Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1104 E. 2026/1082 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1104
- Karar No
- 2026/1082
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1104
KARAR NO : 2026/1082
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/12/2022
NUMARASI : 2022/206 Esas 2022/954 Karar
DAVA: Tazminat (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/09/2009
Davanın usulden reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA : Davacılar vekili, müvekkili ... ... Ltd Şti'nin diğer müvekkili Hollanda'da mukim ... ... şirketine 29.264,91-Euro bedelli, brüt 21.379,20 kg siyah zeytin sattığını, ürünlerin müvekkili ... ... Ltd. Şti. tarafından taşıma için davalılardan ...'ya teslim edildiğini, sonrasında davalı ... tarafından 03/02/2008 tarihinde diğer davalı ... ... Ltd. Şti.'nin "..." plakalı araca yüklendiğini, diğer davalı ... İsviçre ...'nın da davalı ... ... Ltd. Şti.'nin taşıma sorumluluk sigortacısı olduğunu, aracın 03/02/2008 tarihinde İtalya'nın ... limanına gitmek üzere ... ... İşletmeleri'ne ait ... ... isimli gemiye yüklendiğini, geminin seyir halinde iken 06/02/2008 tarihinde yangın çıktığını ve müvekkilinin ürünlerinin zayi olduğunu, müvekkilinin zararlarının davalılardan talep edilmesine rağmen ödenmediğini ileri sürerek, 7.500-TL tazminatın ihbar tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikle davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH : Davacı vekili, 02/09/2016 tarihinde dava değerini 89.085,90- TL artırarak 96.585,90-TL olarak dava değerini ıslah etmiştir.
CEVAP : Davalı ... AŞ (önceki unvan: ... ... AŞ) vekili, davanın ...'nin 32. maddesi gereğince zamanaşımına uğradığını; emtianın satıcısı ve alıcısı olan davacıların aktif husumeti bulunmadığını; davaya konu hasarın ... adlı gemide yangın çıkması nedeniyle oluştuğunu, taşıyıcının herhangi bir kusuru olmadığını, yangının meydana geliş biçiminin basiretli bir taşıyıcının göstermesi gereken tüm özeni göstermesine rağmen engellenemeyecek ölçüde olduğunu, bu nedenle sorumlulukları bulunmadığını ve taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... ... Ltd. Şti. vekili, taşıma şeklinin ... olarak belirlenmesi nedeniyle gönderici davacı ... ... ... Ltd Şti.'nin dava ehliyetinin bulunmadığını, davanın ...'nin 32. maddesi gereğince zamanaşımına uğradığını, dava konusu emtianın taşındığı... gemisinde çıkan yangında zayi olması nedeniyle müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davacıların, emtianın gemiye yükleneceğini bildiklerini, aksi yönde talimatları olduğunu davacıların ispatlamasının gerektiğini, malların zayi olması ile ilgili olarak müvekkilinin kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... Ltd. Şti., davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI ve SÜREÇ: Mahkemece, 2014/268 esas, 2019/1055 karar sayılı ve 12/11/2019 tarihli kararla, davalı nezdinde sigortalı emtianın davalı ana ve alt taşıyıcı tarafından taşınması sırasında hasarlandığı, bu taşımanın ... hükümlerine tabi olduğu, ... hükümlerine tabi taşımalarda taşıyıcının eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen hasar ve kayıplardan sorumlu olacağı, ... (...) teslim şeklinde, malların işletmede teslim edilmesinden itibaren malla ilgili bütün masraf ve risk ile diğer yükümlülüklerin alıcı tarafından karşılanacağı, bu itibarla satıcı davacı ... ... Ltd. Şti.'nin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı; diğer davacı ... ... yönünden, HMK'nın 119/2. maddesi uyarınca vekaletnamenin sonradan ikmali ve asılın işleme icazet vermesi mümkün olup, davacının vekaletnamesinin dosyaya ibraz edildiği, emtianın ...'nin 23. maddesi kapsamında sınırlı