Yargıtay · Ceza Genel Kurulu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2025/367 E. 2026/417 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- Ceza Genel Kurulu
- Esas No
- 2025/367
- Karar No
- 2026/417
- Karar Tarihi
KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 517-635
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın, zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/2, 43/1, 62/1, 53... . maddeleri uyarınca 16... ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesince 15.12.2021 tarih ve 144-419 sayı ile verilen resen istinafa tabi hükmün sanık müdafii, katılan mağdur vekili ve katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından da istinaf edilmesi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince 15.02.2022 tarih ve 143-201 sayı ile istinaf başvurusunun esastan reddine; bu hükmün de sanık müdafii ile katılan mağdur vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 02.11.2022 tarih ve 9090-9808 sayı ile TCK’nın 30. maddesindeki hata hükümleri tartışılmadan eksik gerekçeyle mahkûmiyet hükmü kurulması isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesince 23.02.2023 tarih, 61-74 sayı ve oy çokluğu ile sanığın eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabul edilerek şikâyet yokluğu sebebiyle açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca düşmesine, bu hükmün de Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 29.05.2024 tarih ve 7337-5271 sayı ile ''...Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdure hakkında alınan raporlar, mağdurenin aşamalarda alınan birbiriyle uyumlu ve sanığın yaşını bildiğine dair beyanları, sanık ile mağdurenin uzun süredir tanışıyor olması, mağdurenin sanığın iş yerinde bulunan gizlenmiş hâldeki özel bölümde uzun süre kalmış olması, mağdurenin tanık beyanlarını doğrulamayışı, sanığın eylemi kabul etmemesi karşısında hataya düştüğünün kabulünün de mümkün olmayacağı birlikte değerlendirildiğinde hata hükümlerinin uygulanarak sanık hakkında düşme kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.'' isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesi ise 27.11.2024 tarih ve 517-635 sayı ile bozmaya direnerek önceki gibi sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar vermiştir. Bu hükmün de Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2025 tarihli ve 9913 sayılı bozma istekli tebliğnamesiyle dosya CMK'nın 307. maddesi uyarınca Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Özel Dairece 21.05.2025 tarih ve 1721-4433 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU Direnmenin kapsamına göre inceleme, sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile İlk Derece Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulama imkânı bulunup bulunmadığının, bu bağlamda eylemlerinin zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu mu yoksa reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; Mernis doğum formu ve doğum fişine göre hastanede doğduğu; Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 05.11.2021 tarihli durum bildirir sağlık raporunda ise 15.10.2021 tarihli muayenesine göre kemik yaşının 15-16 yaş arası ile uyumlu olduğu, görünümünün de kemik ve takvim yaşıyla uyumluluk gösterdiği bildirilen mağdur ...’nin; 26.04.2006 doğumlu olduğu, suç tarihi itibarıyla 14... aylık olup 15 yaşını tamamlamadığı ve bazen ailesinin bazen de anneannesinin yanında yaşadığı, bekâr olduğu, güncel nüfus kaydına göre ise evlendiği, 01.03.1989 doğumlu sanık ...’nın, suç tarihi itibarıyla 31 yaşında, evli ve üç çocuklu olduğu; savunmalarına istinaden Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden (UYAP) yapılan incelemede 18.08.2020 tarihinde ceza infaz kurumundan tahliye edildiği, güncel nüfus kaydına göre 18.05.2018 tarihinde boşandığı eşiyle 13.09.2019 tarihinde tekrar evlendiği ve 05.03.2024 tarihinde boşandığı, 03.01.2021 tarihli kayıp şahıs bildirim formunda mağdur ... hakkında babası müşteki ... tarafından kayıp ihbarında bulunulduğu; 07.01.2021 tarihli tutanağa göre anneannesinin yanına geldiği tespit edilen mağdurun, başından kötü bir olay geçmediğini, alıkonulmadığını, darp edilmediğini, cinsel istismara maruz kalmadığını ve kimseden şikâyetçi olmadığını beyan ettiğinin belirtildiği, 15.01.2021 tarihli kayıp şahıs bildirim formuna göre mağdur hakkında müşteki ... tarafından 12.01.2021 tarihinden itibaren kayıp olduğuna dair tekrar ihbarda bulunulduğu, 02.02.2021 tarihli araştırma tutanağı ile 04.02.2021 tarihli tutanakta; mağdurun arkadaşı ... ...’in, yaklaşık iki ay arkadaşlık ettiği mağdurla son üç ay içinde görüşmediğini, kimin yanında olduğunu bilmediğini; anneannesi ...’nun ise bir keresinde mağdurun kendisine XXX66 numaralı telefondan ulaşılabileceğini söylediğini belirttiği; telefonun sanık adına kayıtlı olduğunun tespit edildiği, 03.02.2021 tarihli ev arama ve iş yeri arama tutanaklarına göre, sanık ...’nın ikametinde ve iş yerinde yapılan aramalarda mağdurun bulunmadığı, sanığın eşi olan ... tarafından sanık ile ayrılma aşamasında olduklarının görevlilere bildirildiği; 05.02.2021 tarihli rızaen teslim alma ve CD çözüm tutanağında; tanık ...’ın, 03.02.2021 tarihinde sanığın, yanında 15-16 yaşlarında, daha önce sanığın iş yerinde de gördüğü ve ismini ... olarak duyduğu bir kız çocuğuyla iş yerine geldiğini, bu kişiyi sanığın yeğeni olduğunu düşündüğünü ancak tam bilmediğini beyan ettiği; kamera kayıtlarından mağdur ile sanığın 03.02.2021 tarihinde iş yerinde bulunduklarının tespit edildiğinin belirtildiği, 09.02.2021 tarihli PTS kayıt tutanağında; sanığa ait aracın kayıtlarında, 11.01.20 21... .01.2021 tarihlerinde sanık olduğu değerlendirilen şahsın yanında bir bayanın bulunduğu fakat kimlik tespitinin yapılamadığı, bayan şahsın kıyafet benzerliği nedeniyle aynı kişi olabileceğinin değerlendirildiğinin bildirildiği, 23.02.2021 tarihli kolluk tutanağında; 22.02.2021 tarihinde saat 23.20 sıralarında, seyir hâlindeki devriye ekibini görünce kaçmaya başlayan ve önceki kayıtlara istinaden içerisinde mağdurun bulunabileceği değerlendirilen aracın yakalandığı, araçta bulunan sanığın üzerinde suç unsuruna rastlanmadığı, birkaç dakika sonra devriye görevlilerince aynı sokak içerisinde bir binanın bahçesinde şüpheli hareketler sergileyen mağdurun bulunduğu, kadın görevli olmaması nedeniyle üst araması yapılamayan mağdurun, sanığın iş yerinden patronu olduğunu, araçta kendisinin bulunmadığını ve üzerinde suç unsuru eşya olmadığını beyan ettiğinin belirtildiği, 23.02.2021 tarihli saat 03.50'de düzenlenen mülakat ve savcı talimat tutanağında; refakate alınan mağdurun, yaklaşık altı ay kadar öncesinde sanıkla tanıştığını, zaman zaman anneannesi ve ailesinden izinsiz olarak evden ayrıldığını ve bu zamanlarda ailesine il dışında çalıştığını söylediğini fakat sanıkla gezdiklerini ve sevgili olduklarını, ilk tanıştığı zamanlarda sanığın kendisine eski eşi ...'yı kendisini aldattığı yönünde takip ettirdiğini, bazen kendi isteğiyle sanığa ait iş yeri içinde bulunan gizli bölmede uyuşturucu kullandıklarını, ailesinden habersiz evden ayrıldığı zamanlarda da bu gizli bölmede kaldığını, ocak ayı ortalarında tekrar ailesinden izinsiz ikametinden ayrıldığını ve bu güne kadar sanıkla birlikte olduğunu, tam tarihini hatırlamadığı zamanda iş yerinde ilk kez sanıkla rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğini, sonrasında sürekli ilişki yaşadıklarını, sanığın kendisine polisin kayıp olarak aradığını, bulunduğu yerden ayrılmamasını ve yaşı dolunca evleneceğini söylediğini, kayıp olarak arandığını söylediği zamandan sonra yani yirmi gün öncesinden itibaren sanığın davranışlarının değiştiğini ve kendisine polise adını vermemesi yönünde baskı yaptığını, tehdit ettiğini, yaklaşık on gün önce darp edip boğazını sıktığını, gitmesine izin vermediğini, eski eşine yaptıklarını anlattığı için korktuğunu, dur ihtarı sonrası sanığın belindeki silahı kendisine verip ara sokakta kendisini araçtan indirdiğini, sanıktan kurtulmak için görünür yerde bekçilerin kendisini bulmasını sağladığını, görevlilere önce korkudan araçta olmadığını söylediğini ancak araçta bulunduğunu beyan ederek sanığın verdiği silahı teslim ettiğinin ifade edildiği, Hakkında kayıp ihbarında bulunulan mağdurun 22.02.2021 tarihinde bulunması üzerine verdiği ifadesiyle olayın adli mercilere intikal ettiği, Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesince mağdur hakkında düzenlenen 23.02.2021 tarihli genel adli muayene raporlarında; sol gözünde morluk/ekimoz ve subkonjonktival hemoraji, sağ el bileğinde derin laserasyonlar, boğazında abrazyon ve sırt lomber bölgede ekimozlar bulunduğu, yaralanmasının basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir nitelikte olduğu; genital muayenede dış genital bölgede darp-cebir izine rastlanmadığı, ancak hymende eski döneme ait çok sayıda yırtık alanı izlendiğinin saptandığı, 23.02.2021 tarihli tutanak ve olay yeri inceleme raporunda; sanığa ait iş yerinde mağdurun yer göstermesi üzerine, ofis bölümündeki dolabın arkasında, iş yeri içerisinden görünmeyecek şekilde gizli hâlde iki oda, mutfak, tuvalet ve banyodan oluşan ayrı bir bölüm bulunduğunun tespit edildiği, 24.02.2021 tarihli adli görüşme