Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/65 E. 2026/1196 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/65
Karar No
2026/1196
Karar Tarihi

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/65 Esas 2026/1196 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/65 KARAR NO : 2026/1196

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/10/2023 NUMARASI : 2022/896 Esas 2023/642 Karar DAVA : İpoteğin Fekki DAVA TARİHİ : 27/12/2022 KARAR TARİHİ : 24/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/10/2026

Taraflar arasındaki ipoteğin fekki istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... A.Ş. ile davalı banka arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, kredinin hiç kullanılmadığını, kredi sözleşmesinde müvekkilinin ipotek ile sorumlu kefil olarak bulunduğunu, kredi sözleşmesi imzalandıktan 4 ay 25 gün sonra davalının bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin 06/07/2021 tarihinde sona erdiğini, bu tarih itibarıyla davalı bankanın bankacılık yapma ve mevduat toplama izninin kaldırılarak tasfiye haline girdiğini, müvekkilinin tasfiye kuruluna başvurarak ipoteğin fekkini talep ettiğini, tasfiye kurulunun iş yoğunluğu, dosyaların bulunamaması vb. gerekçeler ile işleri sonuçlandırmadığını, tasfiye kurulunun oluşumundan 10 yıl sonra müvekkiline hiçbir ihtar ve ihbarda bulunulmadan hangi borca ait olduğu bilinmeyen bir borca istinaden müvekkili aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, aynı alacağa ilişkin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla genel haciz yoluyla da takip yapıldığını, ilamsız icra takip dosyasının ... A.Ş.'ye temlik edildiğini, dosyanın temlik verilmesinin akabinde taşınmaz satış baskısından kaynaklı olarak 24/10/2022 tarihinde dosya borcunun tamamının ödenerek kapatıldığını, buna rağmen aynı alacaktan kaynaklı olarak başlatılan ipotekli takip dosyasının kapatılmadığını, müvekkilinin taşınmaz kaydına konulan şerhin kaldırılmadığını, ipoteğin terkin edilmediğini, davalıya gönderilen yazının akabinde davalının hukuk işleri yapılan görüşme sonunda başka bir borcun bulunmadığı teyit edilerek gerekli işlemlerin yapılacağının bildirildiğini, davalının taraflarını arayarak ilamsız icra dosyasına yapılan ödemeye ilişkin istirdat davası açılıp açılmayacağını sorduğunu, taraflarınca bu davanın açılacağının bildirilmesi üzerine davalının ipotek terkin işlemlerinin yapılmayacağını bildirdiğini, ipotekli takip dosyası ile ilamsız takip dosyasında alacağın kaynağının aynı olduğunu, müvekkilinin kredi sözleşmesindeki kefaletinin geçersiz bulunduğunu, kefalet miktarının belirlenmediğini, geçersiz kefalete dayanılarak verilmiş ipoteğin de geçersiz olacağını, ipoteğin kaldırılması gerektiğini belirterek müvekkilinin taşınmazı üzerinde bulunan ipoteğin ödeme nedeniyle kaldırılmasına, aksi kanaat halinde kefaletin geçersizliği nedeniyle ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada hukuki yarar bulunmadığını, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla açılan ilamsız icra dosyasının tahsilatla infaz edildiği hususunun davacı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip dosyasına beyanda bulunulması ve ipotek şerhinin fekkinin talep edilmesi halinde fek kararının icra müdürlüğü tarafından tapu müdürlüğüne gönderilmesi ile icra sürecinin tamamlanacağını, davacının icra müdürlüğünden talep edebileceği işler için müvekkili aleyhine dava açtığını, ipotek şerhinin kaynaklandığı banka alacağının ... A.