de (ki bu belge 1 yıl veya 1000 saat çalışma süresini garanti ettiği) faturayla birlikte ... firmasına devredildiği ve bu konudaki sorumluluğunu tamamladığı, ...pompasını kullanan firma ... bedelini dedikten sonra makinesi kendi demir basına kaydederek kullanımına devam ettiği ve tam 7 yil boyunca bu makineyi hasarsız kazasız kullandığı, Hasar olayı vukua geldiğinde daha önce aracılık yaptıklarından aranarak makinede hasar geldiğini irtibat nedeniyle de hasar gören parçaların temin edilip edilemeyeceğini temin edilecekse bunun fiyatlandırılmış sipariş (...) ni teklif olarak kendilerine bildirilmeleri istendiği, müvekkili davalı firma 2018'deki ekonomik kriz nedeniyle bu olayı is addederek ... firmasından parçaları verip veremicekleri sorulmuş üzerine de kendi karı konarak dava dışı ... A.Ş. ye konuyu aktardığı, Dava dışı ... firması makinenin sigortalı olduğu, kendilerinin bir rapor düzenledikleri buna uygun bir firma görüşü gerektiği kazadan 1 ay sonra (11.09.2018) istendiği, istenen görüşün taraflarına verilmesi halinde parça bedellerinin sigortadan alınarak tarafımıza ödeme yapılacağını bildirildiği, firmaya kırık kol ve parçalarının tarafımıza getirilmesi veya gösterilmesi şartıyla kendi görüşümüzü bildireceğini, firmanın kendi raporları gibi bir şeyler yazılmasını çok geç kalındıgını hasarlı parçalar göndereceklerini bildirdiklerinden kendilerinin hazırladığı rapora benzer bir rapor hazırlanarak makinenin bu hasarının başka nedenler yanında imalat hatasından da kaynaklanabilmiş olabileceği kendi kanaati olarak hasar gören dava dışı şirkete bildirildiği, (daha sonra bu hasarlı parçalar bize hiçbir zaman gösterilmediği ve getirilmediği, tarafımızdan sorulduğunda tanıklar huzurunda hasarlı parçaların kaybedildiğini bildirildiği), müvekkili davalı firma makine bilirkişisi konusunda bilirkişilik yapmaya ehil olmadığı gibi firmada çalışan hiçbir şahsın bu konuda herhangi bir ehliyet ve yeteneğe sahip olmadığı, bu konuda uzmanlaşmış üniversitelerden veya şahıslardan herhangi bir rapor ve açıklayıcı bilgi istenmeden hasar tazminatının ilgili firmaya ödenmesi uygun olmadığı, davacının öncelikle hasarını ödediği parçaların tazmininden önce imalat hatası nedeniyle ödeme yapılıyorsa bu hususun imalatçı firmadan 2. Kaza olayında yapıldığı gibi rapor istenerek iddianın doğruluğunu sağlaması veya bu konuda uzman kuruluşlardan rapor alınması ve buna göre ödeme yapılması gerekeceğinden, davacının kusurlu davrandığı ve bu kusurunun da tarafımıza husumeti tevcih ederek gidermeye çalıştığı kanaatinde oldukları, ... firmasının ... firmasının şirketi oldugu ve Türkiye de bu şirketi temsil eden başka firmalar bulunduğundan ...'nın yetkili acentesi ve yetkili servisi de olmadıklarından husumetin yanlış tevcih edildiği ve dava şartlarının oluşmadığı, mahkemece bunun mümkün bulunmaması halinde yargılamanın devamı ile sonuçta haksız ve yersiz davanın reddine, masraf ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 08/06/2023 tarih ve 2019/234 Esas - 2023/398 Karar sayılı kararında;

"......Davacı şirketin TTK'nun 1472/1. Maddesi "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." gereğince, davalı şirkete karşı halefiyet hakkına sahip olduğu ve bu hasardan davalı şirketin sorumlu olduğu tüm raporlarla sabit olduğu, ilk rapora yapılan itiraz sonucunda heyet tarafından düzenlenen kök ve ek raporların usul ve yasaya uygun olması nedeniyle bedel yönünden hükme esas alınarak davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenen 41.892,37 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile,

''Davanın KISMEN KABULÜ ile;