raporunda; mağdurun sanıkla tanışmasına aracı olan ... isimli arkadaşıyla birlikte uyuşturucu kullandığının, sanıkla tanışmadan önce de uyuşturucu kullandığının, rızasıyla evden kaçtığının, ilişkiye girmeden önce sanığı tanıdığının, sanıkla birlikte bir ay boyunca iş yerinde kaldığı ve birlikte uyuşturucu kullandıklarının öğrenildiği; mağdurun yaşını büyük gösterdiğinin belirtildiği, 17.08.2021 tarihli duruşmada; görevli uzman tarafından, mağdurun beyanlarının fiziksel yaşına uygun olduğu ve itibar edilebileceğinin ifade edildiği; mahkeme heyetince yapılan gözlemde boyunun yaklaşık 1.60-1.65, kilosunun yaklaşık 55-60, yaşının yaklaşık 14-15-16 olduğu kanaatine varıldığı, 18.08.2021 tarihli adli görüşme ve değerlendirme raporunda; mağdurun fiziksel ve bilişsel gelişiminin gelişim dönemiyle uygunluk gösterdiği; mağdurun, sanıkla altı aylık bir arkadaşlığının bulunduğunu, bu süreçte sanığın iş yerinde ve sanığın ailesinin evinde kaldıklarını, birlikte uyuşturucu kullandıklarını, rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğini, sanığın kendisini son bir ay alıkoyduğunu, gitmesine izin vermediğini, tehdit ve darp ettiğini, boğazından asmaya çalıştığını beyan ettiği; fiziki itibarıyla yaşını gösterdiğinin belirtildiği, 12.03.2021 tarihli dilekçesinde tanık ... ...'un; mağdurun sanıkla kendi yanında tanıştığını, kendisini on dokuz yaşında ve ... ismiyle tanıtarak sanığın iş yerinde deneme amaçlı çalışmaya başladığını, babasının olmadığını, ailesinin kendisini kabul etmediğini ve anneannesi yanında kaldığını söylediğini, sanığın yardımcı olmak istediğini ancak mağdurun uyuşturucu kullandığını ve birçok kişiyle birlikte olduğunu öğrenince anneannesine teslim ettiğini ve bir daha gelmemesini söylediğini, mağdurun buna kızması nedeniyle sanıktan şikâyetçi olduğunu, mağdurun başka kişilerle ilişki yaşadığını kendisine anlattığını, tanıştıran kişi olarak mağdurun sanıkla cinsel ilişkisinin bulunmadığını bildiğini, 25.05.2021 tarihli celsede sanık müdafii tarafından, sanığın ayağından yaralanması nedeniyle hastanede yattığı sırada mağdurun yanında bulunduğunu gösterdiği ileri sürülen bir resmin dosyaya sunulduğu, 16.06.2022 tarihli dilekçesinde ... ...; sanığın eski eşi olduğunu, dükkânlarında çalışan mağdurun kendisini on sekiz yaşından büyük olarak tanıttığını, sanığın birkaç kez kimliğini istemesine rağmen kimliğini vermediğini, kalacak yer sıkıntısı çeken mağdurun dükkânda kalmak istediğini sürekli söylediğini, gizli bölme olarak belirtilen yerin herkesçe bilinen bir yer olduğunu, Ocak 2021’e kadar kayınvalidesinde kalmadığı günlerde sanığın yanında kaldığını belirttiği, 29.04.2022 tarihli dilekçesi ...; sanığın dükkan sahibinin babası olduğunu, oğlu İzmir'de yaşadığından kirayı almaya gittiğinde mağduru çalışırken gördüğünü ifade ettiği, Sanığın süreçte sunduğu dilekçelerinde; suçlamaları kabul etmediğinden mağdurun yaşına ilişkin tartışmanın gereksiz olduğunu, mağdurun yaşından büyük göründüğünü, kendisini on dokuz yaşında olarak tanıttığını, kendisinden para kopartmak için ve uyuşturucu bulmasına yardımcı olmaması nedeniyle hakkında yalan beyanda bulunduğunu ifade ettiği, Bu olay kapsamında soruşturma aşamasında verilen tefrik kararına istinaden UYAP sisteminden yapılan incelemede, Aksaray 1. Asliye Ceza Mahkemesince 10.11.2023 tarih ve 677-2085 sayı ile; sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’un 13/1. maddesi uyarınca açılan kamu davasında, sanığın beraatine karar verildiği; karar içeriğine göre tanık sıfatı ile ...'nin sanığın eski sevgilisi olduğunu; sanığın ise silahın ...’ye ait olduğunu, ...'u tanımadığını ve istismar dosyası nedeniyle iftira attığını söylediklerinin belirtildiği, Anlaşılmıştır. Mağdur ..., 07.01.2021 tarihinde kollukta verdiği ifadesinde; babasıyla yaşadığı tartışmalar nedeniyle haber vermeden anahtarı kendisinde bulunan anneannesinin evine gittiğini, teyzelerinden üç gün önce evine dönen anneannesinin kendisini evde görünce ailesine bildirdiğini, 15.12.2020 tarihinden itibaren kötü muameleye maruz kalmadığını, zorla alıkonulmadığını, cinsel ilişki yaşamadığını, kimseden şikâyetçi olmadığını ve işlemlerden sonra ailesine teslim edilmek istediğini, 23.02.2021 tarihinde kollukta verdiği ifadesinde; daha önce sanığın yanında çalışan arkadaşı ... vasıtasıyla sanığı tanıdığını ve altı aydır görüştüklerini, 15.01.2021 tarihinden itibaren sanıkla birlikte olduğunu, iş yerindeki gizli bölmede ve sanığın anne ile babasının ikametinin altında olan depoda kaldığını, sanığın getirdiği uyuşturucu maddeyi kullandıklarını, yakalanmalarından önce 22.02.2021 tarihinde de