Ş.'ye 31/12/2018 tarihinde temlik edildiğini, müvekkiline karşı işbu davanın açılamayacağını bildirerek davanın reddini istemiştir. Dahili davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kefaletin geçerli olduğunu, davada hukuki yarar bulunmadığını, borçlunun ödeme yaptığı ilamsız takip dosyasının taraflarınca tahsilat sağlandığına ilişkin beyanda bulunulduğunu, ipotekli takip dosyasının takipsizlikle kapalı olup, ipotek takibi olduğundan ve yenilenemeyeceğinden davacının talepte bulunması halinde İİK'nun 150/e maddesi uyarınca düştüğü sabit olup, ipotek fekkinin gerçekleştirileceğini bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı tarafından borcun temlik edildiği, muhatabının ... A.Ş olduğunun bilindiği, dava dışı ... A.Ş.'nin tüm teminatları ile birlikte alacağı devraldığı, ipoteği fek hakkının temlik alan alacaklıda olduğu, davacının ... A.Ş'ye ipoteğin fekki için herhangi bir başvuru yapmadığı, yaptı ise dosyaya kazandırılmadığı, Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2010/11701 sayılı dosyası ile Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2010/2140 sayılı dosyaları arasında tahsilde tekerrür olmamak kaydının bulunduğu, davacının dava açılmadan dava dışı alacaklıya başvuru yapıp ipoteğin fekkini talep edeceği halde davalı ...'na başvurduğu, alacak ... A.Ş'ye temlik edildiğinden fek hakkının da ... A.Ş'ye geçtiği, davalının borcu ve ferileri ile teminatları temlik ettiğinden fek hakkı ve yetkisi bulunmadığından ipoteği fek imkanı kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... A.Ş.ye dava öncesinde gerekli başvuru yapıldığını, müvekkiline ait ... Parsel kaydında mevcut ipoteğin kaldırılması için ... A.Ş.'ye 15/11/2022 tarihinde yazı gönderildiğini, 16/11/2022 tarihinde teslim edildiğini, fakat başvuruya olumlu ya da olumsuz hiçbir cevap verilmediğini, ...'a gönderilen yazıya cevap alınamaması üzerine davalı tarafa 05/12/2022 tarihinde ipoteğin kaldırılması için başvuru yapıldığını, davalı tarafından da başvuruya cevap verilmemesi üzerine işbu dava ikame edildiğini, varlık firmasına yapmış olduğumuz başvuru ve başvurunun teslimine ilişkin olarak evrakların dilekçe ekinde sunulduğunu, ipotek hakkının temlik edilip edilmediği hususunun kesin olmadığını, Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2018/10759 sayılı dosyasına, ... firması tarafından temlikname sunularak dosyanın temlik alındığı beyan edildiğini, varlık firması dosya alacaklısı konumuna geçtiğini, aynı alacaktan kaynaklı olarak davalı tarafından başlatılan Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2010/2140 sayılı dosyasına varlık firması tarafından temlikname sunulmadığını, taşınmaz kaydında bulunan ipotek alacaklısı değişmediğini, ipotek sahibi davalı banka olarak görülmeye devam ettiğini, diğer taraftan, davalı bankaya karşı açılan bir diğer dosya olan Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/1735 sayılı dosyasına davalı banka vekili tarafından sunulan dilekçelerde borcun sonlanmadığını, ipoteğin temlik edilmediği hususlarının dile getirildiğini, temlike dair dosya listesinde bu takip dosyası (ankara 22.icra Müdürlüğünün 2010/2140) bulunmadığını, davalı tarafın kendisi dahi ipoteği devredip devretmediği hususunda kesin bir beyan veremediğini, davalı taraf ile yürütülen işbu dosya haricinde Ankara 15. İHM dosyasına verilen beyan ve cevapların birbiri ile çelişir vaziyette olduğunu, ... şirketine dava öncesi yapılan, ipoteğin kaldırılması talebine dönüş olmaz iken davalı ...'na yapılan başvuru sonrasında, banka tarafından, tarafımıza dönüş yapıldığını, ipoteği kaldırabileceklerini lakin istirdat davası açılmayacağına ilişkin protokol yapılması gerektiğinin vurgulandığını, bu şartın kabul edilmemesi üzerine ipoteğin ...nca kaldırılmadığını, taraf değişikliği talebi ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, davalı tarafından dosyaya sunulan ve alacağın ipotek hakkıyla birlikte varlık firmasına temlik edildiğini dile getiren cevap dilekçesi ve müzekkere cevabı üzerine, 21/03/2023 tarihli dilekçe ile varlık firmasının dosyaya davalı olarak eklenmesinin talep edildiğini, mahkemeden 21/03/2023 tarihli dilekçe