Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/817 E. 2026/1260 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/817
Karar No
2026/1260
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/817

KARAR NO : 2026/1260

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/527

KARAR NO : 2022/212

DAVA TARİHİ: 15/10/2020

KARAR TARİHİ: 21/03/2022

DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 14/10/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, davalıya ait araçların ihlalli geçişi nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçişlerin tutarı ve yasadan kaynaklı para cezalarının tahsili amacıyla İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emrine davalı tarafından itiraz edildiğini beyan ederek itiraz iptali ile takibin devamını ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibinin yetkili dairede başlatılmadığını, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, bu nedenle gerek icra dairesinin gerekse mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacının iddia ettiği geçişlerin gerçekleşmesi ile müvekkili şirket arasında hizmet sözleşmesi kurulduğu yönündeki anlatımı hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere davacının talep ettiği dava konusu alacak sözleşmeden değil 6001 sayılı kanundan kaynaklandığını, müvekkili şirkete ait araçların ihlalli geçişlerinin söz konusu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının kurduğu ... vb geçiş sisteminin geçişleri okumaması, tanımaması, bankadan geçiş ücretlerinin çekmemesi vb gibi nedenlerden kaynaklanan sistem hatalarının müvekkili şirkete yükletilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek üzere bir an için ihlalli geçiş olduğu varsayılsa dahi, ihlalli geçişe ilişkin bir bildirim yapılmaksızın ceza uygulanmasının usul ve yasaya hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, davacının KDV isteminde bulunmasının dayanaksız olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; "..Mahkememizce resen görevlendirilen Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 17/01/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...İhlalli geçişlerin yapıldığı tarihler arasında ... plakalı araçların ...Limited Şirketi adına kayıtlı olduğu, Dosya içerisinde davalıya ait araçların ihlalli geçiş ücretlerinin ödendiğine dair herhangi bir belge ve bilginin bulunmadığı, Davacı tarafından İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile 20.09.2019 tarihli icra takibinin alacaklısının davacı ... Köprüsü ve ... A.Ş borçlu ise davalı ...Limited Şirketi olduğu, 60.619,50 TL Asıl Alacak (Geçiş Ücreti Para Cezası), 4.432,77 TL İşlemiş Faiz ve 797,90 TL KDV olmak üzere toplam 65.850,17 TL alacağının icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren (yıllık %19,5 Ticari Faizi – Değişen oranlarda) işleyecek faizin ve KDV’sinin birlikte tahsilinin talep edildiği, Davacı tarafın davalı taraftan Takip tarihi itibariyle 12.124,50 TL ihlalli geçişler, 48.495,00 TL dört kat ceza olmak üzere toplam 60.619,50 TL alacaklı olduğu, Davacı tarafından İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile talep edilen 4.432,77 TL işlemiş faiz +%18 kdv 797,90 TL’nin hesaplamalarımızla uyumlu olduğu ve talep edilebileceğine..." yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış ve yukarıda yer alan istinaf kararı da dikkate alındığında takibin devamı yönünde karar verilmiş..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilerek davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; geçiş bedellerinin tahsil edilmemesinin müvekkilinin ihmal veya kusurundan kaynaklanmadığını, geçiş anında bakiyelerin yeterli olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, aynı gün yapılan geçişlerden ücret tahsil edilmesinin de araçlarda bulunan .../... - cihaz/etiketlerinin arızalı olmadığını kanıtlar nitelikte olduğunu, geçiş sırasında tahsilat yapılmamasının davacıdan kaynaklandığını, davacının kurmuş olduğu sistemin arızasının müvekkiline yükletilemeyeceğini, dava konusu ceza idari para cezası niteliğinde olduğundan tebliğinin gerektiğini, icra dosyasındaki yetki itirazlarını da yinelediklerini yetkili icra dairesi ve mahkemenin müvekkilinin adresi itibariyle İstanbul Anadolu icra daireleri ve mahkemeleri olduğunu yani takip yetkili icra dairesinde başlatılmadığı gibi davanın da yetkili mahkemece açılmadığını, ayrıca icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, otoyol geçiş ücreti ödenmeksizin geçiş yapıldığı iddiası ile geçiş ücreti, ceza tutarı, işlemiş faiz ve KDV'nin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

İstanbul 31. İcra Dairesi'nin ... E sayılı dosyası ile; davacı tarafından 60.619,50 TL asıl alacak (geçiş ücreti para cezası), 4.432,77 TL işlemiş faiz ve 79,90 TL KDV toplam 65.850,17 TL alacağın takip tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talep edilmiş, ödeme emirlerinin tebliğinin ardından davalı tarafından yetki ve borca itiraz edilmesi üzerine eldeki dava İİK'nın 67.maddesi uyarınca yasal sürede açılmıştır.

