Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1965 E. 2026/1288 K. – Alacak

Konu: Alacak

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1965
Karar No
2026/1288
Karar Tarihi
Konu
Alacak

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/1965

KARAR NO:2026/1288

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:09/03/2022

NUMARASI:2021/99 Esas - 2022/141 Karar

DAVANIN KONUSU:Alacak (Bayilik sözleşmesinden kaynaklanan)

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ... Gebze/Kocaeli (... 1 İstasyonu) ve ... Gebze/Kocaeli (... İstasyonu) adreslerinde kurulu bulunan 2 adet LPG istasyonu için 13/03/2018 ve 10/04/2018 tarihinde 5 yıl süreli birer otogaz bayilik sözleşmesinin (ve onlara ek çerçeve protokoller ve taahhütnameleri) imzalandığını, mezkur sözleşmelere göre ...'ın davalıya ... edeceği, davalının da sözleşme şartlarına göre münhasıran ...'dan aldığı bu ürünü mezkur iki istasyonda son tüketicilere satacağını, davalının bayilik lisanslarının 6 aydan fazla gayrifaal olması nedeni ile ... tarafından (... 2 için 27/02/2020 tarihinde, ... 1 için 28/08/2020 tarihinde) iptal edildiğini, davalının EPDK lisanslarının iptal etmesi ile bayilik yapmasının hukuken imkansız hale geldiğini, bunun üzerine bayilik sözleşmelerinin muaccel borçlarının da ihtar edilerek davacı tarafından feshedildiğini, bayilik sözleşmeleri ile aynı gün davalı ile imzalanan ekli ürün alım taahhütnamelerine göre davalının davacıdan her bir istasyon için ayrı ayrı yılda en az 210 ton otogaz almayı, eksik aldığı ton başına ise 120USD cezai şart ödemeyi üstlendiğini, ... 1 istasyonu için 13/03/2018-13/03/2013 ve ... 2 istasyonu için 10/04/2018-10/04/2023 tarihleri arasında yürürlükte kalması gereken bayilik sözleşmelerinin, davalının istasyonları gayrifaal tutması sebebi ile lisans iptali sonucu süresinden önce 29/07/2020 tarihinde sona erdiğini, davalının sözleşmelerin yürürlükte kaldığı sürece eksik ürün alarak, lisansının sona erdiği tarih ile bayilik ilişkisinin normalde son bulması gereken (işlememiş) dönemde ise hiç ürün almayarak cezai şartı muaccel hale getirdiğini, davalının ürün alım taahhütnamelerine aykırı olarak ... 1 istasyonu için 1.026,80 ton, ... 2 istasyonu için ise 1.034,18 ton (toplada 2.060,98 ton) eksik ürün aldığını, ton başına cezai şart tutarı olan 120 USD ile çarpıldığında davalının toplam cezai şart borcunun 247.317,60USD olduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla otogaz ürün alım taahhüdüne aykırılıktan doğan 15.000TL cezai şart alacağının sözleşmesel faiz/ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 10/12/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; davalarını 3.403.081,92 TL'ye ıslah ettiklerini belirtmişlerdir.Davalı vekili savunmasında özetle; davacı ile 5 yıl süreli otogaz bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 1.istasyon için 13/03/2018 ve 2.istasyon için 10/04/2018 tarihinde imzalandığını, sözleşme hükümlerine göre davacının ... gaz vereceğini, davalının da alarak ... gazı son tüketicilere satacağını, davacı ile davalı arasında bir cari hesap açıldığını, davalının bu cari hesaptan 700.000TL alacaklı iken bu paranın davalıya ödenmediğini, 700.000 TL'ye mahsuben gaz siparişlerinin, davacı tarafından yerine getirilmediğini, davacının ayrıca 700.000TL bedelli ... Bankası AŞ'ye ait teminat mektubunu nakde çevirdiğini, ... gaz alınamadığı için... lisansının EPDK tarafından iptal edildiğini, lisansın iptaline ... gazı vermeyen davacının sebebiyet verdiğini, kusurun davacıda olduğunu, lisansın iptalinden sonra 1.istasyon için 28/08/2020 tarihinde ve 2.istasyon için 27/02/2020 tarihinde EPDK tarafından iptal edilince ... satışının da mümkün olmadığını, her iki istasyonun ... satış lisanslarının EPDK tarafından iptal edildikten sonra ürün alınının gerçekleşmediğini, bayilik sözleşmesinde hüküm altına alınan gaz miktarlarının eksik kaldığını, davacının toplam 247.317,60USD miktarda cezai şart talep