sorumluluk hükümlerine göre yapılan değer tespitinin, emtianın fatura ve yüklenmek üzeri taşıyıcıya teslim edildiği yer ve zamandaki değerine göre yapıldığı ve bu tespitin, gerçek zarar tutarını yansıttığı gerekçesiyle, davacı ... yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın ... ... bakımından kabulüne, 96.585,90-TL'nin tahsilde tekerrür olmamak üzere, müteselsilen sorumlu davalılar ... ... Ltd. Şti ile ... ... Ltd. Şti. için 21/07/2008, ... (... ...) için ise 21/08/2008 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faiziyle davalılardan tahsili ile davacı ... ...'ye ödenmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar ... ve ... ... Ltd. Şti. vekillerinin istinaf başvurusu sonucunda, Dairemizin 2021/236 E., 2021/1956 K. sayılı ve 30/12/2021 tarihli ilamıyla, davacı ... ... vekilinin 17/06/2015 tarihli dilekçesi ekinde adı geçen şirketin vekaletnamesini sunulduğu belirtilmiş ise de, vekaletnamenin incelenmesinde... adlı şahsın vekaletnamesi ve kimlik belgesinin mevcut olduğu, bir tüzel kişilik olan davacının vekaletnamesi olmadığı gibi adı geçen şahsın şirketi temsilen hareket eden bir kişi olduğunun da belirlenemediği, mahkemece HMK'nın 77. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak düzenlenmiş vekaletname sunulmak üzere davacı vekiline kesin süre verilerek sonucuna göre işlem yapılması gerekirken yazılı şekilde davacı şirketi temsilen verilen bir vekaletname ibraz edilmeden davanın sonuçlandırılmasının doğru görülmediği; ayrıca Yargıtay 11. HD'nin aynı yangın olayında emtia sahiplerinin kara taşıyıcılarına karşı açtığı davalarda, İstanbul Deniz İhtisas Mahkemesi'nde görülmekte olan bir kısım davaların neticesini etkileyeceğinden sonucunun beklenmesi gerektiği yönünde hüküm verildiği (örneğin Yargıtay 11. HD'nin 2016/13153 E. ve 2018/1534 K.; 2012/15448 E. ve 2013/15829 K. sayılı ilamları), davalı ... şirketinin de İstanbul 17. ATM'nin 2019/211 esas (bozmadan sonra) sayılı dosyanın neticesinin beklenmesi gerektiğini ileri sürdüğü, söz konusu dava dosyalarında davalıların taraf bulunup bulunmadığı ve bildirilen dava dosyası neticesinin beklenmesinin gerekip gerekmediğinin belirlenmesi gerektiği; diğer yandan davalılar ... ile ... vekilince dava dilekçesine karşı yasal süresinde zamanaşımı defi ileri sürülmesine rağmen, mahkemece bu hususta bir karar verilmediği, gerekçede de davalıların zamanaşımı defi veya deniz taşıması hükümlerindeki hak düşürücü süre konusunda bir değerlendirme yapılmamasının da doğru olmadığı gerekçesiyle, davalılar ... ve ... ... Ltd. Şti. Vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararın kaldırılmasından sonra mahkemece, 12/11/2019 tarihli gerekçeli kararda belirtildiği üzere ... taşımada ürünlerin işletmede tesliminden sonra riskin alıcıya geçtiği, bu nedenle davacı satıcı davacı ... ... Ltd. Şti.'nin davada aktif husumetinin bulunmadığı; diğer davacı ... ... bakımından kaldırma kararı uyarınca, davacıya verilen kesin süreye rağmen eski vekaletnamenin sunulması dışında tüzel kişilikçe verilmiş bir vekaletname sunulmadığından HMK'nın 77. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı ... ... Ltd. Şti. yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine; davacı ... ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili, 01/04/2022 tarihinde ve 20/09/2022 tarihli ara karara istinaden süresi içinde 22/09/2022 tarihinde müvekkili ... ... şirketinin vekaletnamesinin sunulduğundan davanın reddinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, taşıma sırasında... gemisinde çıkan yangın neticesinde tamamen zayi olan emtia bedelinin akdi taşıyıcı, fiili taşıyıcı ve fiili taşıyıcının sigortacısından tazmini istemine ilişkindir.