ile talep ettikleri hususun aslen taraf değişikliği olduğunu, davalı tarafın kötüniyetli tutum ve davranışları neticesinde ipotek hakkının temlik edildiğinin tespiti mümkün olmadığını, bu nedenle mahkeme ipotek hakkının temlik edildiği hususunu araştırma gereği görmüyorsa o vakit taraf değişikliği talebinin HMK 124 gereğince kabul etmesi, buna ilişkin ara karar kurması ve ... firmasını dahili davalı olarak değil davalı olarak dosyaya eklemesi icap ettiğini, ... firmasını HMK'nun 124 gereğince davalı olarak dosyaya ekleyen mahkemenin aynı ara karar ile taraflarına kesin süre vererek, ... A.Ş'ye dava öncesinde başvuru yapılıp yapılmadığını, yapıldıysa gerekli evrakları mahkemeye sunulmasını istemesi gerektiğini, bu hususun yerine getirilmemesinin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilmesi anlamı taşıdığını, ipotek hakkının devri konusunda kötüniyetli davranan, ipotek hakkını temlik edip etmediği hususunda şüphe uyandıran davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukukun dayandığı temel ilkelere bariz aykırı olacağını, dava öncesi, ipoteğin kaldırılmasına yönelik, başvuru zorunluluğu bulunmadığını, ipotek hakkı temlik edilmemişse zaten dava öncesinde davalı tarafa başvuru yapmamıza rağmen ipoteğin kaldırılmadığını, borcun ödenmesi ile birlikte verilen teminatların boşa çıktığını, borcun sona ermesi ile birlikte teminat üzerindeki şerhin kaldırılması yükümlülüğü teminat alanda olmasına rağmen bu yükümlülüğü yerine getirmeyerek teminat sahibinin ayni hakkı zedeleniyorsa sonuçlarına katlanması, dava giderlerini yüklenmesi icap ettiğini, davanın devam ettiği esnada dahi ipoteği kaldırmakla yükümlü taraf ipoteği kaldırdığını dile getirerek dosyanın konusuz kaldığını ileri sürebilecekken bu işlem yapılmadığını, haksız ve hukuka aykırı olarak taşınmaz kaydında ipotek şerhinin kaldırılmadığını, dava öncesinde ipoteğin kaldırılmasına ilişkin başvuru zorunluluğunun dava şartı olarak kabul edilmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; icra dosyasına yapılan ödeme nedeniyle ipoteğin fekki, aksi kanaat halinde genel kredi sözleşmesindeki kefaletin geçersizliği nedeniyle ipoteğin fekki istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı yan ipotekle teminat altına alınan borcun ilamsız icra takibi sırasında ödendiğini, takip dosyalarında tahsilde tekerrür etmeme kaydı bulunduğunu, ipotekli takip dosyasının ise buna rağmen kapatılmadığını, ipoteğin terkin edilmediğini iddia ederek ipoteğin fekkini, bu talep kabul edilmezse genel kredi sözleşmelerindeki kefaletin şekil koşullarına aykırı olduğunu, kefaletin geçersiz bulunduğunu iddia ederek ipoteğin fekkini talep etmiştir. Davalı yan ise tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatılan ilamsız icra dosyasında yapılan tahsilat nedeniyle davacının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip dosyasına beyanda bulunarak fek kararının icra müdürlüğü tarafından tapu müdürlüğüne gönderilmesini isteyebileceğini, icra sürecinin bu şekilde tamamlanabileceğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı bankanın alacağı teminatlarıyla birlikte ... A.Ş'ye temlik ettiği, fek hakkının temlik alan alacaklıda olduğu, davalının ipoteği fek imkanı kalmadığı, davacının davadan önce ... şirketine fek için başvurmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında davalı banka ile dava dışı ... ... A.Ş arasında 31/01/2001 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacının (eski ünvanı ile) sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, davacının taşınmazı üzerinde 08/02/2001 tarihinde 150.000.000.000 eTL limitli davalı banka lehine, dava dışı ... ... A.