Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/58 E. 2026/1211 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/58
- Karar No
- 2026/1211
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/58
KARAR NO : 2026/1211
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/12/2022
NUMARASI : 2021/355 Esas - 2022/722 Karar
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 15/06/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/06/2026
Davanın kabulüne ilişkin kararın, davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin bayiisi olan davalı şirkete su satışı yaptığını, davalı şirketten alacağını tahsil edemeyen müvekkilinin davalılara gönderdiği 25/02/2021 tarihli ihtarla davalı ...'ın müvekkiline verdiği 600.000-TL bedelli .../...'daki taşınmaz üzerindeki ipoteğin paraya çevrileceğinin bildirildiğini, borç ödenmediğinden davalılar aleyhine İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... esas satılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip başlatıldığını, ancak davalıların takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek, davalıların takibe itirazlarının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalılar vekili, müvekkillerinin davacıya borçlu olmadığını ve ihtara itiraz edildiğini; ipotek akit tablosunun 3. sayfasındaki 2. maddesinde açıkça görüldüğü üzere, ipoteğe konu tarla üzerindeki müvekkili ... hissesinin tamamına değil yarısına ipotek konulduğunu; davacının sunduğu cari hesabın 07/01/2021-09/06/2021 arasında olmasına rağmen faturaların 18/07/2020-20/10/2020 arasına ilişkin bulunduğunu; cari hesap tablosundaki alacak senetleriyle ilgili bilgi bulunmadığını; kaldı ki alacak senetlerinin mahkemeye sunulmuş ilgili tek cari hesap tablosuna göre sadece 30/12/2020, 30/01/2021 ve 28/02/2021 vade tarihli ilk üçünün davacının gönderdiği ihtarnameden önceki tarihli olup, toplam 300.000-TL tutarlı senetlerin bedeliyle talep edilen borç miktarının uyuşmadığını, alacak senetlerinin ipoteğe konu ticari ilişki-borçla ilgisinin açıklanmadığını ve 14/09/2017 tarihli bayilik sözleşmesinde alacak senetlerinin ödenmemesi halinde tüm borcun muaccel olacağına dair hüküm bulunmadığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, tarafların defterlerinin incelendiği bilirkişi raporuna göre, davacı ile davalı şirket arasındaki bayilik sözleşmesi kapsamında davacının davalıdan cari hesap alacağı bulunduğu, davalı şirket lehine diğer davalının adına kayıtlı taşınmazın ileride doğması muhtemel borçları teminen ipotek verildiği, ihtara rağmen 886.727,28-TL cari hesap alacağının olduğunun belirlendiği; ipotek belgesinin ilk sayfasında taşınmazın 1/2 hisse maliki davalı ... (...) ...'ın hissesine 600.000-TL bedelle davacı lehine ipotek konulduğunun belirtildiği, Tapu Sicil Tüzüğü gereği pay bölünerek rehin edilemeyeceğinden ipoteğin taşınmazdaki 1/2 hisse maliki davalının hissesinin tamamı üzerine konulduğu; davacının 886.727,28-TL alacaklı olduğu ve taleple bağlılık ilkesi gereği davalıların sorumluluğunun ipotek limiti olan ve talep edilen 600.000-TL'yle sınırlı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile; davalıların icra takibine itirazının ayrı ayrı iptaline, takibin borçlu davalılar yönünden takip talebindeki koşullarla tahsilde tekerrür olmamak ve borçlu davalı ... yönünden takipten sonra işleyecek faiz, takip masrafları ve vekalet ücretinin ipotek limiti olan 600.000-TL miktarıyla sınırlı olmak kaydıyla kaldığı yerden devamına, asıl alacağın (600.000-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalılar vekili, cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek, müvekkillerinin davacıya borçlu olmadığını ve ihtara itiraz edildiğini; ipoteğinin müvekkilinin hissesinin tamamı üzerine değil yarısı üzerine konulduğunu; cari hesap ile fatura tarihlerinin uyuşmadığını, cari hesabın büyük oranda takibin başlatılmasından ve hatta davanın açılmasından sonraki tarihleri kapsadığından iddianın temelsiz olduğunu; cari hesap tablosunun açıklanmadığını; cari hesaptaki sadece 30/12/2020, 30/01/2021 ve 28/02/2021 vade tarihli ilk üç senedin gönderilen ihtarnameden önceki tarihli olduğunu, toplam 300.000-TL tutarlı bu senetler ile talep edilen alacağın uyumlu olmadığını, alacak senetleriyle ipoteğe konu ticari ilişki-borcun alakasının açıklanmadığını; bayilik sözleşmesinde senetlerin ödenmemesi durumunda tüm borcun muaccel olacağına dair hüküm bulunmadığını; itirazların giderildiği ek veya ... bir rapor alınmadığını ve alacağın likit olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, davacı ile davalı şirket arasındaki bayilik sözleşmesi kapsamında diğer davalının taşınmazı üzerindeki ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu İstanbul Gayrimenkul Satış Dairesi'nin ... esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip dosyasının incelenmesinde, takip tarihinin 12/03/2021, alacaklı-davacı ... ... AŞ'nin, davalılar-borçlular ... ... Ltd. Şti. ile (ipotekli taşınmaz 1/2 maliki) ... 'dan 600.000-TL ticari defter ve kayıtlardan kaynaklı faturaya bağlı cari hesap alacağının aylık %3 faizle tahsilinin istenildiği, ipoteğin ... ... ... ... Mah. ... Ada ...Parsel 1/2 hisse üzerindeki 600.000-TL bedelli olduğu; davalıların itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.