İcra dairesinin yetkisi 2004 sayılı İİK'nun 50. maddesinde düzenlenmiş, para ve teminat borcu için takip hususunda usul kanununun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile tatbik olunacağı belirtilmiştir. Takip ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nun 6. maddesinde genel yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, aynı Kanun'un 10. maddesinde sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği ifade edilmiştir. Ayrıca 6098 sayılı TBK'nun 89. maddesinde para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcunun, alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiş olup davacı şirketin adresi itibariyle icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatıldığı ve davanın yetkili mahkemece açıldığı tespit edildiğinden bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. Nitekim Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 29/11/2021 tarihli 2021/23461 E. 2021/9283 K. sayılı BAM hukuk daireleri arasında yetki yönünden uyuşmazlığın giderilmesine dair kararında; "...6001 sayılı Kanun’un 30. maddesinin 5. fıkrası uyarınca ... sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerince gerçekleştirilen ihlalli geçişler nedeniyle ihlalli geçişten kaynaklı para alacağının genel hükümlere göre tahsilinde, işleten/alacaklının yerleşim yerindeki icra dairesinin de yetkili olduğuna, uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine..." karar verilmiştir.

6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 30. maddesinde geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali hali düzenmiştir, 5. fıkrasında; "... sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. Ücretin on katı fazlası olarak tahsil edilen ceza tutarının yüzde altmışı, tahsilini izleyen ayın yedinci günü mesai bitimine kadar, işletici şirket tarafından Hazine payı olarak, yıllık kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesine şekli ve içeriği Maliye Bakanlığınca belirlenen bir bildirimle ödenir. İşletici şirket tarafından Hazine payının eksik bildirilmesi veya hiç bildirilmemesi ya da bildirildiği halde süresinde ödenmemesi halinde, Hazine payının ödenmesi gerektiği tarih ile tahsil edildiği tarih arasında geçen süreye 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre uygulanacak gecikme zammı ile birlikte ilgili vergi dairesince 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir." (25/05/2018 tarihli, 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 18. maddesi ile "on" ibaresi "dört" şeklinde değiştirilmiş, ikinci ve üçüncü cümleler yürürlükten kaldırılmıştır.)

6. fıkrasında; "01+,0-sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından ücretsiz geçiş yapan araçlar, işletici şirket tarafından bu maddenin yedinci fıkrasında öngörülen sürenin bitimini takip eden ilk iş gününde en yakın trafik kuruluşuna bildirilir."

7. fıkrasında; "Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz..." düzenlemesi yer almaktadır.

6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 30.maddesi ile 05/07/2022 tarihli 31887 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7417 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla yeni eklenen hükümler bir arada değerlendirildiğinde; davalıya ait araçların ihlalli geçiş yaptığı dosya kapsamında yer alan CD görüntüleri ile sabittir. Davacı şirket tarafından geçiş ücretlerinin ve ceza bedellerinin tahsili noktasında uygulanması gereken yasal düzenleme, yasanın 30. maddesinin 5, 6 ve 7. fıkralarıdır. Davacı şirket tarafından tahsil edilen geçiş ücretleri ve cezalar idari para cezası niteliğinde olmadığından tebliğ zorunluluğu bulunmamaktadır.

Mahkemece mali müşavir bilirkişiden alınan kök raporda; "Davacı tarafından dosyaya sunulan CD içerisinde ihlalli geçişlere ilişkin liste bulunduğu (Tablo-1), Söz konusu listenin 18.01.2017-24.02.2017-03.2017 tarihlerindeki 0,75 kuruş tutarındaki 3 işlem hariç tamamın 29.03.2019-09.05.2019 tarihleri arasında gerçekleşen geçişlerden kaynaklandığı, listenin gecikme cezası dahil 60.619,50 TL olduğu tespit edilmiştir....CD içerisinde ayrıca ... 10 Adet araca ait geçiş görüntülerinin olduğu aşağıda örneklendiği şekilde geçişlerin belgelendiği tespit edilmiştir.... ekstrelerinin incelenmesi;