uyuşturucu madde kullandığını, sanıkla ilk kez altı ay önce rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğini, daha önce başkasıyla ilişkiye girmediğini, sonrasında da birçok kez ve en son iki hafta önce ilişkiye girdiklerini, ilk ilişkiye girdiklerinde on dört yaşında olduğunu sanığın bildiğini, son iki hafta aldattığını sanması nedeniyle sanıkla aralarında geçimsizlik başladığını, yanından ayrılmasına izin vermeyen sanığın kendisini darp ettiğini, gitmesi veya polise olanları anlatması hâlinde zarar vereceğinden bahisle tehditlerde bulunduğunu, sanıktan darp etmesi, tehdit etmesi, son üç gündür zorla alıkoyması nedeniyle şikâyetçi olduğunu, cinsel ilişkiden dolayı şikâyetçi olmadığını, diğer eylemlerinden ise kendisine zarar vereceği korkusundan dolayı şikâyetçi olmadığını, Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği 23.02.2021 tarihli ifadesinde ise önceki beyanından farklı olarak sanıktan şikâyetçi olmadığını, Mahkemede ise ayrıca; ... ve ... isimli iki kız arkadaşının olduğunu, ... isimli arkadaşının ''Benim bir tane arkadaşım var ceza evinden çıktı bulaşılım mı?'' demesi üzerine sanıkla tanıştıklarını, sanığın annesi ve babasının yanında kaldıklarında kendisinin kaldığını sanığın annesinin/ annesigilin de bildiğini, cinsel ilişkiye girdiğinde on dört yaşında olduğunu sanığın bildiğini zira tanıştıklarında yaşlarını söylediklerini (SEGBİS tutanağında bilmediği yazılmış ise de görüntülerde bilgini söylediği), altı aylık süreçte sanıkla birlikte kaldığında arada bir evine de gittiğini ancak son bir ay evine hiç gitmediğini, tarihi hatırlamamakla birlikte ilk cinsel ilişkisinin yaz mevsiminde olduğunu, sanıkla altı ay birlikte olduklarını ancak son bir ay içinde zorla tuttuğunu; tanıklar ... ve ...'a da tanıştığında on dört yaşında olduğunu söylediğini, sadece bir defa evden ayrıldığını ve kuzeniyle dolaştığını, bunun dışında evden kaçma durumunun olmadığını, sanıkla rızası dahilinde kaldığı dönemde ailesinin kayıp ilanı verdiğini, bu nedenle sanığın kendisini eniştesi ...'e teslim ettiğini, ertesi gün rızasıyla sanığın yanına gittiğini ve yaklaşık bir ay sanığın yanında kaldığını, boyunun 1.64 cm ve kilosunun 63 kg olduğunu, sanıktan darp ve tehdit ettiği için şikâyetçi olduğunu, sanığa on dokuz yaşında olduğunu ya da isminin ... olduğunu söylemediğini fakat sanığın ailesine bunu ve evinde kalması için de deneme olarak çalışacağını söylediğini, sanıkla tanıştıktan sonra tanık ... ile konuşmadığını, tanığın sanığı kurtarmak için dilekçe verdiğini, bir gün ayrılmak istediğini söyleyerek dükkandan çıkmaya çalıştığında sanığın arkasından havaya ateş ettiğini, yakalandığı gün sabah 2-3 duman uyuşturucu kullandığını; bozma ilamı üzerine ise on dört yaşında olduğunu söylediği sanıktan şikâyetçi olmadığını, Müşteki ..., 03.01.2021 tarihli kolluk ifadesinde; daha önce de kızı mağdur ... hakkında kayıp başvurularında bulunduğunu, mağdurun zaman zaman haber vermeden evden ayrılıp on-on beş gün sonra döndüğünü, 10.12.2020 tarihinde evden ayrılan ve telefonu kapalı olan mağdura ulaşamadığını; 15.01.2021 tarihli kolluk ifadesinde, 03.01.2021 tarihinde müracaatta bulunduktan üç-dört gün sonra mağdurun eve geldiğini, 09.01.2021'den 12.01.2021 tarihine kadar evde kaldığını ancak 12.01.2021 tarihinde akşam saatlerinde engel olmak istemesine rağmen evden çıktığını ve bu tarihten sonra dönmediğini, telefon kullanmadığı için mağduru aramadığını fakat akrabalarına sorduğunu, arkadaş çevresini bilmediği için nereye gidebileceğini bilmediğini; 04.02.2021 tarihli ek ifadesinde, evden ayrıldıktan sonra mağdurun anneannesine uğradığını ve çalıştığını iyi olduğunu söyleyerek tekrar ayrıldığını, yaklaşık 8-9 ay önce de evden izinsiz ayrıldığı dönemde ... ... isimli arkadaşının evinde kaldığını bildiğini ama kayıp müracaatında bulunmadığını, yaklaşık bir yıldır evden ayrılıp dönen mağdurun başından geçenleri anlatmadığını, 10.02.2021 tarihinde şüpheli sıfatıyla Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifadesinde; evden kaçması nedeniyle mağdura tokat atmış olabileceğini fakat mağdurun kız arkadaşlarına yönelik bir suç işlemediğini ve sosyal medya çıktılarının kendisine ait olduğunu, Kovuşturma aşamalarında ise ayrıca; mağdurun anneannesinde kaldığını, anneannesine çalıştığını söylediğini ancak ortaya çıkmayınca kayıp ilanı verdiğini, mağdurun ayrıca kendi evlerinde de kaldığını, sanıktan davacı ve şikâyetçi olduğunu, Müşteki ... aşamalarda verdiği ifadelerinde; mağdurun olay döneminde okula gittiğini, sık sık evden kaçtığını ve bazen de anneannesinde kaldığını, eve her geri dönüşünde babasının