Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1819 E. 2026/907 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1819
- Karar No
- 2026/907
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1819 KARAR NO : 2026/907
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/09/2020 (Dava) - 07/07/2023 (Karar) NUMARASI : 2021/154 Esas - 2023/483 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) BAM KARAR TARİHİ : 14/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/05/2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2023 tarihli 2021/154 Esas ve 2023/483 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA :Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'nın sevk ve idaresinde bulunan ... Plakalı otomobilin, Menemen istikametinden Manisa istikametine doğru ... plakalı traktörü ile gitmekte olan maktul ...'e arkadan çarpması neticesinde 01.04.2018 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini ...'in olay yerinde traktörün altında kalarak vefat ettiğini davalılardan ...'nın ... plakalı aracın hem araç sahibi ve işleten sıfatıyla hem de sürücüsü sıfatıyla hem kusur hemde kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu davalı sigorta şirketi ... A.Ş' nin ... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli olan 0001-0210-20499605 numaralı poliçe ile zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olması nedeniyle sigorta teminatı kapsamında sorumlu olduğunu, 01.04.2018 tarihli Kaza Tespit Tutanağında davalılardan ...'nın yanı sıra, maktul ...'e de kusur izafe edilmişse de, maktül ...'in kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, kazanın genrçekleştiği yer dönel kavşak olup muris ... devlet karayolunda seyir etmekte ve dönel kavşak içinde dönüşe başladığını , tüm kusurun kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmayan ve önünde seyir halinde dönüşe başlamış olan aracı görmesine rağmen hızını azaltmayan ve traktörün pulluğuna arkadan çarpan ...'da olduğunu olay mahalline gidilerek keşif yapılmasını ve yeniden kusur yönünden rapor aldırılmasını talep ettiklerini, araç sürücüsü ... hakkında Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde 2018/959 E. Sayılı dosyada dava açıldığını ve davalı hakkında 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmolunup sanığın sabıkası bulunmadığı gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, Muris ..., 01.04.1963 doğumlu olup, eşi ..., kızı ... ve oğlu ... ile aynı evde yaşadığını, ...'in herhangi bir işte çalışmayıp ev hanımı olduğunu ,... ... Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenim görmekte olduğunu, ... babasının vefatı sonrası Bulgaristan'daki üniversite öğrenimini dışardan tamamlamak ve ailesine bakmak için Türkiye'ye döndüğünü, muris ... emekli olmasına rağmen ayrıca çalıştığını ve elde etmiş olduğu gelir ile aynı çatı altında yaşadığı eşi ve çocuklarına bakmakta onların eğitim giderlerini karşılamak olduğunu muris ...'in emekli maaş dökümü ile çalıştığı kurumdan almış olduğu maaş bordrolarını dava dilekçesi ekinde sunduklarını davalı sigorta şirketi tarafından 18.06.2018 tarihinde 79.072,45 TL ödeme yapıldığını ,müvekkillerinin bundan sonraki yaşamlarında muris ...'in desteğinden yoksun kaldıklarını ,müvekkillerim ... ve ... için destekten yoksun kalma talebi yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, muris ...'i erken yaşta kaybetmiş olmanın derin üzüntüsü içerisinde olan psikolojileri bozulan çoğu akşam uyuyamayan , murisin vefatı sonrası psikolojik destek almak zorunda kalmış üç müvekkili içinde manevi tazminat istediklerini, olayın niteliğine, murisin ve tarafların sosyo-ekonomik konumlarına göre, davalı ...'dan manevi tazminat talebinde bulunduklarını ,Fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkili ... için şimdilik 500,00 TL; müvekkil ... için şimdilik 500,00 TL Destekten Yoksun Kalma Tazminatı, davalı ... yönünden haksız fiil tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden sigorta teminatları ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline,müvekkili ... için 50.000,00 TL; müvekkil ... için 25.000,00 TL, müvekkil ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından huzurdaki dava açılmadan önce uğradığı iddia olunan maddi zararın tazmini amacıyla yaptıkları başvuru neticesi, davacılar ..., ... ve ...'e 18.06.2018 tarihinde 79.072,45-tl ödeme yapıldığını, iş bu ödeme ile davacıların mezkur kaza sebebi ile uğradığı iddia olunan maddi zararlarının karşılandığını, ödeme ile müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığından huzurdaki davanın reddi gerektiğini ,Aksi takdirde ödenen miktar kadar poliçe teminat limitinin tüketildiğini, müvekkil şirket tarafından davacılara, varsa SGK ve diğer kişilere yapılan ödeme ve miktarlarının ve hasar dosyasının celbini ,davacıların Karayolları Trafik Kanunu 97. maddesi gereğince yapmış olduğu ilk başvuru neticesi kendisine yapılan ödemeden sonra iddia olunan bakiye maddi tazminat alacağı için başvuru yapılmadığından davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddi gerektiğini, olay nedeniyle sigorta şirketinin varsa sorumluluğunun kusur ve zmms poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, destekten yoksunluk zararı oluşmadığını destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davalarda, (bakım gücü) ile (bakım ihtiyacı) ispat yükünün davacıya düştüğünü ,ayrıca hiçbir surette kabul anlamına gelmemek üzere; davacı yanca iddia olunan destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanması aşamasında Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartlar ve Ek-2 Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplanması gereği; hesaplamada ölüm tablosu olarak TRH 2010 yaşam tablosu , iskonto oranı (Teknik Faiz) %1,8 dikkate alınması gerektiğini, davacı yanın uğradığı iddia olunan zararın hesaplanması aşamasında müteveffanın vergilendirilmiş geliri dikkate alınacak olup, aksi takdirde asgari ücrete göre hesaplanması gerektiğini, mezkur kaza sebebiyle davacı yana Sosyal Güvenlik Kurumu dahil sair kurumlar tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasını ve ödeme yapıldıysa yapılan ödemelerin iddia olunan zarardan tenzili gerektiğini, müvekkil şirket davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden müvekkil şirket yönünden faiz, kaza tarihinden itibaren faiz ve yine yargılama giderleri ve ücreti vekalet taleplerinin de reddi gerektiğini belirterek; davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddine, esastan dahi reddine, müvekkil davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden dava masrafları ve ücret-i vekaletin dahi davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya esas maddi ve manevi tazminat istemi zamanaşımına uğradığını, müteveffa ...' in kullandığı ... plakalı arkasında tarım aracı olan pulluk takılı traktörle şehirlerarası yolda seyretmekteyken, yeterli güvenlik önlemini almadan kazaya neden oldğunu ve vefat ettiğini ,astik tekerlekli traktörler tarım aracı olarak kullanılır olsa da trafikte seyir halinde iken Karayolu Trafik Kanunu ve Yönetmeliğindeki şartlara uymak zorunda olduğunu , devrilme halinde kabin veya koruyucu çatı sistemi ve emniyet kemeri bulunması zorunlu olduğunu traktör arkasına tarım aracı bağlı iken uyarıcı işaret ve lehva kullanılması gerektiğini , kaza raporunda ve fotoğraflarda maktulün bu tür bir güvenlik önlemi alınmadığının, traktörde DKKÇ korumasının olmadığı ve en önemli olarak sürücünün emniyet kemerinin bulunmadığı görüldüğünü ,güvenliksiz bir traktörle şehirlerarası karayolunda arkasında tarım aracı bağlıyken bir de kavşak içinde hatalı manevra yapınca kazaya sebep olduğunu menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesi 2018/959 Esas ve 2019/576 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında keşfe gidilmiş ve alınan raporda olay yerinin şehirlerarası yol olan ve bir çok ağır tonajlı aracın kullandığı işlek bir yol olduğu, özellikle kazanın olduğu kavşak bu yolda büyük bir virajın bitiminde bulunmakta olup normal bir insanın bile karşıdan karşıya geçmesi için çok dikkatli davranması gerektiği tespit edilip fren ve manevra yaparak kazaya engel olamaya çalışan müvekkilinin kazada tali kusurlu olduğunu bu kararın dahi kesinleşmediğini, müvekkilinin asli kusurlu olduğu iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep edilmesi kanunen dayanaksızdır.destekten yoksun kalma tazminatı italep eden davacılardan ... ve ... 