İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/10 E. 2022/86 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/10
- Karar No
- 2022/86
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2020/10 Esas KARAR NO :2022/86 DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/12/2019 KARAR TARİHİ:01/03/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde ... poliçe nolu ... Yat Poliçesi kapsamında sigortalı bulunan ... adına ait olup güvenlik hizmetleri borçlu şirket tarafından sağlanmakta olan... işletmesinde 10.06.2018 tarihinde güvenlik hizmetlerindeki zafiyet nedeniyle gerçekleşen hırsızlık sonucunda, ... isimli teknenin faili meçhul kişiler tarafından çalınıp daha sonra hasarlı olarak bulunduğunu, olay sonrasında düzenlenen 28.06.2018 tarihli Ekspertiz Raporu'nda, hırsızlık hadisesinden kısa bir süre önce kendisini ... olarak tanıtan bir kişinin 08.06.2018 tarihinde sigortalıyı arayarak pazarlık görüşmeleri yaptığını, bu görüşmeden şüphelenen sigortalının 11.06.2018 tarihinde Marina'yı aradığını ve teknenin marinadan çıktığını öğrendiğini, teknenin çalındığının anlaşıldığını, sigortalının ifadesinde Marina yetkilileri ve güvenliğinin tekneye gelen şahıslar ve teknenin çıkışı ile ilgili sigortalıya (tekne sahibine) hiçbir bilgi vermediği ve marina palamar botu İle teknenin çıkışına yardım ettiklerini belirttiğini, tekne bulunduktan sonra yapılan incelemede fiber teknenin muhtemelen sert bir topuğa çarpması neticesinde, su kesimi altında (karinada) fiber malzemelerde kırılma/çizilme/delinme gibi hasarlar olduğunun görüldüğünü, teknenin sancak tarafında su kesiminin yaklaşık 10 cm üzerinde, yaklaşık 50 cm boyunda fiber malzemelerde kırılma/çizilme/delinme gibi hasarlar olduğunun görüldüğünü, yaşam mahalli üzerindeki teknenin kapelasının açma/kapama sisteminin sun foofy hasarlandığının görüldüğünü, tekneye ait kıçtan takma motorun çalınmış olduğunun belirtildiğini, motorun bağlantılarının kesilerek alındığını, makine dairesi kapağının aküler bittiğinden açılamadığını, ancak yekpare dümen kuyruk sisteminde hasar görülmediğini, teknenin tek motor çalıştırılarak çekek yerine kendi imkanları ile geldiğini, Ekspertiz raporunda teknede kaptan/görevli bulunmadığı, giriş kapısı anahtarlarının da teknede olduğu ve satışta olan tekneyi İncelemek/görmek üzere Marİna Yetkilileri ile görüşülerek gelen şahıslara müsaade edildiği bilgisinin alındığı hususunun belirtildiğini, Marina İşletme Yönetmeliğinin 76. Maddesinde, teknenin giriş anahtarlarının Marina İşletmesinde bulunduğu süre içerisinde, marîna işletmesinin tespit edilmiş kusur ve ihmali dışında oluşabilecek her türlü zarar ve ziyandan marina işletmesinin sorumlu olmadığının yazılı olduğunu, söz konusu hırsızlık olayının esasen marinaya yapılan tekne giriş çıkışlarında kimlik ve evrak kontrolü yetersizliğinden ve güvenlik hizmetlerinin yeterli şekilde gerçekleştirilmemiş oluşundan kaynaklandığını, borçlu şirketin ağır kusurlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından belirtilen tutarın ödenmesi için .... İcra Müdürlüğü nezdindeki 2019/... E. Nolu icra takip dosyast aracılığıyla ilamsız takip başlatıldığını, borçlu şirketin takibe haksız olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ve icra takibindeki miktar üzerinden takibin devamına ve takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat Ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ...'nın işletme faaliyetini yürüten şirket olup, marina yönetim işi yaptığını, ...'nın ... isimli teknesini ...'ya bağlamak İçin müvekkili şirket ile 20.07.2017 tarihli Bağlama Sözleşmesi İmzaladığını, davacı şirketin davadaki iddiasının tekne sahibi veya tekne kaptanı yokken marina sorumluluğunda bulunduğu yönünde olduğu, ancak ne bağlama sözleşmesinde ne de marine İşletme yönetmeliğinde sözleşmesel sorumluluk yüklenmediğini, bağlama sözleşmesinin hukuki niteliği bakımından kira sözleşmesinin bazı özelliklerini taşıyan, ancak kesinlikle kira sözleşmesi olmayan ve ağırlıklı olarak hizmet sözleşmesi özelliklerini barındıran suigeneris bir karma sözleşme olduğunu, tekne İçin ücret karşılığında park yeri sağlama ve buna bağlı elektrik, su gibi hizmetleri sağlama sorumluluğu ile sınırlı bir sorumluluk yüklediğini, bir hizmet sözleşmesi olduğunu, Yönetmeliğin 129. ve 134. Maddelerinin, marina sahibi/işletmecisinin tekne ve teknelerdeki eşyalarla ilgili hiçbir sorumluluğu buiunmadığını açıkça İfade ettiğini, müvekkili şirkete güvenlik hizmeti sunma sorumluluğunun ne yasaca ne de sözleşmesel olarak yüklenmediğini, ...'nın teknenin kapılarını açık bıraktığını ve anahtarını da teknenin içinde denetimsiz ve herkesin koyduğunu, ekspertiz raporunun delil niteliği taşımayacağını, davanın esasen sigortalı tekne sahibi ...'ya yöneltilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı kararı ile dosyanın Mahkememize gönderilmek üzere tevzi bürosuna iadesine karar verilerek, Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapıldığı görülmüştür. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda özetle; ... numaralı ... Yat Sigorta Poliçesi ile davadışı ... 'nın maliki olduğu ... İsimli teknenin 04.07.2017-2018 tarihleri arasında davacı ... Sigorta AŞ tarafından sigorta teminatı kapsamına alındığı, 10.06 2018 olarak belirtilen riziko tarihinin poliçe teminat süresi içinde olduğu, sigortalı-sigortacı arasındaki ilişkide poliçede atıf yapılan Tekne Poliçesi Genel Şartları Ve ... No'lu Kloz Düzenlemesi ile TTK hükümleri uygulama alanı bulacağı, hırsızlık rizikosuna ... No'lu Kloz Düzenlemesl'nin 9.2. Md, Belirtilen "gemi Sahibi Ve İdarecilerinin Gerekli Özeni Göstermemelerinden Kaynaklanmaması Koşulu" ile teminat verildiği, olayın meydana geliş şekli, tekne anahtarının tekne üzerinde bırakılması, kapısının açık olması birlikte değerlendirildiğinde, gemi ilgililerinin özen eksikliği bulunduğu, bu durumda çalınma- bulunma hasarının teminat kapsamında bulunmadığı, tazminat ödemesi yapan davacı şirketin hatır ödemesi yaptığı, TTK 1472. Md. gereği haklı halef ¡yetinden bahsedilmeyeceği, dosyada alacağın temlik edildiğine ilişkin kayda rastlanmadığı, davacı husumetinin sorgulanır olacağı, davacı Sigorta Şirketine sigortalanmış bulunan ... isimli motoryatta, çalınarak götürülmesi, üzerindeki bazı ekipmanlarının çalınması/çıkarılmaya zorlanması ve fiber yapısında oluşan hasarların onarımı için gerekecek harcamanın, hasar onarımları İçin teknenin marina sahasında karaya alınması gerektiği ve onarım süresinin 30 gün olacağı da göz önüne tutulduğunda, alınmış olan fiyat teklifleri bakımından 11.366 Euro olduğu; bu tutarının meydana gelen hasarların giderilmesi için makul ve bilinen piyasa rayiçleri ile uyumlu bulunduğu, poliçede yeralan 1.375 EUR tenzili muafiyet uygulanması sonucu Sigortacının Sigortalısına ödemesi gereken tazminat tutarının 9.991 Euro olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından 13.323,56 EUR talep edilmiş ise de, fazla tafep edilen 3.332,56 EUR'nun dayanağının anlaşılmadığı, bu