Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2040 E. 2026/1973 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2040
- Karar No
- 2026/1973
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO:2023/2040
KARAR NO:2026/1973
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:(Kapatılan)Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:05/05/2023
NUMARASI:2020/427 Esas - 2023/508 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:24/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ:24/09/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı kamyonun müvekkili şirkette ... poliçesinin bulunduğunu, poliçede araç başına 36.000 TL sigorta teminatının yanı sıra 25.000 TL ihtiyarı sorumluluk teminatının bulunduğunu, sigortalı aracın 16.02.2018 tarihinde ... plakalı otobüse arka tarafından çarptığını, otobüste oluşan hasarın aracın kasko sigortacısı bulunan ... A.Ş. tarafından giderildiğini, müvekkili şirket tarafından ... A.Ş.'ne ... teminat limiti 36.000 TL'nin 22.03.2018 tarihinde ödendiğini, ek teminat 25.000 TL'nin de 28.04.2018 tarihinde ödendiğini, sigortalı araç sürücüsünün makul bir gerekçe olmaksızın kaza mahallinde ayrıldığını, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.3/f maddesi gereğince davalı sigortalıya rücu edildiğini, davalı aleyhine Bakırköy 14. İcra Müdürlüğünün ... ve ... sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait aracın çalındığını ve çalındıktan sonra kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin 16.02.2018 tarihinde Merkezefendi Polis Merkezi Amirliğine çalıntı müracatta bulunduğunu, çalınan aracın sebebiyet verdiği hasardan müvekkilinin sorumluluğunun doğmadığını, ayrıca kaza yerinin terk edilmesinin başlı başına rücu sebebi olmadığını, davacının araç sürücüsünün alkollü ehliyetsiz gibi bir durumun söz konusu olduğunu ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davanın reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme kararına esas teşkil eden 27.11.2022 tarihli bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, sigorta bilirkişisi ...'ın "Olay yeri terk" fiilinin 01.06.2015 tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Z.M.M.Sigortası Genel Şartlarında değişiklik yaparak B-4. Maddesine f bendi olarak eklendiğinin farkında olmadığını, 01.06.2015 tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Z.M.M.Sigortası Genel Şartlarında değişiklik yaparak B-4. Maddesine f- bendini eklendiğini, böylece daha önce belge verme yükümlülüğüne aykırı hareket hallarine has olarak uygulanan olay yeri terke dayalı rücuyu tek başına müstakil bir rücü sebebi olarak düzenlendiğini, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde ......." sigortalıyı sorumlu tuttuğunu, olay yerinden ayrılmayı haklı kılacak harekete de "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında ...." demekle de bir sınır koyduğunu, yani kazada bedeni bir yaralanma yok ise araç sürücüsü için olay yerinden haklı bir sebeple ayrılmanın şartları oluşmadığını,davalı yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle olay mahallinden uzaklaştığına ilişkin bir savunmasının olmadığını, düzenleyici ... Sigorta Genel şartların B 4 f bendinde sadece olay yerini terki rücu sebebi olarak düzenlemekle kalmamış ayrıca şahıs olay yerini terk etmese dahi " ... kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde de..." kendisine rücu edilebileceğini düzenlediğini, Mevzuat düzenleyicinin burada ... sigortası yapılmış aracı kullanan şahsın kaza mahallinden kaçmakla zaten ehliyetsizlik, yetersiz ehliyet, ehliyetine el konulmuş sürücünün araç kullandığının tespiti, alkol ve uyuşturucu etkisinde motorlu araç sürülmesi gibi Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sözleşmesine aykırı davranışını gizlemeye yönelik hareketini müeyyidelendirdiğini, araçta düz kontak yapıldığı yönünde bir bulguya rastlanılmadığının belirtildiğini, çalınma halinde motorlu araç malikinin sorumluğunun devam ettiğini, bu sorumluluktan kurtulmak için malik ya da eylemlerinden sorumlu olduğu şahısların gerekli tüm önlemleri almış olduğunu ispatlaması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin rücuen sigortalısından tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, davacıya ... poliçesi ile sigortalı olup, davalıya ait bulunan ... plakalı kamyon ile dava dışı ... plakalı otobüsün 16/02/2018 tarihinde karıştığı kaza neticesinde ... plakalı otobüsün hasarlandığı, otobüsteki hasarın otobüsün kasko sigortacısı olan ... A.Ş. tarafından giderildiği, davacının ... poliçesi gereği ... A.