Ş'nin doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere ipotek tesis edildiği, kredi borcunun ödenmediği iddiasıyla davalı banka tarafından kredi hesabı kat edilerek dava dışı asıl borçlu ve davacıya hesap kat ihtarnamelerinin gönderildiği, davalı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, ayrıca ilamsız icra takibi yapıldığı alacak temlik sözleşmesi ile 08/01/2019 tarihinde davalı tarafından takibe konu alacakların ... A.Ş.'ye temlik edildiği, ilamsız icra takip dosyasına 24/10/2022 tarihinde 720.374,00 TL ödeme yapıldığı hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, dava tarihi itibarıyla davalı bankanın/alacağı temlik alan ... A.Ş'nin dava dışı ... ... A.Ş.'den genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan bir alacağı bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı, davacının taşınmazı üzerinde tesis edilen ipoteğin teminat vasfının devam edip etmediği, ilamsız icra takip dosyasına yapılan ödeme ile borcun sona erip ermediği, ipoteğin fekki koşullarının oluşup oluşmadığı, alacağın temliki ile birlikte ipoteğin de temlik alacaklısına temlik edildiğinin tapu sicil müdürlüğüne bildirilip bildirilmediği hususlarından kaynaklanmaktadır. Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davacı yan dava dilekçesiyle davayı davalı bankaya yöneltmiştir. Mahkemece 15/03/2023 tarihli ön inceleme duruşmasında davalı bankaya müzekkere yazılarak davacının bankaya asaleten ve kefaleten borcunun bulunup bulunmadığının sorulmasını, bu ara karar yerine getirildiğinde davacı vekilinin talep etmesi halinde dava dışı ... A.Ş'nin davaya dahili davalı olarak eklenmesine karar verilmiştir. Anılan ara karar üzerine davalı bankaya yazılan müzekkereye verilen cevapta, bankanın davacıdan olan alacağının 08/01/2019 tarihli tahsili gecikmiş alacakların devir sözleşmesi kapsamında ... A.Ş'ye devir ve temlik edildiğinin bildirilmesi üzerine davacı vekili ... A.Ş'nin dosyaya davalı olarak eklenmesini, dava dilekçesi ve eklerinin tebliğe çıkarılmasını talep etmiştir. Bu talep uyarınca tebligat yapılan ... A.Ş de davaya cevap vermiştir. Mahkemece karar başlığında ... A.Ş dahili davalı olarak gösterilmiş, gerekçede ise ... A.Ş dava dışı olarak nitelendirilmiştir. İşbu dava ipoteğin fekki istemine ilişkin olup, davanın ipotek resmi senedinde ve tapu kayıtlarında ipotek lehtarına karşı açılması gerekir. Dosya içerisinde yer alan ipotek resmi senedinde ipotek lehtarı davalı banka olduğu gibi, mahkemece dosyaya celp edilen tapu kaydında da ipotek lehtarı olarak davalı banka gözükmektedir. Her ne kadar davalı bankaya yazılan müzekkere cevaplarında, alacağın ... A.Ş'ye temlik edildiği belirtilmiş, sunulan alacak temlik sözleşmesinde de davalı bankanın davacıdan doğmuş alacağının tüm teminatlarıyla temlik edildiği belirtilmiş ise de, alacağın teminatı olan ipoteğin davalı banka tarafından ... A.Ş'ye temlik edilmesi taşınmazın tapu kaydına işlenmesi halinde sonuç doğuracağı gibi, ipoteğin temlik edildiğinin banka tarafından tapu sicil müdürlüğüne yazılı olarak bildirilmesi de yeterlidir. Bir başka anlatımla, taşınmazın tapu kaydında ipoteğin ... A.Ş'ye temlik edildiğine ilişkin bir kayıt yok ise veya davalı banka tarafından ipoteğin temlik edildiği tapu sicil müdürlüğüne yazılı olarak bildirilmemişse ipoteğin fekki davası ... A.Ş'ye yöneltilemeyecektir. Hal böyle olunca, mahkemece yapılması gereken iş, fekki talep edilen ipoteğin tesis edildiği taşınmazın son tapu kaydı TAKBİS kayıtlarından dosyaya eklenerek tapu kayıtlarında ipotek alacaklısı olarak kimin görüldüğü, davalı banka tarafından dava konusu ipoteğin ... A.Ş.'ye temlik edildiğine ilişkin ilgili tapu sicil müdürlüğüne gönderdiği bir yazının bulunup bulunmadığı tespit edilip, işbu davada davalı bankaya husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, alacağın temliki sözleşmesi kapsamında alacağın teminatı olan dava konusu ipoteğin temlikinin tapu kayıtlarına işlenmemiş olduğunun veya davalı banka tarafından ipoteğin temlik edildiğinin tapu sicil müdürlüğüne yazılı olarak bildirilmediğinin anlaşılması halinde bu kez davacının dahili dava dilekçesinin HMK'nun 124. maddesi kapsamında bulunsa da, dahili dava dilekçesinin mahkeme ara kararı sonucu olduğu gözetilerek anılan talebe sonuç bağlamadan dava dilekçesiyle husumetin yöneltildiği davalı banka hakkında hüküm kurulmasından ibarettir. Öte yandan, işbu dava ipoteğin fekki talebi ile açılmıştır. Açılan davanın niteliği gereğince davalı bankanın dava tarihi itibarıyla davacıdan ipotekle teminat altına alınan bir alacağı bulunup bulunmadığı, dava tarihi itibarıyla ipoteğin teminat vasfı taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi gerekir. Bu kapsamda, kural olarak bankacı bilirkişiden banka kayıtları üzerinde yerinde yapılacak inceleme ile bankanın dava tarihi itibarıyla genel kredi sözleşmesinde asıl borçlu olan ve doğmuş doğacak borçları ipotekle teminat altına alınan ... ... A.Ş'den alacağı bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı tespit edilmelidir. Davalı banka tarafından davacı ve dava dışı diğer borçlular aleyhine 15/07/2010 tarihinde Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2010/11701 (yeni 2018/10759) sayılı icra takibi ile toplam 327.060,74 TL alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Davalı banka tarafından Ankara Gayri Menkul Satış 22. İcra Müdürlüğünün 2010/2140 sayılı icra takip dosyası ile, davacı ve dava dışı asıl borçlu aleyhine 150.000,00 TL alacağın tahsili talebiyle 15/07/2010 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılmıştır. Anılan icra takip dosyalarından ilamsız icra takibine konu borcun ödendiği taraflar arasında ihtilaf konusu değil ise de, ilamsız icra takibine konu borcun ödenmiş olması dava konusu ipotek ile teminat altına alınan tüm borcun da ödendiği sonucunu doğurmayacaktır. Davalı banka ile ... A.Ş arasında akdedilen alacak temlik sözleşmesi ile sadece nakit alacak temlik edilmiştir. Yargılama aşamasında davalı bankaya yazılan müzekkereye verilen cevapta, bankanın davacıdan olan alacağının 08/01/2019 tarihli alacak devir sözleşmesi ile diğer davalıya temlik edildiği bildirilmiştir. Anılan müzekkere cevabında, bankanın ipotekle teminat altına alınan bir alacağının bulunmadığına dair açık bir kabulü de bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, dava tarihi itibarıyla davalı bankanın dava dışı asıl borçlu şirketten ipotekle teminat altına alınan bir alacağı bulunup bulunmadığı, alacak ise miktarının tespitine ilişkin bankacı bilirkişiden rapor alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken bu yönde bir inceleme yapılmadan hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Dava konusu ipoteğin tapu kayıtlarında temlik edildiğinin anlaşılması halinde ise bu kez, yargılama aşamasında ... A.Ş'ye yazılan müzekkereye verilen cevapta, alacak temlik sözleşmesi ile ... A.Ş.'nin ... A.Ş'den kullandığı kredilerden kaynaklı alacağının her türlü teminatıyla temlik alındığı, şirket kayıtlarında gruba ilişkin alacaklarının bulunmadığının bildirildiği de gözetilerek ... A.Ş'nin bu açık beyanı karşısında davacının ipoteğin fekki talebinin mahkemece değerlendirilmesi gerekecektir. İpoteğin fekki için dava tarihinden önce ipotek lehtarına başvuruda bulunulması, dava açılmasının ön koşulu olmadığı gibi, yargılama aşamasında ve halen dava konusu ipoteğin fek işleminin gerçekleştirilmediği istinaf aşamasında dosyaya eklenen taşınmaz tapu kaydından anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE, 2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/10/2023 tarih ve 2022/896 Esas 2023/642 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/09/2026

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/65, K. 2026/1196, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-65-e-2026-1196-k-441f96806011