Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1212 E. 2026/1265 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1212
- Karar No
- 2026/1265
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1212
KARAR NO : 2026/1265
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/456
KARAR NO : 2020/350
DAVA TARİHİ: 12/07/2019
KARAR TARİHİ: 18/09/2020
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 14/10/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ücret ödemeksizin müvekkili tarafından işletilen köprü ve otoyollardan geçişi yaptığını, ödenmeyen yol ücretleri ve yasal ceza bedellerinin tahsili için İstanbul 7.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptalini ve %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; "...Geçiş ihlaline, OGS/HGS hesabı bulunan aracın geçişi sırasında elektronik bariyerin otomatik olarak açılmaması halinde vakıf olunacağı, bariyerin açılmaması halinde geçiş ücretinin ödenmemesinden haberdar olunmamasının mümkün olmadığı, bu şekilde gişe görevlisi tarafından sürücüye ihlal bildirimi verilerek geçiş ücretinin 15 günlük süre içerisinde ödenmesinin ihtar edileceği, araçta hem OGS hem de HGS bulunmasına rağmen hesapta para bulunsa bile OGS/HGS hesabı bulunan bankadan veya ... den olumlu cevap gelmemesi (Provizyon alınamaması) halinde gişede bulunan görevliye nakit veya kredi kartı ile ödeme yapılabildiği, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve ... Gişelerinin Tamamında Bulunmasa da raporda yer alan fotoğrafta görüldüğü üzere, gişelerde bariyer ve gişe görevlisinin konumlandırılmış olduğu. ödemenin alınamadığı hususunda araç sürücüsü bilgilendirilmeden ihlallı geciş bildirim formu araç sürücüsüne tebliğ edilemeden bariyerin açılamayacağı, bariyer bulunan gişe geçişleri esnasında davalı şirket aracına ait banka ve ... hesaplarından ödemelerin alınamadığı hususunda araç sürücülerine davacı şirketçe gerekli ihlal bildirimlerinin yapılmış olduğuna kanaat getirildiği, dava konusu ... plakalı aracın ihlalli geçişlerine esas döküm listesi dosya kapsamına sunulduğu anlaşılmıştır. ... Köprüsü ve ... Geçişlerine esas Reşadiye - Fenertepe - Mecidiye - Alemdağ - Paşaköy gişelerinin Bariyerli gişe oldukları, gişelerde bariyer ve gişe memurlarının bulunduğu, bariyerin açılmaması nedeniyle araç sürücülerinin ise görevliler ile iletişim halinde kalacakları, ödemenin alınamadığı hususunda araç sürücüsü bilgilendirilmeden ihlalli gecis bildirim formu araç sürücüsüne tebliğ edilemeden bariyerin açılmayacağı kanaatine varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle gişedeki memurunun varlığı gözetilerek davalı şirket araç sürücüleri durumdan (ücreti ödenmeyen geçiş) haberdar edildiği. Olay günü itibarıyla araç sürücülerine ihlalli geçişi bildiriminin yapılmış olduğuna kanaat getirilmiştir. İhlalli geçiş bildirimlerinden davalı şirket yönetiminin şoförlerce haberdar edilmesi gerekeceği, ... - ... - İkitelli geçişlerinin ise bariyersiz sistem ile HGS/OGS hesapları üzerinden tahsilatların yapılmakta olduğu, geçişler esnasında HGS/OGS cihaz ve etiketlerinin takılı ve hesaplarda yeter bakiye bulunması gerekeceği, davalı tarafça İhlalli geçişler hususunda (bilirkişi raporunda yer alan çizelge 1 - yeter bakiye üzerinden ödemenin yapıldığına dair) belge sunulmadığı, HGS-OGS bakiye bilgilerinin hesabın açıldığı ... A.Ş. veya ilgili bankanın internet sitesinden görülebileceği, Araç sürücüsü veya sahibince internet ortamından ihlalli geçiş sorgulamaları yapılabildiği, İhlal tarihinden 15 gün içerisinde ödeme yapılabilmesinin mümkün olduğu, raporda yer alan çizelge 1 de detayı verilen ihlali geçişler için İhlalli geçişi takip eden 15 gün içerisinde ödeme yapıldığına ilişkin belgenin dosyamız kapsamında mevcut olmadığı, davalının ihlal yapıldığı iddia edilen tarihlerde aracının ihlalli geçiş bildiriminde ver alan gişelerde olmadığına ilişkin bir itirazının bulunmaması ve davacı tarafça sunulan fotoğraflar ile geçişler belgelenmiştir. Geçişler esnasında geçiş ücretini karşılayacak yeter bakiye bulunması gerekmektedir. Bu hususta davalı tarafça sunulmuş belge bulunmamaktadır. Geçişler esnasında HGS/OGS hesaplarında yeter bakiye bulunmuş olsa Reşadiye - Fenertepe - Mecidiye - Alemdağ - Paşaköy gişelerindeki bariyer açılacak geçişlerde cezalı duruma düşülmeyeceği ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak, Davalının ihlalli geçiş tarihlerini izleyen 15 (onbeş) gün içinde Geçiş Ücretlerini cezasız ödeyebileceği sürelerin sonu temerrüt tarihi olarak baz alınmak suretiyle 3.477.20 TL + 13.908.80 TL. = 17.386.00 TL. tutarlı asıl alacak (geçiş bedeli+ceza) bedeline, temerrüt tarihi olan 15 günlük Geçiş Ücretini cezasız ödeyebileceği süre ile takip tarihi (28.10.2017) aralığında yıllık %9,75 faiz oranı dahilinde 562,98 TL. faiz tutarı ile 562,98 TL x 0.18 KDV- 101.34-TL KDV hesaplanmasının ve davalı tarafça icra dosyasına sunulan bilirkişi raporunda Çizelge 3'de yer alan ödeme belgelerinden davalı tarafça icra müdürlüğüne verilen itiraz dilekçe ekinde yer alan ödeme belgelerinden davalı tarafça yukarıda dökümü yapılan tarih ve zaman dilimlerinde gişe geçişleri için gişede ödeme yapıldığı tespit edilmiş olduğundan takibe konu geçiş ücret talepleri ile karşılaştırılarak ve bilirkişi raporunda yer alan çizelge 1 ve 2 de detayı yer alan geçiş bedeli - ceza bedeli ve faiz hesaplamarında düşümü yapılmak suretiyle karar verilmiş olup, davalı taraf icra dosyasına itiraz ile aracında hesaplarında para olmasına rağmen takip alacaklısının sisteminin geçiş ücretini çekmediğini belirtmiş ise de yukarıda izahına çalışılan sebepler ve taraflarca ibraz edilen deliller üzerinde yapılan inceleme ile davalı tarafa ait aracın belirtilen tarihlerde ücret ödemeden geçtiği hususunun kamera ve ihlali geçiş bildirimi ile tespit edildiği, davalı taraf adına tahakkuk ettirilen cezanın yasal dayanağının 6001 Sayılı Kanunun 30.md/5 olduğu, ceza tahakkuk ettirilmesi için 15 gün içinde geçiş ücretinin ödenmemesinin yeterli olduğu, ayrıca geciş ihlali yapan tarafa tebliğine gerek olmadığı ve bu hali ile icra takibine davalı tarafça yapılan itiraz mahkememizce yerinde görülmemiştir. İcra takip talebinde 49.614,40 TL asıl alacak 1.397,83-TL faiz ile 251,61-TL KDV olmak üzere toplam 51.263,84-TL talep edilmiştir.
Dava konusunun cezanın yasal dayanağı olan 30/5 maddesi 7144 Sayılı Kanun ile 16/05/2018 tarihinde değiştirilmiş, 10 katı tutarındaki ceza miktarı 4 katına indirilmiştir. Davalı tarafın davasının kısmen kabulü ile, İstanbul 7. İcra Dairesinin... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın 3.477,20-TL geçiş ücreti, 13,908,80-TL ceza tutarı , 562,98-TL yıllık % 9,75 işlemiş faiz ve 101,34-TL KDV olmak üzere toplam 18.050,32-TL bakımından iptali ile takibin bu miktarlar bakımından devamı ile davalı tarafın icra dosyasına yapmış olduğu itirazın haksız ve davacı tarafın alacağını geç almasına sebep olacak nitelikte bulunduğu anlaşılmakla davalı taraftan 18.050,32-TL nin %20 si oranında hesaplanan 3.610,06-TL icra inkar tazminatının alınarak davacı tarafa verilmesine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda asıl alacak yönünden hatalı değerlendirme yapıldığını, davalı tarafından icra dosyasına ödeme belgesi olarak sunulan belgelerin ödemeyi kanıtlamadığını, verilen kararın hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, otoyol geçiş ücreti ödenmeksizin geçiş yapıldığı iddiası ile geçiş ücreti ve ceza tutarının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün... E. takip sayılı dosyası ile davacı tarafça, davalı aleyhine 49.614,40 TL geçiş ücreti ve para cezası (10 kat), 1.397,83 TL faiz, 215,61 TL KDV alacağı olmak üzere toplam 51.263,84 TL'nin tahsili için ilamsız takip başlatılmış, ödeme emrinin tebliğinin ardından davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine eldeki dava İİK'nın 67.maddesi uyarınca yasal sürede 35.997,83 TL (ceza tutarının yasal değişiklikle 10 kattan 4 kata düşürülmesi sebebiyle) üzerinden açılmıştır.
