Yargıtay · Ceza Genel Kurulu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2025/71 E. 2026/235 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- Ceza Genel Kurulu
- Esas No
- 2025/71
- Karar No
- 2026/235
- Karar Tarihi
KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 6. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 381-232 / 35-171
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 109/2, 109/3-a-b ve 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına; sanıklar ..., ... ve ...'un nitelikli yağma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine; sanık ...'ın neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan TCK'nın 86/1, 86/3-e, 87/1-d ve 62. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve tüm sanıkların TCK'nın 53... . maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına ve mahsuba ilişkin Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince kurulan 01.12.2015 tarihli ve 381-232 sayılı hükümlerin, katılan vekilleri ve sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesince 19.01.2021 tarih ve 490-227 sayı ile; sanıklar ..., ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sanık ... hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün TCK'nın 53. maddesi yönünden düzeltilerek onanmasına, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan beraat hükümlerinin ise; "1- Oluş ve dosya kapsamına göre, sanık ...’ın kız kardeşinin kızı olan ... ...'ın katılan ... ile evli olması ve yeğenine sürekli kötü davranmasından dolayı katılan ...'la aralarının kötü olduğu, bu nedenle kendisine bir ceza vermek amacıyla durumu arkadaşı sanık ...'e anlattığı, sanık ...'in de kendisiyle eylemine katılıp yardımcı olacağını söylediği, sanık ...'in ise arkadaşı sanık ...'e anlattığı, sanık ...'un da durumu sanık ... İleri’ye açıp anlattığı ve hep beraber el birliğiyle sanık ...'ın katılanla telefonla arkadaşlık ve buluşma teklifi yapıp kandırarak kendisiyle buluştuğunda katılanı yakalayıp kaçırmaya karar verdikleri, bu plan doğrultusunda sanık ... ile katılan ... arkadaşlık kurduktan sonra olay günü gece saat 22.30 sıralarında sanık ...’ın katılana Yenimahalle ilçesi ... Mahallesi ... Blokları ... benzinlik arkasında buluşma teklif ettiği ve katılanın kabul etmesi üzerine sanıkların hep beraber ...'in 06... plakalı arabasıyla oraya gidip ... araçtan inerek müştekiyle telefonla görüşerek buluştuklarında, arabada bekleyen diğer şüphelilere işaret vererek müştekiyi yakalattığı, sanıkların müştekiyi zorla araca bindirerek Çamlıca Mahallesi ... Petrol'ün arkasına götürdükleri, araç içerisinde tabanca kabzası ile katılanı dövdükleri, ıssız bir yerde sanıklar ..., ... ve ...’ un araçtan indiği sanıklar ... ve ...’in ellerindeki keser ve çekiç ile katılanı dövmeye devam ettikleri, adli rapora göre, katılanı basit tıbbı müdahale ile giderilmez, hayati tehlike geçirir ve vücudunda (3) orta derecede etkiler kemik kırığı olacak şekilde yaraladıkları, Samsung marka cep telefonuyla 477 TL parasını, nüfus cüzdanını ve 06... plakalı aracına ait ruhsatını da alarak katılanı olay yerine terk edip aynı araçla olay yerinden uzaklaştıklarının, katılanın aşamalardaki tutarlı beyanları, katılana ait nüfus cüzdanı, aracının ruhsatı ve bir takım belgelerin, sanıkların katılanı kaçırdıkları 06... plaka sayılı araç içerisinde ele geçmesi, sanık ...’ün müdafii huzurundaki kolluk beyanında '...Olay yerinden ayrılırken ... benim aracımın bagajına siyah bir cüzdan koydu, sonra alırım dedi. Daha sonra Batıkent’te ...Fırınına gittik...', Sanık ...’in müdafii huzurundaki kolluk beyanında '(Müştekiyi olay yerinde bıraktıktan sonra) Batıkent’te bulunan ... Fırınına gittik burada otururken ... yanımıza geldi. ...’in aracın içerisinden ...’a ait cüzdan yere düşmüş vaziyette gördük. Bu cüzdanının kimin aldığını ben bilmiyorum....', Sanık ... İleri’nin müdafii huzurundaki kolluk beyanında '(Müştekiyi olay yerinde bıraktıktan sonra) Batıkent’te bulunan ... Fırınına gittik burada yemek yemekte iken arkadaşım ... elinde bir cüzdan çıkardı, ...’un çıkarmış olduğu cüzdanı ... elinden aldı ve içerisinden bir iki nüfus cüzdanı çıkarıp aldı ve bizlere birini yengesinin birininde yeğenin olduğunu söyledi ve cebine koydu, ben para olup olmadığını cüzdanın içerisinde görmedim ... isimli şahıstan cüzdan alınırken de görmedim...', Sanık ...’ın müdafii huzurunda ... Savcılığındaki ifadesinde '...Müşteki olay yerinde kaldı. Bu arada arabanın içerisinde cüzdan vardı. Ben cüzdanının benim olduğunu düşünerek aldım. Daha sonra içine baktığımda ...’a ait olduğunu gördüm ve arabanın bagajına attım. Cüzdanının içinde yeğenimin ve ablamın kimlikleri vardı.' şeklinde birbiriyle çelişki beyanları birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar ..., ... ve ...’in katılana yönelik eylemi yaralama olarak başlayıp yağma suçuna dönüştüğü gözetilmeden sanıkların kendilerini suçtan kurtalmaya yönelik kovuşturma aşamasında 'katılan ile yaşanan arbede sırasında yere düşen cüzdanın sanık ...’ın kendisinin sanarak aldığı' yönündeki beyanlarına itibar edilip kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde yeterli olmayan gerekçe ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında yağma suçundan beraat kararı verilmesi, .... 