Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1023 E. 2026/1032 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1023
Karar No
2026/1032
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/1023 - Karar No:2026/1032 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1023 KARAR NO : 2026/1032

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/07/2024 NUMARASI : 2023/470 E-2024/767 K

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALI : VEKİLİ : Av.

BİRLEŞEN ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2023/286 E SAYILI DAVASINDA: DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALI : VEKİLİ : Av ASIL VE BİRLEŞEN DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 30/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/09/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin asıl ve birleşen davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı-birleşen davada davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı- birleşen davada davalısı vekili, taraflar arasında 01.10.2019 tarihli, ... şirketinin sahibi bulunduğu altyapı hizmetlerinin bir kısmının yapımı ile ilgili sözleşme imzalandığı, söz konusu Sözleşmenin 4.3 maddesinde; “...Kalem bazında beklenen çalışmalar alt yüklenici birim fiyat listesinde yer almaktadır. Alt yüklenici işbu sözleşme ile kabul ettiği alt yüklenici birim fiyat listesinde verilen birim fiyatları, madde 13'te belirtilenden farklı olarak, arttırmayı ya da sorumluluğunu azaltmayı talep edemez." düzenlemesinin bulunduğu, sözleşmenin 13. maddesi de ise; “...İş tiplerinin birim fiyatları alt yüklenici birim fiyat listesinde yer almaktadır. Fiyatlar 01.01.2022 tarihine kadar geçerlidir. Sonraki yıllar için fiyatlar yüklenici tarafından belirlenecektir." hükmünün bulunduğu, yapılacak işlerin fiyatlarının belirlendiği ve fiyatların 01.01.2022 tarihine kadar geçerli olacağı ve sonraki dönemde de müvekkil şirket tarafından belirleneceğinin kararlaştırıldığı, davalının işin ifası esnasında malzeme ve ürün fiyatlarının arttığını ve bu nedenle de zarara uğradığını iddia ettiği, sözleşmede açıkça yer alan hükümleri basiretli bir tacir gibi inceleyip buna göre teklif veren ve sözleşmeyi imzalayan davalının sonradan fiyat artışı talep ettiği talebin reddedilmesi sonucunda davalının işin ifasına devam ettiği, davalıya sözleşmenin imzalanmasından sonra avans gönderildiği, ancak süreç içerisinde, davacının eksik ve hatalı işler yaptığı, avansın ödenmesi bir yana, müvekkil şirketin bir çok ceza ödemek durumunda kaldığı, sözleşme ile üstlenilen edimlerin hatalı ve eksik yapılması, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulmaması gibi sebeplerle müvekkil şirket tarafından bu avansın dışında, 182.836,89 TL idari para cezası ödendiği, taraflar arasındaki cari hesaba göre davacının halihazırda 1.033.969,62 TL müvekkil şirkete borcu bulunduğu, sözleşme hükümleri gereğince, davalı tarafın sözleşme ile üstlendiği edimlerin ifası için gerekli ekipmanları sağlaması gerekmekte ise de, davalı tarafın bu edimini de yerine getiremediği, bu aşamada müvekkil şirket tarafından, dava dışı ...'dan Diyarbakır 8. Noterliği'nin 29.12.2021 tarih ve ... yevmiye numarasında kayıtlı İş Makinesi Satış Sözleşmesi ile satın aldığı ... Tescil sıra no, 27.06.2022 tescil tarihli ... tescil plaka numaralı mini yüklenici cinsi ... tipi ... marka ... motor ... şasi numaralı araç müvekkil şirket ile davalı arasında 29.12.2021 tarihinde akdedilen Kira Sözleşmesi hükümleri gereğince, davalıya teslim edildiği, kira sözleşmesinin “Özel Şartlar” başlıklı 3. maddesi uyarınca sözleşmenin feshi halinde aracın her türlü ayıptan ari olarak teslim