6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 30. maddesinde geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali hali düzenmiştir, 5. fıkrasında "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) (…) (Ek cümleler: 1/7/2022-7417/53 md.) Bununla birlikte, bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir. Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir."
6. fıkrasında "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından ücretsiz geçiş yapan araçlar, işletici şirket tarafından bu maddenin yedinci fıkrasında öngörülen sürenin bitimini takip eden ilk iş gününde en yakın trafik kuruluşuna bildirilir."
7. fıkrasında "Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz. (Ek cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) Otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen yabancı plakalı araçlara uygulanan idari para cezaları için bu fıkrada belirlenen on beş günlük süre beklenmez. (Ek cümle:23/7/2020-7252/9 md.) Ancak, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde idari para cezası tahsil edilmez." düzenlemesi yer almaktadır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; davalı tarafından icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde geçişlere dair eklenen ödeme belgelerinin ihlalli geçişlerle ilgili oluşturulan tablo üzerinde değerlendirilmesi yapılarak, bu ödemelerin düşümü ile olşuturulan çizelgeye göre geçiş ücreti 3.477,20 TL, ceza bedeli 13.908,80 TL, işlemiş faiz 562,98 TL ve KDV 101,34 TL olmak üzere davacının toplam alacağı 18.050,32 TL hesap edilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06/05/2026 tarihli 2026/10-129 E. 2026/299 K. sayılı ilamında açıklandığı gibi; "...37. Tasarruf ilkesi HMK'nın 24. maddesinde;
"1) Hâkim, iki taraftan birinin talebi olmaksızın, kendiliğinden bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz.
(2) Kanunda açıkça belirtilmedikçe, hiç kimse kendi lehine olan davayı açmaya veya hakkını talep etmeye zorlanamaz.
(3) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri dava konusu hakkında, dava açıldıktan sonra da tasarruf yetkisi devam eder." şeklinde düzenlenmiştir.
38. Özel hukuk, taraflara kendi hakları üzerinde tasarruf yetkisi ve imkânı vermiştir. Tasarruf ilkesi, taraflara dava üzerinde tümüyle tasarruf edebilme, davanın açılması konusundaki insiyatifi davacıya tanıma, dava konusunu (müddeabihi) belirleme, dilekçeler vermek suretiyle davaya etki etme ve bu bağlamda mahkemenin karar vermesine gerek kalmaksızın davayı sona erdiren işlemler yapılabilmesini kapsamaktadır. Bu bağlamda tasarruf yetkisi davayı açma ve sona erdirme yetkisini büyük ölçüde tarafların verecekleri karara bırakmıştır. Hak sahibi, uyuşmazlık konusu hakkını dava edip etmemekte, dava ettikten sonra davalı ile yargılama içinde ya da dışında uzlaşmakta, arabulucuya gitmekte, sulh olmakta veya açtığı davadan feragat etmekte serbesttir. Taraflar uyuşmazlığı başlatmak, uyuşmazlık konusunu belirlemek ve uyuşmazlığı sürdürmek veya sona erdirmek hakkına sahiptirler (Güray Erdönmez, Nur Bolayır, Pekcanıtez Usûl, C.II,s.1203-1204)....
41. Tasarruf ilkesi ile ilişki içinde olan ve bu ilkenin tamamlayıcı bir işlevini yerine getiren taraflarca getirilme ilkesi de iddia ve savunmanın dayanağını oluşturan maddi vakıalarla, ispat araçlarının (dava malzemesinin) davanın taraflarınca, mahkeme önüne getirilmesini öngören yargılama hukuku ilkesidir (Tanrıver, s.368).