1-41.892,37 TL'nin ödeme tarihi olan 27/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu makinedeki arızanın üretim hatasından kaynaklanmakta olduğunu, bu nedenle davalının makinede meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, müvekkil şirket ile dava dışı .... A.Ş. arasında ... numaralı sigorta “Makine Kırılması Sigorta Poliçesi” akdedildiğini, sigortalıya ait ... ... Model ... numaralı, ... seri numaralı, 2012 İmal ...’nda meydana gelebilecek rizikoların müvekkil şirket tarafından sigorta altına alındığını, olay ile ilgili ... Türkiye distribütörü / yetkili servisi davalı şirket tarafından düzenlenen 11.09.2018 tarih, 19.09.28 sayılı teknik raporda ... kolunun döküm hatasından dolayı kırıldığının öngörüldüğünün beyan edildiğini, ekspertiz raporunda hasarın yakın sebebinin döküm kolun döküm hatasından kaynaklandığının ifade edildiğini, bizzat davalı şirket tarafından zararın malzeme ve üretimden kaynaklı, belirli bir kullanım süresi sonucunda ortaya çıkabilecek nitelikte bir gizli ayıp olduğuna ilişkin herhangi bir şüphe bulunmadığı gibi davaya konu zarardan davalı şirketin sorumlu olacağı yönünde herhangi bir şüphe bulunmadığını, yerel mahkeme kararının bu yönüyle hukuka uygun olduğunu, ancak dosyada alınan bilirkişi raporlarında yapılan zarar hesabı ve dolayısıyla gerekçeli kararda yer verilen zarar hesaplamasının kabulünün mümkün olmadığını, sigortalı tarafından müvekkil şirkete hasar sebebiyle başvuru yapıldığında zarara uğrayan pompanın türkiye'deki tek yetkili satıcısı, yetkili servisi ve yedek parça sağlayıcısı olan davalı şirketten pompanın tamiri için teklif alındığını, ancak dosyada mübrez bilirkişi raporlarında ve dolayısıyla gerekçeli kararda herhangi bir teknik açıklama yapılmaksızın tek yetkili satıcısı, yetkili servisi ve yedek parça sağlayıcısı olan davalı şirketin belirttiği tamir için gerekli olan parçaların gerekmediği ve çok daha az parçayla tamirin mümkün olduğunun hatalı olarak belirtildiğini, hasar onarımını tek yetkili servis olan davalı şirketin bildirdiği ve dosyada mübrez ekspertiz raporunda da onay verilen parçalar ile yapılması durumunda tamirat için ödenmesi gereken tutarın 45.498,03 Euro olduğunu, halbuki bilirkişi raporlarında ve dolayısıyla gerekçeli kararda bu husus atlanarak herhangi bir teknik açıklama yapılmadan bazı parçaların tamirat için gerekli görülmediğini, bu husus tek başına gerekçeli kararın hukuka aykırı olduğunu ve ortadan kaldırılması gerektiğini gösterdiğini,

Tek yetkili servis olan davalı şirket tarafından bildirilen tamirat için gerekli parçalar ile tamirat yapıldığını, tamirat bedelinin 45.498,03 Euro olacağının dosyada mübrez ekspertiz raporu ile sabit olduğunu, yine tek yetkili teknik servis olan davalı şirketten alınan bilgi uyarınca tamirat yerine bahsi konu su pompasının tümden değişiminin ise 39,860 Euro olduğunu, bu noktada müvekkil şirketin basiretli tacir gibi davranarak daha az masraflı olan yolu tercih ettiğini ve su pompasının tümden değişimi için gerekli olan tutarı dava dışı sigortalı şirkete ödediğini, bu noktada müvekkil şirket tarafından zararı azaltmaya yönelik üzerine düşen tüm sorumlulukların eksiksiz bir şekilde yerine getirildiğini, bizzat tek yetkili servis ve satıcı olan davalı şirket tarafından bildirilen tutaraların dava dışı sigortalı şirkete ödendiğini, esasen işbu dava dosyası kapsamında ihtilaflı olan hususun sigortalıya yapılan ödeme değil, bu zarardan davalının sorumlu olup olmadığına ilişkin olduğunu. zira dava dışı sigortalı şirkete yapılan ödemenin zaten davalının bildirdiği rakam üzerinden yapılmış olduğunu, yapılan yargılama neticesinde ise pompada meydana gelen zararın gizli ayıptan kaynaklandığı ve bu durumdan davalı şirketin mesul olduğunun açığa kavuştuğunu, bu nedenle esasen müvekkil şirket tarafından dava dışı sigortalı şirkete yapılan ödemenin tamamının davalı şirketten rücu edilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; davaya konu makineyi imal eden ... Şirketi'nin yetkili servisi ve kanuni temsilcisi olmadıklarını, davacının 2012 yılında ... şirketinden su ... alırken ... firması ile satıcı ... arasında aracılık ettiğini, makineyi alarak ... firmasına devrettiğini, bu olayda müvekkilin distribütörlük görevini yaparak komisyon aldığını,

Yapılan bu alışveriş sırasında, satılan malın garanti belgesininde (ki bu belge 1 yıl veya 1000 saat çalışma süresini garanti etmektedir.) fatura ile birlikte ... firmasına devredildiğini ve bu konuda sorumluluğun da tamamlandığını,

Davacının 7 yıl süre ile makineyi hasarsız kullandığını, 2018 yılında arıza yaparak 1 ... kolu kırdığını, bu kırılmanın mutad aşınmadan olabileceği gibi yağ veya vb. maddelerin davacı tarafından eksik bırakılması ile de meydana gelmiş olabileceğinin mahkemece araştırılmadığını,

Davacının hasarlı parçaları ... firmasına göndererek inceletmediğini ve parçaların imalat kusurundan mı veya normal kullanımından dolayı hasarlandığını tespit ettiremediğini, yine arızanın uzmanlaşmış kuruluş ve üniversitelerden rapor alınarak tevsik ettirilmeden 1 ay sonra taraflarından raporlanmasını istemiş olmasının davacının ayrıca art niyetli olduğunu gösterdiğini, yerel mahkemenin kararında bu hususu nazara almadığını, dava dışı şirketin art niyetli davranarak gerçek belgelere ve bilgiye ulaşmadan davacı sigortadan hasar bedelini bir şekilde tahsil ettiğini, dolayısıyla davacının bu şekilde gelişen olayda gerekli dikkat ve özeni göstermeme kurusu bulunduğunu,

Davacı yan her ne kadar davalı şirketten teklif alındığını, teklife göre de meydana gelen zararın bildirilen parçalardan karşılandığını beyan etmekte ise de; davacının olayı çıkara dönüştürdüğü, hasara uğrayan tek ... kolu olduğu halde 3'er adet malzemenin hasara uğradığını bildirdiği ve buna göre bir ... fatura oluşturulduğu ve ödemelerin de bu beyana göre yapıldığı bildirilse de, davacının bu eyleminin art niyetli olduğunun mahkemece kabulü ile davanın tümden reddedilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava, Makine Kırılması Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalıya yapılan ödemenin rücuen tazmini istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne,karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Somut olayda, dava dışı üretici firma ile davalı şirket arasında imzalanan 28/04/1997 tarihli sözleşmeli satıcı anlaşması başlıklı sözleşme ile ...-... aletler ve sistemler, ...- Yedek parçaları ve aksesuar,... ... tek satıcı olarak Türkiye'de pazar hakkının tanındığı, dava dışı sigortalı .... A.Ş’nin ... marka ... numaralı, 2012 İmal ...’nı ... aracılığıyla ... yoluyla 2012 yılında satın aldığı ve davacı sigorta şirketi tarafından meydana gelebilecek rizikolara karşı “Makine Kırılması Sigorta Poliçesi” ile sigortalandığı, ...’da 10.08.2018 tarihinde meydana gelen hasar nedeniyle sigortalı tarafından teminat kapsamında ödeme yapılması için davacı sigorta şirketine başvuruda bulunduğu, yaptırılan expertiz incelemesi sonucu düzenlenen rapor doğrultusunda sigortalıya poliçe tahtında 27/11/2018 tarihinde 36.059,47 USD hasar tazminatı ödendiği ve 6102 sayılı TTK.’nun 1472’nci maddesi uyarınca halefiyete dayalı olarak makinanın distribütörü/ yetkili servisi olan davalıya karşı rücuen tazmin talebiyle istinafa konu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Davalı .... Ltd. Şti tarafından ... A.Ş. adına düzenlenmiş 06/08/2012 tarihli faturada: 250 Z tipi ... yüksek basınçlı ...ve aksesuarları model yılı: 2012, KDV dahil 205.381,26 TL olduğu; 06/08/2012 tarihli; .... Ltd. Şti tarafından ... A.Ş. tarafına düzenlenmiş garanti belgesinde: Dava konusu 250 Z tipi ... yüksek basınçlı su jetine; işletmeye alındığı tarihten itibaren 1000 işletme saati veya 12 ay garanti verildiği anlaşılmıştır.