18 yaşını doldurmuş olup çalışıp gelir elde ettiklerini, davacı ...'in de müteveffa eşinin emekli maaşını aldığını, davacıların gelirlerinin bulunduğunu ve 60 yaşına yakın olan müteveffanın kendilerine fazlaca bir desteği olamayacağı açık olduğunu ,sigorta hasar dosyasından diğer davalı sigorta şirketince davacılara 79.000TL ödeme yapıldığını, maddi tazminat talepleriyle ilgili olarak yapılan hasar dosyası ödemesinin, SGK dan bağlanan maaşın, müteveffanın yaşının ve davacıların sosyal ve ekonomik durumunun gözönüne alınması ve kaza olayıyla ilgili müvekkilime herhangi bir kusur izafe edilir ise tazminat hesabına girilmesi gerektiğini, 100.000 TL manevi tazminat talebinin kusur durumu göz önüne alınarak fahiş olduğunu ,aynı kaza nedeniyle müvekkilinni de sarsıldığını depresyon yaşadııını bir kişinin ölümüne neden olan bir kazaya karışmak nedeniyle manevi azap gördüğünü davacıların kaza sonrası ve ceza mahkemesi yargılaması sırasında müvekkil veya akrabalarıyla herhangi bir şekilde görüşmediklerini duruşmalar sırasında saldırgan bir tavır takındıklarını ,kendileriyle iletişim kurulamadığıı taziye gerçekleştirilememiş ve olay nedeniyle yaşanılan üzüntü kendilerine aktarılamadığını , taksirli bir kaza nedeniyle tüm kusur müvekkildeymiş gibi yüksek bir manevi tazminat istenmesinin hukuken dayanağı olmayıp olmadığını zamanaşımı itirazlarımızın, cevaplarımızın ve delillerimizin kabul edilerek, davacı tarafça açılmış davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : Mahkemece, ''...01.04.2018 günü davacıların murisi ...'in idaresindeki ... plakalı traktörü ile seyir halinde iken, kavşağa geldiğinde dönüş için sol şeride geçmiş ve aracının arkasında takılı pulluğa, sol şerit üzerinde seyir halinde olan davalılardan ... idaresindeki ... plakalı otomobilin ön kısmı çarpması neticesi davacılar murisi ...' in hayatını kaybettiği trafik kazasının meydana geldiği, dosya kapsamında alınan makina mühendisi bilirkişi tarafından verilen kusur raporu ile davacıların murisinin kazanın oluşumunda ana etken, davalı ... nın tali etken olduğunun bildirildiği, ATK Trafik İhtisas Dairesinin 09.05.2022 tarihli kusur raporunda davacıların murisinin %90 oranında davalı ...'nın %10 oranında kusurlu olduğu tespitleri yapıldığı ,çelişkinin giderilmesi için üç kişilik Karayolları Fen Heyeti bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda ise yine davacıların murisinin kazanın oluşumunda ana etken olduğu ve sürücü ...' nın kazanın oluşumunda tali etken olduğu tespitlerinin yapıldığı, çelişkinin giderilmesi için alınan karayolları fen heyetinden üç kişilik bilirkişi kurulu raporu ile davacının asli kusurlu olduğu davalının tali kusurlu olduğu tespitlerini yapıldığı, Menemen 3 Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/959 Esas ve 2019/576 K sayılı dosyasında da davacıların murisinin birinci derecede kusurlu olduğu ve davalı ...nın ikinci derecede kusurlu olduğu tespitlerinin yapıldığı, davalı sigorta şirketince de sigortalısının %25 kusurlu olduğu kabul edilerek ödeme yapıldığı anlaşılmakla davacıların murisinin %75 oranında kusurlu davalı ...'nın %25 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesi gerektiği kanaatini varılmıştır. Davacının maddi tazminat talebini eş ... için 500,00 TL ve kızı ...için 500,00 TL talepli açtığı, bu talebin davacıların bilirkişi raporu ile tespit edilen kusur ve güncelleştirilmiş değer mahsubu da yapılarak talep edebileceği bedel içinde kaldığı anlaşılmakla davacı ... ve ... 