3- İddianamede ve Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasında sanık ... İleri hakkında 5237 sayılı Yasanın 39. maddesinin uygulanılması istendiği hâlde, 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden, anılan madde uygulanmayarak, yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması," isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince 11.11.2021 tarih ve 35-171 sayı ile; sanıklar ..., ... ve ...'un nitelikli yağma suçundan TCK'nın 149/1-a-c-h, 168/1-3 ve 62. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına; sanık ...'ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK'nın 109/2, 109/3-a-b ve 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, tüm sanıkların TCK'nın 53... . maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına ve mahsuba; bu hükümlerin sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesince 12.09.2023 tarih ve 6345-12248 sayı ile onanmasına karar verilmiştir. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 18.12.2024 tarih ve 105557 sayı ile; "...1- Olay günü katılan ile hükümlüler arasında çıkan kavga ve arbede sırasında, katılanın hükümlülerin kendisine ait cep telefonu, 477 TL. para ve cüzdanını aldıklarını iddia etmiş ise de; katılanın iddiası dışında bu hususta somut delil bulunmadığı, hükümlülerin birbirleriyle uyumlu ifadelerin göre, arbede esnasında yere düşen cüzdanı ...'ın kendisine ait olduğunu düşünerek aldığını, ... Fırınında kontrol etiğini, içinde bulunan yeğeni ve kardeşine ait kimlik fotokopilerini alarak cüzdanı ...'e ait araca atığını beyan ettiklerini, kaldı ki, hükümlülerin baştan itibaren amacı, ... ve ailesini rahatsız eden katılan ile ...'ı bir araya gelip konuşmalarını sağlamak olduğunu, Vinç Kule imalatçısı olan ... ve iş güç sahibi olup sabıkaları bulunmayan diğer hükümlülerin 477 TL. için yağma suçunu işlemeleri hayatın olağan akışına ters düştüğünü, bu şekilde hükümlülerin üzerlerine atılı yağma suçunu işlediklerine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gibi, suçun manevi unsuru oluşmadığı hâlde, yağma suçundan dolayı hükümlüler hakkında beraat kararı verilmesi yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi, 2- Hükümlülerin olay günü cebir ve şiddet kullanarak Katılan ...'ı zorla arabaya bindirerek ... Petrolünün arkasına götürdükleri gerekçesiyle, kişiyi hürriyetinde yoksun kılma suçundan dolayı mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; hükümlü ...'ın, kendisini ve ailesini rahatsız eden katılan ... ile telefon ile görüşüp aralarınadaki uyuşmazlığı gidermeye çalıştığı halde, katılanın ... ile görüşmemesi üzerine, ...'ın arkadaşı ...'den yardım istediğini, hükümlülerin amacı hükümlü ... ile katılan ...'ı aralarındaki uyuşmazlığı konuşmak için buluşturmalarını sağlamak olduğunu, ilk etapta İstanbul Yolunda bulunan ... Petrolün arkasında buluştuklarını, buranın kalabalık olması nedeniyle, daha sakin bir yer olan ... Petrolün arkasına gittiklerini, burada taraflar arasında çıkan kavga esnasında hükümlülerin birlikte katılanı darp ederek olay mahallinden uzaklaştıklarını, hükümlülerin katılanı tehdit ve cebir kullanarak alıkoyduklarına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı hâlde, hükümlülerin mahkûmiyetlerine karar verilmesi, 3- Katılan ...'ın, hükümlü ...'ın yeğeni olan ... ...'a kötü davranması nedeniyle çocuğuyla birlikte baba evine döndüğü, bu aşamadan sonra çocuğun kendisine verilmesini isteyen katılan ...'ın, ... ... ve annesini arayıp tehdit ve hakarette bulunduğunu, buna ilişkin katılan hakkında açılan kamu davaları bulunduğunu, buradan sonuç alamayan katılan ...'ın önce ...'ı daha sonra da ...'ın eşini telefon ile rahatsız etmeye başladığını, bunun üzerine katılan ile görüşen hükümlü ... ile ... arasında kavga olayı meydana geldiğini, hükümlü sanık hakkında kasten yaralama suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararında lehine olan TCK.nun 29. maddesinin tatbik edilmesi gerektiği," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. CMK’nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 21.01.2025 tarih ve 7-837 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI VE KONUSU İtirazın kapsamına göre inceleme sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli yağma, sanık ... hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama ve tüm sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar; 1- Sanıklara isnat olunan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun sabit olup olmadığının, 2- Sanıklar ..., ... ve ...'a isnat olunan nitelikli yağma suçunun sabit olup olmadığının, 3- Sanık ... hakkında kasten yaralama suçu yönünden haksız tahrik hükmünün uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının, Belirlenmesine ilişkindir. IV. OLAY VE OLGULAR 22.08.2013 tarihli olay yeri inceleme raporunda; Cumhuriyet savcısının talimatı üzerine sanık ...'e ait araçta yapılan incelemede, aracın bagajında siyah renkli cüzdan ve içerisinde mağdur adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı, ... kart, kartvizitler, ... ve ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı fotokopileri ve mağdurun arabasına ait geçici tescil belgesi bulunduğu ve muhafaza altına alındığı, Ses Kayıt Çözüm Tutanağına göre; olay günü 155 Polis İmdat hattını arayan kişilerden; 1- 0543... ... numaralı hattan 22.22.23 saatli aramada; "Bir saniye bir saniye adam kaçırma olayı var, adamı bindirdiler bir arabaya....06... 