İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/705 E. 2024/34 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/705
Karar No
2024/34
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/705 KARAR NO : 2024/34 DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 25/10/2023 KARAR TARİHİ : 16/01/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile borçlu ... arasında kredi ilişkisi kurulduğunu, borçlu ...'nın devletin esnafa sağladığı teşvikler kapsamında, devlet destekli düşük faizli kredi çekmek amacı ile müvekkili kooperatife başvurulduğunu, gerekli inceleme, araştırma ve görüşmeler sonucunda, dava konusu krediyi davalılar ... ve ...'ın kendisine kefil olması ile davalı kooperatifin aracılığı ve avalistliği ile ... Bankasından ... TL kredi kullanıldığını, ancak sözleşmede kararlaştırıldı üzere ödemelerin vadesinde yapılmaması sebebiyle bu davaya konu ... TL'lik kredinin ... tarihli 9. Taksidi ödenmediğini ve Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların yapmış olduğu itirazın haksız, süreci uzatmaya yönelik ve kötü niyetli olduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmesinin de olumsuz sonuçlandığını belirterek, itirazın iptali ile takibin devamını asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ile dava dışı borçlu ... arasında kredi ilişkisi kurulduğunu, borçlu ... devlet destekli düşük faizli kredi çekmek için davacı kooperatife başvurduğunu, davalıların kendisine kefil olması, davalı kooperatifin aracılığı ve avalistliği ile ... Bankasından ... TL kredi kullanıldığını, borçlu ...'nın dava konusu kredinin ilk taksitini ödediğini, akabinde diğer taksitleri ödemediğini, bunun üzerinde davacı tarafından borçlu ... ve davalılar hakkında icra takibi açıldığını, dava konusu kredi de davalıların kefilliklerinin hukuka aykırı olduğunu ve yok hükmünde olduğunu, davalıların kardeş olup davalı ...'ın eski eşi ... davalı kooperatife ... TL'lik kredi başvurusunda bulunduğunu, davacı kooperatifin ... TL'lik kredinin onaylanması için ...'dan iki kefil talep ettiğini, ... davalı ...'ı eşi olması sebebiyle davalı ...'yi de akrabalık ilişkisinden ötürü ve güven ilişkisine dayalı olarak krediye kefil olmaları konusunda ikna ettiğini ve ... TL'lik krediyi çektiğini, görev itirazında bulunduklarını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının kötü niyetli olarak sebepsiz zenginleşmeye dayalı taleplerde bulunmakta, alacak miktarından daha fazla tutarlar talep ettiğini belirterek, alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, itirazın iptali davasıdır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1-a bendi uyarınca; tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın TTK'da düzenlenen hususlardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. maddesi uyarınca nisbi ticari dava olması için, her iki tarafın tacir olması ve davanın ticari işletmelerinden doğması gerekir. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Ticari işletme, TTK'nın 11/1.maddesindeki tanıma göre; esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Esnaf işletmesi ile ticari işletme arasındaki sınırın ise Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak kararname ile belirleneceği hükme bağlanmıştır.Kanunda ticari işletme için herhangi bir miktarda gelir değil, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşar düzeyde gelir sağlama amacı aranmıştır. Türk Ticaret Kanunu'nun 3.maddesinde; "ticari iş" kavramı açıklanmış ve "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." denilmiştir. Ticaret hayatının temel öznesi olan "tacir" de yine işletme kavramı bağlamında tanımlanmış ve "bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişi"ye tacir deneceği TTK'nın 12/1.maddesinde belirtilmiştir. Türk Ticaret Kanunu tacir kavramını gerçek kişiler ve tüzel kişilerde ayrı ayrı ele almış, gerçek kişilerde tacir sıfatının kazanılması bir ticari işletmenin mevcut olması, bir ticari işletmenin işletilmesi ve ticari işletmenin kısmen de olsa o kişi adına işletilmesi unsurlarına bağlanmıştır. Tüzel kişi tacir kavramının kapsamı ise TTK'nın 16/1. maddesinde düzenlenmiştir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... HD'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında "Dosya kapsamının incelenmesinden, dava dışı ... Bankası A.Ş ... Şubesi ile dava dışı asıl kredi borçlusu ... arasında ... tarihinde ... TL limitli kooperatif kredileri sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeyi davacı ve davalıların kefil olarak imzaladıkları anlaşılmaktadır. Dava, kefil tarafından diğer kefillere karşı açılan rücuen alacak davasıdır. Taraflar arasındaki dava 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesi kapsamında ticari dava niteliğinde değildir. Aynı Kanunun 6335 sayılı Kanunla değişik 5. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece re’sen gözetilmelidir. Bu durumda mahkemece dava tarihi de dikkate alındığında davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken esas hakkında karar verildiği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf sebepleri re'sen yerinde görülmüştür. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince re'sen sebeplerle esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. "şeklinde karar verildiği görülmüştür. Yine aynı yönde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. HD'nin 2019/195 Esas, 2022/1308 Karar sayılı ilamında; dava dışı bankadan çekilen kredinin kefil olan davacı kooperatif tarafından yapılan ödeme nedeniyle rücuen alacak için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemli davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen karar yönünden esastan red kararı verildiği görülmektedir. Tüm açıklamalardan sonra dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; dava dışı borçlu ... tarafından ... kredi kullanıldığı, davacı ...nin ve davalıların krediye kefil oldukları, ancak taraflar arasında TBK'nun kefilller arasındaki ilişki gereği genel hükümlere göre değerlendirme yapılması gerektiği, dosyada bankanın taraf olmadığı, işlemin bankacılık ilişkisinden kaynaklı olmadığı ve tarafların da tacir olmadıkları ve dolayısıyla davanın da hukuki niteliği itibariyle ticari dava olmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın mahkememiz görev alanına girmediği kanaatine varılmıştır. Görev, 6100 Sayılı HMK’nın 1. maddesi hükmü gereği kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir. Bu durumda, davanın asliye hukuk mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 6100 sayılı Kanunun 114/1-c maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 115/2. Maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 2-Taraflardan birinin, H.M.K.'nun 20. Maddesi gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceği, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına 3-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ...'in yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/01/2024 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/705, K. 2024/34, T. 16.01.2024, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-705-e-2024-34-k-0d9b24a6cfde