Dairemizin kaldırma kararından sonra davacılar vekili kendiliğinden UYAP'tan sunduğu 31/03/2022 havale tarihli dilekçesinin ekinde ve mahkemenin 20/09/2022 tarihli ara kararına istinaden yine UYAP'tan süresinde sunduğu 22/09/2022 havale tarihli dilekçesinin ekinde, ... ...-Hollanda şirketi yetkilisinin şirket adına verdiği ... Başkonsolosluğu'nda düzenlenmiş vekaletnameyi dosyaya ibraz etmiştir. Sunulan vekaletname, davacı vekilinin 17/06/2015 tarihli dilekçesi ekindeki davacı şirkete ait olmayan eski vekaletname değildir. Buna rağmen mahkemece vekaletnamenin sunulmadığından ve sunulan vekaletnamenin eski vekaletname olduğundan bahisle, bu davacı bakımından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.
Somut olayda, davacı ... ... Ltd. Şti. tarafından diğer davacı ... ...'ye satılan emtianın İstanbul'dan .../Hollanda'ya taşınması işinin akdi taşıyıcı sıfatıyla davalı ... ... Ltd. Şti. tarafından üstlenildiği, davalı ... tarafından ... ... poliçesiyle sigortalı diğer davalı ... ... Ltd. Şti.'nin ise fiili taşıyıcı niteliğinde bulunduğu, bu davalıya ait aracın, emtia yüklü olarak ihbar edilen ... ...'ya ait ... adlı gemiye yüklendiği, geminin seyri sırasında 06/02/2008 tarihinde meydana gelen yangında ... gemisinin içindeki araç ve emtialarla birlikte tamamen zayi olduğu Dairemizce istinaf incelemesi yapılan emsal dava dosyaları nedeniyle bilinmektedir.
Davada donatanın taraf olmadığı; taşımanın araç boşaltılmadan bir kısmı deniz yolu ile taşındığından Türkiye-Hollanda olan güzergahı itibariyle uyuşmazlığın ... Konvansiyonu hükümlerine göre çözümü gerekmektedir. ... Konvansiyonunun 2. maddesi uyarınca kural olarak mal yüklü taşıtın, Konvansiyonun 14. maddesi hükmünün uygulandığı haller dışında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındığı hallerde, taşımanın tümü için ... Konvansiyonu hükümleri uygulanacaktır. Ancak diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda ortaya çıkan kayıp, hasar veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp, yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve bu nedenle oluştuğu kanıtlanırsa, karayolu taşıyıcısının sorumluluğu, ... Konvansiyonu'na göre, eğer söz konusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir mukavele yapılmış sayılır ve o mukaveleye konulması gelenekleşmiş hükümler uyarınca tayin edilir. O halde ziyanın karayolu taşımacısının bir fiil ve ihmalinden doğmayıp, diğer taşıma araçlarında taşınma sırasında ve bu nedenle oluşması halinde, karayolu taşımacısının sorumluluğu, ziyanın oluştuğu ulaştırma ortamında taşımayı düzenleyen kurallara göre tespit edilecektir (Yargıtay 11. HD'nin 2014/18962 E. ve 2015/13905 K. sayılı ilamı).