İcra takibinden önce davacının davalılar ve tasfiye halindeki davalı şirketin (yetkilisi) tasfiye memuru ...'a gönderilen 25/02/2021 tarihli ihtarnamede şirketin cari hesap alacağı adına taşınmazın 1/2 hissesi üzerinde ipotek bulunduğu, borçların ödenmediği ve temerrüde düşüldüğü, alacağın tahsili için ipoteğin paraya çevrileceği ve tebliğden itibaren tüm borçların faiziyle ödenmesini, aksi halde 600.000-TL ipotek ve ferileri için ipoteğin paraya çevrilmesi için takip yapılacağının bildirildiği; davalılar ve dava dışı ...'ın 02/03/2021 tarihli cevabi ihtarıyla, bir kısmı muaccel olmamış ticari borçların ödenmemesi halinde ipoteğin paraya çevrileceğinin söylendiğini, ...'ın borcun tarafı olmadığı ve ipoteğin taşınmazdaki 1/2 hissesinin üzerine değil onun yarısı üzerine konulduğu ifade edilmiştir.
Davaya konu 07/10/2019 tarihli ipotek belgesinde borçlunun "... (1/2 hissesi)" şeklinde belirtildiği, ipotek bedelinin 600.000-TL, Derecesinin (1), faizin aylık %3 olarak belirlendiği; 5 sayfadan oluşan resmi senedin 1. sayfasında davalı ...'ın taşınmazın 1/2 maliki olduğu, "... ... Mah. ... Ada ... Parselin 1/2 hissesi ..., adına kayıtlı iken, bu defa adı geçen taşınmazaki hissesinin tamamı üzerinde aşağıda ayrıntıları yazılı diğer şartlarla birlikte 600.000-TL(altıyüzbin) bedelle... ..AŞ lehine 1. Derecede, Aylık %3 faizle ipotek tesis ettiğini ve ipotek alacaklısına vekaleten bu ipoteği... şirketi lehine yukarıda ve ekli sayfalarda yazılı bedel ve şartlarla kabul ettiğini, ..."; 2. sayfasında alacaklının davacı şirket, borçlunun davalı ... ... Ltd. Şti., ipotek verenin davalı ..., tapu kaydı bölümünde "arsa payı:1/2(yarısı), ipotek derecesi: 1. Derece ve 1. Sırada" olarak yazıldığı, 1. maddenin "1. İş bu ipotek; borçlu tarafından alınmış ve alınacak olan su pet viol damacana vs. doğmuş doğacak fatura mukabili cari borçların, keşidecisi, cirantası ve kefili sıfatı ile imzaladığı vadesi gelmiş veya gelecek, bono ve çeklerin ve taahhütlerin velhasıl sebep ve ciheti ne olursa olsun alacaklı... lehine doğmuş ve doğacak tüm borçlarından 600.000-TL (altıyüzbin TL) kadar olan kısmı ile; bu meblağa ilaveten gecikme cezası (temerrütün sonuçları dolayısıyla akdi ve kanuni talep edilebilecek tüm ferileri ifa eder), cezai şart , sigorta prim ücretleri, avans reeskont faizleri, akdi ve kanuni avukatlık ücreti, mahkeme ve icra masrafları, icra tazminatı, sair vergi, resim, harç ücret ve diğer tüm masraflar ile her ne ad altında olursa olsun tüm eklentilerin teminatını teşkil eder."; 3. sayfasındaki 2. ve 3. maddelerinin "2- Borçlunun, ...” ya karşı doğmuş veya doğabilecek borçlarının 600.000-TL (altıyüzbin TL) kadar olan kısmının teminatını teşkil eden iş bu ipotek, 1. Derece ve 1. Sırada (boş ve serbest dereceden istifade kaydı ile), fabrika alacaklı şirketin yönetiminde kaldığı süre ile sınırlı olmak üzere, ipotek verenin hissesinin yarısı üzerine kurulmuştur. Vadesinde veya sözleşme şartları tahtında temerrüt oluşması halinde; alacaklı taraf başkaca bir işleme lüzum olmaksızın ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna başvurma hakkına sahiptir...3- İpotek borçlusunun borçlarından herhangi birini vadesinde ödenmediği takdirde, tüm masrafları ile birlikte ipotekli gayrimenkulümün ve eklenti ile mütemmim cüzü ve de müştemilatlarından satılarak satış bedelinin borcu karşılayan kısmının ipotek alacaklısı...'ye ödenmesi taraflarca kabul ve taahhüt edilmiştir." şeklinde düzenlenmiştir.