edilmesi gerektiği, sözleşmenin18.10.2022 tarihi itibariyle feshedildiği ve Ankara 24. Noterliğinin 18.10.2022 tarih ve 21448 yevmiye numarasında kayıtlı ihtarname ile aracın tesliminin talep edildiği, davalının cevabi ihtarname ile aracın teminat olarak verilmesi nedeni ile iade edilmeyeceğinin bildirilmesi üzerine Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/11754 soruşturma numaralı dosyası üzerinden suç duyurusunda bulunulduğu, soruşturmanın derdest olduğu belirtilerek suç duyurusu dosyasındaki talepleri saklı kalmak kaydı ile şimdilik Van Bölgede Gecikme Yaşanan Çalışmalara Dair 26.983,00 TL, Van Bölgede Gecikme Yaşanan Çalışmalara Dair 10.687,00 TL, İSG cezaları toplam 6.000,00 TL, 3 adet Van belediyesi cezası 6.9.2021 32.000,00 TL + 10.1.2022 59.601,84 TL + 2.12.2021 40.000,00 TL toplam 131.601,84 TL Belediye cezası (Uygunsuz Çalışma) uygunsuz yapılan imalat sebebi ile yansıtılması gereken cezalar 7.564,65 TL olmak üzere toplam 182.836,49 TL ceza yansıtma bedeli ile ödenmeyen avans iadesinden kaynaklı 851.133,13 TL olmak üzere toplam 1.033.969,62 TL'nin 22.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı- birleşen davada davacı vekili; taraflar arasında imzalanan sözleşmeye uyarınca altyapı, bakım, onarım, kablo döşeme gibi hizmetlerin yapımı konusunda anlaşma sağlandığı, işin ifası sırasında bilindiği gibi ülke genelinde tüm malzeme ve ürünlerin fiyatlarının fahiş olarak yükseldiği, bu yükselme karşısında müvekkil şirketin zarar gördüğü, bu durum nedeniyle davalı şirkete kur farkı zararının karşılanması için başvuru yaptığı, sözleşmenin bu kısım yönünden uyarlanmasını talep ettiği, davalının bu zararı ödemeye yanaşmadığı, her başvuruda yıl sonu ödeneceği ifade edilerek sürekli olarak ertelendiği, 300.000.00 TL avansın ödendiği fakat akabinde sorun çıktığı belirtilerek geri gönderilmesinin talep edildiği, kısa sürede sorunun halledilip ücretin geri ödeneceği belirtilse de ödenmediği, sözleşme imzalandıktan sonra davalı şirketin davacı müvekkilden yapılacak işi garantiye almak için herhangi bir taşınır/taşınmazın adına ipotek verilmesini talep ettiği, davacının da uhdesinde bulunan ... tescil plakalı mini yüklenici cinsi ... Tipi ... marka ... motor ... şase numaralı iş makinesinin devrini 1 yıllığına geçici süreliğine teminat olarak vermeyi teklif ettiği, davalı şirketin bu teklifi kabul ettiği, davalı şirket kendilerine teminat olarak geçici verilen aracın devrini geri müvekkile vermediği gibi iş makinasını da kendi şirketlerinin gibi istediği belirtilerek şimdilik sözleşme doğrultusunda yapılan işlerin karşılığı olan ve ödenmeyen 4.000,00 TL ile sözleşme süresince yapılan işlerle ilgili müvekkilin kur artışından doğan zararı olan 1.000,00 TL olmak üzere toplamda 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsiline, sözleşme kapsamında müvekkil şirketin davalı şirkete 1 yıl süre ile geçici olarak (teminat) devrini verdiği ve halen daha müvekkilin fiili kullanımında bulunan ... tescil plakalı mini yüklenici cinsi ... Tipi ... marka ... motor ... şase numaralı aracın devrinin (tescilinin) tekrar davacı müvekkil şirket adına yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı birleşen davada davacı vekili; taraflar arasında akdedilen 01/10/2019 tarihli sözleşme doğrultusunda bir kısım altyapı hizmetlerinin ifasının kararlaştırıldığını, anılan sözleşme doğrultusunda müvekkilinin üstlenmiş olduğu tüm edimlerini eksiksiz yerine getirmesine rağmen hak etmiş olduğu ücretini alamadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde her ne kadar bir kısım işlerin yapılması amacıyla davalı müvekkiline avans gönderildiğini, ancak işlerin