edebilmesi için TBK uyarınca aranan şartları yerine getirmiş olması gerekmekte olduğunu, TBK hükümlerine göre akaryakıt bayilik sözleşmelerinden doğan cezai şartın ifaya eklenen ceza konulu hükümlerine tabi olduğunu, 5 yıl süreli otogaz bayilik sözleşmesi ve eki taahhütnamede bayinin yıllık asgari alım taahhüdünde bulunmasına rağmen yıllar itibari ile taahhüdüne uymadığını, davacının ceza koşulunu talep edebilmesi için takip eden yılda henüz bayiye mal vermeden önce ceza koşulu ile ilgili çekince bildirmesi veya bu konuda noterden ihtarname göndermesi gerektiğini, davacı tarafından gönderilen çekince bildirimi ve noterden gönderilmiş bir ihtarname olmadığını, ayrıca davacının yeni yılda ilk fatura ve irsaliyeye koyacağı bir açıklama ile bu koşulu yerine getirebileceğini, böyle bir şartın yerine getirilmediğini, sözleşmenin fesih edildiğini, davacının taleplerinin haksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;"...Mahkememizce davacı ve davalı ticari defterlerinde yaptırılan incelemede istasyon ayrımı yapılmaksızın her iki sözleşmeye istinaden verilen ürünlerin birlikte ticari deftere kaydedildiği, mahkememizce yaptırılan inceleme sonucu tanzim olunan 21/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda iptal edilen bayilik lisansına ait istasyon için ayrı bir ürün satışının tespit edilemediği, davacı tarafından satılan tüm ürünlerin halen lisansı devam eden bayilik için satış yapıldığı görülmüştür. Bu husus dikkate alındığında, lisansı iptal edilen ... sayılı adrese ait olan ve 13/03/2018 tarihli 1 nolu sözleşmeye ilişkin 3 aylık süre içerisinde sözleşmenin EPDK'ya ibraz edilmemesi sebebiyle yürürlüğe girmediği ve bu bayiye ilişkin lisansın iptal edildiği görülmüştür. Dolayısıyla davacı ile davalı arasında akdedilen 13/03/2018 tarihli sözleşmenin hiç yürürlüğe girmediği, davacının bu sözleşme uyarınca davalıya hiç ürün satışında bulunulmadığı, davacı tarafından söz konusu bu istasyon için sözleşmenin yürürlüğe girdiği davalıya ürün sattığı ve davalının sözleşme uyarınca eksik ürün aldığı ispatlanamadığından, bu sözleşmede ön görülen cezai şart isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir. 2 nolu sözleşmeye konu olan istasyon için ise davacı tarafından davalıya mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarına göre toplam 39 ton ürün satışının yapıldığı (2018 yılında 15.875kg, 2019 yılında 23.157 kg olmak üzere toplam 39.032kg yani 39 ton ürün satıldığı) söz konusu sözleşmede 5 yıllık ürün alım taahhüdünün 1050 ton olduğu, sözleşme süresi boyunca toplam eksik kalan ürün tonunun 1011 ton olduğu görülmüştür. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin "a" bendinde sözleşme süresinin hitamımda ve/veya her bir yıllık sözleşme süresinin sonunda eksik kalan miktar üzerine ton başına 120 USDnin ödeme gününde uygulanmakta olan TCMB Döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığında kar mahrumiyeti ödemenin düzenlendiği, her ne kadar davalı tarafından kar mahrumiyeti talebi için Yargıtay'ın uygulamaları gerekçe gösterilerek her bir yıllık dönem sonunda ihtarname çekilmediği ileri sürülmüş ise de, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin "a" bendine göre sözleşme süresinin hitamımda ve /veya her bir yıllık sözleşme süresinin sonunda hesaplanacak eksik ürün miktarına göre kar mahrumiyetinin talep edilebileceği düzenlendiğinden, başka bir anlamda davacı tarafça söz konusu sözleşme ile her bir yıllık dönemlerde ihtarname çekmeksizin sözleşme sonunda yada "c" ve "d" bentlerinde belirttiği gibi her bir yıllık sözleşme hitamımda talep edebileceği gibi sözleşmenin sona ermesinden sonra veya kendi belirleyebileceği dönemlerde talep edilebileceği, ayrıca sözleşmenin feshinde yada sona ermesinde her ne sebeple olursa olsun sona ermesine müteakip ... Gaz tarafından aynı ticari bölgede yeni bir bayilik tesis edilip edilmeyeceğine bakılmaksızın dahi isteyebileceği düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu nedenle sözleşmenin feshi sonrası davacının sözleşme süresi sonuna kadar tüm yıllar için eksik ürün alımına dair kar kaybı talebinde bulunabileceği değerlendirilmiştir. Buna göre işbu sözleşme uyarınca davalının 5 yıllık süre boyunca toplam 1050 ton ürün alma taahhüdünde bulunduğu, 2018 ve 2019 yılları boyunca toplam 39 ton ürün aldığı, davalı bayinin eksik ürün alması ve satış faaliyetlerini 6 ayı aşkın süre ile askıya alması sebebiyle sözleşmenin davacı şirketçe fesh edildiği, eksik ürün alımı ve ürün almama eyleminin de yaptırılan ticari defter incelemeleri ile sabit olduğu, bu kapsamda feshin de haklı olduğu sonucuna varılarak, davacının 1050-39 = 1011 ton için kar mahrumiyetini karşılayacak şekilde cezai şart isteminde bulunabileceği, sözleşmede davacının ton başına 120 USD cezai şart talep edebileceği, bunun ise 121.300USD olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar sözleşmedeki düzenlemeler söz konusu bedelin kar mahrumiyeti olduğu belirtilmiş ise de, esasen sözleşmede yapılan bu düzenlemenin yani eksik ürün alımı ifa yerine geçen cezai şart niteliğini taşıdığı değerlendirilmiştir. Kural olarak davalının ve davacının tacir olması, tacirler arasında akdedilen sözleşmelerde düzenlenen cezai şart bedellerinden indirim yapılamayacağı, ancak söz konusu cezai şartın davalı şirketin ekonomik olarak mahvına sebep olması halinde mahkemece söz konusu cezai şarttan makul bir indirimin yapılması gerektiği, bu kapsamda davalı şirketin ekonomik durumu, ilk başta sözleşmeyi imzalanırken satış yapabileceği miktardan daha fazla ürün alım taahhüdünde bulunmuş olması gibi hususlar dikkate alınarak, cezai şarttan takdiren %40 oranında indirim yapılarak davacı lehine davalı aleyhine 72.780USD cezai şarta hükmetmek gerekmiştir. BKnun 99/2 ve 3.maddeleri uyarınca ülke parası dışında başka bir para birimi ile ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borcun ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile de ödenebileceği, ülke parası dışında başka bir para birimi ile belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı bu alacağını aynen veya vade yada fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesini isteyebilir. Yine yerleşmiş Yargıtay kararları uyarınca alacaklı tarafından yabancı para biriminden aynen ifa talebinde bulunmadığı, vade yada fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden çevrilmesini talep etmediği ve seçimlik hakkını TL cinsinden kullandığı durumlarda, artık talebini belirlemiş olmaktadır ve bu talebi daha sonra değiştiremez. Davacı da dava dilekçesinden önce çekmiş olduğu ihtarname ile davalıyı temerrüde düşürmüş olması itibariyle ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan kur üzerinden talepte bulunması, bu kapsamda vade tarihi itibariyle yürürlükte olan kur üzerinden TL cinsinden talepte bulunulmuş olması sebebi ile sözleşmeye göre talep edebileceği 72.780USD cezai şartın dava tarihindeki kur olan 7,0897TL'den alacak miktarı TL'ye çevrilmiş olup, davacının talep edebileceği 515.989,00TL yönünden davanın kabulü gerektiği kanaatine varılmakla, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 515.989,00TLnin (15.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 08/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte kalan kısmın ise ıslah dilekçesinde faiz istenmemesi nedeniyle faizsiz olarak) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısımlar yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş..." gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 515.989,00 TL'nin (15.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 08/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte kalan kısmın ise faizsiz olarak) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkemece yapılan %40 takdiri indirimin son derece haksız olduğunu, asıl hatanın, lisansın iptal edildiğini, bayilik sözleşmesinin hiç yürürlüğe girmediğinin belirtilmiş olarak söz konusu istasyon yönünden cezai şart talebinin reddi olduğunu, mahkemece EPDK'ya Gebze Kocaeli ... 