Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/372 E. 2024/915 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/372
Karar No
2024/915
Karar Tarihi

T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/372 - 2024/915 T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A 13. HUKUK DAİRESİ K A R A R

DOSYA NO : 2023/372 KARAR NO : 2024/915

BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP :....

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/964 KARAR NO : 2022/1412 KARAR TARİHİ : 15/12/2022 İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : 26/01/2023 Davacı DAVACI : ... VEKİLİ : Av.... DAVALILAR : 1 -... VEKİLİ : Av... : 2 -... VEKİLİ : Av. ... 3 -... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan ) B.A.M. KARAR TARİHİ : 30/04/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/05/2024

Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile davalı...'in sürücüsü diğer davalı ...A.Ş.'nin ise maliki olduğu ... plakalı aracın 22.11.2019 tarihinde Bursa ili ... mevkiinde çarpışması sonucu trafik kazası gerçekleştiğini, kazaya karışan ...plakalı aracın sürücüsü davalı ....'in kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu ve TBK 49 maddesi uyarınca zarardan sorumlu olduğunu, aracın ruhsat sahibi olan diğer davalı ... A.Ş.'de Karayolları Trafik Kanunun 85, Maddesine göre vekil edenin tüm maddi ve manevi zararlarından sorumlu olduğunu, kazaya karışan ...plakalı aracın zorunlu trafik sigortası ... nolu poliçe ile davalı ...A.Ş şirketi tarafından yapıldığını, davaya karışan aracın sigortasını yapan davalı ... A.Ş.' nin de müvekkilinin maddi zararlarından poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sürekli ve geçici iş görmezlik tazminatı için şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden kaza tarihinden, sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, 50.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Tic A.Ş vekili dava dilekçesinde; davayı kabul etmediklerini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davanın ticaret mahkemesinde açılamayacağını, kazada davacı sürücünün kusurlu olduğunu, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki taleplerin açıklanması gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı maluliyet ve kaza ile illiyetin kanıtlanması gerektiğini, kusur tespitinin yapılması gerektiğini, kusur oranının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından belirlenmesi gerektiğini, tedavi-bakım giderleri ve geçici iş göremezlik taleplerinden sorumluluklarının bulunmadığını, hesaplamanın aktüer bilirkişi tarafından TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, SGK tarafından rücuya tabi ödemelerinin indirilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava tarihinden ve yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 712,09 TL maddi tazminatın davalı Axa Sigorta A.Ş yönünden 29/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar .... A.ş yönünden kaza tarihi olan 22/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ( davalı Axa sigorta A.ş'nin poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına) 3.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Çağrı Öngüner ve ....ş'den müşeterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; müvekkilinin kazanın oluşumunda kusur bulunmamasına rağmen mahkeme tarafından % 25 oranında kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan maluliyet raporunun güncel mevzuata uygun olmadığını, maluliyet oranının kesin olarak tespit edilmediğini ve müvekkili lehine takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık kazadaki kusur durumu, maluliyet oranı ve takdir edilen manevi tazminat miktarının az olup olmadığı hususudur. Davacı vekili alınan kusur raporunun hatalı olduğu ve müvekkillinin kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını beyanla istinaf isteminde bulunmuştur. Yargılama sırasında yanlardan birinin bilirkişi raporuna itiraz etmemesi, itiraz eden taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşturur. Taraflardan biri bilirkişi raporuna itiraz etmez, diğer tarafın itirazı üzerine ya da mahkemece kendiliğinden yeni bir bilirkişi raporu alınır ve sonuncu rapor, önceki rapora itiraz edenin daha da aleyhine olursa, önceki rapor itirazda bulunmayan yönünden kesinleşeceğinden itiraz eden taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak gereği, mahkemece itiraz edenin lehine olan bilirkişi raporuna göre karar verilir. (Yargıtay 17 HD. 2014/17879 E.- 2017/2082 K. sayılı ilam). Somut uyuşmazlıkta, kazadaki kusur durumunun tespiti için trafik bilirkişisinden alınan kusur raporunun davacı vekiline 04/06/2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davacı vekili tarafından rapora iki haftalık süre içerisinde itiraz edilmemesi nedeniyle raporda belirlenen kusur oranı davacı yönünden davalılar lehine kazanılmış hak teşkil ettiğinden süresinde itiraz edilmeyen kusur raporuna karşı davacı vekilinin istinaf hakkı bulunmadığından bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda davacı ile ilgili Bursa Uludağ Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 20/02/2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alındığı ve alınan raporda kaza nedeniyle davacıda sürekli maluliyet oluşmadığı ve iyileşme süresinin 21 güne kadar uzayabileceğinin tespit