terbiye sınırları dahilinde mağdura kızıp tokat attığını, ancak mağdurun evde neden kalmak istemediğini veya uyuşturucu kullanıp kullanmadığını bilmediğini, savcılık ifadesinde şikâyetçi olmadığını beyan etmişse de sanıktan şikâyetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini, Tanık ..., 19.01.2021 tarihinde kollukta verdiği ifadesinde; evinin yedek anahtarının torunu olan mağdurda da bulunduğunu, ailesiyle sorun yaşadığında veya kendi istediğinde mağdurun yanında kaldığını, mağdurun ilk kaybolduğu zaman kendisinin kızlarının yanında olduğu için evinde bulunmadığını, döndüğünde mağduru evinde gördüğünü ve ailesine haber verdiğini, mağdurun babasıyla tartıştığı için evinde kaldığını, başına kötü bir şey gelmediğini söylediğini, 12.01.2021 tarihinde yeniden kaçması üzerine tekrar kayıp ihbarı yapıldığını, 18.01.2021 tarihinde mağdurun tekrar evine geldiğini, karakola gitmeyi teklif ettiğini ancak başına kötü bir şey gelmediğinden kimseden şikâyetçi olmadığını söyleyerek reddettiğini, bu tarihten sonra mağduru bir daha görmediğini, 03.02.2021 tarihli kolluk ifadesinde; mağdurun ara sıra evden habersiz ayrılıp on beş-yirmi gün sonra kendiliğinden döndüğünü, başına kötü bir şey gelmediğini söyleyip nerede kaldığını anlatmadığını, ancak her sefer resmi müracaatta bulunmadıklarını, 12.01.2021 tarihinden birkaç gün sonra mağdurun yanına gelerek arkadaşında kaldığını söylediğini ancak habersizce yanından tekrar ayrıldığını, kendisine ulaşılabilmesi için daha önce XXX66 ve ... isimli arkadaşına ait olduğunu söylediği XXX00 numaralı hatları verdiğini, mağdurun geçmişte sanık ...'nın yanında bulunduğunu fakat o tarihte resmî olarak kayıp müracaatında bulunmadıklarını, Mahkemede ise ayrıca; kızının yanında kaldıktan sonra evine döndüğünde mağdurun evde bulunduğunu gördüğünü, akşam sanığın eve geldiğini ve mağdurun yanında çalıştığını söylediğini, sabah işe gidiyorum diyerek evden çıkan mağdurun uzun süre eve gelmediğini, sanıkla aralarındaki ilişki konusunda bir şey söylemediğini, Tanık ... ... ... 03.02.2021 tarihinde kollukta verdiği ifadesinde; mağduru sekiz-dokuz ay kadar önce tanıdığını, yaklaşık yedi ay önce dışarıda kaldığını ve kalacak yeri olmadığını söyleyerek kendisinden yardım istediğini, bu nedenle birkaç gün yardımcı olduğunu, en son altı ay önce mağduru gördüğünü, daha önce mağduru evden ayrılmaması, ailesini de mağdura sahip çıkmaları konusunda uyardığını; mahkemede ise dilekçesini tekrar ettiğini, sanıkla mağduru kendisinin tanıştırdığını, bir yıl önce sanığın yanında çalıştığını, 2020 yılının dokuzuncu ayında da işten ayrıldığını, mağdurun babasının annesine ve kendisine şiddet uygulaması nedeniyle eve gitmek istemediğini söylediğini, Tanık ... ... mahkemede verdiği ifadesinde; çok eski arkadaşı olan fakat uzun zamandır görüşmediği mağdurun adını ... olarak ve yaşını da büyük bildiğini, Tanık ... ...; mağduru sanığın iş yerinde bir iki defa gördüğünü, SGK kayıtlarının yapılması için kimliğini istediğini ancak kimliğinin köyde olduğunu söyleyerek vermediğini, ismini ... olarak hatırladığını, sigorta başlangıcı için yaşının on sekiz yaşından küçük olmaması gerektiğini söylediğinde tamam dediğini ve on dokuz yaşında olduğunu söylediğini, görünüşüne dikkat etmediğini, Tanık ... ...; mağdurun sanığın yanında iki üç ay kadar çalıştığını, mağdurla yaşıyla ilgili konuşmadıklarını ancak sigortalı bir işe girdiğini ve on sekiz yaşını geçtiğini, yeni bir hayat kurmak istediğini söylediğini, sanıkla ilişkisi konusunda bilgisinin olmadığını, kamera görüntülerinin kendisinin iş yerinden temin edildiğini, 09.02.2021 tarihinde bilgisine başvurulan ... soruşturma aşamasında verdiği beyanında; mağdurun oğlunun okuldan arkadaşı olduğunu, 2020 yılının yaz aylarında iş yerine oğlu ile birlikte gelen mağdurun on beş- yirmi gün kadar işlettiği restoranda takıldıklarını, sonrasında Aksaray'da düğünlerinin olduğunu söyleyen mağdurun ayrıldığını, beş altı gün sonra beyaz bir araçla ismini sonradan öğrendiği sanıkla birlikte mağdurun geldiğini, çalışmak istemediğini ve yanında bulunan kişinin dayısının oğlu olduğunu söylediğini, sanığında mağdurun akrabası olduğunu ve düğüne götüreceğini söylediğini, daha sonra mağduru görmediğini, üç-dört ay geçtikten sonra, mağdurun babaannesi olduğunu söyleyen bir kadının aradığını, mağdurun evden kaçtığını, haber alamadıklarını, mağdurdan haberinin olup olmadığını sorunca görüşmediğini söylediğini, Aksaray'da bir arkadaşının bu olaydan sonra kendisine oğlunun yanındaki kızın ...diye bir çocukla aynı evde kaldığından bahsettiğini, bir ay önce de diğer oğlunun