'in maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. Davacının manevi tazminat talepleri bakımından ise TBK'nın 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Meydana gelen trafik kazasında, davacıların murisinin vefatı nedeniyle duyulan acı ve eleminin derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın alım gücü , manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olmadığı da gözetildiğinde davacının dava dilekçesinde talep ettiği manevi tazminat miktarı eş için 40.000,00 TL çocuklar için ayrı ayrı 20.000,00 TL takdir edilmiş...'' gerekçesiyle; ''...Davacının maddi tazminat talepleri bakımından davasının kabulü ile, Davacı eş .... için 500,00 TL davacı ... için 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketi yönünden 18/06/2018 tarihinden , davalı ... yönünden kaza tarihi 01/04/2018'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,Davacının manevi tazminat talepleri bakımından davasının kısmen kabulü ile, Davacı ...için 40.000,00 TL davalılar ... ve ... için 20.000,00'er TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi 01/04/2018'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine...'' şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müteveffa, aslen Menemen'li olup, kazaya çok yakın yerleşim yerlerinden olan Ayvacık Mahallesindeki evinden çıkıp yine yakında bulunan tarlasında çalışmaya gittiği anda kazanın meydana geldiğini, müteveffa ..., uzun yıllardır çiftçilik yapmakta olup her seferinde bu güzergahı kullandığını, dolayısıyla uzun yıllardır aynı yolu kullanan birisinin böyle bir kazaya sebebiyet vermesinin objektif olarak hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müteveffanın uzun yıllardır araç kullanması ve bu süreçte hiç bir kazaya sebebiyet vermemesi göz önüne alındığında Demirci ilçesinde ikamet eden davalı ...'nın kazanın olduğu güzergahı bilmemesi birlikte değerlendirildiğinde kazanın, sanığın anlattığı şekilde meydana gelmediğinin ortaya çıktığını, müteveffanın kulladığı traktörünün hem sigorta ve kaskosunun olması hem de trafiğe çıkması için gerekli vizesinin de bulunduğu dikkate alındığında bu kadar tedbirli birisinin ağır giden bir traktör ile sağ şeritte seyir edip birden sola dönüş yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sağ şeritten giden bir traktörün aniden sola manevra yapması sonucu arkasından gelen bir aracın çarpması ile oluşacak kazanın, davaya konu meydana gelen kaza ile aynı olmayacağını, birden sola dönüş yapan bir traktöre arkadan gelen aracın traktörün yan tarafından çapması gerekmekte iken arkadaki pulluğun çarpan aracın ön tamponu ile temas etmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davalı ...'nın kazanın oluşumuna ilişkin beyan ve savunmaları gerçeği yansıtmamasına rağmen bilirkişi tarafından bu hususun gözden kaçırıldığını ve davalının yanlı beyanlarına itibar edilerek olay yeri krokisi dikkate alınmadan rapor tanzim edildiğini, davalı ... idaresindeki aracın yaklaşık 19 metre düz bir fren izinin olması davalının aracı gördüğümde direksiyonu sağa kırarak kazayı önlemeye çalıştım savunmasını çürütmekte iken bu ayrıntının gözden kaçırılmasının hatalı olduğunu, ayrıca davalının arkadan çarpma kuralını ihlal ettiği, bu arkadan çarpma sonrası bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği hususlarının da göz ardı edildiğini, davalı ...'nın hız sınırlarına uymadığını, kavşağa yaklaşmakta iken mütevaffanın aracına çarpmamak için aracı sağ şeride geçirme ve hızını yavaşlatarak kazayı önleme imkanı varken hızını yeterince yavaşlatmadığı ve aracı sağ şeride geçirmediği hususlarının göz ardı edildiğini, bilirkişi raporuna itirazları doğrultusunda üçlü bilirkişi heyetinden 17.10.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu aldırıldığını, bilirkişi heyet raporunda da raporlar arası çelişkinin giderilmesi talep edilmişken bilirkişi heyetince kusur oranlarının rakamsal yerine ana etken tali etken olarak belirlendiğini, aktüerya hesaplaması için rakamsal oran olması gerektiği yönünde bilirkişi raporuna itirazlarının mahkemece "kusur oranının tayini mahkemeye ait olduğu" gerekçesiyle reddedildiğini ve dosyanın aktüerya bilirkişisine gönderildiğini, aktüerya bilirkişi raporunda mahkemece tam kusur oranı üzerinden hesaplama yapılması talep edildiğinden tam kusur oranı (%100) üzerinden hesaplama yapıldığını, bilirkişi raporuna itirazları ve taleplerinin reddedildiğini, mahkemece %25-%75 kusur oranının belirlendiği belirtilerek aktüerya bilirkişisinden bu yönde rapor tanzim ettirilmesi ve bu oran üzerinden yapılacak hesaplama sonrası