93 plakalı aracın sahibini aldılar başına bir poşet geçirip attılar arabaya, bir tane kadın var arabanın içinde...", 2- 0312... ... numaralı hattan 22.31.48 saatli aramada; "...Bir delikanlılar bir arabadan indirdiler çocuğu alıp götürdüler, ", Şeklinde ihbarlar geldiği, Anlaşılmaktadır. Mağdur kollukta; 02.08.2013 tarihinde tanımadığı bir numaradan aşk sözleri yazan bir mesaj geldiğini, bu numarayı aradığında bir kadının yanlışlıkla gönderdiğini söylediğini, aynı gün tekrar mesaj atan şahsın, bu kez de sesinin hoşuna gittiğini, iki gün sonra ise tekrar mesaj atarak görüşmek istediğini söylediğini, eşinden problemli bir şekilde ayrılıp ailesi tarafından tehdit edildiği için önce bu durumdan şüphelendiğini, ancak kadının sürekli arayıp mesaj atması üzerine olay günü buluşma teklifini kabul ettiğini, 21.08.2013 tarihinde saat 22.00 sıralarında arabasıyla Çiftlik Kavşağının hemen arka tarafındaki, kadının tarif ettiği yere gittiğini, kaldırımın üzerinde tek başına oturmakta olan kadına arabaya gelmesini söylediğini, ancak onun "Sen gel!" demesi üzerine arabayı durdurup indiğini, bir kaç adım attıktan sonra kadının eliyle arka tarafına doğru gel işareti yaptığını, içlerinden sadece sanık ...'i tanıdığı üç kişinin bir arabadan inip kendisini tutarak zorla arabaya bindirmeye çalıştıklarını, tekme ile arabanın kapısına vurup kapattığını, ancak adı geçenlerin yine de kendisini bindirdiklerini, arabanın arka kısmında yere yatırdıklarını, yanında sanık ... ve şişman bir kişinin olduğunu, şoför koltuğuna erkek bir şahsın, ön yolcu koltuğuna ise kadın bir şahsın oturduklarını, bu yolculuk esnasında şişman şahsın sürekli kendisini darbettiğini ve gözlerini çıkarmaya çalıştığını, ayrıca elindeki tabanca ile kafasına vurarak "Ankara’yı terk edeceksin!" dediğini, 10- 15 dakika kadar bu şekilde yolculuk yaptıktan sonra kendisini arabadan indirdiklerini, araçtan inen üç erkek şahıstan sanık ...’in elinde keser, şişman olan şahsın elinde ise kısa çekiç olduğunu, araçtan iner inmez şişman şahsın çekiçle kafasına vurduğunu, yere düşmesi üzerine üçünün kendisini bayılacak dereceye gelene kadar darbettiklerini, yine de şuurunu kaybetmediğini, şahısların bayıldığını zannedip arabaya doğru gittiklerini, giderlerken birisinin "Telefonunu aldınız mı?" diye sorduğunu, aldıklarını söyleyip oradan ayrıldıklarını, bir müddet sonra kalkıp yakınlardaki bir kişiden yardım istediğini, eşinin amcası olan sanık ...'ın daha önceden kendisini ve ailesini arayarak ölümle tehdit ettiğini, olay sonrası bir kısım eşyasının kendisine teslim edildiğini, cep telefonu ile 477 TL'sinin ise iade edilmediğini, bu şahısların aldıklarını düşündüğünü, Mahkemede; ... ile 2011 yılında yaş küçüklüğü nedeniyle gayriresmî olarak evlendiklerini, bu eylem sebebiyle tutuklandığını, ailelerin görüşmesi ve başlık parası vermeleri üzerine tahliye olduğunu, ... ile çocuklarının olduğunu, bu arada eşinin babasının kendisinden sürekli para istemesi üzerine aralarında bir husumet oluştuğunu ve eşinin sığınma evine gittiğini, o tarihten sonra eşini bir daha görmediğini, bu arada sanıklar ... ve ...'ten tehdit telefonları almakla birlikte sanıklarla herhangi bir görüşmesinin olmadığını, olay günü sanık ...'a yaklaştığında sanıklar ... ve ...'ın arkasından ellerinde silahla gelerek kendisine doğrulttuklarını ve zorla arabaya bindirdiklerini, arabaya bindirirken cep telefonunu, cüzdanını, arabanın ruhsatını ve anahtarını aldıklarını, cebinde parasının da olduğunu, 15-20 dakika kadar gittikten sonra arabadan indirdiklerini, sanıklar ... ve ...'ın kendisine vurduklarını, sanık ...'ın hiç arabadan inmediğini, sanık ...'un ise kendisine vurduğunu görmediğini, olay sonrası polis tarafından kimliğinin, araba anahtarının ve ruhsatının geri verildiğini ancak cep telefonunun ve parasının iade edilmediğini, Bozma sonrası; sanıklar hakkındaki şikâyetinden vazgeçtiğini, zorla kendisinden eşya veya para istenmediğini, eşyasının zorla alınmadığını, olayın ani geliştiğini ve itiş kakış sırasında sanıkların cebinden eşyayı almalarına zaman olmadığını, eşyalarının arabada düştüğünü, arabada düşen cüzdan, telefon ve araç anahtarının hastahanedeyken polisler tarafından teslim edildiğini, ancak cüzdanındaki 500 TL'ye yakın parasının yerinde olmadığını, Tanık ...; olay günü parkta otururken cep telefonuyla konuşan bir kadının yanına bir erkeğin geldiğini, bu kişilerin tokalaşıp birbirlerini öptüklerini, hemen ardından park hâlindeki bir araçtan inen üç kişinin söz konusu erkeği kucaklayarak zorla araca bindirdiklerini ve bunun üzerine derhâl 155 Polis İmdat hattını aradığını, İfade etmişlerdir. Sanık ... savcılıkta; sanıklar ... ve ...'