mağduru Aksaray'da gördüğünü ancak konuşmadığını söylediğini, İfade etmişlerdir. İnceleme dışı sanık ...’in soruşturma aşamasında verdiği ifadelerinde; yirmi üç yıllık polis memuru olduğunu, Narkotik Büro Amirliğinde görev yapması nedeniyle birkaç kez uyuşturucu nedeniyle işlem yaptığı için sanığı tanıdığını, bilgi vereceğini söylemesi nedeniyle de ekip arkadaşı ile sanığın dükkanına gittiğini, mağduru tanımadığını ve hiç görmediğini; mahkemede, mağdurun uyuşturucu madde kullandığını, uyuşturucu madde alacağı kişilere kendisini ... ismiyle tanıttığını, uyuşturucu madde bulunan kişilerin evlerinde kaldığını şifahen öğrendiğini, sanığın ise muhbirlik yapmak istediğini söylediğini, Sanık ..., 08.02.2021 tarihinde kollukta verdiği ifadesinde; babası ve annesiyle birlikte yaşadığını ve eşiyle boşanma aşamasında olduğunu, mağduru 2020 yılı Eylül ayında eski çalışanı ... vasıtasıyla tanıdığını, kendisine on dokuz yaşında olduğunu, anne ve babasının olmadığını, anneannesinin büyüttüğünü söylediğini fakat aralık ayı başında mağdurun teyzesi ...'in, kendisinin de tanıdığı olan ... ile evlendiğini öğrendiğinde mağdurun anne ve babasının olduğunu öğrendiğini, mağdura bu durumu sorduğunda anne ve babasının sürekli kavga ettiğini, babasının kendisini darp edip kapıya koyduğunu, bu nedenle arkadaşlarında kaldığını, kalacak yer bulamadığında arkadaşlarından birini alıp evine gittiğini ancak babasının eve getirdiği kız arkadaşlarına cinsel organını gösterdiğini, bu nedenle eve gitmediğini söylediğini, ocak ayının dört ya da beşinde mağdurun iş yerine sağ gözü mor halde gelerek babasının evde kendisini darp ettiğini, artık eve gitmeyeceğini ve kalacak yeri olmadığını söyleyerek yardım istediğini, bunun üzerine yardımcı olmak amacıyla ...’in yanına giderek durumu anlattığını, ...'in mağdurun on sekiz yaşından küçük olduğunu ve ailesinin mağduru aradığını söylediğini, sonra iş yerinden ...'in mağduru alarak anneannesine götürdüğünü, bu sırada gitmek istemeyen ve yanında kalmak istediğini söyleyen mağdura gitmesini, kendisini takip edeceğini hatta işe alacağını söylediğini, bir gün sonra mağdurun yanına çalışmaya geldiğini, ocak ayı başlarında iş yerinde kullandığı XX66 numaralı telefonu mağdura verdiğini, telefonun yaklaşık bir hafta mağdurda kaldığını, mağdurun bir gün anneannesinde kalmayacağını, bütün teyzelerinin anneannesinde kalmaya geldiğini ve sürekli tartıştıklarını söylemesi üzerine akşam birlikte anneannesine gittiklerini, anneannesine kendisini mağdurun patronu olarak tanıttığını ve sorunlarını anlattığını, anneannesi ve teyzeleri olduğunu öğrendiği üç kadına telefon numarasını verdiğini, 8 Ocak günü mağdurun sürekli olarak anneannesine gitmeyeceğini söylemesi üzerine verdiği telefonu alıp kırdığını ve mağduru anneannesine götürdüğünü, mağduru işten çıkardığını ve çocuklarına sahip olmalarını söylediğini, telefonu kırdığı sırada mağdurun teyzelerinden birinin kendisiyle yakıştırdığı gibi sözler söylediğini anlatması üzerine iyi niyetinin suiistimal edildiğini düşünerek mağdur ve ailesinden uzaklaşmaya karar verdiğini; 13 Ocak günü Ankara’da kız kardeşinin yanına gittiğinde mağdurun anneannesinin aradığını, mağdura ulaşamadıklarını söylediğini, yaklaşık bir saat sonra da tekrar aradığını ve mağdurun geldiğini söylediğini, 13 Ocak’tan sonra Aksaray’a geldiğini, mağdurun haftada iki üç kez iş yerine oturmaya ve konuşmaya geldiğini, en son 02.02.2021 tarihinde akşam saatlerinde iş yerine geldiğini, yaklaşık bir saat oturduktan sonra iş yerini birlikte kapattıklarını ve tanık ...’a iş yerine gittiklerini, burada yaklaşık 10-15 dakika kaldıklarını, sonra mağduru tarif ettiği yere bıraktığını, 03.02.2021 tarihinde Konya'dan 17.30 sıralarında Aksaray’a döndüğünü, polislerce iş yerinin arandığını, mağdurla arasında abi-kardeş ilişkisi olduğunu, kesinlikle cinsel ilişki yaşamadığını, aralarında herhangi bir duygusal ilişki de bulunmadığını, mağdurun geçmişte uyuşturucu madde kullandığını söylediğini, mağdurun kayıp olarak arandığını 03.02.2021 tarihinde eski sevgilisi olan ... ... 