Dava konusu ... 2012 imal olup, sigortalı tarafından ... aracılığıyla ... yoluyla 2012 yılında satın alınmış ve davalı tarafça ibraz edilen garanti belgesine göre; Satıcı firma tarafından 1000 işletme saati veya 12 ay garanti verildiği, davalı vekili cevap dilekçesinde, davaya konu makinanın garanti süresi dolduktan sonra hasarlandığı, sorumluluğunun olmadığı yönünde savunmada bulunduğu, mahkemece alınan 20/08/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda pompanın 2181 saat çalışma sonrasında hasara uğradığı ve garanti kapsamında olmadığı belirtildiği halde mahkemece verilen hüküm gerekçesinde davalı tarafın söz konusu hasardan hangi sebeple sorumlu olduğunun tartışılıp değerlendirilmediği ve davalı tarafın istinaf dilekçesinde aynı savunmayı istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü görülmüştür.

HMK'nın 297/2 maddesine göre mahkemenin tarafların taleplerinin her biri hakkında karar vereceği düzenlenmiş olup, yine 297/1-c. fıkrasına göre gerekçe yazılması zorunlu bulunmaktadır. HMK'nın 297. maddesine uygun olarak verilmeyen kararın istinaf aşamasında denetlenmesine imkan bulunmamaktadır.

Mahkemenin kabulüne yönelik inceleme yapıldığında,

Davacı tarafça alınan exper raporunda; İbraz edilen servis raporuna, yapılan tespitlere ve tecrübelerine dayanarak meydana gelen hasarın muhtemelen yağsız çalışma veya döküm hatası sebebiyle meydana gelmiş olabileceği kanaatinde olmakla birlikte, ... Türkiye distribütörü yetkili servisi .... LTD. ŞTİ. Tarafından düzenlenen 11.09.2018 tarih, 19.9.28 sayılı Teknik Raporda; ... kolunun döküm hatasından dolayı kırıldığının öngörülmekte olduğu beyan edilmiş olduğundan hasarın yakın sebebin döküm kolun döküm hatasından kırılmış olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiş, mahkemece yapılan yargılama sırasında, davalı şirketten dava konusu makineye ilişkin servis kayıtları getirtilmeden ve dava konusu hasarlı makina inceletilmeden dosya üzendan alınan bilirkişi heyet raporunda;... kolu gövdesinden parçalanma olmasının malzeme kaynaklı olarak ... koluna gelen kuvvete mukavemet gösterememesi sebebiyle üretim kaynaklı, belirli bir kullanım süresi sonucunda ortaya çıkan nitelikteki problemden dolayı, davaya konu makinenin üretim kaynaklı Gizli Ayıplı Mal niteliğinde olduğu belirtilmiş ise de, hasarın oluş şekli ve zarar miktarı yönünden bilirkişi raporunun hüküm vermeye elverişli olmadığı anlaşılmıştır.

Bu durumda mahkemece, davalı şirketten dava konusu makineye ilişkin tüm servis kayıtlarının getirtilerek ve davalı vekili tarafından ibraz edilen 28/04/1997 tarihli sözleşmeli satıcı anlaşması başlıklı sözleşme, finansal kiralama sözleşmesi, satış faturaları ve garanti belgesi de incelenerek davalı tarafın hukuki durumunun tartışılarak söz konusu hasardan sorumlu olup olmayacağının değerlendirilmesi, dava konusu ...pompasının çalışmasından ve hasar konusunda uzmanlığı bulunan 3 kişilik yeni bir makina mühendisinden oluşan yeni bir bilirkişi heyetine dosyanın verilerek ve dava konusu hasarlı makina üzerinde inceleme yaptırılarak exper raporu ile mahkemece alınan bilirkişi heyet raporu arasındaki çelişki de giderilerek dava konu hasarın kullanımdan mı kaynaklı yoksa imalattan mı kaynaklandığı, hasarın açık ayıp mı yoksa gizli ayıp mı olduğu, hasarın tamirinin mümkün olup olmadığı, mümkün ise tamirat için gerekli parçalar ile tamirat bedelinin tespit edilerek ve taraf vekillerinin bilirkişi raporlarına karşı verdikleri beyan dilekçelerindeki itirazlarda değerlendirilerek

denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.

Sonuç itibariyle, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 297, 353/1-a-6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına ve yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılarak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı ve davalının istinaf başvurularının KABULÜ ile;

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2023 tarih ve 2019/234 Esas - 2023/398 Karar sayılı kararının HMK'nın 297, 353/1-a6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,

3-İstinaf talep eden davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran tarafa iadesine,

4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

5-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminat var ise talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/07/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/106, K. 2026/1424, T. 08.06.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-106-e-2026-1424-k-749b8d28748c