Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1176 E. 2026/1270 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1176
Karar No
2026/1270
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1176

KARAR NO : 2026/1270

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: (KAPATILAN) İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/47

KARAR NO : 2022/278

DAVA TARİHİ: 25/01/2021

KARAR TARİHİ: 08/04/2022

DAVA: Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)

KARAR TARİHİ: 14/10/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin İstanbul ili Kartal İlçesi ... Ada ...Parselde kain taşınmazda yapımına devam edilmekte olan ... projesi inşaatı, olası tüm risklere karşı ... numaralı ana poliçe, ... numaralı uzatma zeyilnamesi ve ... numaralı uzatma zeyilnamesi ile davalı tarafından sigortalandığını, 22.01.2020’yi 23.01.2020’ye bağlayan gece inşaat sahasında hırsızlık gerçekleşmiş ve bu durum sözlü ve yazılı olarak davalıya bildirildiğini, davalı tarafından hasar dosyası açılmış ve talep etmiş olduğu tüm evraklar, emniyet olay yeri tespit tutanağı ve ifade tutanakları davalıya iletildiğini, davalının ilgili yazısında belirttiği gerekçeler ile hasarın tazmin taleplerinin reddedilmesinin haksız ve poliçeye aykırı olduğunu, davalı tarafın hasarın teminat dışı kaldığını iddia etmişse de hırsızlığın emniyet suiistimal şeklinde gerçekleşmesi durumunda hadi müvekkil şirketin şantiyesi poliçe ile teminat altına alındığını, şantiye sahasının güvenlik tarafından özellikle gece saatlerinde düzenli olarak denetlendiği denetimlerin şantiye yönetimine rapor edildiğini, aynı şantiyede 06/04/2019 tarihinde yaşana hırsızlık vakasında aynı blokta 2-23. Katlar arasında bulunan pirinç kolektörler çalındığını ve müvekkil şirketin davalı tarafından tazmin edildiğini, aynı yöntemle hırsızlık eyleminin gerçekleştirdiği, görev yapan güvenlik sayısının yanı olduğu ancak şantiye çevresinde betonarme çevre duvarının bulunmadığı ve blok giriş kapılarının da olmadığı olayda müvekkil şirketin zararının davalı tarafınca tazmin edilirken şantiye sahasının şartlarını güvenlik açısından iyileştirildiği durumda hasarın tazmin edilmemesinin hukuka ve sözleşmeye aykırı olduğunu, müvekkil şirketin zararının 115.939.50 TL olduğunu müvekkil şirket tarafından Beyoğlu 40. Noterliğinin 07/04/2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname keşide edilerek davalıya gönderildiğin ancak davalı tarafından herhangi bir cevap verilmediği gibi müvekkilinin zararının da giderilmediğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 115.939,50 TL'nin 07.04.2020 ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil sigorta şirketi tarafından, ... Projesi kapsamında yürütülen inşaat faaliyetlerinin 15.04.2015-28,02.2021 poliçe vadeli ... nolu "İnşaat Tüm Riskler (Car) Sigorta Poliçesi" ile sigortalandığını, sigortalı tarafından 23.01.2020 tarihinde inşaat alanında hırsızlık olayının meydana geldiğinden bahisle müvekkil şirkete hasar ihbarında bulunulduğunu, yapılan ihbar üzerine ... nolu hasar dosyası oluşturulduğunu, dava konusu talep inşaat ... Poliçesinin teminatı kapsamında olmadığını, talep edilen hasarın gerçeği yansıtmadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; "...Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Taraflar arasında İnşaat Tüm Riskler (Car) Sigorta Poliçesi imzalanmış olup poliçe kapsamında maddi zararlardan Hırsızlık Klozuda bulunmaktadır. Alınan bilirkişi rapor olay yeri inceleme tutanağı, ekspertiz raporu, ile ifade tutanakları hep birlikte değerlendirildiğinde, meydana gelen hırsızlık olayında tüm hırsızlık sigortaları bakımından bağlayıcı nitelikte olan Hırsızlık Sigortası Genel Şartları A.1 madesinde sayılan kırma, delme, tırmanma, aşma, yıkma, devirme ve zorlamayla iş yerine girilmediğinden hasarın teminat dışı olduğu anlaşılmakla davacı tarafından ispat edilemeyen işbu davanın reddine..." karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek, mahkemece mahallinde keşif yapılmadan eksik incelemeyle karar verildiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, sigorta poliçesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.