1 istasyonu ve ... 2 istasyonu LPG lisanslarının devam edip etmediğine dair müzekkereye cevapta her ne kadar şirkete 21.05.2013 tarihli bayilik lisansı verildiği 18.06.2018 tarihli başkanlık oluru ile sonlandırıldığı denmiş ise de davalı ... lisans sürecince mevcut şirketi ile yanı unvanda yeni bir şirket kurarak lisansını yeni şirketi üzerinden aldığını,EPDK'nın mahkemeye verdiği cevapta yazılanın aksine 18.06.2018 olmayıp 23.02.2022'de sonlandırıldığını, unvanların aynı oluşunun maddi hataya sebebiyet verdiğini, EPDK'nın davalının piyasadaki bir başka dağıtıcı olan ... Ofisi ile ilgili lisans başlangıç ve bitiş tarihlerini mahkemeye bildirdiğini, lisansın iptalinden sonra her iki istasyon yönünden de davalının cevap dilekçesinin 7 nolu bendinde bayilik ilişkisinin var olduğunu, kendisinin teyit ettiğini, davalının sözleşmeye girmediği lisansın başlamadığı yönünde bir iddiasının olmadığını, lisansı olmayan bir yere ... ikmalinin hukuken mümkün olmadığını, mahkemenin belirttiğinin aksine ... 2 gibi ... 1'de bayilik sözleşmesi ve dolayısıyla lisanslarının tarafları bağlayarak yürürlüğe girdiğini, taraflar arasında imzalanan ve dosyada mevcut bayilik sözleşmesinin EPDK'ye sunulduğunu içinde lisansın EPDK tarafından yayınlanarak yürürlüğe konulduğunu, bu durumun teyiti için esasa girilmesi durumunda belirtilen vergi numaralı davalı şirketin ... Gebze Kocaeli adresinde faaliyet göstermesi için dağıtım şirketi müvekkili şirket olarak verilen ... bayilik lisansının ne zaman başladığı ve sonlandırıldığının sorulmasını talep ettiklerini, söz konusu vergi numarasının dosya içerisinde mevcut olduğunu, muhatabın ... vergi nolu ... olduğunu oysa EPDK cevabında yazılı ...'in vergi numarasının ... olduğunu, bu ikisinin unvanlarının aynı ama birbiri ardına kurulan farklı şirketler olduğunu, bilirkişinin eksik ürün ve cezai şart tutarını eksiksiz hesapladığını, 247.436,00 USD olarak hesaplandığını, mahkemece cezai şart indirimi yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, ıslah tutarı için ayrıca faiz istenmesine gerek olmadığını, 2017/8 Esas, 2019/3 karar sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Büyük Genel Kurul kararında bu hususun belirtildiğini ifade ederek, kararın kaldırılmasını, dosyanın mahkemeye iadesine veya bilirkişi incelemesi yapılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan iki adet ... istasyonu için otogaz bayilik sözleşmesinin 13.03.2018 ve 10.04.2018 tarihli 5 yıl süreli sözleşmeler gereği cezai şart ödeme hükmünün kararlaştırıldığını, cezai şartın davacı tarafça talep edilebilmesi için davacının kendi yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini, kendi sorumluluklarını davacının yerine getirmediğini, taraflar arasındaki cari hesapta davalının alacaklı olduğunu, 700.000,00 TL'nin davalıya ödenmediğini aynı zamanda gaz siparişi işlerinin yerine getirilmediğini, davacıya verilen teminat mektubunun nakde çevrildiğini, kusurun tamamının davacıda olduğunu, eksik alım nedeniyle noterden ihtarname çekilmediğini, ayrıca faturalara çekince konmadığını iddia ederek, kararın kısmen kaldırılmasını talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, bayilik sözleşmesi ve taahhütnameler kapsamında cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, iki adet standart otogaz bayilik sözleşmesi ile birlikte protokoller ve ürün alım taahhütnamelerin imzalandığı, sözleşmenin davacı şirket tarafından fesih edildiği hususlarında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.Uyuşmazlık, dava konusu iki adet istasyondan dolayı davacının talep etmekte haklı olduğu, cezai şart alacağının yanlış tespit edilip edilmediği, cezai şart alacağının reddedildiği bayilik yönünden EPDK'nın cevabı yazısının dava konusu istasyonla ilgili olup olmadığı, mahkeme tarafından cezai şart alacağından yapılan %40 takdir indiriminin yerinde olup olmadığı, ıslah dilekçesinde