'in saat 15.00 sıralarında kendisini araması ile öğrendiğini, ...'un mağdur nedeniyle ifade verdiğini söylemesi üzerine kolluğu aradığını, telefon numarasını değiştirdiğini, kendisiyle ilgili bir durum varsa Konya ilinde olduğunu, istenmesi hâlinde Konya’da ifade verebileceğini, acil bir durum yoksa saat 3-4 gibi Aksaray’da olabileceğini söylediğini; mağduru en son 02.02.2021 tarihinde gördüğünü, suçlamaları kabul etmediğini, 09.02.2021 tarihinde savcılıkta verdiği ifadesinde ayrıca; mağdurun babasına ait olduğunu iddia ettiği görüntüleri kendisine verdiğini, durumu ...'e de söylediğini, mağdurun on sekiz yaşından küçük olduğunu öğrenince bütün bağlantısını kestiğini, sadece insaniyet namına yardımcı olmaya çalıştığını, şu an nerede olduğunu mağdurun bilmediğini, fakat daha önce lokantacı olarak çalışan ... isimli şahsın yanında kaldığını söylediğini, 09.02.2021 tarihinde Sulh Ceza Hâkimliğinde verdiği ifadesinde de; mağdurun yaşının küçük olduğunu bilmediğini, mağdurun yanına eski sevgilisiyle birlikte geldiğini, kendisine yardımcı olmaya çalıştığını, hürriyetinden yoksun bırakmadığını, 23.02.2021 tarihli kolluk ifadesinde; iki yıldır iki veya üç günde bir, ayda ortalama yedi veya sekiz gram uyuşturucu maddeyi tek başına kullandığını, kimseye paralı veya parasız vermediğini, kullanıcı olduğunu, 23.02.2021 Sulh Ceza Hâkimliğinde verdiği ifadesinde ise; adli kontrol kararından sonra bir tebligat almadığı için imza atmaya gitmediğini, bu karardan sonra mağdurun erkek arkadaşıyla birlikte dükkânına geldiğini, mağdura söyleyemediğini ancak kendisine bu kişiler tarafından silahla tehditte bulunulduğunu ve ateş edildiğini, dükkânında buna ilişkin delil bulunduğunu, yaklaşık on gün dükkânını açamadığını, telefonlarını kapattırdıklarını, aslında olayın mağdur ile erkek arkadaşının birlikte dükkâna silah getirmeleri üzerine başladığını, bu silahı kendi adlarına satmasını, parasıyla uyuşturucu alacaklarını söylediklerini, kendisinin karışmak istememesi ve denetimli serbestliğinin yanmasını istemediğini söylemesi üzerine önce silah zoruyla, sonraki günlerde ise rızasıyla uyuşturucu madde kullanmak zorunda bırakıldığını, mağduru alıkoymadığını, hürriyetinden yoksun bırakmadığını, cinsel bir suç işlemediğini, kendisine iftira edildiğini, 02.10.2020 tarihinde cezaevinden çıktığını, ... isimli şahıs aracılığıyla mağdurla tanıştığını, mağdurun kendisine yaşının on dokuz olduğunu söylediğini, mağdurun kendisine tuzak kurduğunu, uyuşturucu aldığı sırada yaşı küçük çocuk getirilerek mağdur edilmek istendiğini, mağdurun kendisine video kaydını aldığını söylediğini, uyuşturucu etkisinde olduğu için olayı bilmediğini, hatta bu kayıt yüzünden mağdurun erkek arkadaşının kendisini silahla yaraladığını, önceye dayalı olarak mağdurla hiçbir şekilde cinsel ilişkisinin bulunmadığını, ancak uyuşturucu etkisinde kaldığı 10 Şubat ile 17 Şubat arasında belki aralarında cinsel ilişki yaşanmış olabileceğini, bunun da silah zoruyla olduğunu, Kovuşturma aşamalarında verdiği ifadelerinde ayrıca; hatırladığı kadarıyla 20.08.2020 tarihinde ve 9. ayın başında akşam vakitlerinde mağdurun iş yerine geldiğini ve kendisini bırakmasını istediğini, arabasıyla yolda giderken bir grubu görünce mağdurun dışarıya ateş ettiğini, sonrasında uyardığında da kendisini ayağından vurduğunu fakat bunu mağdurun yaptığını söylemediğini, iddia edildiği gibi cinsel içerikli bir eylem işlemediğini, iş yerinde tutmadığını, Bozma ilamları üzerine yapılan; 23.02.2023 tarihli duruşmada da, mağdurun kendisini ... ismi ile tanıttığını, on dokuz yaşında olduğunu söylediğini, genel görünüm itibariyle de büyük gözüktüğü için yaşının küçük olabileceğini hiç düşünmediğini, mağdurun bir ya da bir buçuk ay kadar yanında resmî olarak çalıştığını, bu süreçte deneme sürecinde olduğunu ve sonrasında SGK kaydının yapılacağını söylediğini, bu sebeple de kimliğini istediğini ancak anne ve babasının sağ olmadığını, kimliğinin de köyde anneannesinin yanında olduğunu söyleyince de üstelemediğini, teyzesinin yakıştırmalarından dolayı mağduru işten çıkardığını, kendisine kinlenip iftira attığını; 27.11.2024 tarihli duruşmada ise mağduru işe alırken hataya düştüğünün doğru olduğunu, yaşını on dokuz olarak bildiğini, atılı suçu işlemediğini, Savunmuştur. IV. GEREKÇE A.İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Değerlendirmeler Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 29.11.2016 tarihli ve 755-4 54... .05.2022 tarihli ve 205-326 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; TCK'nın 103. maddesinde üç grup mağdura yer verilmiş olup birincisi onbeş yaşını tamamlamamış olan çocuklar, ikincisi onbeş yaşını tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklar, üçüncüsü ise onbeş yaşını tamamlayıp onsekiz yaşını tamamlamamış çocuklardır. Birinci ve ikinci grupta yer alan çocuklara karşı cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın dahi gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış istismar suçunu oluşturmakta, eylemin bu kişilere karşı cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle gerçekleştirilmesi ise anılan maddenin dördüncü fıkrası uyarınca