Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2262 E. 2026/2014 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2262
Karar No
2026/2014
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO:2023/2262

KARAR NO:2026/2014

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ:17/02/2023

NUMARASI:2019/376 Esas - 2023/103 Karar

DAVA:Tazminat

KARAR TARİHİ:30/09/2026

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete sigortalı olan ... plaka sayılı aracın 29/09/2018 tarihinde tek taraflı olarak kaza yaptığını, hasar miktarının tespiti amacıyla alınan raporda müvekkiline ait aracın tamirinin ekonomik olarak mümkün olmadığı, aracın piyasa rayiç bedelinin 105.000,00 TL olduğu, aracın hurda bedelinin de 30.750,00 TL olduğunun tespit edildiği, kazanın hemen akabinde davalıya müracaatta bulunulduğu, sigorta şirketinin haksız ve hukuka aykırı olarak ödeme yapmadığını, belirterek fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, meydana gelen zararın tazmini için şimdilik 70.000,00 TL hasar bedeli ve 900,00 TL tespit masrafı olmak üzere toplam 70.900,00 TL'sinin kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş.nin yetkili acentesi tarafından ... plakalı araç için 24/04/2018-2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... poliçesi düzenlendiğini, 29/09/2018 tarihinde sigortalı aracın hasar gördüğü belirtilerek 01/10/2018 tarihinde müvekkili şirkete hasar ihbarında bulunulduğunu, müvekkili şirket tarafından da ... numaralı hasar dosyası açıldığını, görevlendirilen eksper tarafından ... plakalı araç üzerinde gerekli inceleme yapıldığını, zararın 60.715,16 TL belirlendiğini, müvekkili şirket incelenmesi sonucunda sürücü ...'ın ... plakalı araç ile 29/09/2018 günü saat 03.00 sıralarında eve giderken ... Caddesi üzerinde seyir halindeyken bir anlık dalgınlık sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek kaldırıma ve kaldırım üzerinde bulunan babalara çarptığını, olaydan sonra kolluk kuvvetleri aranarak tutanak düzenlettirilmediği, sigorta şirketi aranarak çekici talep edilmediğini, sürücünün çelişkili beyanlarında bulunması nedeni ile eksperin kanaatinin olumsuz olarak belirtildiği, davacı sigortalıdan alınan feragatname ile dosyanın sonuçlandığını, bu nedenle olay yerinin haklı bir nedenle terk edilmemesi sürücüsünün kazadan sonra kolluk kuvvetlerine başvurarak tutanak düzenletilmemesi, sürücünün kimliği ve alkollü olup olmadığının tespit edilememesi nedeni ile Sigorta Genel Şartları'nın A.5.20. maddesi ve müvekkili şirkete sunulan feragatname göz önüne alınarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,"Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosya nazarında bildirilen tanık ...' ın dinlenmemesi sonucunda uyuşmazlık konusu davanın aydınlatılamaması ve eksik inceleme neticesinde kurulmuş olması sebebiyle haksız ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini, teminat dışında kalan zararlar kasko sigortası genel şartlarında sayılmış olup, dava konusu taleplerinden davalı sigorta şirketi sorumlu olduğunu, dolayısıyla dava konusu taleplerinin teminat dahilinde değerlendirilmesi gerektiğinden, aksini ispatla davalı sigorta şirketi yükümlü olduğunu, davalı sigorta şirketi ispat yüküne ilişkin yükümlülüklerini yerine getiremediğini, davalı tarafça ileri sürülen iddiaların ve buna dayanak olarak hazırlanan ancak bilirkişi raporunda da söz konusu rizikonun teminat kapsamında olup olmadığı hususunda herhangi bir tespit yapılamamasına rağmen eksik inceleme neticesinde hüküm kurulması hukuken mümkün olmadığını, hasarın teminat dışı olduğu iddiasının herhangi bir dayanağı mevcut olmayıp davalı sigorta şirketi, müvekkil şirkete ait araçta meydana gelen hasar bedelinden sorumlu olduğunu, davanın reddine karar verilmesi haksız ve hukuka aykırı olup eksik inceleme neticesinde verilen usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle kasko poliçesi kapsamında tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, davalı sigorta şirketine genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olup, davacıya ait ... plakalı aracın, 29/09/2018 tarihinde aracın tek taraflı kaza sonucu hasarlandığı, davacının hasar bedelinin tazmini talebiyle eldeki davayı açtığı, kaza sonrası olay yerini terk ettiği anlaşılmıştır.Kaza sebebi ile kasko sigortalı ... plakalı araçta meydana gelen hasar miktarının tespiti amacı ile İstanbul Anadolu 12.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/133 D.İş dosyasında alınan bilirkişi raporda aracın tamirinin ekonomik olarak mümkün olmadığı, aracın piyasa rayiç değerinin 105.000 TL olduğu, aracın hurda değerinin de 30.750,00 TL olduğu tespit edilerek bildirilmiştir.Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyi niyet esasına dayalı sözleşme türlerindendir. Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminatı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan TTK.nun 1409/1. maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı Yasanın 1409/2. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5. maddesi ve 6102 sayılı TTK'nın 1446. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminatı içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.Davacının sunduğu bilgi, belgeler davacı sigortalıya ait araç sürücüsünün olay yerini neden terk ettiği ile ilgili olarak somut bir bilgi, belge veya ispata yarar delil bulunmamaktadır.Davacının; Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları gereği ((5.10.Zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması) olay yerini neden terk ettiğine yönelik olarak somut bir bilgi, belge dosyaya sunmadığından, dosya kapsamında terk nedeni anlaşılamamaktadır. Dosya kapsamında davaya konu edilen trafik kazasına ait araştırma raporu, kaza anına ilişkin görüntü kaydı, görgü tanığı bulunmadığı, davacının emniyet birimlerine haber vermediği, haklı bir neden olmadan olay yerini terk ettiği, bu haliyle davacının Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının B1.4 bendine aykırı davrandığı sabit olduğuna göre İlk Derece Mahkemesince ispat yükünün yer değiştirdiği gözetilerek doğru beyan yükümlüğüne uymayan davacının hasarın beyan edildiği şekilde ve teminat kapsamında kaldığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,

5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2262, K. 2026/2014, T. 17.02.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2262-e-2026-2014-k-1410fffe8d68