Taşınmazın tapu kaydına göre, davacının tarla vasfındaki taşınmazda 1/2 oranda payı bulunmaktadır.
Davacı ile davalı şirket arasında 14/09/2017 tarihli bayilik sözleşmesine göre, davalıya ... ... mahallesinde davacının su (damacana vs.) ürünlerinin perakende satışını yapması hususunda bayilik verildiği; 9. maddesinde ürün bedellerinin peşin olarak ödeneceği, sadece davacının yazılı kabulü halinde vadeli satımın yapılabileceği, vade sonunda davacının ihtara gerek kalmadan yasal işleme ve mahsuba hak kazanacağı, sipariş anında davalı tarafından ürün bedellerinin peşinen nakden veya kredi kartı ile ödeneceği; 19. maddesinde sözleşmenin uygulanmasından doğabilecek her türlü ihtilafta HMK uyarınca sadece davacının ticari defter ve kayıtları, mutabakat belgeleri, cari hesap fişlerinin geçerli ve kesin delil olarak kabul edileceği düzenlenmiştir.
15/06/2021 tarihli dava dilekçesinin ekinde sunulan 12/05/2021 tarihli cari hesap ekstresine göre 07/01/2021-12/05/2021 tarihleri arasındaki hareketler itibariyle davacının alacağının 686.044,32-TL bulunduğu, yılın davalının devreden 184.452,63-TL borç kaydıyla başladığı, 14/01/2021, 05/02/2021, 05/03/2021, 06/04/2021 ve 10/05/2021 tarihlerinde 100.000-TL bedelli "alacak senetleri" açıklamalı davalıya borç kayıtlarının yapıldığı, bu işlemlerin akabinde "özel cari hareket" açıklamalı 242,91-TL, 251,48-TL ve 90-TL bedelli kayıtların işlendiği belirlenmiştir.
Davacının ticari defter ve kayıtlarının incelendiği talimat yoluyla ... ATM'den alınan 22/04/2022 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, 2020 yılının davalının 184.452,63-TL borç kaydıyla kapandığı, 2021 yılı itibariyle davalı borcunun 886.727,28-TL olduğu, 14/01/2021, 05/02/2021, 05/03/2021, 06/04/2021, 10/05/2021, 08/06/2021 ve 07/07/2021 tarihlerinde 100.000-TL bedelli "protestolu senet" açıklamalı davalıya borç kayıtlarının yapıldığı, bu işlemlerin akabinde "senet protesto masrafı" açıklamalı 242,91-TL, 251,48-TL ve 90-TL bedelli kayıtların işlendiği; 17/09/2020 tarihinde davalı şirketin davacıya 9 adet sıralı 100.000-TL bedelli protesto yevmiye kayıt tarihleri 06/11/2020-... olan protestolu senetlerin belirlendiği; davacının 2020 yılından 184.452,63-TL, 9 adet senetten dolayı hesap dökümüne göre 886.727,28-TL ve 4.620,73-TL protesto masraflarından dolayı alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Davalının defterlerinin ve davacının kayıtlarının incelendiği 22/09/2022 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda, davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, 2021 yılının açılış kaydına göre davalının davacıya 284.452,64-TL borç kaydıyla açıldığı ve arada başka hareket bulunmadığından aynı tutarla kapatıldığı, 2020 cari hesap ekstresinde, davacıda 17/09/2020 tarihinde kaydedilmiş 9 adet sıralı senedin vade tarihleri de belirtilerek (30/10/2020-30/06/2021 arasında her ayın 30. günü vade olacak şekilde) davalıda da aynı şekilde kayıtlı olduğu, davalının bu senetleri ödeme olarak kaydettiği, fakat bu tarihten 31/12/2020 tarihine kadar davalının 200.000-TL ödeme kaydı ile 24.337-TL fiyat farkı ve alış iade faturalarından davalı lehine kayıt olduğu, davacının davalıya çek ve senet iadeleri yaptığı; ilk bilirkişi raporundaki tespitlere göre davacının davalıdan alacaklı olduğu görüşü bildirilmiştir.