eTTK'nın 1062. maddesi "(1. fıkra) Taşıyan, kendi adamlarının ve gemi adamlarının kusurlarından, kendi kusuru gibi mesuldür. (2. fıkra) Zarar geminin sevkine veya başkaca teknik idaresine ait bir hareketin veya yangının neticesi olduğu takdirde taşıyan yalnızca kendi kusurundan mesuldür. Daha ziyade yükün menfaati icabı olarak anılan tedbirler geminin teknik idaresine dahil sayılmaz. (3. fıkra) Tereddüt halinde zararın teknik idarenin neticesi olmadığı kabul edilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Mahkemenin 12/11/2019 tarihli nihai kararında davanın ... ... bakımından kabulüne, 96.585,90-TL'nin tahsilde tekerrür olmamak üzere, müteselsilen sorumlu davalılar ... ... Ltd. Şti ile ... ... Ltd. Şti. için 21/07/2008, ... (... ...) için ise 21/08/2008 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faiziyle davalılardan tahsili ile davacı ... ...'ye ödenmesine karar verilmiştir. Bu karar davalı ... ... Ltd. Şti. tarafından istinaf edilmemiş olup, davalılar ... ... Ltd. Şti. ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmiş ve Dairemizin 30/12/2021 tarihli kararıyla bu davalıların istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Bu nedenle mahkemenin 12/11/2019 tarihli davalı ... ... Ltd. Şti. bakımından davacı ... ... için verdiği kabul kararı, istinaf edilmeyerek kesinleşmiştir. Buna karşın mahkemece bu husus gözetilmeyerek, davanın davacı ... ... için davalı ... Ltd. ... Şti. bakımından kesinleşen kararın tekrar edilmesi gerekirken, bu kez davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca davacı ... ... Ltd. Şti. bakımından mahkemenin 12/11/2019 tarihli kararıyla aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine verilmiş karar, adı geçen davacı bakımından istinaf edilmeyerek kesinleşmiştir. Buna göre her ne kadar mahkemece 15/12/2022 tarihli kararda önceki gibi davacı ... ... Ltd. Şti. bakımından aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden ret kararı verilmiş ise de, artık 12/11/2019 tarihli bu karar istinaf edilmeyerek kesinleştiğinden, 15/12/2022 tarihli kararda bu davacı açısından yeniden değerlendirme yapılmadan önceki kararın tekrarıyla aynı kararın verilmesi gerekmektedir.
Bu nedenlerle ve hem de içeriği itibariyle davacılar vekilinin istinaf başvurusu, davacı ... ...'nin davalılar ... ... Ltd. Şti. ve ...'ya yönelttiği talep bakımından incelenmiştir.
Davaya konu taşıma sırasında ürünlerin yüklendiği aracın içinde bulunduğu Pendik-... seferini yapan ihbar edilen şirketin işlettiği ... ... gemisi, 06/02/2008 tarihinde sefer sırasında içindeki 202 adet tır ve römork yüklü olarak yanarak batması üzerine zayi olmuştur. Bu olayda meydana gelen zayi zararları nedeniyle çok sayıda tazminat davası açılmış, davanın reddi ve kısmen kabulü kararları birden fazla kez bozmaya konu olmuş, bir davada verilen karar diğer davalar bakımından bekletici mesele yapılmış, 6'dan fazla bilirkişi kurulu raporu, bilimsel mütalaalar sunulmuş, pilot davada 15 yıldan fazla sürmüş yargılamada alınan tüm bilirkişi raporları sonrası oluşan yangın nedeniyle gemi donatanın yangın olayında kusurlu bulunmadığına karar verilmiştir. Gerekçeli kararlarda aynı olay nedeniyle mahkemede tazminata dair 213 dosyanın derdest olduğu belirtilmektedir. Yangın olayında yangının kısa sürede büyüyüp geliştiği ve hiç bir araç veya emtianın kurtarılamadığı anlaşılmaktadır. Tüm yargılama sürecinde, bir kısım akademisyenlerin uzman görüşü sunduğu, bir kısmının bilirkişilik yaptığı; tüm araştırmalara rağmen ana güvertede çıkan yangının çıkış sebebinin belirlenemediği; yangına müdahale edilemediği, kısa sürede tüm gemiyi sardığı belirlenmektedir. Alınan bilirkişi raporlarında gemide teknik kusur da tesbit edilememiştir. Dairemizin 30/12/2021 tarihli kaldırma kararında belirtilmiş ancak mahkemece bekletici mesele yapılmamış İstanbul 17. ATM'nin 2024/215 esas (öncesi 2019/211, 2016/94, 2011/411, 2008/151 esas) sayılı dosyasına ilişkin Yargıtay 11. HD'nin 2021/4620 esas, 2023/1074 karar sayılı ve 23/02/2023 tarihli ilamında "geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı" sonucuna varılmıştır.
Bozma ilamında zikredildiği üzere ayrıca aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesi'nin (2. Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesi'nin 15/12/2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da, dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü, taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre aynı yangın olayına ilişkin kesinleşmiş kararda çıkan yangın nedeniyle davaya konu emtiayı taşıyan tırın içinde bulunduğu geminin "donatanın kusuru" bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda gemideki yangının sebebinin belirlenememesi nedeniyle fiili taşıyıcının aracının içinde bulunduğu geminin içindeki tüm araçlarla birlikte yanması olayında, tedbirli taşıyandan beklenecek alacağı bir önlem bulunmadığı gibi yangının ilk olarak onun aracında başladığı da belirlenemediğinden, bu halin taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumdan ileri geldiği anlaşılmıştır. Bunun sonucu olarak da uğranılan zarardan dolayı istinaf incelemesi kapsamında davalılara yüklenebilecek bir kusurun olmadığı, delil olarak kabul edilen Yargıtay 11. HD'nin bozma ilamında varılan sonuçtan ayrıksı bir sonuca varacak delil dosyada bulunmadığından, davacı ... ...'nin davalılar ... ... Ltd. Şti. ve ...'ya karşı açtığı davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı ... ...'nin davalılar ... ... Ltd. Şti. ve ...'ya açtığı davanın reddi ile davacı ... ...'nin diğer davalı ... ... Ltd. Şti.'ye açtığı dava hakkındaki mahkemenin 12/11/2019 tarihli kararı kesinleştiğinden bu talep ve davacı ... ... Ltd. Şti. bakımından tekraren aynı kararın verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, 12/11/2019 tarihli kararla kesinleşmiş yönler tekrar edilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2022 Tarih, 2022/206 Esas - 2022/954 Karar sayılı kararının 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;
"Davacı ... ... tarafından davalı .... Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın kabulü ile 96.585,90 TL'nin 21/07/2008 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle davalı .... Ltd. Şti.'den tahsiliyle davacı ... ...'ye ödenmesine,
Davacı .... Ltd. Şti yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
Davacı ... ...'nin davalılar .... Ltd. Şti. ve ... AŞ aleyhine açtığı davanın reddine,"
İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;
"Alınması gereken 6.597,78-TL karar ve ilam harcından 101,30-TL peşin harç ile 1.522-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.623,30-TL harcın mahsubu ile kalan 4.974,48-TL harcın davalı .... Ltd. Şti.'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 1.638,90-TL peşin harçların davalı .... Ltd. Şti.'den alınarak davacı ... ...'ye verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 2.150-TL bilirkişi ücreti, 352,45-TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.502,45-TL yargılama giderinin davalı .... Ltd. Şti.'den alınarak davacı ... ...'ye verilmesine,
Davacıların davalılar .... Ltd. Şti. ve ... AŞ yönünden yaptığı masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı ... AŞ tarafından yapılan 147,95-TL yargılama giderinin davacılardan müteselsilen alınarak bu davalıya verilmesine,
Davalı ... Ltd. Şti. tarafından yapılan 40-TL yargılama giderinin davacılardan müteselsilen alınarak bu davalıya verilmesine,
Davacı ... ... lehine takdir olunan 10.476,87-TL vekalet ücretinin davalı .... Ltd. Şti.'den alınarak davacı ... ...'ye verilmesine,
Davalılar ... Ltd. Şti. ve ... AŞ lehine takdir olunan 9.200-TL vekalet ücretinin davacı ... ...'den alınarak bu davalılara verilmesine,
Davalılar ... Ltd. Şti. ve ... AŞ lehine takdir olunan 2.725-TL vekalet ücretinin davacı .... Ltd. Şti'nden alınarak bu davalılara verilmesine,
Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"
Davacılar tarafından yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacılara iadesine,
Davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 10/06/2026