Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2269 E. 2026/2002 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2269
- Karar No
- 2026/2002
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO:2023/2269
KARAR NO:2026/2002
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:(Kapatılan) İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:17/01/2023
NUMARASI:2021/366 Esas - 2023/39 Karar
DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ:30/09/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/07/2018 tarihinde ... yakınlarında meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketi nezdinde ... poliçesi ile sigortalı olan... plakalı araç sürücüsü asli ve tam kusurlu şekilde, müvekkili olan davacıya çarpması neticesinde meydana gelen kaza sonucunda davacının ağır yaralandığını ve sürekli sakat kaldığını belirterek davacı için 50.000,00-TL manevi tazminatın davalı kusurlu araç maliki .... Şti. 'den kaza tarihinden itibaren işleyecek %19,50 ve artan oranlarda ticari avans faiziyle birlikte, ileride arttırmak kayıt ve koşulu ile şimdilik 100,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 300,00-TL maddi tazminatın kusurlu aracın işleteni ve maliki olan davalı .... Şti. ile işletene düşen hukuki sorumluluğu temin eden davalı ... AŞ. tarafından müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı .... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı kendi kusurundan kaynaklı olarak hem kendisinin yaralanmasına sebebiyet verdiğini hem de müvekkili olan davalı şirketin aracına ve araçta bulunan sürücüye zarar verdiğini, davacının kazanın gerçekleşmesinde asli kusurlu bulunmasına ve müvekkili olan davalı şirkete verdiği zararı gidermemiş olmasına rağmen davalı şirketten maddi ve manevi tazminat talep ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kaza nedeniyle davacıların maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı vekili adına asıl alacak ve fer’ileriyle birlikte 199.105,6 TL ödeme yapıldığını, başkaca sorumluluğu kalmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulüne- kısmen reddine, maddi tazminat talebi yönünden; davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebi yönünden; talebin kısmen kabulü ile 10.000,00-TL manevi tazminatın 27/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı .... Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı .... Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Karayolları Trafik Kanunu 86.maddesinde "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denildiğini, dosyada davacı ...'in %90 asli kusurlu olduğunu gösteren bilirkişi raporları ile kararın gerekçesinde de mahkemece ".. her ne kadar kazanın meydana gelmesinde davacı taraf asli kusurlu..." denilerek, ...'in asli ve ağır kusurlu olduğunun kabul edilmesine rağmen müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedildiğini, verilen bu karar başta Karayolları Trafik Kanunu madde 86 olmak üzere yasalara ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu davanın müvekkili açısından reddi yönünde karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 27/07/2018 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde ceza dosyasından alınan 04/11/2019 tarihli ATK raporu ile davacı nezdinde basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayati fonksiyonlarını orta derecede etkileyecek şekilde kemik kırığı meydana geldiği, ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı şirket adına kayıtlı olup, kaza esnasında dava dışı ... sevk ve idaresinde olduğu, mahkemece hükme esas alınan kusur raporlarında kazanın meydana gelmesinde davacının %90 asli kusurlu ve dava dışı ... %10 tali kusurlu olduğu tespit edilmiş ve manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.KTK'nın 86. maddesinde "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir." düzenlemesine yer verilmiştir.Bilindiği üzere, ağır kusur kavramı özel hukuk kavramı olup kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade eder. Dava konusu olayda ise; ... plaka numaralı otomobilin sürücüsü davacı, yasağa rağmen, kavşak yaklaşımında şerit değiştirmiş, manevra ile kontrolsuz bir şekilde şerit değiştirerek, trafiği tehlikeye düşürmüş, orta şeritte seyretmekte olan, ... plaka numaralı otomobilin yolunu kesmiş, ilk geçiş hakkını ihlal etmiştir. Davacı sürücü ...’in, tedbirsiz, dikkatsiz, trafik düzeni ve güvenliği ile ilgili dikkat ve özen yükümlülüklerine, karayollarında trafiğin akışı ve şerit izleme ve değiştirme kurallarına aykırı şekilde hareket ettiği, bu hatalı sevk ve idaresinin, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 84/g maddesindeki “Araç sürücüleri, trafik kazalarında, şeride tecavüz etme halinde asli kusurlu sayılırlar.” hükmü de gereğince, olayda, birinci (asli) derecede etken bulunması, başlı başına kasıtlı yada ağır kusuru olduğu anlamına gelmeyeceğinden bu hususa ilişkin davalı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.Bu durumda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1.maddesinde araç işleteninin sorumluluğu düzenlenmiş olup aynı maddenin 5. fıkrasında "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur" denilmek suretiyle, kusurlu sürücünün eylemiyle zararın doğmuş olmasının, işletenin sorumluluğu için yeterli olduğu kabul edilmiş olmasına ve aksinin davalı işleten tarafından ispat edilememiş olmasına göre mahkemece sorumluluğuna karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir.Bu nedenlerle; davalı .... Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davalı .... Şti. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davalı .... Şti.'nden tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.30/09/2026