İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/389 E. 2024/220 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/389
Karar No
2024/220
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/389 KARAR NO : 2024/220 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 12/06/2023 KARAR TARİHİ : 12/03/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu aleyhine, taraflar arasında ticari taşıma nakliye hizmet bedelinden kaynaklanan ... tarihli ... fatura nolu ... TL bedelli fatura bulunduğunu, ana para üzerinden gecikmiş faiz işletilmeden, takip tarihinden sonra ise 3095 sayılı kanun gereği avans faizi talep edilerek ... TL asıl alacağın tahsili amacıyla Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, anılan takibe davalı yanca tebliğ tarihinden sonra ... tarihinde borca, faize ve ferilerine itiraz edildiğini, takibin durduğunu, karşı yanca ileri sürülen itirazların haksız ve dayanaksız olduğunu, alacağın muaccel olduğunu, müvekkilinin ... vergi numarası ile vergi dairesine kayıtlı ... ünvanlı şahıs şirketinde tırları ile nakliye ve taşıma hizmeti verdiğini, davalı şirket aralarında meyve sebze taşımacılığı konusunda anlaşıldığını ve nakliye işçiliği müvekkili tarafından yapılarak faturalandırıldığını, takibe, davaya konu fatura bedelinin müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin taşıma işini yaparak malları teslim ettiğine dair yazılı belgeleri aldığını, bu hususun müvekkili şirket defter ve kayıtlarında da sabit olduğunu, karşı yanın icra takibini sürüncemede bırakmak, borçtan kaçmak amacı ile haksız itiraz ettiğini, müvekkilinin adresinin Antalya olduğunu, Antalya mahkemelerinin yetkili olduğunu, 3095 sayılı kanuna göre belirlenmiş avans faizi olup yasa hükümlerine uygun olduğunu belirterek, davalının itirazının ile takibin devamını, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve dava masraflarının davalı üzerinde bırakılmasını ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. Maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir. Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası incelenmiş; alacaklının ... borçlusunun ... ... ... ... Ltd. Şti olduğu, faturaya istinaden ... TL alacağın tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği ve davalı borçlunun ... tarihli takibe itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği ve İİK'nun 67/1 maddesi gereği yasal 1 yıllık süre içerisinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Öncelikle mahkememizin görevi yönünden değerlendirme yapılması gerekmiştir. Bir davanın ticari dava olup olmadığı TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Eldeki dava mutlak ticari dava sayılmadığından; davacı yönünden tacir araştırması yapılmıştır. Davacının esnaf sicil kaydının bulunduğu ve bilanço esasına göre defter tuttuğu anlaşılmakla, mahkememizin görevli olduğunun tespiti ile yargılamaya devam edilmiştir. Öte yandan itirazın iptali davasında yetkili icra dairesinin tespiti hususu da dava şartlarındandır. Davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine de itirazının bulunduğu görülmüştür. İtirazın iptali davasının açılabilmesi için geçerli bir ilamsız icra takibinin yapılmış olması gerekir. Geçerli bir icra takibinden söz edebilmek için yetkili icra dairesinde yapılmış bir takibin bulunması gerekir. Somut olayda alacaklı- davacı tarafından girişilen icra takibine davalı - borçlu hem icra dairesinin yetkisine hem de borca süresinde itiraz etmiş, yapılan bu itiraz neticesinde icra takibi durmuştur. Açılan itirazın iptali davasında öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerekir. Çünkü yetkili icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davasının koşullarından biridir. İcra dairesinin yetkisiz olduğu sonucuna varıldığı taktirde dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilmesi gerekir. İİK'nın 50/1. maddesi uyarınca, para veya teminat borcu için takip hususunda HMK'nın yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. 6100 sayılı HMK'nun 17. Maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." düzenlemesi mevcuttur. Ayrıca 10. maddesi gereğince sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği (ifa edileceği) yerde de açılabilir. Sözleşmenin yerine getirileceği yer tarafların açık ya da örtülü isteklerine göre belirlenir. Aksi durumda ise sözleşmenin yerine getirileceği yer Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesi gereğince tespit edilir. TBK 89/1. maddesi uyarınca para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Uyuşmazlık sözleşmeden doğan bir para borcuna ilişkin olup, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, bu para borcu alacaklının ödeme zamanındaki ikametgâhında ödenir. Bu nedenle para alacaklarına