ı tanımadığını, mağdurun yeğenini kaçırdığını ve aralarında sorunlar yaşandığını, daha sonra mağdurun eşini taciz etmeye başladığını ve bundan dolayı tartıştıklarını, bu meseleleri konuşmak için Ankara'ya gittiğini, diğer sanıkların Ankara'da ikamet ettiklerini, kimseyi alıkoymadığını, mağdurun kendisine silah çekerek "Arabaya binin gideceğiz." dediğini, bunun üzerine diğer sanıklarla birlikte arabaya bindiklerini, niyetlerinin bir restorana oturup söz konusu sorunları konuşmak olduğunu, arabanın içerisinde konuştukları sırada bunun tartışmaya döndüğünü, arabayı durdurup dışarı çıkarak kavga etmeye başladıklarını, silahı almak için mağdurun eline sarıldığını, birbirlerine vurmaya başladıklarını, silahtan diğer sanıkların haberinin olmadığını, mağdurun kendisini öldüreceğini düşündüğü için diğer sanıklara "Arabaya binin gidelim." dediğini, arabaya binerek olay yerinden uzaklaştıkları sırada arabanın içerisinde cüzdan gördüğünü ve kendisinin olduğunu düşünerek aldığını, daha sonra içine baktığında mağdura ait olduğunu gördüğünü ve arabanın bagajına attığını, cüzdanın içinde yeğeninin ve ablasının kimliklerinin olduğunu, Mahkemede; abisinin kızı olan ...'ün kaçırıldığını ve çocuğunun olduğunu, konunun kendisine fazla anlatılmadığını, bu süreç içerisinde yeğeni ile kocası olan mağdur arasında çıkan sıkıntılar sebebi ile yeğeninin babasının evine döndüğünü, kamu görevlilerinin çocuğu almak için geldiğinde kendisini aradıklarını, her türlü maddi ve manevi yardımı yapacağını bildirerek çocuğu vermemelerini söylediğini, bu kez mağdurun çocuğu almak için ağabeyine yoğun baskı uygulamaya başladığını, alamayınca da ablası ...'yi sıkıştırmaya başladığını, hatta bir seferinde kardeşi ...'in üzerine araba sürdüğünü, tüm bu uğraşlarına rağmen çocuğu alamayınca bu kez eşinin telefonunu bir şekilde bularak arayıp çocuğunun kendisine verilmesi konusunda yardım talep ettiğini ve devamında onu da tehdit etmeye başladığını, eşinin hâl ve hareketlerinden bir konuda rahatsız olduğundan şüphelendiğini, daha sonra abisiyle telefonda konuştuğu sırada durumu ona anlatıp mağdurun numarasını aldığını ve mağdur ile konuştuğunu, bundan sonraki zaman dilimi içerisinde de birkaç kez mağdurla telefonda konuşup her türlü yardımı yapmaya hazır olduğunu ilettiğini ancak mağdurun daha sonra telefon bağlantısını da kestiğini, bir gün abisinin evine misafirliğe gittiklerinde köylüleri olan sanık ...'ten mağdur ile irtibat kurabilmesi için yardım istediğini, onun da gerekli görüşmeleri yapıp kendisine haber verdiğini, olay günü akşam sanık ... ile buluştuklarında yanında tanımadığı bir şahsın daha olduğunu, bu şahsın bulunma sebebini sorduğunda yabancı olmadığını, bir müddet sonra mağdurla buluşacaklarını, bu buluşmayı bir kadının sağladığını söylediğini ve birlikte gidip o kadını da aldıklarını, buluşma yerine gittiklerinde kadının arabadan inip mağdur ile samimi şekilde konuşmaya başladığını, kendisinin de durumun normal olduğunu düşünerek arabadan inip yanlarına gittiğini, önceden yüz yüze görüşmediklerinden kendisini tanıttığı sırada, mağdurun birden silah çekip küfür etmeye başladığını, bu sırada mağdurun koluna vurup silahı yere düşürdüğünü, aralarında bir kargaşa yaşandığını, mağdurun silahı bulup kendisine ateş etme ihtimalini de nazara alarak yerde ne bulduysa onunla mağdura vurduğunu, başının kanadığını görünce de tedavisi için gerekli yardımları yaptığını, bu arada kendisinin düşürdüğünü sanarak, yerdeki cüzdanı alıp cebine koyduğunu, arabaya binip giderken üzerinde iki cüzdan olduğunu fark ettiğini, sonradan aldığı cüzdana baktığında yeğeni ... ve annesi ...'in kimlik fotokopilerinin olduğunu gördüğünü, cüzdanın içerisinde para olmadığını, sorulması üzerine; mağduru arabaya bindirip bir yere götürmelerinin ve orada kavga etmelerinin söz konusu olmadığını, bu hadisenin ilk karşılaştıkları yerde yaşandığını, mağdurun bağırıp çağırması sebebiyle parktakileri rahatsız etmemek için yaralı da olan mağduru yakındaki bir otobüs durağına indirdiklerini, Sanık ... kollukta; sanık ...'ı ve mağduru tanımadığını, sanık ...'ın güvenlik görevlisi olarak çalıştığı sitenin kapıcısı; sanık ...'ın da komşusu olduğunu, olaydan bir hafta kadar önce sanık ...'in yanına gelerek akrabası sanık ...'ın yeğeni ile evli olan mağdurun, eşine ve çocuklarına çok kötü davrandığını, sürekli dövdüğünü, hatta eşinin kolunu kırdığını, sanık ...'ın, bu konuları konuşmak amacıyla mağdura ulaşmaya çalıştığını fakat mağdurun telefonlara çıkmadığını, bu nedenle mağdurla buluşabilmesi için yardımcı olmalarını istediğini söylediğini, bu durumu sanık ...'a anlattığında onun da yardımı kabul ettiğini ve sanık ...'ın verdiği numaradan mağdura mesaj atarak kendisiyle iletişim kurduğunu, birkaç mesajlaşmadan sonra mağdurla buluşmak için anlaştıklarını, sanık ... diğer sanıkları tanımadığı için yalnız kalmamak adına buluşmaya kendisinin de gelmesini istediğini, diğer sanıklarla birlikte buluşma yerine gittiklerini, sanık ... ile mağdurun buluştuklarını, bu sırada kendilerinin geride beklediklerini, ardından da arabayla mağdur ve sanık ...'ın yanlarına gittiklerini, sanık ...'ın arabadan inerek mağduru darbettiğini ve sonra onu arabaya bindirdiğini, hep beraber boş bir araziye gittiklerini, sanık ...'ın mağduru arabadan indirerek yine darbettiğini, bu olayın çok kısa sürdüğünü, mağdur yere düştükten sonra oradan ayrılıp bir fırına gittiklerini, sanık ...'in buradayken yanlarından ayrıldığını, mağdurun cüzdanının arabaya düşmüş olduğunu gördüklerini, bu cüzdanı kimin aldığını bilmediğini, bir müddet oturduktan sonra da ayrıldıklarını, tek amacının sanık ...'