eksik ve hatalı yapılması sebebiyle kendilerinin bir çok idari ceza ödemek durumunda kaldıklarını ifade etmiş ise de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, sözleşme süresince davacı şirket tarafından müvekkiline şirkete eksik ve hatalı yapılan işlere yönelik herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, eksik ve hatalı yapılan iş varsa bunun düzeltilmesinin talep edilmediğini, anılan sözleşmenin "Cezai Şart" başlıklı 14. maddesinde ayrıntılı düzenlendiği şekliyle yükleniciye (davacıya) yapılmayan işler ile ilgili olarak ceza kesme, cezasız ek süre verme, işleri üçüncü bir kişiye yaptırma gibi yaptırımları uygulama imkanı verildiğini, ancak anılan madde hükmüne rağmen varsa eksik/hatalı yapılan işlerle ilgili ya da yapılmayan işlerle ilgili olarak müvekkiline sözleşme süresince herhangi bir yazılı bildirimde bulunulmadığını, yine davacı taraf dava dilekçesinde yapılması gereken işlerde yaşanan gecikmeler ve İSG hükümlerine aykırı çalışma vb. sebeplerle kamu idareleri tarafından kendilerine kesilen cezaların davalı müvekkili tarafından ödenmesi talep edilmiş ise de taleplerinin yerinde olmadığını, müvekkilinin sözleşme kapsamında İSG hükümlerine uygun hareket ederek çalışmalarını eksiksiz tamamladığının sabit olduğunu, sözleşme süresince davacı tarafından müvekkile yapılmış herhangi bir yazılı bildirim bulunmadığını, sözleşmenin "İş Sağlığı ve Güvenliği" başlıklı 10. maddesinde davacıya (yüklenici) alt yüklenici olan davalı müvekkilin her türlü ofis ve saha çalışmasını denetleme görevi verildiğini, bu kapsamda yüklenici tarafından aksaklıkların tespiti ile bunların giderilmesi için davalıya bildirimde bulunma ödev ve yükümlülüğü getirildiğini, sözleşmenin anılan hükmü gereği davalı müvekkiline yapmış olduğu tüm işleri davacının denetim ve gözetiminde ve de davacının nam ve hesabına yapmakta olup, kendisine bildirilmeyen aksaklıklardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacı tarafından düzeltilmesi istenen eksiklikler ile ilgili müvekkiline herhangi bir yazılı bildirim yapılmadığı sabit olup bu kapsamda kamu idarelerince (varsa) kesilen cezalardan davalı müvekkilinin sorumlu tutmanın mümkün olmadığını, davacı tarafın; taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri gereğince, davalı tarafın sözleşme ile üstlendiği edimlerin ifası için gerekli ekipmanları sağlaması gerektiğini, davalı müvekkilinin bu edimini yerine getiremediği için davacıdan yardım talep ettiğini, bu kapsamda dava dışı ...'dan alınan mini yüklenicinin yapılacak işlerde kullanılmak üzere 29.12.2021 tarihinde davalı müvekkiline kiralandığını, kira sözleşmesini feshetmeleri sebebiyle anılan aracı geri talep ettiklerini, geri iade edilmemesi sebebiyle ayrıca suç duyurusunda bulunduklarını ifade ettiğini, davacının yanıltıcı bu beyan ve taleplerinin yerinde olmadığını, 2023/286 Esas sayılı dosyasında da detaylıca açıklandığı üzere yüklenici ...'in dava konusu sözleşme kurulduktan sonra yapılacak işi garantiye almak için herhangi bir taşınır/taşınmazın adına ipotek verilmesini talep ettiğini, müvekkilinin de bunun üzerine ipotek ücretlerinin çok yüksek olması nedeniyle uhdesinde bulunan ... tescil plakalı mini yüklenici cinsi ... Tipi ... marka ... motor ... şase numaralı iş makinesinin devrini 1 yıllığına (geçici süreliğine) teminat olarak vermeyi teklif ettiğini, davacı şirketin müvekkilinin teklifini kabul ettiğini ve akabinde devir işlemi gerçekleştiğini, 1 yıllık sürenin bitiminden sonra müvekkilinin daha önceden kendisine ait olan (davalı şirketin ortağı ... adına kayıtlı) ve fiilen de kendi uhdesinde bulunan aracın devrini geri istemesine rağmen davacı şirket devri vermediği gibi gelinen noktada iş makinesinin kendilerinin olduğunu, aracın dava dışı üçüncü kişiden alındığını, teminat kapsamında araç devrinin kendilerine yapılmadığını ve iade edilmesi gerektiği konusunda ihtarname gönderdiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde mini yüklenici aracın dava dışı üçüncü kişi olan ...'dan alınarak davalı müvekkile kiralandığını ifade etmişse de bu durum gerçeği yansıtmadığını, 3. kişi dediği ...'