42.Görüldüğü üzere tasarruf ilkesi ve taraflarca getirilme ilkesi yargılamada taraf hâkimiyetini ifade eden ilkeler arasında yer almaktadır.
....
52. Bu kapsamda olmak üzere tarafların bilirkişi raporunu açıkça kabul etmeleri tasarruf ilkesi gereğince hâkimi bağlar ise de tarafların kanunda gösterilen süre içerisinde bilirkişi raporuna itiraz etmemeleri ya da sadece itirazlarının bulunmadığı yönünde ifade yahut bu içerikte bir ifadede bulunması hâkimi mutlaka ve hemen o bilirkişi raporuna göre hüküm vermek doğrultusunda bağlayacağını kabul etmek doğru olmaz. Çünkü temel ilke hâkimin bilirkişi raporuyla bağlı olmamasıdır; zira sadece itirazlarının olmadığı yönündeki açık olmayan bir ifade hâkimin bağımsızlığını kaldıracak şekilde bir taraf tasarrufu yapıldığı anlamına gelmez (Umar, s. 822).
53. Başka bir deyişle HMK'nın 24. maddesinin 3. fıkrasında yer alan tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri dava konusu hakkında, dava açıldıktan sonra da tasarruf yetkisi devam edeceğine ilişkin açık hükmü gereğince tarafın bilirkişi raporunun açıkça kabulüne ilişkin beyanı hâkimi bağlar (Umar, s.822). Bu husus davaya son veren taraf işlemlerinde kanunda öngörülen usule uygun irade beyanı olması hâlinde bağlayıcı olması ilkesiyle benzerlik göstermektedir. O hâlde tarafın bilirkişi raporunu kabul ettiğine ilişkin kabul beyanı davaya sona veren taraf işlemelerinde belirtildiği gibi kanunda öngörülen usule uymak kaydıyla sonuç doğuracaktır. Bu itibarla tarafın bilirkişi raporunu kabul ettiğine ilişkin irade beyanı kayıtsız, şartsız, açık ve tereddüte yer vermeyecek bir biçimde kesin olmalıdır. Zira zımni olarak kabul mümkün değildir.
54. Bu açıklamalar ışığında bilirkişi raporunun taraflara tebliği üzerine, taraflardan biri davayı sona erdiren taraf işlemi mahiyetinde bir irade beyanında bulunduğu takdirde ancak bu beyanı ile bağlı olacaktır. Zira bu durum tasarruf ilkesinin ve taraflarca hazırlanma ilkesinin bir gereğidir...."
Bilirkişi raporunun tebliğinin ardından davacı vekili 21/06/2020 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde, bilirkişi raporu ile haklılıklarının kanıtlandığını belirterek; "...Netice itibari ile bilirkişi raporu ile davanın haklılığı ispatlanmış olmakla yapılan kanun değişiklikleri nedeniyle İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyasının 18.050,32 TL (Geçiş ücreti + ceza tutarı+ işlemiş faiz ve KDV) üzerinden devamı ile değişen oranlarda faiz işletilmesi ve kabul edilen tutar üzerinden %20'den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına davalıya yükletilmesi karar verilmesi talep olunmaktadır." şeklinde talepte bulunmuş, yine karar celsesinde de "Yazılı ve sözlü beyanlarımızı tekrarla alacağın varlığını tespit eden bilirkişi raporları doğrultusunda davamızın kabulünü talep ediyoruz..." beyanında bulunmuştur. Mahkemece bu talep doğrultusunda karar verilmiştir. Yukarıda yer verilen YHGK kararında da belirtildiği gibi davacı taraf bu beyanı ile bağlı olduğu gibi anılan beyan mahkeme yönünden de bağlayıcıdır. Mahkemece davanın bilirkişi raporunda hesaplanan 3.477,20 TL geçiş ücreti, 13.908,80 TL ceza bedeli, 562,98 TL işlemiş faiz ve 101,34 TL KDV olmak üzere toplam 18.050,32 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi dosya kapsamına, tasarruf ilkesine ve davacı beyanına uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf talebi yerinden görülmemiştir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar uyarınca; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/10/2026