ilişkin takipler alacaklının ikametgâhında da yapılabilir. Taraflarca imzalanan satış noktası sözleşmesinde yetkili İcra dairesi ve mahkeme Antalya olarak belirlenmiş, Davacı alacaklının yerleşim yerinin bulunduğu yer olan Antalya İcra Daireleri'nin yetkili olduğu, takibin yetkili Antalya İcra Dairesinde yapıldığı,borçlunun takip dosyasına yapmış olduğu yetki itirazının yerinde olmadığı anlaşılmış, davanın esasına yönelik incelemeye geçilmiştir. Taraflara ticari defter ve belgelerini 10/11/2023 tarihinde mahkememize sunmaları istenilmiş, bu hususta davalı tarafa da tebligat çıkarılmış, davacının ticari defterlerini sunması üzerine mahkememiz dosyası mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 02.01.2024 tarihli raporunda sonuç olarak; "davacının dosya kapsamına incelemeye ibraz ettiği 2023 yılı ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin kanuni süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, (kapanış tasdik süresinin ... tarihine kadardır) davacı tarafın 2023 yılı ticari defterlerinin TTK'na göre usulüne uygun tutulduğu, takip ve dava konusu faturaların davacının ticari defter kayıtlarında ve BS formlarında kayıtlı olduğu, takdiri ve değerlendirilmesi yüce mahkememize ait olmak üzere bu haliyle davacı tarafın incelemeye ibraz ettiği 2023 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, davacının 2023 ticari defter kayıtlarında davalıya ait carisinin muavin kaydını ... nolu hesaptan takip ettiği, davacının 2023 yılı ticari defter kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle ... TL alacaklı olduğu gözüktüğü, davacı tarafça davalıdan takip talebinde takip tarihi itibariyle ... TL asıl alacak ve bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %10,75 oranında faiz talep edildiği," sonuç ve kanaatine varmıştır. Uyuşmazlık; fatura alacağına dayalı Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasında davacının alacaklı olup olmadığı ile davalının itirazının yerinde olup olmadığının tespitine ilişkindir. İcra dosyası içeriğinden de anlaşıldığı üzere davacı alacaklı icra takibini hizmet bedeline istinaden başlatmış, borçlunun vaki itirazı üzerine eldeki dava açılmış olup, itirazın iptali davaları niteliği itibari ile icra dosyasına ve bu dosyada sunulan takip dayanağı belgeler ile ödeme emrine sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın nakliye hizmet bedeline konu yapılan faturalarla sınırlı olarak değerlendirilip çözümlenmesi gerekir. (Yargıtay 19. H.D.'nin 21.06.2019 tarih, 2018/1391 Esas, 2019/3997 Karar) Fatura tek başına bir sözleşme olmayıp akdin ifasını gösteren bir belge niteliğindedir. Faturaya dayalı bir borcun varlığı öncelikle temel borç ilişkisinin varlığına bağlıdır. Faturayı tanzim eden ve tanzim alan arasında böyle bir borç ilişkisinin bulunmadığı hallerde faturanın hukuki sonuç doğurması da söz konusu olmayacaktır. 6100 sayılı HMK 222. maddesine göre, "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." düzenlemesi mevcut olup, davalı tarafın ticari defterlerini yapılan ihtara rağmen sunmaması üzerine defterlerinde inceleme yapılamamış, davacı tarafın ticari defterleri incelenmiş, bilirkişi raporu ile davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı defterlerinde ... TL alacağın kayıtlı olduğu, davacının BS formu beyanında bulunulduğu anlaşılmıştır. Tarafların tacir olduğu görülmekle, davalının faize itirazının da yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde davacının davalıdan ... TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davacının davasının kabulü ile itirazın iptali ve takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Takibe ve davaya konu alacak, davacının defterlerinde kayıtlı olup, alacak likit nitelikte olduğundan, davacı yararına icra inkar tazminatının koşulları mevcut olduğundan, icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, Davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile ... TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi üzerinden takibin aynen DEVAMINA, 2-Hükmolunan asıl alacağın %20'si tutarındaki ...-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile, bakiye ... TL nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 4-Davacı tarafça yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi giderinden ibaret toplam 1.579,50TL, ilk dava gideri 398,94 TL toplamı olan 1.978,44 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 3.120,00-TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ...'in yüzüne karşı miktar itibarı ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/03/2024 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/389, K. 2024/220, T. 12.03.2024, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-389-e-2024-220-k-9e5decbc2905