...’ın 24.09.2021 tarih 285 Sayılı Cevabı yazısında “İlgili yazınızda yer alan hesap numarası altında yer olan ... ürünlerinin tamamının müşterimizin vadesiz mevduat hesabına bağlandığı tespit edilmiştir. Vadesiz mevduat hesaba bağlı ... ürünlerimiz, teknik çalışma yapısı gereği, geçiş isteğinde yer alan tutarın ... ürününün bağlı bulunduğu vadesiz mevduat hesabından işlem anında tahsil edilmesi şeklinde çalışmaktadır” şeklinde açıklama yaptığı, ekinde sunulan Davalı ...LİMİTED ŞİRKETİ’ne ait 0158007298218387 nolu hesap ekstresinde ek hesap limitinin 5.000,00 TL olduğu diğer bir değişle bakiyenin -5.000,00 TL’ye kadar düşebileceği, (ek-1) ekstreye ait tüm işlemler incelendiğinde ise Davacı tarafından geçiş ihlalı olarak sunulan listenin içinde bulunan tarihlerde hesabın geçiş ücreti tahsili için uygun olduğu tespit edilmiştir.

Sonuç:

Davacı tarafından 12.124,50 TL tutarında geçiş ücreti olan Tablo-1’de listelenen ve görüntüleri CD içerisinde dosyaya sunulan kaçak geçişlerin olduğu,

Geçiş sırasında davalı tarafa ait araçların bağlı bulunduğu ... hesabında yeterli bakiye olduğu,

Bakiye olmasına rağmen davacı tarafından tahsilat yapılmadığı, tahsilatı yapılmayan tutarın 12.124,50 TL olduğu, söz konusu sonunun bankadan mı ... sisteminden mi kaynaklandığının anlaşılamadığı, ancak bankaya ait ekstreler incelendiğinde aynı günlerde birden fazla kez başka geçişler için ödeme yapıldığı, bu durumda ... ya da banka kaynaklı bir sorun olmadığı kanaatinin oluştuğu,

Davacı tarafından geçiş ihlallerinden sonraki 15 gün içinde hesaplarda yeterli bakiye olmasına rağmen tahsilat yapılmadığı.." yönünde tespitlere yer verilmiştir.

Ek raporda; İhlalli geçişlerin yapıldığı tarihler arasında ... plakalı araçların ...Limited Şirketi adına kayıtlı olduğu, davalıya ait araçların ihlalli geçiş ücretlerinin ödendiğine dair herhangi bir belge ve bilginin bulunmadığı, davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 12.124,50 TL ihlalli geçişler, 48.495,00 TL dört kat ceza olmak üzere toplam 60.619,50 TL alacaklı olduğu, ayrıca icra dosyası ile talep edilen 4.432,77 TL işlemiş faiz ve %18 kdv 797,90 TL'nin hesaplamaları ile uyumlu olduğu belirtilmiştir.

Mahkemece bilirkişiden alınan kök raporda "(ek-1) ekstreye ait tüm işlemler incelendiğinde ise ekstreye ait tüm işlemler incelendiğinde ise Davacı tarafından geçiş ihlalı olarak sunulan listenin içinde bulunan tarihlerde hesabın geçiş ücreti tahsili için uygun olduğu" tespitine yer verilmiş ise de ekstrenin ihlalli geçişe konu tarihlere dair kısmının 1280 sayfa olduğu, kaçak geçişler ile ekstrenin karşılaştırmaya esas teşkil edecek şekilde tablo halinde gösterilmediği anlaşıldığından, raporun bu haliyle denetim imkanının olmadığı tespit edilmekle hükme elverişli değildir.

Bilirkişinin esas aldığı ve Bankadan gelen cevap ve ekinde yer alan CD'de tüm araç plakalarına ilişkin toplu olarak aynı IBAN numarası üzerinden ihlalli geçişe konu tarihlere dair kısmı 1280 sayfa olan hesap hareketinin gönderildiği, bu haliyle kayıtların denetim imkanının bulunmadığı anlaşıldığından, ilgili bankadan her bir araç plakası yönünden ayrı ayrı olacak şekilde ihlalli geçiş tarih aralığı (15 günlük cezasız ödeme süresi de dikkate alınmak suretiyle) bildirilerek, geçiş kayıtlarının, bakiye bilgilerinin istenilmesi gerekmektedir.