edildiği anlaşılmakla raporun hem Üniversite hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hem de kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak tanzim edildiğinden dolayı raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir. TBK 56/1 maddesinde'' hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayanı özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar veribilir'' hükmü mevcuttur. Dava konusu olayda davacının yaralanması nedeniyle kusuru bulunan davalı sürücüden ve işletenden manevi tazminat talep etme hakları bulunduğu açıktır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesine göre; hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O hâlde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut hâlde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkân nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, TMK’nın 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir. Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 02.10.2018 tarihli ve 2017/17-1098 E., 2018/1384 K.; 02.03.2021 tarihli ve 2020/17-41 E., 2021/182 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davalının kusur durumu, paranın alım gücü, davacının yaralanmasının niteliği, tarafların ekonomik sosyal durumu ve paranın alım gücü gözetildiğinde, ilk derece mahkemesince, davacının uğranılan zarar nedeniyle, tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken daha az tazminata hükmedildiği anlaşılmakla davacı vekilinin tazminat miktarına ilişkin istinaf isteminin kabulü gerekmiştir. HMK 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1.fıkrası (b-1) bendi gereğince esastan reddine, manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesii'nin 15/12/2022 tarih ve 2021/964 - 2022/1412 sayılı kararında maddi tazminata yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince ESASTAN REDDİ ile manevi tazminata yönelik istinaf talebinin kabulü ile Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesii'nin 15/12/2022 tarih ve 2021/964 - 2022/1412 sayılı kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, Davacının davasının kısmen kabulü ile, a) 712,09 TL maddi tazminatın davalı Axa Sigorta A.ş yönünden 29/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar .... Tic. A.ş yönünden kaza tarihi olan 22/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ( davalı ... A.ş'nin poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına) b) 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... A.ş'den müşeterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, c)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 390,19.-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 174,20 TL, nin mahsubu ile bakiye 215,99.-TL nispi karar ve ilam harcının davalılar .. ve ... A.ş'den müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, (Davalı .. A.Ş nin sorumlu olduğu kısım itibariyle peşin yatırıldığından hariç tutulmasına) d)Davacı tarafından yatırılan 174,20.-TL peşin harç ve 59,30.-TL başvurma harcı toplamı 233,5 TL nin 29,10 TL sinin tüm davalılardan, bakiye 204,40 TL sinin sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, e)Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalılardan müşterek ve mütesilsilen alınarak maliye hazinesine gelir olarak kaydına f)Davacı tarafından yapılan; 1.700.-TL bilirkişi gideri, 85.-TL ATK ücreti, 82,2.-TL posta masrafı, 461,00.-TL tebligat gideri olmak üzere toplam 2.328,2.-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 260,76 TL sinin 32,50 TL sinin tüm davalılardan müteselsilen , bakiye 228,26 TL sinin sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, g)Maddi tazminat talebi yönünden; davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye 13. Maddesine göre belirlenen 712,09 TL vekalet ücretinin davalılardan müşeterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, ğ)Davacı vekil ile temsil edildiğinden manevi tazminat yönünden AAÜT'ye 13/1. Maddesine göre belirlenen 5.000,00.-TL vekalet ücretinin davalılar ... A.Ş' den müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, h)Davalılar .... A. Ş. ve ... A.Ş' nin vekil ile temsil edildiğinden maddi tazminatın reddi yönünden AAÜT'ye göre belirlenen 287,91 TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, ı)Davalı .. A. Ş. vekil ile temsil edildiğinden manevi tazminatın reddi yönünden AAÜT'ye 10 ve 13 Maddesine göre belirlenen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, i)HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, 3-İstinaf kanun yoluna başvuran davacının istinaf başvurusu nedeniyle yatırdığı karar ve ilam harcının istem halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf başvuru aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin gideri yapan taraf üzerinde bırakılmasına, 5-Karar tebliğ işlemlerinin dairemizce yapılmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, maddi tazminat yönünden 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık, manevi tazminat yönünden ise, HMK'nun 362/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 30/04/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

... Başkan ...

... Üye ... ... Üye ...

... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/372, K. 2024/915, T. 15.12.2022, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-372-e-2024-915-k-c1388e6eaa45