taraflarına ıslah için süre verilmesi gerektiğini, kararın kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmesini talep ettiklerini, davalının kusuru ile müvekkillerinin murisinin vefatına sebep olduğunu müvekkillerinin bu vefat sonrası büyük acı ve elem duyduklarını, manevi tazminatın zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşıması gerektiğini, manevi tazminatın bir ceza olmadığını, meydana gelen bu kaza sonrası müvekkillerinin murisinin vefat etmesi, çocukların baba desteğini yitirmesinin yanında öğrenim hayatları devam ederken babanın manevi desteğini kaybetmeleri, baba sevgisinden mahrum kalmaları; eşin de hayat arkadaşını kaybetmesi, her türlü sıkıntı ve derde birlikte göğüs gerdikleri manevi destekçisini kaybetmesinin müvekkillerinde tarifi imkansız büyük acı ve eleme sebebiyet verdiğini, ayrıca davalının bu kaza nedeniyle elem ve üzüntü duyduğuna dair bir beyan iletmediği gibi bir kez olsun da samimi şekilde özür dilememesinin müvekkillerindeki acı ve üzüntüyü daha da derinleştirdiğini, bu nedenle mahkemece taktir edilen manevi tazminatın müvekkillerinin acısını telafi etmeyeceğini, manevi tazminat olarak talep ettikleri miktarın tamamının kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini belirterek Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.07.2023 tarih ve 2021/154 Esas 2023/483 Karar sayılı ilamının yapılacak istinaf incelemesi sonucu kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep edilmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yapmış olduğu ödemeler yönünden, olay tarihinde geçerli hesaplama yöntemi olan TRH 2010 Mortalite Tablosu ve %1,8 teknik faiz dikkate alınarak denetim hesabının yapılması gerektiğini, yerleşik Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu üzere öncelikle ödeme tarihi verileri dikkate alınarak aktüerya hesaplaması yapılması gerektiğini, ödeme tarihi verileri ve ödeme miktarını belirlemeye yönelik mevzuatın dikkate alınması gerektiğini, davacı yanın maddi tazminat bakiye alacağı bulunup bulunmadığı hususunun ödeme tarihi verileri doğrultusunda incelenmemesinin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesinin açık ihlali olduğunu, Anayasa Mahkemesi'nin söz konusu kararında trafik sigortası genel şartları tamamen iptal edilmemiş olup; kanuna ve haksız fiile ilişkin düzenlenen hükümleri genişleten veya daraltan kuralların uygulanamayacağına yer verildiğini, davaya konu uyuşmazlık yönünden mezkur Anayasa Mahkemesi Kararı'nın salt yayımlanmış olması dolayısıyla uyuşmazlığa ilişkin başkaca inceleme ve değerlendirmede bulunulmaksızın hesaplamanın %10 arttırım %10 iskonto uygulanarak yapılmasını kabul etmediklerini, destek payının hatalı belirlendiğini, vefat edenin güncel vukuatlı nüfus kayıt örneği çıkartılarak müteveffanın anne ve babasının hayatta olup olmadığının araştırılması, anne-baba hayatta ise dava açmasa bile yapılacak hesaplamada anne ve babaya pay ayrılması gerektiğini, müteveffanın annesinin hayatta olduğu tespit edilmiş olup hükme esas alınan hesap raporunun hatalı olduğunu, mahkemece hükme hesap alınan bilirkişi raporunda davacı yanın ücretinin hatalı tespit edildiğini, davacının geliri konusunda kaza tarihi ile rapor tarihi arasını kapsayacak şekilde ücret araştırması yapılması gerektiğini, yine emekli maaşının ücret tespitinde esas alınmasının da hatalı olduğunu, davacının çalıştığı şirket/kurumdan kaza tarihi ile rapor tarihi arasındaki emsal işçinin ücret bordrolarının celbi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının gelirinin asgari ücretin üstünde kabul edilmesi sebebiyle asgari ücrete yapılan zam oranları uygulanarak tazminatın hesaplanmasının hatalı olduğunu, davacının kaza tarihi ile rapor tarihi arasındaki bilinen dönemde alabileceği ücretin araştırılması gerektiğini, sadece kaza tarihi itibariyle değil 2018-2023 yılları arası tüm gelir konusunda araştırma yapılması gerekmekte olup işbu hususa riayet edilmediğini, kaldı ki davacı yanın gelirinin tespitinde emekli maaşının da dikkate alınmasının hatalı olduğunu belirterek davalı müvekkili şirket aleyhine yerel mahkeme ilamı ile Manisa İcra Müdürlüğü 2023/109846 Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğinden müvekkili şirket icra tehdidi altında bulunduğundan tehir'i icra talebinin kabulüne, usule ve yasaya aykırı Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.07.2023 tarih, 2021/154 E. - 2023/483 K. sayılı ilamının müvekkili davalı şirket lehine kaldırılmasına, davanın reddine, tüm istinaf ve yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece dosya konusu olayla ilgili olarak savcılık ve ceza mahkemesi dosyasında bilirkişi raporu alınarak davacılar murisinin asli müvekkilin ise tali kusurlu olduğunu tespit edilmesine ve mahkeme başkanlığının kendi kararı gereği kusur yönünden bilirkişilerden rapor alınmasına rağmen bu rapora karşı davacı tarafça yapılan itiraz ve talep sonucu dosyanın Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi Başkanlığınna gönderildiğini ve dava konusu kazadaki kusur oranı yönünden bir rapor daha alındığını, ATK Trafik İhtisas Dairesinin 09.05.2022 tarih ve 5995 sayılı kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde, davacılar murisi ...’in %90 oranında, müvekkili ...‘nın %10 oranında KUSURLU olduğunun tespit edildiğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin kusur oranlarını belirleyen bu raporu var iken mahkeme başkanlığının çelişki oluştu diyerek tekrar başka bir bilirkişi heyetinden rapor alması HMK ya aykırı olup sebepsiz şekilde mahkeme masraflarının artmasına neden olunduğunu, ayrıca aktüer bilirkişi maddi tazminat konusunda hesaplama yaparken Adli Tıp Kurumunca belirlenmiş bu kusur oranlarını dikkate almayarak müvekkili %25 kusurluymuş gibi kabul ederek hesap yapmış olup bu kanaatin hatalı olduğunu, ATK Trafik İhtisas Dairesi bu tür kusur oranı incelemelerinde son karar mercii olup bu kusur tespitinin tüm hesaplamalarda ve manevi tazminat tespitinde dikkate alınması gerektiğini, yerel mahkemenim manevi tazminat talepleriyle ilgili karar gerekçesinde açıklanan ilkelerden manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olmaması ve orantılılık ilkesine aykırı olarak davacıların talep ettiği tazminat miktarlarının %80 ' ninin kabul edilerek hüküm kurulmasının haksız ve hakkaniyetsiz olduğunu, dava konusu kazada müvekkilinin kusuru sadece %10 olup davacılar murisinin vefat etmesinde ise müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, davacılar murisinin böyle bir kazada vefat etmesinin tek nedeni kullandığı aracın ve kendisinin gerekli güvenlik önlemlerini almaması olduğunu, traktör gibi bir aracın kullanılırken devrilmeye karşı koruyucu çatı sistemi takılı olması ve emniyet kemerinin de takılmasının zorunlu hale getirildiğini ancak kaza raporunda ve fotoğraflarda maktulün bu tür bir güvenlik önlemi alınmadığı, traktörde DKKÇ korumasının olmadığı ve en önemlisi sürücünün emniyet kemerinin bulunmadığının görüldüğünü, sürücü bu şekilde güvenliksiz bir traktörle şehirlerarası karayolunda arkasında tarım aracı bağlıyken bir de kavşak içinde hatalı manevra yapınca kazaya sebep olduğunu ve sonuçta ölüm olayının gerçekleştiğini, müvekkilinin aracının hatalı manevra yapan traktör arkasındaki tarım aracına takıldığını, traktörün bu çarpma sonucu devrildiğini, devrilme sırasında araç üzerindeki ...'in hızlı bir şekilde savrularak başını asfalt zemine çarparak vefat ettiğini, kaza tutanağı ve ölüm raporu ifadelerini desteklemekte olup müteveffa en basit güvenlik tedbirlerinden birini almış olsa bu tür ölüm olayı gerçekleşmeyeceğini, yerel mahkeme olaydaki kusur oranını ve ölüm olayındaki müteveffanın eksik güvenlik önlemi alması durumunu dikkate alamadan davacılar adına 80.000TL gibi fahiş bir miktarda manevi tazminat ödenmesine karar vermişse de ceza mahkemesince ve mahkeme başkanlığınca yapılan yargılama sonunda olayda asli kusurlu olanın davacıların murisi olduğunun ortaya çıktığını, kazaya ve ölüm olayına kendi kusuru ve tedbirsizliği ile neden olduğunu, aynı kaza nedeniyle müvekkilinin de sarsıldığını, depresyon yaşadığını ve kusurlu bile olmasa bir kişinin ölümüne neden olan bir kazaya karışmak nedeniyle manevi azap gördüğünü, davacıların kaza sonrası ve ceza mahkemesi yargılaması