Ş.'ye teminat limiti 36.000 TL'yi 22/03/2018 tarihinde, ek teminat limiti olan 25.000 TL'yi ise 28/04/2018 tarihinde ödendiği, davacının, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği iddiasıyla ödediği bedelin sigortalısından rücuen tahsili için icra takibi başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, davacının itirazın iptali için eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. ... Genel Şartlarının A.6-h maddesinde; çalınan veya gasp edilen araçların sebep oldukları ve Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalının sorumlu olmadığı zararların, aracın çalındığını veya gasp edildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülecek talepler ile çalan ve gasp eden kişilerin taleplerinin teminat dışında kaldığı düzenlenmiştir.Yine ... Genel Şartlarının B.4. maddesine göre; "(1) Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. (2) Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. (3) Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: ... f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde".Rücu edebilecektir. Hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü 6762 sayılı TTK'nın 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Dosya kapsamında bulunan, 16/02/2018 tarihinde, saat 06.05'te Trafik Polisleri tarafından tutulup aksi sabit olana kadar geçerli olan kaza tespit tutanağına göre, sigortalı ... plakalı aracın sürücüsünün kaza yerinden firar ettiği sabittir. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/131982 Soruşturma sayılı dosyasına göre; sigortalı ... plakalı aracın sahibi olan davalı ...'nün 16/02/2018'de saat 7.00'de aracının çalındığı ile ilgili kolluğa başvurduğu, saat 7.22'de alınan ifadesinde; ruhsatta adına kayıtlı olan ... plaka sayılı kamyonunu, nakliye işi yaptığından dolayı sürekli olarak ... üzerindeki ... benzinliğinin 100 metre ilerisine park ettiğini, 4-5 gün süreyle yine aynı adrese bıraktığı kamyonunu en son 15/02/2018 günü saat 16:00 sıralarında bıraktığı yerde gördüğünü, 16/02/2018 günü saat 06:00 sıralarında iş arkadaşlarının kamyonunun yerinde olmadığını söylediklerini, kamyonunu bıraktığı yere gittiğini, yerinde olmadığını görünce müracaatta bulunmak için polis merkezine geldiğini, kamyonunun ruhsat belgeleri içerisinde olduğundan ruhsatı ile birlikte çalındığını ve faili meçhul kişi ya da kişilerden şikayetçi olduğunu beyan ettiği; aracın üzerinde kontak anahtarı ile birlikte kaza mahallinde bulunduğu, araçta teşhise elverişli herhangi bir iz ve emare bulunmadığı, kaza yerin gösteren kamera kaydı bulunamadığı, dosyada 18/01/2019'da Daimi Arama kararı verildiği anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince; "...Somut olayda tanık anlatımlarına göre kaza günü kaza saatinden önce aracın çalındığının anlaşıldığı, davacı şirkette ... poliçesi bulunan ... plakalı kamyonun çalındığına ilişkin davalı tarafından 16.02.2018 tarihinde Merkez Efendi Polis Merkezi Amirliği'ne çalıntı müracaatında bulunulduğu, aracın çalındıktan sonra kaza yaptığının ve aracın tek edildiğinin yani davalı sigortalının olay yerini terk etmediğinin bilirkişi raporuyla tespit edildiği, olay yeri inceleme raporu formuna göre davalının aracı kendi imkanları ile polis merkezi yakınına getirdiğinin ve anahtarın davalı(-müşteki) tarafından araca takıldığının belirtildiği, böylelikle davacı tarafça davalıya olay yeri terke dayalı olarak rücu hakkı bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Davacı, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaları dava dilekçesinde göstermek zorundadır. Mahkeme davacının, dava dilekçesinde dayandığı vakıalarla ile bağlıdır, hukuki nitelendirme ise Hakime aittir. Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle 3.kişiye yapılan ödemenin teminat dışı olduğunu iddia edilerek davalı sigortalısına rücu edilmiştir. Bu nedenle Zararın teminat dışı olması için kaza anında sigortalı aracı sigortalı ya da sigortalının rızasına dayalı olarak bir başka şahsın kullanması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalı sigortalı, trafik sigortalı ... plakalı aracının çalındığına dair kolluğa başvuruda bulunmuş, kaza anında aracı kullanmadığını, kullanan şahsa kendi iradesi ile aracı vermediğini, aracın çalınması sırasında kazanın meydana geldiğini beyan etmiştir. Dosya kapsamına göre davacı tarafça, sigortalının yada sigortalının kendi rıza ve iradesiyle anahtar verdiği bir şahsın kaza yaptığı ve olay yerini terk ettiği ispat edilemediğinden davacı sigorta şirketinin zarar gören 3.kişiye yaptığı ödemenin "olay yerini terk sebebi" ile rücuen davalı sigortalısından istemesinin şartlarının somut olayda gerçekleşmediği, rücu koşulları ile ilgili gerekli araştırmayı yapmayan davacının kötü ödemede bulunup, bu ödemeyi sigortalısından geri isteyemeyeceği anlaşılmakla, Mahkemece yazılı gerekçesi de dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.24/09/2026