Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1617 E. 2026/1056 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1617
- Karar No
- 2026/1056
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2025/1617 Esas
KARAR NO: 2026/1056
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:21/05/2025
NUMARASI:2022/814 Esas, 2025/387 Karar
DAVANIN KONUSU:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/06/2017
KARAR TARİHİ:01/07/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... A.Ş’nin davalı ...Ş’ye olan 411.949,41 TL borcunu temin için rehin sözleşmesi akdetmek sureti trafikte kendisi adına tescili ..., ..., ..., ..., ... ve ... plakalı araçların kaydına rehin konması için rehin sözleşmesi yapıldığını, ancak rehin sözleşmesinde tarih olmadığı için rehin sözleşmesinin geçersiz olduğunu, sözleşme tarihinin davacının sorumluğunu belirlemek için de gerekli olduğunu, bu kapsamda davacının sözleşmenin akdinden önce doğan borçlardan sorumlu tutulamayacağını, keza sözleşmede yer alan “rehin veren, kendisinin ve/veya ... .... A.Ş.'nin her türlü kredi sözleşmelerinden veya her ne sebeple olursa olsun doğmuş ve doğacak kefalet dahil her türlü borçlarının teminatı olarak” şeklindeki hükümle davacının belirsiz bir borç miktarı altına sokulduğunu, oysa sözleşme ile rehin verenin sorumlu bulunacağı azami limitin belirtilmesi gerektiğini, sözleşmenin davacıya okutulmadan imzalatılmasının TMK’ya aykırı olduğunu ancak tüm bunlara rağmen geçersiz sözleşmeye dayalı olarak Konya 8. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı takip dosyası üzerinden takip yapılmak sureti ile tüm araçların trafikten men edildiğini, kaldı ki 2015 yılında tüm borcun ödendiğini, tüm bu nedenlerden rehin sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile tamamen, bu kabul edilmediğinde kısmen iptalini, bu sözleşmeye dayanılarak açılmış olan icra takiplerinin tedbiren dava sonuna kadar durdurulmasını ve icra takiplerinin iptalini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ve ... .... A.Ş. aleyhine Konya 8. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyası üzerinden davacının maliki bulunduğu ve dava konusu araçlara ilişkin rehnin paraya çevrilmesine ilişkin takip başlatıldığını, söz konusu takibe ... .... A.Ş.'den olan muaccel ve meri alacaklar ile bu firmanın keşidecisi ve cirantası olduğu .... Şti.'nin müvekkiline ciro yoluyla devredilen çeklere ilişkin alacaklarının konu edildiğini, müvekkilinin ... .... AŞ.'den olan alacakları ile ilgili olarak Ereğli 1. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, .... Şti.'den olan alacaklarının tahsili için temlik cirosu ile devredilen ... .... A.Ş.'nin keşidecisi olduğu 19/01/2015 tarihli, 150.000,00 TL bedelli, 10/12/2015 tarihli, 150.000,00 TL bedelli ve 02/03/2016 tarihli, 148.710,00 TL bedelli çeklerle ilgili olarak Konya 8. İcra Müdürlüğü'nün.... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, .... A.Ş.'nin keşidecisi olduğu, ... .... A.Ş.'nin ciranta olduğu ve karşılıksız olan 09/02/2016 tarihli, 149.750,00 TL bedelli ve 23/02/2016 tarih, 149.250,00 TL bedelli çeklerle ilgili olarak Konya 8. İcra Müdürlüğü'nün.... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve bu takibin haricen tahsilatla kapatıldığını, müvekkili banka ile imzalanan rehin sözleşmesinin geçerliliğini koruduğunu, müvekkili tarafından başlatılan icra takiplerinin kesinleştiğini ve davacıların bu şekilde sözleşmenin iptalini talep etmelerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin istinafı üzerine ilk derece mahkemesince verilen bu karar; Dairemizin 2020/2091 E. - 2022/1590 K. sayılı ilamı ile kaldırılmıştır.İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında tarihi belirli olmayan taşıt rehin sözleşmesi imzalandığı; sözleşme kapsamında “rehin veren, kendisinin ve/veya ... .... A.Ş.'nin her türlü kredi sözleşmelerinden veya her ne sebeple olursa olsun doğmuş ve doğacak kefalet dahil her türlü borçlarının teminatı olarak” ..., ..., ..., ..., ... ve ... plakalı araçlarını bankaya rehnettiği; sözleşmenin 8 maddeden oluştuğu ve 2 sayfadan ibaret iş bu sözleşmede davacının el yazısı ile isim, soy isim, imza ve 2. sayfada ayrıca adresinin de yer aldığı,davacı vekilince taraflar arasında imzalanan rehin sözleşmesinde tarih olmadığı için rehin sözleşmesinin geçersiz olduğunu iddia edilmiş ise de, sözleşmede tarih bulunmamasının sözleşmeyi başlı başına geçersiz kılmayacağı, araçlara 06/10/2015 tarihli rehin kaydının eklendiği ve trafik kaydına işlendiği, sözleşmenin iş bu tarih itibariyle yapıldığının anlaşıldığı, taşıt rehin sözleşmesinin tarihi kapsamında iptalinin talep edilemeyeceği, davalı banka ile dava dışı ... A.Ş. arasında 17/09/2015 tarihinde üç milyon limitli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığı; ... ... ve ... ...'in yer aldığı, davalı banka cevabi yazısında dava dışı şirkete 06/10/2015 tarihinden sonra kredi kullandırılmadığının tespit edildiği, davalı bankanın 10/02/2020 tarihli yazı cevabında davadışı şirketin ... nolu kredi ekstresi kapsamında dava tarihinde borcu bulunmadığının bildirildiği, davacının davalı banka ve asıl borçlu arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde taraf olmadığı gibi dava dışı asıl borçlu ve diğer kefiller arasında akdedilen kefalet taahhütnamesinde de taraf olmadığı, dava dışı şirket ile davalı banka arasında imzalanan sözleşme ticari nitelikteki kredi sözleşmesinden kaynaklı olduğu ve davacının iş bu ticari nitelikte kredi sözleşmesinden kaynaklı imzalanan rehin sözleşmesi kapsamında davacının tüketici kabul edilemeyeceği, genel işlem koşullarına aykırılık iddiasının dinlenemeyeceği, kaldırma kararı sonrası alınan 24/02/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda dikkate alındığında, ara karar doğrultusunda sunulan beyan dilekçesi dikkate alındığında taraflar arasında yürütülen tek icra takibinin Konya 8. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyası olması nedeniyle iş bu dosya kapsamında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği, takip kapsamında talep edilen alacak kalemleri yönünden yapılan incelemede 3 kalem halinde davacıya ait rehinli araçların kasko değerinin toplamı olan 344.000-TL olarak dava dışı şirketin cari hesap borcunun 11/10/2016 tarihinde tahsil edildiğinin anlaşıldığı, vadesi gelmemiş çek yapraklarından kaynaklanan çek riski için hesap dökümü dosyaya ibraz edilmediğinden çek taahhüt riskinin tespit edilemediği, Konya 8. İcra Dairesi .... sayılı icra dosyası kapsamında düzenlenen 08/09/2022 tarihi tensip tutanağı ile, takipsizlik ile kapatılmasına karar verildiği, davacının menfi tespit davası açmakta haklı olduğu, taraf vekillerinin beyanları ve alınan bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde dava tarihi itibariyle takip dosyası kapsamında tüm alacak kalemleri yönünden dava dışı şirket tarafından ödenmediği, davacının sorumluluğunun bulunduğu ve dava devam ederken takip kapsamında ödemeler yapılması nedeniyle rehinlerin kaldırıldığı anlaşılmakla davacının Konya 8. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerektiği, davalının davadışı şirketten alacağı bulunduğu ve takip başlatmakta haklı olduğu, davanın kısmen kabulü ile, davacının taraflar arasındaki rehin sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile sözleşmenin ve takibin iptali taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacının Konya 8. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının Konya 8. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine ve davacı lehine vekalet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesi yönündeki kararı yönünden yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, işbu yargılama sırasında, Konya 8. İcra Müdürlüğü’nün .... sayılı menkul rehnin paraya çevrilmesi takibinin kesinleşmesine müteakiben dosyaya konu rehinli araçların ikisinin 2017 ve 2019 yıllarında icraen satılmış, diğer araçların rehinleri de yapılan ödemeler akabinde fek edildiğini, dolayısıyla icra dosyasına konu rehinli araç kalmadığını, davanın konusunu oluşturan uyuşmazlığın yargılama sırasında ortadan kalktığını, hal böyle olunca mahkemece, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekirken davacının, Konya 8. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine şeklinde karar vermesi yasaya uygun olmadığını, davanın konusuz kalması halinde vekalet ücreti dahil yargılama giderlerinin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre takdir edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir vekalet ücreti ile yargılama giderine hükmedilecek ise, sadece borçlu olmadığının tespiti talebi yönünden konusuz kalmasına karar verileceği dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği, zira, rehin sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile sözleşmenin ve takibin iptali taleplerinin reddedildiğini, mahkeme aksi kanaatte ise yerel mahkeme kararının aleyhlerine hükmedilen vekalet ücreti yönünden ve müvekkil banka lehine vekalet ücretine hükmedilmediğinden kaldırılması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, taşıt rehin sözleşmesinin ve bu sözleşmeye dayanarak açılmış olan icra takiplerinin iptali ile menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tarafların dava dışı ... .... AŞ.'nin kredi sözleşmelerinden doğmuş ve doğacak her türlü borçlarının teminatı için davaya konu taşıt rehin sözleşmesini imzaladığı, davalı tarafından davacı aleyhine Konya 8. İcra Müdürlüğü’nün .... sayılı dosyası ile rehnin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipten sonra (işbu davadan önce) dava dışı ... AŞ'nin cari hesap borcunun tahsil edildiği, buna rağmen davacının rehnin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipten feragat etmediğinden ve takibe konu araçlar üzerindeki rehinlerin işbu davanın yargılaması sırasında terkin edildiğinden, davacının rehnin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe karşı dava açmakta haklı olduğu, takibe konu rehinler terkin edilmekle birlikte, davalı tarafça takip kapatılmadığından menfi tespit davasının konusuz kaldığından söz edilemeyeceği, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesinde ve menfi tespit davası yönünden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-İlk derece mahkemesince rehin sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile sözleşmenin ve takibin iptali taleplerinin reddi, menfi tespit davasının kabulü şeklinde davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verildiği, bu nedenle sözleşmenin geçersizliğinin tespiti talebinin reddi yönünden davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi, (nispi harç alınmadığı için) yargılama giderlerinin 1/2'sinin de davacı üzerinde bırakılması gerekirken, hüküm kısmında tüm yargılama giderlerinin davalı tarafa yüklenmesi ve reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine takdir edilmemesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/05/2025 gün ve 2022/814 Esas, 2025/387 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
a-Davacının taraflar arasındaki rehin sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile sözleşmenin ve takibin iptali taleplerinin ayrı ayrı reddine,
b-Davacının Konya 8. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine,
c-Davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4-İlk derece yargılaması yönünden;
a)Alınması gereken 23.498,64 TL nispi karar harcından, peşin yatırılan 1.707,76 TL harç ve 5.037,14 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 16.753,74 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
b)Davacı tarafça sarf edilen 1.707,76 TL peşin harç ve 5.037,14 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 6.744,90 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c)Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 23.262,30 TL'nin davanın kabul ve red oranına göre (1/2) belirlenen 11.631,15 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
d)Kabul edilen kısım üzerinden davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 55.040,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e)Reddedilen kısım üzerinden davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-İstinaf yargılaması yönünden;
a)İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine,
b)İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
c)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/07/2026