Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1182 E. 2026/1264 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1182
- Karar No
- 2026/1264
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1182
KARAR NO : 2026/1264
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (KAPATILAN) İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/1000
KARAR NO : 2020/494
DAVA TARİHİ: 29/08/2018
KARAR TARİHİ: 16/07/2020
DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (Kayıt Kabul (İİK 235))
KARAR TARİHİ: 14/10/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Sigorta Şirketinin alacak sigortası hizmeti sunduğunu, müflis .... A.Ş.'nin hammadde tedarikçisi olan dava dışı .... A.Ş. (...) de müflisten doğan alacaklarını müvekkiline ... nolu poliçe ile sigortalattığını, dava dışı şirket müflise 2016 yılında muhtelif demir ürünleri tedarik ettiğini vc bu ürünlerin satışına ilişkin toplam 19,246.836,00 USD tutarında faturalar düzenlediğini, müflisin aldığı ürünlerin karşılığı olarak o günkü kura göre hesaplanan alacak miktarında dava dışı şirkete çekler teslim ettiğini ancak vadesi gelmelerine rağmen çek bedellerinin ödenmediğini, dava dışı şirketin müflisten olan 19.246.836,00 USD tutarındaki alacağını sigortalattığından, söz konusu ... nolu poliçe kapsamında 20/10/2016 tarihinde borcun 13.500.000,00 USD lik kısmının müvekkil ... tarafından dava dışı şirkete ödendiğini, ödenen kısma müvekkili ...'un halef olduğunu, diğer 5.746.836,00 USD'lik kısmının ise ...'in alacağı olarak kaldığını, müflis hakkında iflas erteleme incelemesi devam ederken, toplam 19.246.836,00 USD tutarındaki alacağın ödenmesi koşullarının belirlenmesi için müflis, müvekkili ... ve dava dışı ... arasında 27/12/2017 tarihli "Arabuluculuk Anlaşması Metni" imzalandığını ancak arabuluculuk anlaşmasındaki ödeme planı uygulanmaya başlanmadan 18/04/2018 tarihinde iflas kararı verildiğini, bunun üzerine müvekkili ...'un iflas tarihi itibariyle müflisten 13.500.000,00 USD asıl alacak, 850.573,98 USD faiz olmak üzere toplam 14.350.573,98 USD alacağının iflas tarihindeki kura (1USD=4,11TL) göre karşılığı olan 58.980.859,05 TL'nin iflas masasına kaydını 98 kayıt numaralı dilekçeleri ile 13/07/2018 tarihinde yasal süre içinde talep edildiğini, davalı ... Müdürlüğünün 13/08/2018 tarihli kararı ile alacak kayıt taleplerinin alacağının tamamının reddedildiğini beyan ederek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin iflas kararına kadar işlemiş faizler ile birlikte toplam 58.980.859,05 TL tutarında alacağının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... masası vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle alacağın zamanaşımına uğramış olması halinde usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının hesap kat ihtarnamesi tebliğ edip etmediği, müflis şirket tarafından ihtarnameye cevap verilip verilmediğinin bilinmediğini, davacının alacağını geçerli bir takibe konu etmediğini, bu nedenle davacının müflis şirketi temerrüde düşürmeden, temerrüt faizi talep hakkının olmadığını, bu nedenle dava tarihinden önce işlemiş temerrüt faizine itiraz ettiklerini, davacı ile müflis şirket arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca borcun varlığı, miktarı, faiz oranı, faiz miktarının tarafların ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, iflas müdürlüğünün alacak kayıt talebini reddetmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın yasal sürede açıldığı, davacı alacağının olup olmadığı yönünde bilirkişi heyetinden rapor alındığı, alınan raporda teknik hesaplamalarının usul ve yasaya uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, alacak USD cinsinden olmakla iflas tarihi itibariyle ... Bankası'nın efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek masaya kaydı gerektiği, davacının iflas tarihi itibariyle 58.980.859,05 TL alacağının olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece eksik hususlar araştırılmaksızın, hatalı bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiğini, davacı ile alacaklı arasında döviz cinsinden anlaşma yapılmasının müflis yönünden bağlayıcı olmayacağını, müflisin borcunun TL cinsinden olması nedeniyle TL üzerinden hesaplanması gerektiği, esas alınan kur ve faizi kabul etmediklerini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.