ın müvekkili şirketin diğer ortağı olduğunu, sözleşmenim de bu kişi tarafından imzalandığı, şirketler arasında yapılan yazışmalar ve de e-postalardan da anlaşıldığı üzere dava konusu mini yüklenicinin teminat olarak davacı tarafa verildiği, davacı tarafın kira sözleşmesi olarak bahsettiği sözleşmenin aslında aracın kullanımından kaynaklı adli/idari bir süreç yaşanması halinde kendi sorumluluklarını ortadan kaldırmaya yönelik yapıldığı, davacının beyanına göre dava konusu edilen sözleşmelerin dava dışı üçüncü kişi olan ... tarafından imza edilmesi sebebiyle huzurdaki bu davanın öncelikle husumet yokluğu (yetkisiz temsil) davanın reddine, her halükarda haksız ve mesnetsiz açılan huzurdaki bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı-birleşen davada davalı vekili; taraflar arasında imzalanan sözleşme eki alt yüklenici birim fiyat listesinde açıkça fiyatların düzenlendiğini ve bu fiyatların 01/01/2022 tarihine kadar geçerli olacağı ve sonraki dönemde de müvekkili şirketçe belirleneceği hususunun açıkça belirtildiğini, dolayısıyla basiretli bir tacir gibi sözleşmeyi inceleyip buna göre teklif veren ve sözleşmeyi imzalayan davacının sonradan fiyat artışı talep etmesinin ve maliyetlerin yükseldiğinden bahisle işi bırakmasının yasal bir dayanağı olmadığını, sözleşmenin imzalanmasına müteakip taraflarınca, davacıya avans ödemesi yapıldığını ve iş yapıldıkça bu avansın kapatılması gerektiğini, ancak davacının sözleşme ile üstlenilen işleri hatalı ve eksik yapılması, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulmaması gibi sebeplerle müvekkili şirket tarafından bu avansın dışında 182.836,89 TL idari para cezası ödenmesine sebebiyet verdiğini ve bu bedeli de iade etmediğini, taraflar arasındaki cari hesaba göre davacının halihazırda 1.033.969,62 TL müvekkili şirkete borcu bulunduğunu, her ne kadar davacı tarafın sözleşme ile üstlendiği edimlerin ifası için gerekli ekipmanları sağlaması gerekmekte ise de, davacı taraf bu edimini yerine getiremediğinden müvekkili şirketten yardım istediğini, bu nedenle müvekkili şirket tarafından, dava dışı ...'dan Diyarbakır 8.Noterliğinin 29/12/2021 tarih ve ... yevmiye numarasında kayıtlı iş makinesi satış sözleşmesi ile satın alınan,... tescil sıra no, 27/06/2022 tescil tarihli ... tescil plaka numaralı mini yüklenici cinsi ... tipi ... marka aracın, müvekkili şirket ile davacı arasında 29/12/2021 tarihinde akdedilen kira sözleşmesi ile davacıya teslim edildiğini, sözleşmenin özel şartlar 3. maddesi uyarınca taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 18/10/2022 tarihi itibariyle feshedildiğini ve Ankara 24. Noterliğinin 18/10/2022 tarih 21448 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle aracın iadesinin talep edildiğini, davacının da Adıyaman 5. Noterliğinin 25/10/2022 tarih 100094 numaralı ihtarnamesiyle aracın teminat olarak 1 yıllığına devredildiğini iddia ederek aracı teslim etmediğini, bunun üzerine taraflarınca Adıyaman Cumhuriyet Baş Savcılığı’nın 2022/11754 soruşturma sayılı dosyası ile davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ve soruşturmanın halen devam ettiğini, dolayısıyla davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını beyan ederek haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; asıl ve birleşen davaların tarafların birbirlerinden olan alacaklarının tespit ve tahsili istemlerine ilişkin olduğu, mahkemece tarafların ticaret defter ve kayıtları incelenerek, alacak borç ilişkisinin tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, dosyala sunulan bilirkişi raporunda; ...Ltd.