sırasında müvekkili veya akrabalarıyla herhangi bir şekilde görüşmediğini ve duruşmalar sırasında saldırgan bir tavır takındıklarını, bu nedenlerle kendileriyle iletişim kurulamamış olup taziye gerçekleştirilemediğini ve olay nedeniyle yaşanılan üzüntünün kendilerine aktarılamadığını, taksirli bir kaza nedeniyle tüm kusur müvekkilindeymiş gibi dava konusu manevi tazminat taleplerinin %80' ninin kabul edilerek hüküm kurulmasının haksız ve hakkaniyetsiz olduğunu, müvekkilinin %10 luk bir kusuruna karşılık davacıların manevi tazminat taleplerinin %80 ' ninin kabul edilmesinin orantısız olduğunu belirterek Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı' nın 2021/154 Esas ve 2023/483 Karar sayılı ilamının, istinaf talepleri gereği kaldırılmasına ve davanın reddine veya dosyanın ilk derece mahkemesine iade edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, zorunlu mali mesuliyet sigorta sözleşmesine göre açılmış, trafik kazasında vefat eden murisin desteğinden mahrum kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar vekili, davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. 1. Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına; yargılama sırasında Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyetinden alınan kusur raporu doğrultusunda mahkemece takdir edilen kusur oranlarının, kaza tespit tutanağı, ceza dosyasında mahkumiyet kararına dayanak yapılan Trafik bilirkişisi kusur raporu ile uyumlu, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davacılar içi destekten yoksun kalma zararı yönünden aktüer hesaplamanın 1.8 teknik faiz uygulanmadan Yargıtay içtihatlarında belirtilen TRH 2010 Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının doğru olmasına, hükme esas alınan aktüer hesap raporunun açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli olduğundan taraf vekillerinin bu hususlara değinen İstinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Mahkemece davacılar için takdir edilen manevi tazminat miktarlarının, dosya kapsamı, davacı ...'in Eşi, diğer davacılar babası olan ...'i kaybetmeleri nedeniyle duydukları acı ve elem, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluş biçimi, müteveffa ...'i %75 oranında asli, davalı araç sürücüsü ...'nın %25 oranında tali kusurlu olması, kazanın meydana geldiği olay tarihindeki paranın alım gücü ve manevi tazminatın yukarıda ifade edilen amacı da göz önünde bulundurularak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hükmedilen manevi tazminatın yerinde olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin manevi tazminata yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. 3. Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle, ölenin yakınlarının, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup; davacılar davadan önce davalı trafik sigortacısı tarafından ödenen toplam 79.072,45 TL'nin gerçek zararın altında olduğunu iddia ederek tazminat talebinde bulunmuştur. Davalılar ise, davadan önce yapılan ödemelerin yeterli olduğu savunmasında bulunmuştur. Taraf iddia ve savunmalarına göre, davacı tarafın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2. maddesindeki yetersizlik iddiasında bulunduğu gözetilmek suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiği açıktır. Zarar sorumlusu davalılar tarafından ödenen bedellerin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının belirlenmesi için de; öncelikle, ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması; daha sonra, hesaplamanın yapıldığı tarihteki verilere göre tazminat hesabının yapılması ile iki ayrı tarihe göre hesaplanan tutarlar arasında fahiş fark olup olmadığının saptanması; fahiş fark tespitinin yapılması halinde ise, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davadan önce davalıların ödediği bedellerin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri hesaplanan güncel tazminattan düşülerek sonuç tazminatın belirlenmesi gerekir. Mahkemenin hükme esas aldığı 24.02.