faiz talep edilmediği gerekçesiyle bu alacak kalemi yönünden faize karar verilmemiş olması ile davacı şirketin cezai şart alacağının sübuta erip ermediğine ilişkindir.Dosya kapsamından, taraflar arasında 10.04.2018 tarihinde Gebze Kocaeli ...'de mevcut olan bayilik için ... Bayilik Sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme süresinin 13.maddede; 5 yıl olarak belirlendiği, sözleşmenin feshinin 15.maddede; fesih sonuçlarının ise 16.maddede yer aldığı, 16/b fıkrasında; bayinin kendisine ariyet olarak verilen malzemeleri teslimde gecikmesi halinde cezai şart alacağının kabul ve taahhüt ettiğine yer verildiği, 25.maddede; cezai şart başlığı ile bayinin sözleşmeyi ve eklerini taahhütlerini mevzuatın herhangi bir hükmünü kısmen veya tamamen ihmal etmesi ve/veya sözleşmenin ... tarafından 14.madde kapsamında feshi halinde bayinin ...'in diğer zarar, ziyan, kar mahrumiyeti, sözleşmenin diğer hükümlerinde yer alan cezai şart vb hakları saklı kalmak şartıyla ödeyeceği cezai şarta yer verildiği, taraflar arasında 13.03.2018 tarihinde imzalanan standart otogaz bayilik sözleşmesinin ise Gebze Kocaeli'de yer alan ... numaralı bayilikle ilgili olduğu, söz konusu bayilik sözleşmesinin yukarıda yer verilen sözleşme hükümleri ile aynı nitelikte olduğu, bayilik sözleşmesinde bayinin vergi numarasının ... olduğu, 10.04.2018 tarihli bayilik sözleşmesinde de aynı vergi numarasına yer verilmiş olduğu, 13.03.2018 tarihli ve 10.04.2018 tarihli ayrı ayrı düzenlenen ürün alım taahhütnamesinde bayinin yıllık asgari 210 ton, toplam 1050 ton otogaz ürün alacağı, eksik kalan miktar üzerinden ton başına 120,00 USD tutarın ödeneceği hususuna yer verildiği, 10.04.2018 tarihli sözleşme ve taahhütnamenin bulunduğu taşınmazın üç parsel sayılı taşınmaz olduğu, 13.03.2018 tarihli ürün alım taahhütnamesine dair sözleşmenin 4 nolu parsel için imzalanmış olduğu, taahhütnamede belirtilen miktarların aynı nitelikte bulunduğu, davacı şirket ve dava dışı şirket tarafından davalı şirket ile dava dışı gerçek kişilere karşı Beşiktaş .... Noterliğinde düzenlenen 29.07.2020 tarihli ihtarname ile davalı muhataplar ile müvekkilleri arasında ... Mahallesi, ... ve ... nolu Gebze Kocaeli adreslerinde kurulu bulunan toplam iki adet akaryakıt ve ... İstasyonu ile ilgili olarak 13.03.2018 ve 10.04.2018 tarihli beşer yıl süreli akaryakıt ve otogaz bayilik sözleşmeleri ile çerçeve protokoller ve taahhütnameler ve sair sözleşme eklerinin imzalandığı, gerçek kişiler arasında beş yıl süreli kira sözleşmeleri akdedilerek taşınmazların tapu kaydına şerh edildiği, akdedilen akaryakıt bayilik sözleşmeleri, protokoller, taahhütnameler ve sair sözleşme eklerinin 22.06.2018 tarihinde akdedilen mutabakatlar ile tüm hak, yükümlülük, teminat ve borçlar ile birlikte ... Akaryakıt'a devredildiği, muhatap ...'in sözleşme ve ekleri kapsamında şirketlerin öngördüğü cins ve miktardaki petrol ürünlerini her zaman satışa hazır bulundurmak ve istasyonu 24 saat açık tutmak suretiyle hizmet vermekle yükümlü iken akaryakıt istasyonlarının ürünsüz bırakıldığı, kapalı tutulduğu, satış faaliyetinin en az altı aydır durdurulması nedeniyle akaryakıt istasyonuna ilişkin bayilik lisansının ilgili mevzuat gereğince ... tarafından iptal edildiği, hali hazırda muhatabın akaryakıt bayilik faaliyetini yürütmesinin petrol piyasası mevzuatı kapsamında mümkün olmadığı, ayrıca muhatabın mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerini vadelerinde gerçekleştirmemiş olduğu, müvekkiller nezdinde muaccel borçlarının bulunduğu, muhatabın akaryakıt ve otogaz bayilik sözleşmelerine, eklerine aykırı davranışları nedeniyle kira ve bayilik sözleşmelerinin devamının imkansız hale geldiği belirtilerek 10.03.2018 ve 10.04.2018 tarihli akaryakıt ve ... - Otogaz bayilik sözleşme ve eklerinin feshedildiği belirtilerek bayilik sözleşmesi kapsamında ...'in eksik ürün alım nedeniyle mal ve hizmet alımlarından kaynaklı 8.914,00 TL, bayilik sözleşmesi ve eklerinden