Şti.’nin ... ... A.Ş.ye 2021 yılında verdiği hizmet nedeniyle 2021 ve 2022 yıllarında 4.575.402,12TL tutarında fatura düzenlediği, ... ... A.Ş.'nin ...Ltd.Şti.’ne 5.426.535,25 TL ödeme yapmış olduğu, buna göre, ... ... A.Ş.'nin defter kayıtlarına göre, ...Ltd. Şti.’ne 851.133,13TL fazladan ödeme yapmış olarak göründüğü, Ayrıca ... ... A.Ş.’nin ...Ltd. Şti.'ne Düzenlediği Ceza Yansıtma Faturası ile ...Ltd. Şti.ni (182.836,49 TL) daha borçlandırdığı, ... ... A.Ş. ile ...Ltd. Şti. iş akışının avans sistemi üzerine kurulu olduğu, ... ... A.Ş.'nin 2022 yılında da ...Ltd. Şti.'ne avans vermeye devam ettiği hususu dikkate alındığında, ...Ltd. Şti.nin 2022 yılında ... ... A.Ş.'ne iş yaptığının bir göstergesi olduğu, ancak 2022 yılında yapılan işler ile ilgili olarak ...Ltd. Şti.'nce ... ... A.Ş.'ne fatura düzenlenmediğine göre, ...Ltd. Şti.'nin ... ... A.Ş.'ne yaptığı işlerin mahallinde tespit edilmesinin gerekli olduğu, bu tespitler ışığında ... ... A.Ş. ile ...Ltd. Şti. arasındaki borç alacak durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği, ... ... A.Ş.’nin Düzenlediği Ceza Yansıtma Faturasının taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye uygun olup olmadığının Mahkemece değerlendirilmesi gerektiği, ...Ltd. Şti.’nin ... ... A.Ş. Yetkilisi ...'ye yaptığı (82.850,00 TL) ödemenin ... ... A.Ş.'ne yapılan ödeme sayılıp sayılmayacağının uzmanlık alanımızın dışında olması nedeniyle değerlendirilemediği, İş Makinasının bir alım satım işlemi mi yokda bir teminat mı olduğu hususunda, ... ... A.Ş.'nin ...Ltd. Şti.'nden teminat talebinde bulunması, İş Makinasını noter kanalı ile satan ...'ın daha önce ...Ltd.Şti. çalışanı olduğu, satış işlemine rağmen araç teslim tutanağı ile ...Ltd. Şti.'ne teslim edilmesi, kiralama karşılığında herhangi bir kullanım bedeline yer verilmemesi, aradan geçen süreye rağmen iş makinası bedelinin ... ... A.Ş.'nce ...'a ödenmemesi, ...'ın da cebri takip yoluna başvurmaması, tacir olan ...'ın anılan makina için fatura düzenlememesi ve ... ... A.Ş.'ninde fatura talebinde bulunmaması, ... ... A.Ş.'nin iş makinasını faturasız olarak (150.000,00 TL) almasına rağmen iş makinasını kanuni defterlerine Tesis Makine ve Cihazlar Hesabına (127.118,64 TL) kaydettiği hususları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığının belirtildiği, asıl davanın konusunun; taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereği davalı tarafın taahhüt ettiği hizmetin ifasından imtinası ile ödenen avansın ve idari para cezalarının tazmini istemine ilişkin olduğu, davacı tarafın, davalının taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereği taahhüt ettiği hizmetin ifası esnasında malzeme ve ürün fiyatlarının artması sebebiyle zarara uğradığından bahisle fiyat artışı talep ettiği, davacı tarafın söz konusu sözleşmenin 4.3 ve 13. maddeleri uyarınca fiyat artışı yapmadığı, bunun üzerine davalının işin ifasından imtina ettiği belirtilerek sözleşmenin imzalanmasıyla birlikte davalıya gönderilen avans ile ödenen idari para cezalarının tahsilini talep ettiği, dosya incelendiğinde; davacı ... ... San. Tic. A.Ş. ile davalı ... ... Ltd. Şti arasında düzenlenen 01.10.2019 tarihli sözleşmeye göre davalının ... şirketinin altyapı hizmetlerinin bir kısmının ifasını taahhüt ettiği, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan alacakların tespiti açısından bilirkişi kurulundan rapor alındığı, 11.03.