ın yeğeninin yaşamış olduğu sıkıntılara yardım etmek olduğunu ancak sanık ...'ın olayı farklı boyuta taşıdığını, kendisinin önceden bunu bilmediğini, Mahkemede; sanık ...'in kendisine, sanık ...'ın görüşmesi gereken mağdurla temas kuramadığını anlatarak, kız arkadaşı olup olmadığını sorduğunu, aynı apartmanda oturduğu sanık ...'ın aklına geldiğini ve ondan yardım istediklerini, olay günü sanık ...'ın mağduru görüp arabadan indiğini, karşılıklı küfürleşmeleri üzerine etrafta ailelerin olması sebebiyle bulundukları yerin uygun olmadığını belirtip görüşmek için başka bir yere gitmeyi teklif ettiklerini, sanıklar ... ve ... ile mağdurun arka koltukta; sanık ...'ın ön yolcu koltuğunda; kendisinin de şoför koltuğunda yer aldıklarını, 2-3 dakika gittikten sonra arabayı durdurduğunu, sanık ... ile mağdurun arabadan indiklerini, sanık ...'in de arkalarından indiğini, sanık ...'in elinde gördüğü sopayı alıp arabaya koyduğunu, sanık ... ile mağdurun atışmaya başladıklarını, mağdurun yere düştüğünü, bu sırada sanık ...'ın elinde bir cismin olduğunu, kendisinin mağdura vurmadığını, sorulması üzerine; mağdurun zorla cüzdanının veya benzeri eşyasının alınmadığını, yere düşmesini müteakip mağdurla arabaya bindikleri sırada net görmemekle birlikte sanık ...'ın yere düşmüş ve kendisine ait olduğunu zannettiği eşyayı topladığını, fırında oturdukları sırada sanık ...'ın cüzdanı açıp içini kontrol ettiğinde bu cüzdanın kendisine ait olmadığına dair bir lafını duyduğunu, içinden iki tane kimlik fotokopisi çıktığını da gördüğünü ancak kime ait olduğunu hatırlamadığını, Bozma sonrası; olay günü sanık ... ile mağdur arasında küfürleşme olduğunu, mağduru arabaya sanıklar ... ve ...'in bindirdiklerini, arabayı durdurduktan sonra yine bir arbede olduğunu ancak kendisinin buna katılmadığını, mağdurun cüzdanının, telefonunun ve araba anahtarlarının düşmesi veya alınması olayını bilmediğini, kasıtlı alınan bir şeyin olmadığını, Sanık ... kollukta; sanık ...'un komşusu olduğunu, mağduru tanımadığını, sanıklar ... ve ... ile olaydan yaklaşık on gün kadar önce sanık ... aracılığıyla tanıştığını, sanık ... ile iki defa görüştüklerini, sanık ...'un, sanık ...'ın on üç yaşında olan yeğeninin bir başka şahıs tarafından kandırıldığını, şahıs kendisine tecavüz ettiği için onunla evlenmek zorunda kaldığını, evlendikten sonra çocuklarının olduğunu, bu şahsın kızı yine darbettiğini ve çocuğunu yurda verdiklerini söylediği için yardım etmeye söz verdiğini, sanık ...'un verdiği mağdura ait numaraya yaklaşık on gün kadar önce boş mesaj attığını, kendisiyle bu nedenle konuştuğunu, daha sonra mağdurun birçok kez arayarak "Sesinden çok hoşlandım, niyetim çok ciddi, görüşelim." dediğini, kabul etmediğini ancak sanıklar ... ve ...'in kendisine sürekli baskı yaptıklarını, 21.08.2013 tarihinde saat 21.30 sıralarında sanık ...'in kullandığı arabayla sanıkların yanlarına geldiklerini, sanık ...'ın Düzce ilinden bu iş için geldiğini, mağdura bir şey yapmayacaklarını, sadece gözdağı vereceklerini söylediği için mağdura mesaj attığını, mağdurun hemen aradığını ve buluşma ayarladıklarını, diğer sanıklarla birlikte buluşma yerine gittiklerini, kendisinin arabadan indiğini, diğer sanıkların arabada beklediklerini, mağdur gelince diğer sanıkların zorla mağduru arabaya bindirdiklerini, arabaya bindikten sonra sanık ...'ın, mağdurun başına siyah şort geçirdiğini, arkada oturan sanıklar ... ve ...'in de mağduru ortalarına alarak darbettiklerini, araba içerisinde sanık ...'in elinde kuru sıkı tabanca bulunduğu esnada gördüğünü, gecekonduların olduğu yere geldiklerinde diğer sanıkların mağduru arabadan indirdiklerini ve yine dövdüklerini, daha sonra fırına gittiklerini, yemek yedikleri sırada sanık ...'un bir cüzdan çıkardığını, sanık ...'ın cüzdanı elinden alarak içerisinden bir iki nüfus cüzdanı aldığını, birinin yengesinin birinin de yeğeninin olduğunu söylediğini ve cebine koyduğunu, cüzdanın içerisinde para olup olmadığını görmediğini, mağdurdan cüzdan alınırken de görmediğini, Mahkemede; mağdura gözdağı verileceğine, diğer sanıkların mağduru zorla arabaya bindirdiklerine, sanık ...'in elinde tabanca olduğuna, sanık ...'un bir cüzdan çıkarttığına ve bu cüzdanı sanık ...'ın aldığına, sanık ...'ın mağdurun başına şort geçirdiğine ilişkin beyanların kendisine ait olmadığını, fırına giderek arabadan indiklerinde sanık ...'ın, yere düşen cüzdanı alıp bagaja attığını, olay sırasında yere düşen cüzdanın kendisine ait olduğunu düşünerek aldığını, ancak sonra kendisine ait olmadığını anladığını söylediğini, Bozma sonrası; olay günü sanık ...'ın mağdurun yanına gittiğini ve adı geçenlerin küfürleştiklerini, sanık ...'in, mağdurun kolundan tutup araca bindirdiğini, Sanık ... kollukta; mağduru tanımadığını, abisinin kayınbiraderi olan sanık ...'ın olaydan 12-13 gün kadar önce kendisini arayarak buluşmak istediğini söylediğini, buluştuklarında mağdurun, kardeşinin kızına 13 yaşındayken tecavüz ettiğini ve evlendiklerini, yeğenine çok kötü davrandığını, hatta evden uzaklaştırma kararının olduğunu, sonradan öğrendiği bu olayın çok zoruna gittiğini ve mağdura ceza vermek istediğini, ancak ona ulaşamadığını belirtip yardımcı olup olamayacağını sorduğunu, bu durumu oturduğu sitenin güvenlik görevlisi olan sanık ...'a anlattığını, sanık ...'un da bir kız arkadaşının olduğunu ve onu kullanarak mağdur ile buluşma sağlayabileceğini söylediğini, bunun üzerine sanık ...'un sanık ...'ı yanlarına getirdiğini, sanık ...'ın, mağdurun telefon numarasını sanık ...'a vererek bir şekilde buluşma sağlamasını istediğini, sanık ...'ın da buluşma ayarladığını, olay günü de kendisine ait arabayla buluşma yerine gittiklerini, mağdurun sanık ...'ın yanında arabadan indiğini, kendisinin de hemen arabayla yanlarına giderek durduğunu, sanık ... ve ...'un arabadan inerek mağduru kolundan tutup arabaya bindirdiklerini, arabayı hareket ettirip boş bir arazide durduğunu, sanık ... hariç hepsinin arabadan indiklerini, sanık ...'ın kendilerine "Siz durun, bana bırakın." diyerek kendilerini geriye ittiğini, sanık ...'ın mağduru darbetmesi üzerine "Yeter!" diyerek bırakması için araya girmeye çalıştıklarını, mağdur yere düştükten sonra oradan ayrıldıklarını, olay yerinden ayrılırken sanık ...'ın arabanın bagajına siyah bir cüzdan koyarak sonra alacağını söylediğini, sanık ...'ın mağdura ait olduğu söylenen cüzdanı olay yerinde bulduğu için almış olabileceğini, Mahkemede; sanık ...'ın olay yerinde arabadan indiğini ve birden mağdur ile kapışmaya başladığını, kendilerinin yerin müsait olmadığını belirterek başka bir yerde görüşme teklifinde bulunduklarını ve kabul etmesi üzerine mağduru da kendi arabasına aldıklarını, sanık ...'un sürdüğü araba ile boş bir araziye gittiklerini, sanık ...'ın mağduru arabadan indirdiğini, bu arada arabanın bagajında bulunan sopayı aldığını, ancak sanık ...'un, adı geçenin elindeki sopayı geri aldığını, bu arada sanık ...'ın elindeki bir cisimle mağdura vurduğunu, mağdur yere düştükten sonra onu bırakıp ayrıldıklarını, sorulması üzerine; ilk kapışma esnasında sanık ...'ın cüzdanının düştüğünü belirterek yerden bir cüzdan aldığını, içerisinde yengesi ve ...'e ait kimlik suretlerinin olduğunu görünce cüzdanı arabanın bagajına attığını, bu cüzdanın mağdurdan zorla alınmadığını, olay öncesi sanık ... ile aile ortamında yaptıkları bir konuşma esnasında mağdurun kendisini ve bilhassa eşini tehdit ettiğini, iş adamı olması sebebi ile olayın daha fazla büyümemesi açısından görüşüp çözüm bulmak istediğini söylediğini, Bozma sonrası; mağdurun yanına sadece konuşmak için gittiklerini, arabada cüzdan görmediklerini, boğuşma esnasında arabanın içine düşmüş olabileceğini, böyle bir şey yapsa neden cüzdanı arabada bırakacağını, Savunmuşlardır. V- GEREKÇE 1- Sanıklara isnat olunan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun sabit olup olmadığı; A- Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 03.12.2025 tarihli ve 333-545 sayılı kararında da açıklandığı üzere; Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adeleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de doktrinde ve uygulamada; suçsuzluk ya da masumiyet karinesi olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; in dubio pro reo olarak ifade edilen şüpheden sanık yararlanır ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılabilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Toplanan delillerin bir kısmının gözetilip diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaat üzerinden yüksek de olsa bir ihtimalle sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir (YCGK, 11.6.2013 tarihli ve 36-294 sayılı). Şu hâlde, sanığa isnat edilen fiilin sanık tarafından icra edildiğinin kabulü için, gerekçeli ve muhtemel şüphenin tamamen yenilmesi gerekir. Zira kabili te'lif olmayan şüphe ile gerçeğin yan yana mevcudiyeti ile vicdani kanaate ulaşılmasının, mantık ve hukuk kuralları bakımından mümkün olduğu söylenemez. B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme Sanık ...’ın, yeğenine sürekli kötü davranması nedeniyle mağdur ile arasının açık olduğu, mağdura ceza vermek amacıyla onu kaçırıp darbetmeye karar verdiği ve bu doğrultuda durumu arkadaşı sanık ...’e anlattığı, sanık ...’in yardımcı olacağını beyan ederek sitenin güvenlik görevlisi olan sanık ...’a olayı aktardığı, sanık ...’un da konuyu sanık ...’a anlattığı, sanık ...’ın mağduru telefonla arayarak arkadaşlık ve buluşma teklifi yapması suretiyle buluşmaya ikna etmesi ve buluşma sırasında mağduru yakalayarak kaçırmaları yönünde sanıkların anlaştıkları; bu kapsamda sanık ...’ın mağdurun cep telefonu numarasını ...’a vererek iletişim kurulmasını sağladığı, sanık ...’ın da mağdura mesaj atarak buluşma teklifinde bulunduğu, mağdurun bu teklifi kabul etmesi üzerine sanıkların birlikte sanık ...’in aracıyla buluşma yerine gittikleri, sanık ...’ın araçtan inerek mağdurla görüşmesi sırasında araçta bekleyen diğer sanıklara işaret vermesi üzerine sanıkların mağduru yakalayarak zorla araca bindirdikleri ve boş bir araziye götürdükleri, gerek araç içinde gerekse olay yerinde mağduru hayati tehlike geçirecek şekilde darbettikleri kabul edilen olayda; Mağdurun; arabadan inen üç kişinin kendisini zorla arabaya bindirdiklerini, 10-15 dakika kadar bu şekilde yolculuk yaptıktan sonra şahısların kendisini arabadan indirdiklerini ve darbettiklerini beyan etmesi, sanık ...’un, sanık ...’ın mağduru darbederek zorla araca bindirdiğini; sanık ...’ın, diğer sanıkların mağduru zorla araca bindirdiklerini, sanık ...’in de sanıklar ... ve ...’