Somut olayda, davacı ile davalı şirket arasındaki bayilik sözleşmesi kapsamında doğmuş ve doğacak cari hesap alacağı ile vadesi gelmiş veya gelecek bono ve çeklerin doğmuş ve doğacak tüm borçların 600.000-TL'ye kadar olan kısmının teminatı için davalı ...'ın taşınmazdaki 1/2 payı üzerinde ipotek verilmiştir. Tapu Sicil Tüzüğü'nün "Paylı mülkiyete konu taşınmazlarda payın rehni" başlıklı 33. maddesinin 2. fıkrası "Taşınmaz, paylara ayrılarak rehnedilemeyeceği gibi, bir paydaşın payı da bölünerek rehnedilemez." hükmünü haizdir. Davalı ipoteğin taşınmazdaki 1/2 payın yarısı için verildiğini savunmuştur. İpotek resmi senedinin 3. sayfasında "ipotek verenin hissesinin yarısı üzerine" ipotek konulduğu belirtilmiş ise de, ipotek belgesinde ve resmi senedin 1. sayfasında ipoteğin davalının hissesinin tamamı üzerine konulduğu açıkça belirtildiğinden ve Tapu Sicil Tüzüğü'nün 33/2. maddesi gereğince, davalıların bu savunması yerinde değildir. Davalının davacıya verdiği ve protestolu senetlerin davalının cari hesabında da kayıtlı olduğu ve davalının senetleri ödediğine dair bir delil sunmaması nedeniyle, davalılar vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir. Ancak itirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı olup, davacının davalılardan talep edebileceği alacak tutarı da takip tarihine göre belirlenmek durumundadır. Bilirkişi raporlarında bu husus gözetilmeden, 15/06/2021 tarihinde açılmış olan davada davacının kayıtlarına göre 09/07/2021 tarihi itibariyle davalıdan olan 886.727,26-TL alacak tutarı olarak tespit edilmiştir. Davacının dosyaya sunduğu ve bilirkişiler tarafından incelenmiş ticari defter ve kayıtlarında, 12/03/2021 takip tarihi itibariyle davacının davalı şirketten olan alacak tutarının 485.451,36-TL olduğu tesbit edilmiştir.Bu halde davanın ipotek limiti 600.000-TL aşılmamak üzere 485.451,36-TL asıl alacak üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekirken, takip tarihindeki alacak tutarını aşacak şekilde 600.000-TL ipotek değeri üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş olması yerinde bulunmamıştır.
Yine, arabuluculuk ücreti hususunda karar verilmemesi hatalı olmuştur.
Öte yandan, belirlenebilir likit alacak için icra inkar tazminatına karar verilmesi yerindedir.
Açıklanan nedenlerle, davanın 485.451,36-TL asıl alacak üzerinden kabulü ile bu tutar üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın 600.000-TL üzerinden kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2022 Tarih 2021/355 Esas - 2022/722 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;
"Davanın kısmen kabulüne; İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında davalıların itirazının 485.702,84-TL asıl alacak bakımından iptaline, asıl alacağa aylık %3 temerrüt faizi işletilerek ipotek limiti 600.000-TL'yi aşmamak üzere takibin devamına, fazla istemin reddine,
%20 oranda hesaplanan 97.140,56-TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsiliyle davacıya ödenmesine,
İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;
"Alınması gereken 33.178,36-TL karar ve ilam harcından, icra veznesine yatırılan 3.000-TL mahkeme veznesine yatırılan 7.246,50-TL olmak üzere toplam 10.246,50-TL harcın mahsubu ile 22.931,86-TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile Hazineye ödenmesine,
Davacı tarafından yatırılan 10.305,80-TL peşin harçların davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 2.455,10-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.985-TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan 200-TL yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 40-TL'sinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, kalanın davalılar üzerinde bırakılmasına,
Davacı lehine taktir olunan 77.712,40-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalılar lehine taktir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
1.360-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 259-TL'sinin davacıdan, 1.101-TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"
Davalılar tarafından yatırılan 10.246,50-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalılara iadesine,
Davalılar tarafından yapılan 66-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 12,60-TL'sinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, kalanın davalılar üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 25/06/2026