sebeple poliçe teminatında olup olmadığının değerlendirilemediği, davalı Marina işletmeciliğinin, teknelerin bulunduğu güvenli alana 3, Kişilerin girmesinde Yönetmeliğin 5. Mad. de yazıtı usııie uygun davranışının varlığının araştırılması gerektiği, tekne ilgililerinden onay alındığının ispatı halinde herhangi bir kusurundan bahse dilemeyeceği, onay alınmadığı kanaatine varılması halinde ihmalinden sorumluluğu bulunduğu, kusurun tali nitelikte %25 oranında kabul edilebileceği, ağırlıklı kusurun tekne kapılarını açık bırakan, tekne anahtarını yönetmeliğin 76. Md ve 97. Md. gereğince Marina Yönetimine teslim etmeyen, anahtarı tekne üzerinde bırakan tekne donatanı ve kaptanında olacağı, teknenin kendi anahtarı ile götürülmesinde Marina İşletmesinin kusurunun olmayacağı, tekne üzerindeki motorun teknik özellikleri dikkate alındığında, düz kontak tabir edilen usulle çalıştırılması imkanı bulunmadığı, davalı Marina İşletmesine yukarıda açıklanan gerekçeye göre onay almadığının anlaşılması halinde %25 kusuruna isabet eden alacak miktarının 2.497,75 EUR, faizi 199,82 EUR (16.08.2018 davacı ödeme tarih-10.06.2019 takip tarih) olmak üzere toplam 2.697,57 EUR olacağı, .... İcra Dairesinin 2019/... E. sayılı dosyasında 2.697,57 EUR talep edilebileceği belirtilmiştir. Dava; tekne sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuan tazmini isteği ile başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. HMK 'nun 114.maddesi gereğince görev kamu düzeni ile ilgili bir dava şartı olup, HMK'nun 115.maddesine göre yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekmektedir. Dava dışı sigortalı ...'ya ait ... isimli özel teknenin Yat Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, davalı marinada bağlı olan teknenin 10/06/2018 tarihinde çalındığının tespit edildiği, daha sonra hasarlı olarak bulunduğu, davacının meydana gelen hırsızlık olayında davalının kusur ve sorumluluğunun bulunduğu iddiası ile dava dışı sigortalıya ödenen bedelin tazminini talep ettiği görülmüştür. Sigorta poliçesi kapsamında ödenen sigorta tazminatının rucüen tahsili istemli davalarda mahkemenin görevi davacının sigortalısı ile davalı arasındaki temel ilişkiye göre belirlenmektedir. Somut olayda taraflar arasındaki ilişkinin marina bağlama hizmet sözleşmesine dayandığı, bağlama kütüğü ruhsatnamesi ve celp edilen diğer belgelere göre dava konusu teknenin özel tekne olduğu, dava dışı sigortalının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden, kendisine ait özel tekne nedeniyle davaya konu sözleşmeye taraf olan hukuken tüketici niteliğini haiz gerçek kişi olduğu anlaşılmıştır. 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu kabul edilerek, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir. Mahkememiz 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 1.Dairesinin 10/07/2012 tarih ve 1888 sayılı kararıyla Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiş olup açıklanan nedenlerle taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işleminden kaynaklandığı, buna göre uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, İstanbul Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunun TESPİTİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik taleplerin 6100 sayılı HMK 331/2. Maddesi Gereğince görevli ve yetkili mahkemece karara BAĞLANMASINA, 4-Sair hususların gerekçeli kararda hükme bağlanmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/03/2022 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır