Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2226 E. 2026/1210 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2226
Karar No
2026/1210
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2226 KARAR NO : 2026/1210

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/04/2022 (Dava) - 27/09/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/189 Esas - 2023/601 Karar DAVA : İtirazın İptali BAM KARAR TARİHİ : 25/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/06/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2023 tarihli 2022/189 Esas ve 2023/601 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;....'e ait emtianın 184921000664-3 poliçe numarası ile, 24.03.2021/2022 tarihleri arasında müvekkili şirket nezdinde "Altın Kobi Paket Sigorta Poliçesi" ile sigortalı bulunduğunu; sigorta konusunun fabrika ve şantiye alanında mevcut değerler ile birlikte, çalınan emtia (elektrik/enerji kablolar) olduğunu; 03.04.2021 tarihinde sigortalı emtianın (kabloların) çalınması nedeniyle zarar meydana geldiğini, zarara yönelik ekspertiz incelemesi yaptırıldığını ve inceleme sonucu 568.738,90-TL tazminatın müvekkili şirket tarafından sigortalıya 09.07.2021 tarihinde ödendiğini; sigorta ettirenin, inşaat aşamasında olan ....A.Ş.firmasının elektrik işlerini üstlenen firma olduğunu, sigorta ettiren firma ile ... firması arasında "elektrik tesisatı işleri sözleşmesi" olduğunun harice öğrenildiğini; sigortalı iş yerinde güvenlik hizmetinin davalı tarafça yerine getirildiğini, davalı tarafın sigortalı çalışanı olan bekçi ....'in görevi sırasında kimliği belirlenememiş kişilerin girdiği şantiye alanında bulunan beş odalı trafo merkezinin üç odasında kilitli vaziyette bulunan farklı özelliklerdeki elektrik/enerji kablolarının çalınması suretiyle zararın doğduğunu, davalı şirketin TBK'nun 116.madde kapsamında yardımcı kişilerin fiillerinden sorumluluğu uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu; müvekkili şirketin TTK m. 1472 gereğince ödemeyle birlikte sigortalının haklarına halef olduğunu; bu alacağın tüm ferileri ile birlikte rücuen karşı taraftan tahsili amacıyla davalı borçlu aleyhine Menemen İcra Müdürlüğü' nün 2021/2895 E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve yersiz itirazı üzerine takibin durdurulduğunu bildirerek, sözü edilen icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava konusu edilen emtialara ilişkin ve hırsızlık olayının vuku bulduğu alanda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, sürece dair bilgisi ve kusurunun olmadığını, davacı şirket tarafından teminat altına alınan emtiayı barındıran işin dava dışı .... ile dava dışı ... firması arasındaki sözleşmede yer aldığını, müvekkilinin sözleşmede taraf sıfatı bulunmadığını, bu yönü ile davanın reddi gerektiğini; hırsızlık olayına ilişkin soruşturmanın halihazırda derdest olup dosya kapsamında hırsızlık davranışının sorumlularının dahi belirlenemediğini, sözü edilen Menemen Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/3567 soruşturma nolu soruşturmanın sonuçlanmasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkiline rücu şartlarının doğmadığını; hiçbir şekilde taleplerin kabulü anlamına gelmemek kaydıyla bir an için müvekkil şirkete sorumluluk atfedilebileceği düşünülse dahi, davacı tarafça tek taraflı olarak hesaplanan ve müvekkili şirketin yokluğunda yapılan tespitler doğrultusunda hesaplanan zarar tutarına itiraz ettiğini, alacak miktarlarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği için icra-inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini bildirerek davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, %20 kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : Mahkemece, ''...olay anında bekçi olarak bulunan ....'in davalının çalışanı olduğu, dava dışı ...'e ait emtiaların (kabloların) ...Mah. ... şantiyesinden çalınması eyleminde davalının "üçüncü kişiyi koruma etkili sözleşme" çerçevesinde sorumluluğunun bulunduğu, sigortalı şirketin zararının 822.343,68 TL (ancak ödenen ve rücu edilen tutarın 568.738,90 TL )olduğu, davacı sigorta şirketinin davalıya rücu şartlarının oluştuğu, icra takip tarihi itibariyle davacının davalıda 568.738,90 TL asıl alacak ve 17.346,54 TL (sigorta tazminatının ödendiği tarih 09/07/2021 den icra takip tarihi 08/11/2021'e kadar geçen 122 günlük dönem için taleple bağlı kalınarak yasal faiz işletilmek suretiyle hesaplanan 568.738,90x9x122/100x360) olmak üzere toplam 586,085,44 TL alacağının bulunduğu, icra takibine vaki itirazın yersiz olduğu anlaşılmıştır....'' gerekçesiyle; ''...Davacı tarafından açılan itirazın iptali davası ile ilgili olarak; davalının Menemen İcra Müdürlüğü'nün 2021/2895 E.sayılı dosyası ile yapılan 586.085,44 TL'lik takibe yönelik haksız itirazının İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden ve asıl alacak tutarı 568.738,90 TL'na takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek DEVAMINA, haklılık durumunun ancak yargılama sonucunda belirlenmesinin mümkün olması, alacağın likit olmaması karşısında davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE...'' şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava konusu edilen emtialara ilişkin alanda herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gibi; sürece dair bilgisi ve kusuru da bulunmadığını, davacı şirket tarafından teminat altına alınan emtiayı barındıran iş dava dışı ... ile yine dava dışı ... firması arasındaki sözleşmede yer almakta olup müvekkili şirketin hırsızlık olayının vuku bulduğu alanda herhangi bir yetki ve sorumluluğu bulunmadığını, .. A.Ş ile müvekkili arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmadığını, ... A.Ş ile .... A.Ş arasında elektrik tesisat işlerinin yapılması konusunda sözleşme bulunduğunu, müvekkili şirketin bahse konu sözleşmeden hareketle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kaldı ki; sözleşmesel ilişki kapsamında müvekkili şirket tarafından üzerine düşen yükümlülükler yerine getirilmiş olup yeterli güvenlik önleminin alındığını, dosyada mübrez 01.06.2020 tarihli Konvansiyonel İşler Alt Taşeron Sözleşmesi incelendiğinde, müvekkili şirketin sözleşmesel anlamda üzerine düşen tüm işleri özen yükümlülüğüne uygun şekilde yerine getirdiğini, bu anlamda herhangi bir eksik / hatalı işlem bulunmadığını, hal böyle iken, müvekkili şirket yönünden gerek güvenlik personeli bulundurulması (olay günü güvenlik personelinin görev başında bulunduğu hususunun da sabit olduğunu) gerekse de bölge kameralarının şantiye alanını kapsar nitellikte kayıtlarının dosyada bulunduğu gözetildiğinde müvekkili tarafından yeterli güvenlik önlemi alındığının anlaşıldığını, diğer yandan, hırsızlığa konu edilen malzemelerin açıkça müvekkili şirketin sorumluluğuna bırakıldığına dair bir tutanak ve belgenin dahi dosyada bulunmadığını, somut olay kapsamında kanuni halefiyetin şartları oluşmamış olup taraflarınca halefiyetin koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti hususunda davacı tarafça sigortalısına yapılan ödeme bakımından da poliçe bazında ve zarar bazında inceleme yapılmasını talep edilmişse de, Yerel Mahkemece bu hususta herhangi bir inceleme yapılmadığını, davacı şirket talep hakkını ancak haksız fiil faillerine karşı kullanabilecekken, Yerel Mahkemece Menemen Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/3567 Soruşturma numaralı dosyası beklenilmeden ve henüz haksız fiil failleri tespit edilememişken somut olaydan müvekkilinin sorumlu tutulmasının açıkça yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar, yerel mahkemece somut uyuşmazlıkta "üçüncü kişiyi koruma etkili sözleşme" bulunduğu kabul edilerek, uyuşmazlık buna göre çözülmüşse de, somut olayın haksız fiil hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğini, somut olayda müvekkili şirketin .... ile aralarında akdedilen Konvansiyonel İşler Alt Taşeron Sözleşmesi kapsamında dava dışı ... A.Ş'nin alt taşeronu olduğunu, sözleşme kapsamında müvekkili şirketin iş sahasının güvenliğini sağlayacağı düzenlenmişse de, müvekkilinin işbu sorumluluğunun sözleşmenin tarafı olan .... A.Ş'ye karşı bulunduğunu, sözleşme ile açıkça üçüncü kişi lehine bir koruma vaadedilmediğinden üçüncü kişi yararına sözleşmeden bahsedilemeyeceğini, davacı tarafın taleplerinin ancak haksız fiil hükümlerine göre değerlendirilmesi mümkün olup bu kapsamda haksız fiil çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde yine müvekkili şirketten talep edilebilecek bir tazminat bulunmadığını, müvekkili şirketin dava konusu hırsızlık olayında hukuka aykırı bir fiili bulunmadığı gibi dava konusu zararın oluşmasında kusurları bulunmadığını, dava konusu tazminatın dayanağı olan hırsızlık olayına ilişkin soruşturma derdest olup yerel mahkemece soruşturma sonucu beklenilmeden hüküm tesis edildiğini belriterek Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/189 Esas 2023/601 Karar Sayılı kararının kaldırılması ile; HMK m.353/1.b.2 gereğince, istinaf dairesince yeniden hüküm kurulmasına, bu doğrultuda talepleri gibi davanın reddine, aksi kanaatte ise; eksik inceleme nedeniyle dosyanın yeniden incelenmek üzere yerel mahkemeye geri gönderilmesine, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı sigorta şirketinin, Altın Kobi Paket Sigorta Poliçesi gereğince kendi sigortalısına ödediği tazminatın TTK m. 1472 uyarınca meydana gelen hırsızlık olayında davalı şirketin işyerinin güvenliğinden sorumlu olduğu gerekçesiyle halefiyete dayalı olarak rücuen tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi heyet raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, dosyadaki tüm bilgi ve belgelere göre davalı şirketin 01/06/2020 tarihli taşeron sözleşmesinin 3.1.11 ve 3.1.17 maddesi uyarınca davacının sigortalısının bulunduğu tüm inşaat alanının güvenlik önlemlerinin almakla sorumlu olduğu, güvenlik önlemlerine ilişkin sözleşme hükümlerinin üçüncü kişiyi koruyucu etkili sözleşme niteliğinde olduğu ve meydana gelen hırsızlık olayında davalı şirketin sorumlu olduğu (aynı yönde bkz. Yargıtay 23. HD'nin 10.03.2015 E., 2014/7159 E., 2015/1511 K. sayılı kararı) anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2023 tarihli 2022/189 Esas ve 2023/601 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 40.035,50 TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 10.008,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 30.026,62 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre zarfında Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 25/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2226, K. 2026/1210, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2226-e-2026-1210-k-5af97da9da19