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporunda ödeme tarihindeki verilere göre davacı .... yönünden 71.166,11 TL, davacı...yönünden 6.346,58 TL destekten yoksun kalma tazminat alacağı olduğunun tespit edildiği, davalı sigorta tarafından usulüne uygun tespit edilen bu bedellerin davadan önce ödediği gözetilerek mahkemece davacıların maddi tazminat talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır(bkz. Yargıtay 17. HD'nin 04/02/2019 tarihli 2018/690 E., 2019/811 K. sayılı kararı). 4. Anayasa Mahkemesinin, 14.03.2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2024/29 Esas ve 2024/226 Karar sayılı kararıyla manevi tazminat davaları yönünden, HMK'nun 326/2. fıkrasındaki "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." düzenlemesi iptal edilmiş olup, iptal hükmünün kararın Resmi Gazete yayınlanmasından 9 ay sonra yürürlüğe gireceğinin öngörüldüğü, kararın 14.12.2025 tarihinde yürürlüğe girdiği, bir kanun hükmünün karar kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi halinde, usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği gözetildiğinde, davacıların kısmen reddedilen manevi tazminat davaları üzerinden, davalı ... lehine vekalet ücretine hükmolunamayacağından, kararın bu sebeple davacılar lehine ortadan kaldırılması gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; taraf vekillerinin istinaf itirazlarının kısmen kabulüne, yerel mahkeme kararının maddi tazminata yönelik olan kısmının davalılar lehine, manevi tazminat yönünden vekalet ücretine yönelik kısmının davacılar lehine kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜNE; Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2023 tarihli 2021/154 Esas ve 2023/483 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; "A-Davacıların maddi tazminat taleplerinin REDDİNE, -Maddi Tazminat istemine ilişkin; alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan peşin alınan 344,97-TL harçtan mahsubu ile kalan 387,03-TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye irad kaydına -Davacılar tarafından işbu maddi tazminat davası nedeniyle sarf edilen giderin davacılar üzerinde bırakılmasına, -Davalılar gider yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, -Davalı ... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca, maddi tazminat davası yönünden 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, B-Davacıların manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE; -Davacı ... için 40.000,00 TL davalılar ... ve ... için 20.000,00'er TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi 01/04/2018'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, -Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken 5.464,80 TL harçtan daha önceden ödenen 341,55-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 5.123,25-TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye irad kaydına, -Davacılar tarafından yapılan; 341,55 TL peşin harcın davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, -Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ne göre hesaplanan 12.800,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, -1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına, C-Taraflarca yatırılan ancak sarf edilmeyen gider avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde taraflara resen iadesine, " ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, 2-Davacılar vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... A.Ş. vekilinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE, 3-İSTİNAF AŞAMASINDA; a-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacılara iadesine, b-Davalılardan alınan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davalılara iadesine, 4-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 150,00-TL dosya masrafından oluşan toplam 888,00-TL istinaf yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı ... A.Ş.'ye verilmesine, 6-Davalı ... tarafından yapılan 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı oluşan istinaf yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı ...'ya verilmesine, 7-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine, 8-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 9-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/05/2026