Davacı sigortalıya ait inşaat alanında çeşitli malzemelerin çalınması suretiyle 22/01/2020 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle, davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun olayın teminat dışı kaldığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, zararın sigorta poliçesi kapsamında tazmin edilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.

Davalı şirket nezdinde, hasar tarihin kapsar şekilde emniyeti suistimal ve inşaat tüm riskler sigorta poliçesi düzenlenmiştir.

Olay yeri görgü tutanağında; inşaat alanında girişe göre sağda kalan inşaatın 10.katı ile 23.katı arasında dairelerin banyo kısmında duş bataryalarının bulunmadığı katlar arasında bulunan pirinç kollektörlerin yerinde olmadığı tespitine yer verilmiştir. İstanbul Anadolu C.Başsavcılığının 2020/30874 soruşturma sayılı dosyasında daimi arama kararı verildiği, yani hırsızlık faillerinin tespit edilmediği anlaşılmaktadır.

Ekspertiz raporunda; Riziko mahallinde yapılan incelemeler neticesinde, şantiyenin etrafının ana caddeye bakan kesiminde OSB ile çevrili olduğu, proje alanının ise ihata duvarı ile çevrelendiği, sahanın güvenliğinin özel güvenlik şirketi tarafından sağlandığı, bekçilerin 7/24 esasına göre 3 vardiya şeklinde her vardiyada 2 bekçi olacak şekilde görev yaptığı, içeriye giriş-çıkışların 1 araç 1 yaya olmak üzere 2 noktadan yapıldığı, giriş-çıkış noktasında sabit bekçi bulunduğu ayrıca saha içinde devriye atılmadığı bilgisi alındığı, sahanın farklı noktalarında kameralar yer aldığı, gece aydınlatması olduğu, şantiye şefiyle yapılan görüşmede 23/01/2020 tarihinde sabah mesai başlangıcında inşaatta çalışan mekanik tesisat ustasının arayarak döşenmiş olan kollektörlerin ve bataryaların yerinde olmadığını belirttiği, bunun üzerine yapılan kontrolde 10. Kattan 23. Kata kadar daire içindeki batarya ve kat koridorlarındaki pirinç kollektörlerin borularından kesilerek yerinde olmadığının tespit edildiği bilgisi alındığı, yapılan incelemelerde B blok içinde belirtilen katlar arasında dairelerde yer alan banyo bataryalarının yerinden muntazam bir şekilde sökülmüş olduğu ve kat holünde yer alan ısıtma kollektörlerinin bağlantı rekorlarının alt tarafından boruları kesilmek suretiyle çalındığının görüldüğü, şantiye sahasının etrafının duvar ile çevrili vaziyette olduğu, giriş-çıkışların kontrollü olduğu ve 24 saat özel güvenlik gözetiminde olduğu ancak içeride devriye atılmadığı için sahanın tam olarak güvenliğinin sağlanamadığı, çalınan banyo batarları ile kollektörlerin montajı yapıldığı için kilit altında muhafaza etme imkanının kalmadığı, hadisenin kaç defada gerçekleştiği ve net tarihinin tespit edilemediği, sahaya hırsızların ne şekilde girdiğinin bilinmediği dikkate alındığında hasarın aşırma/kaybolma olarak mütalaa edildiği ve İnşaat ... Genel Şartları ve Poliçedeki Hırsızlık Özel Şartları gereği teminat kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir.

Gerek güvenlik görevlileri gerekse sigortalı şirket çalışanlarının olaya dair bilgi ve görgüsünün olmadığı, şantiye şefinin 23/01/2020 günü yaptığı kontrollerde bahse konu emtiaların yerinde olmadığını tespit ettiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece sigorta uzmanı, güvenlik uzmanı ve inşaat mühendisi bilirkişi heyetinden alınan raporda özetle; Dava konusu meydana gelen hırsızlık olayının kırma, delme, yıkma, devirme ve zorlamayla girilmek suretiyle öldürme, yaralama, zor ve şiddet kullanma veya tehditle, araç, gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanma veya aşma suretiyle girilmek suretiyle ve/veya sigortalı yerlere gizlice girilip saklanarak veya kapanarak yapılması suretiyle meydana geldiğine dair kanunen geçerli belgelerin dosyada mevcut olmadığı için hasarın teminat kapsamında olmadığı yönünden kanaat bildirilmiştir.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11/1 maddesi uyarınca; "Sigorta sözleşmelerinin ana muhtevası, Müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir. Ancak, sigorta sözleşmelerinde işin özelliğine uygun olarak özel şartlar tesis edilebilir. Bu hususlar, sigorta sözleşmesi üzerinde ve özel şartlar başlığı altında herhangi bir yanılgıya neden olmayacak şekilde açık olarak belirtilir.", 11/4 maddesinde "Sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış riskler açıkça belirtilir. Belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılır."

6102 Sayılı TTK'nın sigortanın kapsamı başlıklı 1409.maddesi uyarınca; "(1) Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. (2) Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir."

Emniyeti Suistimal Sigorta Poliçesinde; "Sigortacı, sigortalıya ait olup da muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden sigortalının emrinde ve hizmetinde çalıştırdığı bordroya kayıtlı kişi ve/veya kişilerin emniyeti suistimal halleri neticesinde sigortalının uğrayacağı zararı, muafiyet hükmü saklı kalmak kaydıyla, Hırsızlık Sigortası Genel Şartları ve ekli özel şartlar çerçevesinde, poliçede yazılı azami limiti geçmemek üzere temin eder." düzenlemesi yer almaktadır.

Emniyeti Suistimal Sigorta Poliçesinde, sigortalı şirketin emrinde ve hizmetinde çalıştırdığı bordroya kayıtlı kişi ve/veya kişilerin emniyeti suistimal eylemleri teminat altına alınmıştır. Oysa dava konusu olayda hırsızlık eyleminin failleri tespit edilemediğinden, hasar emniyeti suistimal poliçesi kapsamında değildir.

İnşaat Tüm Riskler (CAR) Poliçesinde;

"*Malzemelerin depolandığı alanın etrafı tel örgü ile çevrilecek ve 24 saat bekçi / güvenlik denetimi altında tutulacaktır. Mesai bitiminde açık alanda bırakılan malzemelerde meydana gelecek hırsızlık hasarları teminat kapsamı dışındadır.

* Hırsızlık ve hırsızlığa teşebbüsün;

Kırma, delme, yıkma, devrime ve zorlamayla girilerek,

Öldürme, yaralama, zor ve şiddet kullanma veya tehditle, araç, gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanma veya aşma suretiyle girilerek,

Sigortalı yerlere gizlice girilip saklanarak veya kapanarak yapılması halinde meydana gelecek hasarlar teminat altına alınmıştır.

Aşırma, esrarengiz kaybolma teminat kapsamı dışındadır." düzenlemesi yer almaktadır.

Hırsızlık olayının kırma, delme, yıkma, devrime ve zorlamayla girilerek, zor ve şiddet kullanılarak, araç, gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanma veya aşma suretiyle girilerek, sigortalı yerlere gizlice girilip saklanarak veya kapanarak gerçekleştirildiğine dair ve hırsızlık fiilinin hangi tarihte gerçekleştirildiğine dair bir kanıt bulunmadığından teminat kapsamında olmadığı için mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. İstinaf incelemesi HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı re'sen gözetilmiş, verilen kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı gibi kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı tarafın istinaf başvurusunun

HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 80,70 TL 'nin mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 7550 sayılı Yasa'nın 20.maddesi ile değişen 6100 sayılı HMK'nın Ek 1.maddesi ve HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 14/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1176, K. 2026/1270, T. 08.04.2022, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1176-e-2026-1270-k-284ef0d4ecfe