... A.Ş. hakkında İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2018 tarihli 2016/222 E. 2018/849 K. sayılı kararı ile iflasına karar verildiği ve iflas kararının kesinleştiği, tasfiyenin İstanbul Anadolu 3. İcra Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasından yürütüldüğü sırada müflis şirket tarafından iflas içi konkordato talebinde bulunulması üzerine İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2023 tarihli 2022/320 E. 2023/749 K. sayılı kararı ile; davacı müflis ... A.Ş tarafından açılan asıl dava yönünden; "Davanın KABULÜ ile; İFLAS İÇİ KONKORDATONUN TASDİKİ İLE Konkordatoya tabi borçların iflas tarihi itibariyle karşılığının % 87 tenzilatla % 13 oranında konkordato tasdiki kararının kesinleşmesi ile tasdik edilen konkordato sebebiyle iflasın İİK.nun 309/5 ve İİK.nun 182 maddeleri uyarınca kaldırılması kararının kesinleşmesini takip eden 3. ayın sonunda nakden ve defaten ödenmesine" karar verildiği, verilen kararın bir kısım alacaklılar tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 09/05/2024 tarih 2023/1607 E. 2024/563 K. sayılı kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddedildiği, verilen kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 10/10/2024 tarih 2024/2071 E. 2024/3351 K. sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
İflas içi konkordato kararının kesinleşmesinden sonra İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde iflasın kaldırılması istemiyle yapılan başvuru neticesinde anılan mahkemenin 03/01/2025 tarihli 2024/991 E., 2025/2 K. sayılı kararı ile iflasın kaldırılmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için malların kendisine iadesine karar verilmiş, hükmün müdahil alacaklı ...Bankası A.Ş. tarafından istinaf edilmesi üzerinde Dairemizce verilen 24/12/2025 tarihli 2025/266 E. 2025/1509 K. sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 22/04/2026 tarihli 2026/973 E. 2026/1651 K. sayılı kararı ile Dairemizin
kararı onanmak suretiyle 22/04/2026 tarihinde kesinleşmiştir.
İİK'nın 309/5 maddesinde; "Konkordatonun tasdiki kararının kesinleşmesi üzerine iflâs idaresi iflâsa hükmeden mahkemeden iflâsın kaldırılmasını ister.", İİK'nın 182. maddesinde; "Borçlu bütün alacaklılarının taleplerinin geri aldıklarına dair bir beyanname veya tekmil alacakların itfa olunduğu hakkında bir vesika gösterir veya akdolunun konkordato tasdik edilirse mahkeme, iflasın kalkmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için mallarının kendisine iadesine karar verir." hükmü yer almaktadır.
İflasın kaldırılması kararının kesinleşmesi ile, alacağı müflis tarafından kabul edilmeyen (m.230) bir alacaklının masa (iflas idaresi) aleyhine açmış olduğu sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasına (m.235/2) borçluya karşı devam edilebilir (Aynı doğrultuda Baki Kuru, İcra İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, sh. 1384)
"Kanaatimizce iflasın kaldırılması kararının kesinleşmesi ile borçlu hiç iflas etmemiş gibi tasarruf yetkisi geri geleceğinden borçlu davayı benimsemese dahi tebligat yapılarak davaya devam edilmesi usul ekonomisine uygun olur." (Adnan Değnekli, Haciz ve İflasta Sıra Cetveli, 3. Baskı, sh 641, 642)
İflasın kaldırılması kararının kesinleşmesiyle birlikte iflasın açılmasıyla meydana gelen bütün hüküm ve sonuçların ortadan kalkacağı, borçlunun müflis sıfatının kalkacağı ve malları üzerinde serbestçe tasarruf etme yetkisi kazanacağı, iflas idaresinin de görevinin sona ereceği tabidir. İflasın kaldırılması kararının kesinleşmesi ile müflis şirket adına iflas idaresi veya iflas dairesinin davayı takip yetkisi kalmayacaktır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 16/09/2024 tarihli 2024/1452 E. 2024/2698 K sayılı kararında; "...Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de; Dairemize yazılan müzekkerede müflis şirketin iflasının 06/09/2024 tarihinde kaldırılmasına karar verildiği ve kararın 11/09/2024 tarihinde kesinleştiği, bu durumda kayıt kabul davasının hukuki dayanağının kalmadığı, bu durumun usul ve esas yönünden neticeye etkili olduğu anlaşıldığından HMK'nın 30. maddesindeki yargılama ekonomisi ve husumet durumu da dikkate alınarak davaya alacak davası olarak devam edilmesi için kararın re'sen bozulması uygun bulunmuştur..." yönünde karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/991 E., 2025/2 K. sayılı kararı ile davalı şirket hakkındaki iflas kararının kaldırılması ve kararın kesinleşmesi karşısında, iflas idaresinin de görevi sona erdiğinden davalıya tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması, davaya alacak davası olarak devam edilmesi ve tasdik edilen konkordato projesi de gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının re'sen nazara alınan bu gerekçelerle kaldırılması gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesinin karar tarihinden sonra yaşanan süreç nedeniyle HMK'nın 355. maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince esası incelenmeden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1000 E. 2020/494 K. Sayılı 16/07/2020 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,
3-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,
4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/10/2026