ın mağdurun kolundan tutarak araca bindirdiklerini öne sürmeleri, 155 ihbar hattına mağdurun zorla araca bindirildiğine ilişkin ihbarların yapılmış olması ve tanık ...'nin kabulü destekleyen anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, sanıklara isnat edilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun sabit olduğu kabul edilmelidir. Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının bir numaralı uyuşmazlık konusu yönünden reddine karar verilmelidir. 2- Sanıklar ..., ... ve ...'a isnat olunan nitelikli yağma suçunun sabit olup olmadığı; A- Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 17.09.2025 tarihli ve 556-346 sayılı ile 30.10.2025 tarihli ve 473-447 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; Yağma suçu, kasten işlenebilen suçlardandır. Failin bilerek ve isteyerek mağdura karşı cebir veya tehditte bulunması ve bu cebir ve tehdidi de malın alınmasına veya teslimine yönelik olması gerekmektedir. Yağma suçunun düzenlendiği TCK'nın 148. maddesine ilk bakışta; özel kasta, yani saike önem verilmediği, yağma suçunun genel kastla işlenebileceği, bu nedenle fail tarafından mağdur mal sahibinin veya malın zilyedinin elinden iradesi dışında, cebir kullanılarak veya tehditle alınması hâlinde, failde başkaca bir kastın bulunmasına ihtiyaç olmaksızın yağma suçunun oluşabileceği sonucuna varılabilir. Ancak, hırsızlık suçu bileşik suç olan yağmanın bir unsuru olduğuna göre, hırsızlık suçu için aranan faydalanma kastının yağma suçu için de aranması gerekir. Diğer taraftan yağmanın kanuni tanımında manevi unsur olarak faydalanma kastına yer verilmemekle birlikte, suçla korunan hukuki değerden ve suçun ratio legis'inden hareket edildiğinde, yağma suçunun faydalanma maksadıyla alınması gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır. Ayrıca mala zarar verme gibi diğer suçlardan ayrım bakımından da bu maksadın aranması gerekir (Mahmut Koca - İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, s. 694). Nitekim Yüksek Genel Kurulun 14.12.1981 tarihli ve 345-424, 11.10.2016 tarihli ve 331-352, 09.06.2020 tarihli ve 284-2 75... .07.2020 tarihli ve 125-341 sayılı kararlarında da aynı sonuca ulaşılmıştır. B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme Sanıkların olay sırasında mağdurun cep telefonunu, nüfus cüzdanını, araç ruhsatını ve 477 TL'sini zorla aldıkları iddia edilen olayda; Sanık ...'ın, olay yerinden uzaklaştıkları sırada araç içerisinde bir cüzdan gördüğünü, bunu kendisine ait zannederek aldığını, daha sonra içini kontrol ettiğinde cüzdanın mağdura ait olduğunu anladığını ve aracın bagajına attığını; sanık ...'un, sanık ...'ın yerde bulduğu ve kendisine ait olduğunu düşündüğü eşyayı topladığını, daha sonra bir fırında oturdukları sırada açıp incelediği cüzdanın kendisine ait olmadığını söylediğini; sanık ...'ın, sanık ...'ın yere düşen cüzdanı kendisine ait olduğunu düşünerek alıp bagaja attığını, ancak sonradan cüzdanın kendisine ait olmadığını fark ettiğini ifade ettiğini; sanık ...'in ise ilk kapışma esnasında sanık ...'ın cüzdanının düştüğünü belirterek yerden bir cüzdan aldığını, içerisinde yengesi ve ...'e ait kimlik suretlerinin olduğunu görünce arabanın bagajına attığını ve söz konusu cüzdanın mağdurdan zorla alınmadığını savunduğu, mağdurun da bozma kararı sonrası alınan ifadesinde; eşyalarının zorla alınmadığını, olayın ani geliştiğini ve itiş kakış sırasında sanıkların cebinden eşyayı almalarına zaman olmadığını ve eşyasının arabada düştüğünü belirtmesi karşısında, sanık ... tarafından alındığı sabit ise de sanığın bu eşyayı yağma kastıyla değil kendisine ait olduğunu düşünerek aldığını istikrarlı şekilde savunması, diğer sanıkların ifadelerinin de bu savunmayı desteklemesi ve mağdurun aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunması bir bütün olarak değerlendirildiğinde; mahallinde ikame olunan ve tartışılan delillerin, gerekçeli/muhtemel şüphenin tamamen ortadan kaldırılması ve sanıkların suça konu eşyayı yağmalama kastıyla aldıklarına dair tam bir vicdani kanaat oluşması için yeterli olmadığı, in dubio pro reo/şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince oluşan şüphenin sanık lehine değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu, açıklanan nedenlerle sanıklara isnat edilen nitelikli yağma suçunun sabit olmadığı kabul edilmelidir. Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının iki numaralı uyuşmazlık konusu yönünden kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Çoğunluk görüşüne katılmayan Ceza Genel Kurulu ...; "Sanıkların olay sırasında mağdurun cep telefonunu, nüfus cüzdanını, araç ruhsatını ve 477 TL'sini zorla aldıkları iddia edilen olayda; mağdurun; araca bindirildiği sırada sanıkların cep telefonunu, cüzdanını, araç ruhsatını ve anahtarını aldıklarını beyan etmesi, olay sonrasında sanık ...'e ait aracın bagajında siyah renkli bir cüzdan ile bu cüzdan içerisinde mağdur adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı, ... Kart, çeşitli kartvizitler, ... ve ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı fotokopileri ile mağdura ait araca ilişkin geçici tescil belgesinin ele geçirilmesi, sanık ...'ın, yemek yedikleri sırada sanık ...'un bir cüzdan çıkardığını, sanık ...'