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacı tarafın kanuni defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacı tarafın davalıya yapmış olduğu ödemeler incelenmiş, davacı tarafın davalıya 4.991.425,80 TL EFT'li ödeme yaptığı, anılan ödemenin davalının sunduğu banka ekstresi ile uyumlu olduğu, bunun dışında davacının 435.109,45 TL çekli ödeme yaptığı, bu suretle davacı tarafın davalıya toplam 5.426.535,25 TL ödeme yapmış olduğunun bildirildiği, bilirkişi raporunda davalı tarafın kanuni defterlerinin 6 Şubat depreminde zayi olması sebebiyle incelenemediği, bu sebeple davalı tarafın bilgisayar kayıtlarının incelendiği, davalı tarafın davacı ile ilişkilerini takip ettiği hesap incelendiğinde davalı tarafın davacıya düzenlemiş olduğu faturaların yer aldığı, ilgili faturalar incelendiğinde davalı tarafın davacıya 4.575.402,12 TL tutarında fatura düzenlediğinin bildirildiği, sonuç olarak bilirkişi raporuna göre davacı tarafın davalıya yapmış olduğu 851.133,13 TL fazladan ödeme ile davacı tarafın davalıya bölgede yaşanan gecikmeler, İSG cezaları, saha tespitinde görülen uygunsuzluklar ve belediye cezalarına ilişkin olarak 05.04.2023 tarihli ... numaralı 182.836,49 TL tutarlı ceza yansıtma faturası birlikte dikkate alındığında davacı tarafın kanuni defter kayıtlarına göre davalıdan 1.033.969,62 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alındığı, tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile usul ve yasaya uygun olarak anılan mahkememiz ve kanun yolu denetimine elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı olarak düzenlenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; davalı tarafın bu aşamada yeniden bilirkişi raporu alınması yönündeki talebinin reddedildiği, bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafın davalıdan 1.033.969,62 TL alacaklı olduğu belirlenerek asıl davanın kabulüne karar verilmesi kanaatine ulaşıldığı, birleşen davanın konusunun ise; hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasına ilişkin olduğu, birleşen davada davacı tarafın, taraflar arasında düzenlenen 01.10.2019 tarihli sözleşme uyarınca, yapılan işlerin karşılığı olan ödenmeyen miktar ile kur artışından doğan zararını ve davacının uhdesinde bulunan ve davalıya teminat olarak verilen mini yüklenici cinsi aracın davacı adına tescilini talep ettiği, 11.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda tarafların kanuni defter ve bilgisayar kayıtları incelenerek asıl davada davacının davalıdan 1.033.969,62 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporuna itibar edilerek birleşen davada davacının yapılan işlerin karşılığı olan ödenmeyen miktar ile kur artışından doğan zarar talebinin reddedildiği, birleşen davada davacı her ne kadar aracın teminat karşılığı verildiğini iddia etmiş ise de davalının sunmuş olduğu Diyarbakır 8. Noterliği 29.12.2021 tarihli ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ve 29.12.2021 tarihli araç kiralama sözleşmesinin aksini ispatlayacak yazılı ve somut bir delil sunulmadığı bu nedenle birleşen davanın reddine karar verilmesi kanaatine ulaşıldığı belirtilerek asıl davanın kabulü ile, 1.033.969,62TL'nin 22/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Davalı -birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı hazırlandığı, raporda “...... ... A.Ş. ile ...Ltd.Şti. arasındaki ilişki dikkatlice irdelendiğinde, ...Ltd.Şti.nin ... ... A.Ş.'nin işlerinin bir kısmını yapmaya devam ettiği, ancak henüz bitirmediğinin anlaşılabileceği, bu durumun ... ... A.