Yine Karayolları Genel Müdürlüğünden ihlale konu her bir araç plakası yönünden ayrı ayrı olacak şekilde ihlalli geçiş tarih aralığı (15 günlük cezasız ödeme süresi de dikkate alınmak suretiyle) bildirilerek, geçiş kayıtlarının ... / ... bilgilerinin istenilmesi gerekmektedir.

Davacının yap-işlet-devret modeliyle Devletin yapmakla yükümlü olduğu bir kamu hizmetini yerine getirdiği sabittir. Bu hizmeti yerine getirirken aynen Devlet tarafından işletilen yollarda ve diğer işletmeler tarafından işletilen yollarında uygulanan sistem çerçevesinde hizmeti sorunsuz olarak yerine getirmesi esastır. Şayet davalıya ait araçlarda geçiş tarihinde yeterli bakiye olduğu yada geçiş tarihinden itibaren 15 gün içerisinde bakiyenin yeterli hale getirildiği tespit edilir ise bu durumda geçiş bedellerinin tahsil edilememesinin davalının kusurundan kaynaklandığı söylenemeyecektir. Zira davalı taraf geçiş bedellerini geçiş anında peşin olarak ödemek yada geçiş anından itibaren 15 gün içerisinde geçiş bedelini .../... hesaplarında bulundurmak zorunda olup bu sorumluluğunu yerine getirmiştir. Sistemin sorunsuz şekilde işleyişini sağlamak ise davacının yükümlülüğündedir. Hesaplarında yeterli miktarda geçiş bedeli bulunmasına rağmen, bu bedellerin davalıdan kaynaklanmayan, davalının dahli olmayan, teknik sorunlar nedeniyle tahsil edilememesi akabinde, sistemin sorunsuz şekilde işleyişini sağlamak davacının yükümlülüğünde olmasına rağmen davalıya ceza uygulamak hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayacaktır. Yani böyle bir durumda davalı, davacının işlettiği yollardan geçiş yaptığı ve bedeli ödenmediği için ödenmeyen geçiş ücretlerinden sorumlu ise de 4 kat ceza bedelinden sorumlu tutulmaması gerektiği kanaatine varılmıştır.

Mahkemece mali müşavir bilirkişiden alınan rapor hüküm kurmaya elverişli olmadığından anılan eksiklikler giderildikten sonra uzman bankacı ve bilgisayar mühendisi bilirkişi heyetinden davacıya ait sistem ile davalı .../... kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, ihlalli geçiş yaptığı iddia olunan araçların .../... sistemine kayıtlı olup olmadığı, her bir geçiş yönünden, geçiş anında yeterli bakiyelerinin olup olmadığı, bakiye yeterli olması durumunda geçiş ücretinin niçin sistemden tahsil edilemediği, bakiye yeterli değilse otomatik yükleme yapılıp yapılmadığı, otomatik yükleme yapılmış ise geçişten itibaren 15 gün içerisinde davacı tarafça tahsilat yapılıp yapılmadığı/tahsilatın mümkün olup olmadığı hususlarında denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu alınmalıdır.

İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka takibe konu alacağın likit ve belli olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nın 07/06/2006 tarihli, 2006/19-295 E. 2006/341 K. sayılı ilamı). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 16/06/2022 tarihli 2022/3213 E. 2022/5927 K sayılı kararı; "...mahkemece; geçiş ücretinin davalı şirket tarafından yasal süresi içinde ödenmediği, bu nedenle davacı şirketin 6001 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca geçiş ücreti ile kesinleşmiş olan dört katı tutarındaki cezadan ibaret olan alacağını takibe konu ettiği, alacak miktarının belirlenebilir (likit) nitelikte olduğu gözetilerek, alacak miktarının tamamı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olduğundan, Adalet Bakanlığının yerinde görülen kanun yararına temyiz talebinin kabulü gerekir..." şeklindedir. Bu nedenle davalı tarafın alacağın likit olmadığına dair itirazları ise yerinde değildir.

Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 bendi uyarınca kararın kaldırılması ve Dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yapıldıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/527 E. 2022/212 K. Sayılı 21/03/2022 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,

3-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,

4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,

5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/817, K. 2026/1260, T. 21.03.2022, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-817-e-2026-1260-k-df7256fbf03a