ın da bu cüzdanı alarak içerisindeki nüfus cüzdanlarını cebine koyduğunu; sanık ...'in, olay yerinden ayrılırken sanık ...'ın siyah renkli bir cüzdanı aracın bagajına koyduğunu, daha sonra alacağını söylediğini ifade etmeleri hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanıklara atılı nitelikli yağma suçunun sabit olduğu, sanık ...’ın, mağdura ait cüzdanı kendisine ait zannederek aldığı yönündeki savunmasının ise dosya kapsamındaki delillerle bağdaşmaması nedeniyle itibar edilemeyeceği kabul edilmelidir." düşüncesiyle, Çoğunluk görüşüne katılmayan on bir Ceza Genel Kurulu Üyesi; sanıklar ..., ... ve ...'a isnat olunan nitelikli yağma suçunun sabit olduğu görüşüyle, Karşı oy kullanmışlardır. 3- Sanık ... hakkında kasten yaralama suçu yönünden haksız tahrik hükmünün uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı; A- Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Ceza Genel Kurulunun istikrar kazanmış kararları (CGK'nın 19.02.2025 tarihli ve 279-75, 15.01.2025 tarihli ve 531- 21... .01.2025 tarihli ve 594-22 sayılı kararları gibi) ile doktrinde de kabul gören görüşler doğrultusunda haksız tahrik hükmünün uygulanabilmesi için; a) Tahriki oluşturan haksız bir fiil bulunmalı, b) Fail öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalmalı, c) Failin işlediği suç bu ruhsal durumunun tepkisi olmalı, d) Haksız tahrik teşkil eden eylem mağdurdan sadır olmalıdır. 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren TCK'da, 765 sayılı Kanun'da yer alan ağır – hafif tahrik ayırımına son verilerek; tahriki oluşturan eylem, somut olayın özelliklerine göre hâkim tarafından değerlendirilip, sanığın iradesine etkisi göz önünde bulundurulmak suretiyle, maddede gösterilen iki sınır arasında belirlenen oranda cezasından indirim yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Haksız tahrik hükmünün uygulanabilmesi açısından, failin suçu ilk haksız fiilin doğurduğu öfke veya şiddetli elemin etkisiyle işleyip işlememesi önemlidir. Mağdur ya da ölenden gelen haksız hareketin psikolojik etkisinin devam ettiğinin kabulünde zorunluluk bulunan hâllerde, haksız tahrik hükmünün uygulanması gerekmektedir. B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme Bir numaralı uyuşmazlık konusunda detayları anlatılan olayda; sanık ...’ın, yeğeni olan ... üzerinde hukuken bakım ve gözetim yükümlülüğünün bulunmaması, ...’ün ailesiyle birlikte sanıktan farklı bir şehirde yaşıyor olması hususları göz önünde bulundurulduğunda, mağdurun ...’e yönelik eylemlerinin sanık yönünden haksız tahrik oluşturacak nitelikte olduğu kabul edilemez. Diğer yandan, mağdurun sanık ...’a veya eşine yönelik tehditte bulunduğuna veya onları rahatsız ettiğine dair de dosyaya yansıyan somut delil bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle somut olayda sanık ... hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanma koşullarının oluşmadığı kabul edilmelidir. Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının üç numaralı uyuşmazlık konusu yönünden reddine karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan üç Ceza Genel Kurulu Üyesi; sanık ... hakkında kasten yaralama suçu yönünden haksız tahrik hükmünün uygulanma koşullarının bulunduğu düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının; a) Sanıklara isnat olunan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun sabit olmadığına ve sanık ... hakkında kasten yaralama suçu yönünden haksız tahrik hükmünün uygulanma koşullarının oluştuğuna yönelik itirazlarının REDDİNE, b) Sanıklar ..., ... ve ...'a isnat olunan nitelikli yağma suçunun sabit olmadığına yönelik itirazının KABULÜNE, 2- Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12.09.2023 tarihli ve 6345-12248 sayılı nitelikli yağma suçuna ilişkin onama kararının KALDIRILMASINA, 3- Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli ve 35-171 sayılı sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin, sanıkların isnat edilen suçu işlediklerinin sabit olmadığının gözetilmemesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, 4- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının nitelikli yağma suçuna ilişkin kısmının kabul edilip bu suça yönelik Özel Dairenin onama kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesinin nitelikli yağma suçuna ilişkin hükümlerinin bozulmasına karar verilmesi nedeniyle sanıkların bu suça ilişkin cezalarının İNFAZLARININ DURDURULMASINA ve TAHLİYELERİNE, başka bir suçtan hükümlü veya tutuklu olmadıkları takdirde derhal salıverilmeleri için YAZI YAZILMASINA, 5- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde yapılan müzakerede sanıklara isnat olunan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun sabit olup olmadığına yönelik uyuşmazlık bakımından oy birliğiyle, sanık ... hakkında kasten yaralama suçu yönünden haksız tahrik hükmünün uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığına yönelik uyuşmazlık bakımından oy çokluğuyla, sanıklar ..., ... ve ...'a isnat olunan nitelikli yağma suçunun sabit olup olmadığına yönelik uyuşmazlık bakımından ise ilk müzakerede yasal ve yeterli çoğunluk sağlanamaması nedeniyle 15.04.2026 tarihinde yapılan ikinci müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.