Ş.'nin ve ...Ltd.Şti.nin kayıtlarından tespitinin mümkün olmadığı, bu hususun mahallinde teknik inceleme ile gerçek borç alacak durumunun tespit edilebileceği,..." şeklindeki değerlendirme doğrultusunda taraflar arasındaki gerçek borç alacak durumunun salt davacı/davalı şirket kayıtlarından tespitinin mümkün olmadığı, mahallinde yapılacak teknik inceleme doğrultusunda ancak tespit edilebileceğinin belirtildiği, dolayısıyla salt davacı/davalı şirket kayıtlarından yapılan tespitlerin gerçeği yansıtmadığının açık olduğu, davacı birleşen dosya davalısının prensip olarak hiçbir firmaya tüm bakiyeyi ödemediği, her ne kadar bilirkişi raporunda ...'in fazla ödeme yaptığını ifade etmiş ise de bu durum da gerçeği yansıtmadığı, ... şirketi kendi prensipleri gereği yapılan işlerin karşılığında fatura istediği ve de oluşan bakiyenin %50'sini ödediği, müvekkili ile de bu şekilde bir çalışma şekli sürdürdüğü, ...'in ... ile birleşme sürecine girdiği dönemde müvekkil şirketin 3 ay boyunca yetkili kimseye ulaşamadığı, işleri yapmasına rağmen fatura istenmediği için fatura da kesemediği, böylesine büyük bir şirketin fatura kestirmeden ve iş yaptırmadan ödeme yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kaldı ki ...'in başka şirketlerle yaptığı faaliyetler incelenirse fatura almadan ödeme yapılmadığının tespit edileceği, bilirkişi raporunun sonuç kısmında "...... ... A.Ş. İle ...Ltd.Şti. iş akışının avans sistemi üzerine kurulu olduğu, ... ... A.Ş.'nin 2022 yılında da ...Ltd.Şti.ne avans vermeye devam ettiği hususu dikkate alındığında, ...Ltd.Şti.nin 2022 yılında ... ... A.Ş.'ne iş yaptığının bir göstergesi olduğu, ancak 2022 yılında yapılan işler ile ilgili olarak ... Ltd.Şti.nce ... ... A.Ş.'ne fatura düzenlenmediğine göre, ...Ltd.Şti.nin ... ... A.Ş.'ne yaptığı işlerin mahallinde tespit edilmesinin gerekli olduğu, bu tespitler ışığında ... ... A.Ş. ile ...Ltd.Şti. arasındaki borç alacak durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği,..." şeklindeki yapılan değerlendirme doğrultusunda taraflar arasındaki ilişkinin avans sistemi üzerine kurulu olduğunun anlaşıldığı, ... tarafından avans verilmeye devam edilmesinin davalı müvekkil şirket tarafından işlerin eksiksiz yapıldığının bir göstergesi olduğu, 2022 yılında davalı müvekkil şirket tarafından yapılan işler karşılığı bir fatura tanzim edilmemesinin işlerin yapılmadığı anlamına gelmeyeceğini ancak yapılan işlerle ilgili mahallinde tespit yapılmasının gerekli olduğunu, yapılacak inceleme neticesinde taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin yeniden belirlenmesi gerektiği sonucunun ortaya çıktığı, müvekkil şirkete fazla ödeme yapılmış gözükmesinin temel sebebinin yeni gelen yönetimden toplantı ve görüşme talep edilse de hiç bir şekilde iletişim kurulamamış olması ve müvekkil şirkete fatura kestirilmemesi olduğu, yeni gelen yönetim tarafından önceki yönetimin yaptığı hiçbir işlemi kabul edilmediğinden, müvekkil şirketin yapmış olduğu işlere karşılık fatura kesemediği, bu suretle müvekkil şirkete fazla ödeme yapılmış gibi gösterildiği, müvekkil şirketin; sözleşme doğrultusunda üstlenmiş olduğu tüm edimlerini eksiksiz yerine getirdiği, dosyamız kapsamından da görüleceği üzere, sözleşme süresince davacı şirket tarafından müvekkil şirkete eksik ve hatalı yapılan işlere yönelik herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, eksik ve hatalı yapılan iş varsa bunun düzeltilmesinin talep edilmediği, buna ilişkin yazılı bir bildirim/ihtarın da olmadığı, ayrıca müvekkil şirketin; sözleşme kapsamında İSG hükümlerine uygun hareket ederek çalışmalarını eksiksiz tamamladığı sabit olup, bu duruma ilişkin olarak da ... şirketi tarafından müvekkile yapılan herhangi bir yazılı bildirim de bulunmadığı, sözleşmeye baktığımızda "İş Sağlığı ve Güvenliği" başlıklı 10.maddesinde davacıya (yüklenici) alt yüklenici olan davalı müvekkilin her türlü ofis ve saha çalışmasını denetleme görevi verildiği, bu kapsamda yüklenici tarafından aksaklıkların tespiti ile bunların giderilmesi için davalıya bildirimde bulunma ödev ve yükümlülüğü getirildiği, sözleşmenin anılan hükmü gereği davalı müvekkilinin yapmış olduğu tüm işleri davacının denetim ve gözetiminde ve de davacının nam ve hesabına yapıldığı, kendisine yazılı olarak bildirilmeyen aksaklıklardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, davacı tarafından düzeltilmesi istenen eksiklikler ile ilgili müvekkile herhangi bir yazılı bildirim yapılmadığının dosya kapsamında sabit olduğu, bu kapsamda kamu idarelerince (varsa) kesilen cezalarla ilgili sözleşmenin "Cezai Şart" başlıklı 14. maddesine aykırı olarak düzenlenen Ceza Yansıtma Faturalarından müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağının da açık olduğu, bir diğer hususun ise dava konusu edilen iş makinası ile ilgili olarak bilirkişi raporunda da değinildiği üzere taraflar arasında tanzim edilen sözleşmenin davacı müvekkil adına ... tarafından imza edildiği, noterde düzenlenen satış sözleşmesi ile ... adına olan iş makinasının ...'e devredildiği, araç teslim tutanağında da müvekkil şirket adına yine ...'ın imza ettiği, her ne kadar iş makinası ... şirketin kanuni defterlerine kaydedilmiş ise de anılan satış işlemi için ... tarafından herhangi bir fatura talep edilmediği ve de fatura düzenlenmediği, aradan geçen bu süreçte ...'a da herhangi bir ödeme yapılmadığı, dosyaya sunulan şirketler arasında yapılan yazışmalar ve de e-postalardan da anlaşıldığı üzere; dava konusu mini yüklenicinin teminat olarak davacı tarafa verildiği, davacı tarafın kira sözleşmesi olarak bahsettiği sözleşmenin aslında aracın kullanımından kaynaklı adli/idari bir süreç yaşanması halinde kendi sorumluluklarını ortadan kaldırmaya yönelik yapıldığı, anılan sözleşme başlığının dahi bunu ortaya koyduğu, yine taraflar arasındaki mail yazışmalarından da bu işlemin kiralama işlemi olmadığının açıkça anlaşıldığı, eğer davacının dediği gibi bir kiralama işlemi mevcut ise alınan/mahsup edilen kiralar ile ilgili bir kaydın dosyamıza sunulmadığı, yer almadığı gözetildiğinde bahse konu iş makinasının müvekkile ait olduğu sonucunun açıkça ortaya çıktığı belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Dava ve birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı-birleşen davada davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle yapılan yargılama taraf iddia ve delilleri, davaya konu sözleşmenin 26. maddesi düzenlemesinin yazılı delil sözleşmesi niteliğinde bulunmasına, dosya kapsamına uygun denetlenebilir rapora göre hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince asıl davalıdan alınması gereken 70.630,46 TL istinaf karar harcından peşin alınan 17.660,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 52.970,46 TL harcın asıl davada davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 2-Harçlar Kanunu gereğince birleşen davada davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın birleşen davada davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı-birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harçlarının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 30/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1023, K. 2026/1032, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1023-e-2026-1032-k-2f1b6b9b0138