kaynaklı 5 yıl süre ile bayilik yapması için muhatabı ödenen yatırım bedeli iadesinden kaynaklı iki istasyon için toplam 4.351.104,13 TL hukuksuz davranışlar nedeniyle süresinden önce feshedilmesinden dolayı iki istasyon için toplam 600.000,00 ABD cezai şart, bayilik sözleşmesi kapsamında asgari ürün alım taahhüdünün eksikliğinden dolayı tahakkuk edilen 2.585.930,00 ABD Doları kar mahrumiyeti talebinde bulunulduğu, davacı vekili tarafından ürün alım taahhütnamelerine aykırı olarak ... istasyonu için 1.026,80 ton, ... İstasyonu için ise 1.034,18 ton, toplamda 2.062,98 ton eksik ürün alındığını, ton başına cezai şart tutarı olan 120,00 USD ile çarpıldığında cezai şart borcunun 247.317,60 USD olacağını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair iş bu cezai şart alacağına dair davayı açmış olduğu anlaşılmıştır.Tarafların dosyaya delillerini ibraz etmesi ve ilgili delillerin celbi sonrasında bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir.16.08.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı şirketin 2018-2019-2020 takvim yıllarına ait ticari defterlerinin incelendiği, davacı şirketin ticari defterinin TTK 64-65-66 ve 82 Mad. ve VUK 220-226 maddesine göre 2018-2019-2020 yılına ait açılış tasdikinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, (E-DEFTER) kayıt nizamı bakımından VUK 215-219 Mad. hükümleri ile muhasebe sistemi uygulama tebliğlerine uygun olduğu, incelenen ticari defterlerin davacı lehine delil vasfına haiz olduğu, davacının davalıya 2018 yılında 87.055,89 TL bedelli 15.875 kg., 2019 yılında ise 131.582,68 TL bedelli 23.517 kg. otogaz olmak üzere toplamda 218.638,57 TL bedelli 39.032 kg.otogaz satmış olduğu, her iki tarafın ticari defter, belge ve kayıtlarının birbirini destekler nitelikte olduğu, davalı şirketin 2018-2019-2020 takvim yıllarına ait ticari defterlerinin incelendiği, davalı şirketin ticari defterinin TTK 64-65-66 ve 82 Mad. ve VUK 220-226 maddesine göre 2018-2019-2020 yılına ait açılış tasdikinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından VUK 215-219 Mad. hükümleri ile muhasebe sistemi uygulama tebliğlerine uygun olduğu, incelenen ticari defterlerin davalı lehine delil vasfına haiz olduğu, davalının, davacıdan 2018 yılında 87.055,89 TL bedelli 15.875 kg., 2019 yılında ise 131.582,68 TL bedelli 23.517 kg. otogaz olmak üzere toplamda 218.638,57 TL bedelli 39.032 kg.otogaz satın aldığı, her iki tarafın ticari defter, belge ve kayıtlarının birbirini destekler nitelikte olduğu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2014 / 4694 esas 2014/6585 karar no.lu ilamında özetle her yıl sonunda bir yıl önceki yıllara dair ceza koşullarının (şartların) istenebilmesi takip eden yılda henüz ifaya başlamadan önce çekince bildirmesi veya ihtar çekilmesine bağlı olduğu, bunlar yapılmadan müteakip yıla ait ceza koşulu istenemiyeceği son yıla ilişkin ceza şart alacağının istenebileceği önceki yıllara ait olanların ise istenemiyeceği belirtildiği ve karara bağlandığı, bu karar gereğince davacı dağıtım şirketi' nin her yıl sonunda oluştuğunu bildirdiği ( ürün alım ( satış taahhütnamesinde belirtilen yıllık alım miktarı - satın alınan ürün miktarı eksik alınan miktar) dolayısıyla bildirdiği bu eksik ürün alım miktarına ilişkin ceza bedelinin talep edildiğine dair tebliğ edilmiş herhangi bir belgeye , ihtara dosyada ulaşılamadığı bu itibarla , dava konusu cezai şart alacağının davalı yandan talep edilemiyeceği görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.Davacı vekili rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesinde; raporda eksik ürün miktarının doğru şekilde tespit edildiğini ancak mahkemenin yerine geçilerek hukuki değerlendirme yapıldığını ve davalıya eksik ürün alımı hakkında her bir sözleşme yılı sonunda ihtar çekilmediği gerekçesiyle cezai şartın talep edilemeyeceğinin belirtildiğini, bu tespitin hatalı olduğunu, emsal Yargıtay kararlarının mevcut olduğunu, sözleşmede ihtar çekme yükümlülüğünün aksine bir hüküm yoksa şartının belirtildiğini, sözleşmenin ayrılmaz parçası olan ve her iki istasyon için ayrı ayrı düzenlenen ürün alım taahhütnamelerinde eksik ürün alımına ilişkin cezai şart hesabının her bir sözleşme yılı sonunda veya sözleşme sona erdiğinde yapılacağının açıkça yazılı olduğunu, müvekkilinin cezai şart talep etmekte seçimlik hakkının bulunduğunu belirterek ek rapor alınmasını talep etmiştir.Dava dışı EPDK 23.09.2021 tarihli cevabı yazısında;...Mahallesi ... nolu parsel 3'te Gebze Kocaeli adresinde yer alan ...- Otogaz İstasyonunun bayilik lisansı almak üzere ... Şirketinin 11.04.2018 tarihli dosyada başvuruda bulunulduğu, başvuru sonucunda şirkete bayilik lisansının 13.04.2018 tarihli sayı ile verildiği, lisansın halen yürürlükte olduğu, ... Mahallesi, ... nolu parselde yer alan ... Otogaz istasyonunun bayilik lisansı için şirketin 16.05.2013 tarihli dosya ile başvuruda bulunduğu, şirkete 21.05.2013 tarihli lisans verildiği, lisansın 18.06.2018 tarihli başkanlık oluru ile sonlandırıldığı, sonlandırmaya dair evrakın gönderilmiş olduğu belirtilmiştir.İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Zincirkuyu Vergi Dairesi Müdürlüğü 07.10.2021 tarihli cevabı yazısında; dairenin ... vergi kimlik numaralı mükellefi ... Şirketinin kayıtlarında beyan etmiş olduğu 2018, 2019 ve 2020 dönemlerine ait kurumlar vergisi beyannameleri sunulmuştur.21.10.2021 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda; tüm yılları kapsar şekilde cezai şart tutarının tespitinın,10.4.2018 tarihli ürün alım taahhütnamesi dikkate alındığında, 2018 yılı taraf defterlerinde 15.875 kg ürün alındığının belirlendiği, bu durumda kıstelyevm hesabına göre 153 ton ürün alınması gerektiğinden, 137.125 Kg eksik ürün alındığının görüldüğü, sözleşmedeki kar mahrumiyeti tutarı dikkate alındığında, 16.440 115 - 16.455 $ ödenmesi gerektiği, 2019 yılı taraf defterlerinde 23.157 Kg ürün alındığının belirlendiği, bu durumda 210 ton ürün alınması gerektiğinden, 186.843 Kg eksik ürün alındığının görüldüğü, sözleşmedeki kar mahrumiyeti tutarı dikkate alındığında, 22.320 4101 - 22.421 $ ödenmesi gerektiği, 2020 yılı taraf defterlerinde ürün alındığının belirlenemediği, bu durumda 210 ton ürün alınması gerektiğinden, sözleşmedeki kar mahrumiyeti tutarı dikkate alındığında, 25.200 $ ödenmesi gerektiği, 2021 yılı taraf defterlerinde ürün alındığının belirlenemediği, bu durumda 210 ton ürün alınması gerektiğinden, sözleşmedeki kar mahrumiyeti tutarı dikkate alındığında, 25.200 $ ödenmesi gerektiği, 2022 yılı taraf defterlerinde ürün alındığının belirlenemediği, bu durumda 210 ton ürün alınması gerektiğinden, sözleşmedeki kar mahrumiyeti tutarı dikkate alındığında, 25.200 $ ödenmesi gerektiği, 2023 yılı bu durumda kıstelyevm hesabına göre 58 ton ürün alınması gerektiğinden, sözleşmedeki kar mahrumiyeti tutarı dikkate alındığında, 6.960 $ ödenmesi gerektiği, mahkeme davalının 5 yıllık kar mahrumiyeti ödemesine karar verirse 121.436 $ isteneceği sonucuna varılmış olduğu, 13.3.2018 tarihli ürün alım taahhütnamesi dikkate alındığında, defter incelemeleri bir bütün halinde ticari ilişkiyi belirttiğinden bayi tarafından alınan tüm ürünler aa) kısmında belirtilmiş olduğu, 5x 210 x 120 - 126.000 $ isteneceği sonucuna varıldığı, toplam kar mahrumiyeti 121.436 * 126.000 - 247.436 $ istenebileceği, (davacı talebi 247.317,60 $ dır) fesihten önceki son dönem dikkate alınarak talep edilebilecek cezai şart tutarının tespitinin sözleşmenin feshinden önceki bir yıllık dönemde 3.999 kg ürün alınmış olduğu, 206.001 kg eksik ürün alınmış olup, 24.720,12 $ istenebileceği, cezai şart alacağının davalının ekonomik mahvına sebebiyet verip veremeyeceği, dosyadaki 01.06.2020 tarihli Kurumlar Vergisi beyannamesine göre davalı zarar bildirdiğinden cezai şart alacağının davalının ekonomik mahvına neden olacak nitelikte görülmekle beraber bu konuda takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.

Davacı vekili dava değerini ıslah ederek artırmıştır. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden,13.03.2018 tarihli 65 sayılı adrese ait sözleşmenin üç aylık süre içerisinde EPDK'ya ibraz edilmemesi sebebiyle yürürlüğe girmediği, bu bayiye ilişkin lisansın iptal edildiği gerekçesi ile davacının davalıya ürün sattığı ve davalının davacıdan eksik ürün aldığının ispat edilmediği belirtilerek söz konusu bayilik yönünden talebin reddine, 2 nolu sözleşmeye konu 10.04.2018 tarihli taahhütname kapsamında ise davanın %40 takdiri indirim uygulanmak suretiyle kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kabul kararında ıslahla artırılan miktar yönünden faiz işletilmemiştir.Dava, bayilik sözleşmesi kapsamında cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında 13.03.2018 tarihli ve 10.04.2018 tarihli iki adet standart otogaz bayilik sözleşmesi imzalanmıştır. 13.03.2018 tarihli bayiliğin bulunduğu Gebze Kocaeli ili ... numara 4 parseldeki bayiliktir. Her iki bayilik Gebze Kocaeli'nde olmakla birlikte 13.03.2018 tarihli bayilik 65 numaralı ve 4 parselde yer almakta iken 10.04.2018 tarihli 2.bayilik sözleşmesi ise 147 numara ve 3 parselde yer almaktadır. Taraflar arasında imzalanan standart otogaz bayilik sözleşmelerine ek olarak ayrı ayrı aynı tarihli ürün alım taahhütnamesi düzenlenmiştir. Taahhütname kapsamında davacı şirket söz konusu sözleşmeleri 29.07.2020 tarihli ihtarname ile feshederek eksik ürün alımlarından kaynaklanan cezai şart alacağının tahsilini talep etmiştir. Her iki sözleşmede davalı şirketin vergi sicil numarası ... 'dır. Mahkeme tarafından dosyaya celp edilen EPDK Sıvılaştırılmış ... Gazları Piyasası Dairesi Başkanlığının 23.09.2021 tarihli cevabı yazısında; 65 numaralı 4 parselde yer alan otogaz istasyonuna otogaz bayilik lisansı almak üzere davalı şirketin 16.05.2013 tarihli dosya ile başvuruda bulunduğu, yapılan tetkik sonucunda söz konusu şirkete 21.05.2013 tarihli bayilik lisansının verildiği, lisansın 18.06.2018 tarihli başkanlık oluru ile sonlandırıldığı belirtilmiştir. Aynı cevapta; davalı şirketin söz konusu lisansına ilişkin sonlandırma olurunun dilekçe ekinde ibraz edildiği belirtilmiştir.18.06.2018 tarihli EPDK kurumunun ... Bayilik Lisansı sona erdirme talebi olurunun incelenmesinden, talep tarihinin 22.03.2018 olduğu, sona erdirme gerekçesinin sıvılaştırılmış petrol gazları piyasası lisans yönetmeliğinin 17.maddesinin (d) bendi uyarınca üç ay içerisinde herhangi bir dağıtıcı ile sözleşme yapılmamış, kuruma tadile ilişkin bir başvurunun yapılmadığının tespit edilmesi hususunun gösterildiği, 4 parselde kayıtlı vergi kimlik numarası ... olan davalı şirket adına kayıtlı bayilik lisansının sona erdirilmesine dair belgeler olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında 4 nolu parsel üzerinde yer alan sözleşme tarihi yukarıda yer verildiği üzere 13.03.2018 olup, davalı şirketin bayilikler için sözleşmede belirtmiş olduğu vergi sicil numarası ... 'dır. Bu durumda mahkemece dosyaya ibraz edilen cevabı yazıdaki davalı şirketin bayiliğinin sonlandırılmasına dair cevabı yazıda şirket vergi sicil numarasının farklı olduğu göz önünde bulundurularak bu çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre 4 parselde yer alan 13.03.2018 tarihli bayilikle ilgili olarak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir iken dosya kapsamına uygun olmayan, dava konusu bayilikle olduğu anlaşılamayan cevabı yazıya istinaden verilen karar isabetli görülmemiştir.Kabule göre ise Yargıtay İçtihatı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 2017/8 Esas, 2019/3 Karar ve 24.05.2019 tarihli ilamında belirtildiği üzere bir miktar para alacağının faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği kısmi davada, dava konusu miktarın kısmi ıslahla faiz talebi belirtilmeksizin artırılması halinde artırılan miktar bakımından dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedileceğine dair ilamın aksine karar verilmiş olması da isabetli görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,

2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talepleri hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine,

4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,

5-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 08.07.2026

KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a hükmü uyarınca karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1965, K. 2026/1288, T. 08.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1965-e-2026-1288-k-973523fb391c