cezanın yarı oranında artırılmasını gerektirmektedir. Üçüncü grupta yer alan çocuklar yönüyle eylemin suç oluşturması için gerçekleştirilen cinsel davranışların cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Nitekim cebir, tehdit ve hile olmaksızın onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, anılan Kanun'un 103. maddesinde düzenlenmiş olan çocukların cinsel istismarı suçundan değil, şikâyet üzerine 104. maddede düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan cezalandırılacaktır. Bu genel açıklamalardan sonra TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümleri üzerinde durulmalıdır. Anılan Kanun'un "Hata" başlıklı 30. maddesinde, ''(1) Fiilin icrası sırasında suçun kanunî tanımındaki maddî unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz. Bu hata dolayısıyla taksirli sorumluluk hâli saklıdır. (2) Bir suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin gerçekleştiği hususunda hataya düşen kişi, bu hatasından yararlanır. (3) Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlere ait koşulların gerçekleştiği hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi, bu hatasından yararlanır. (4) İşlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi, cezalandırılmaz" hükümleri yer almaktadır. Hata (yanılma); genel olarak kişinin tasavvuru ve zihinden geçirdikleri ile gerçeğin birbirine uymaması anlamına gelen bir kavramdır. Hata kural olarak iradenin oluşum sürecine etki eder ve gerçeğin yanlış biçimde tasavvuru veya bilinmesi nedeniyle irade bozulmuş olarak doğar. Failin tasavvurunun konusu, dış dünyaya ait bir şeye ilişkin olabileceği gibi normatif dünyaya (kurallar alanına) dair de olabilir. Dış dünyayla ilgili şeyin olduğundan farklı bir biçimde algılanması hâlinde unsur yanılgısından (tipiklik hatası), normatif dünyaya ait gerçekliğin farklı biçimde değerlendirilmesi hâlinde ise yasak hatasından bahsedilir. Kısaca unsur hatası, bir algılama hatası olduğu hâlde; yasak hatası, bir değerlendirme hatasıdır. Hata, kastı ortadan kaldıran veya kusurluluğu etkileyen hata olmak üzere ikiye ayrılır. Suçun maddi unsurlarında (TCK'nın 30/1. maddesi), suçun nitelikli hâllerinde (TCK'nın 30/2. maddesi), hukuka uygunluk nedenlerinin maddi şartlarında (TCK'nın 30/1-3. maddesi) hata kastı kaldırır. Kusurluluğu ortadan kaldıran veya azaltan sebeplerin maddi şartlarında hata (TCK'nın 30/3. maddesi) ile haksızlık yanılgısı (yasak hatası) (TCK'nın 30/4. maddesi) kusurluluğu etkileyen hata şekilleridir. Kastı kaldıran hata türüne hukuka uygunluk nedenlerinin sınırındaki yanılgıyı da eklemek gerekmektedir (TCK'nın 27/1. maddesi.). Üçüncü fıkrada, ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlere ait şartların gerçekleştiği konusunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişinin, bu hatasından yararlanacağı hüküm altına alınmış olup fıkrada hem hukuka uygunluk sebebinin maddi şartlarında hata, hem de kusurluluğu etkileyen hata hâlleri düzenlenmiştir. Failin bu fıkra hükmünden yararlanabilmesi için bulunduğu durum itibarıyla hatasının kaçınılmaz olması gerekmektedir. Hataya düşmenin kaçınılmaz olmasını, kusursuz olmak şeklinde anlamak gerekir (Nevzat Toroslu, Ceza Hukuku, Genel Kısım, Savaş Yayınevi, Ankara 2016, sayfa 194.). Bunun için fail, fiili işlediği sırada ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlere ait koşulların gerçekleştiği hususundaki hatası nedeniyle kınanamamalı, dikkatsiz ve özensiz davranmış olmamalıdır. Maddeye 5377 sayılı Kanun'la eklenen dördüncü fıkrada ise, kişinin işlediği fiilden dolayı kusurlu ve sorumlu tutulabilmesi için, bu fiilin bir haksızlık oluşturduğunu bilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre fail, işlediği fiilin haksızlık oluşturduğu konusunda kaçınılmaz bir hataya düşmüşse, diğer bir ifadeyle, eyleminin hukuka aykırı olmadığı, haksızlık oluşturmadığı, meşru olduğu düşüncesiyle hareket etmişse ve bu yanılgısı içinde bulunduğu şartlar bakımından kaçınılmaz nitelikte ise artık cezalandırılmayacaktır. Hatanın kaçınılmaz olduğunun belirlenmesinde, kişinin bilgi düzeyi, gördüğü eğitim, içinde bulunduğu sosyal ve kültürel çevre şartları göz önünde bulundurulacaktır. Üçüncü ve dördüncü fıkraların uygulanması yönüyle kişinin kaçınılmaz bir hataya düşmesi şartı aranmakta olup hatanın kaçınılabilir olması durumunda kişi kusurlu sayılacak, diğer bir ifadeyle fiilden dolayı sorumlu tutulacak, ancak bu hata temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınacaktır. Gelinen noktada uyuşmazlık konusunun çözümüne yönelik olarak hukuka uygunluk sebebinin maddi şartlarındaki hata konusu da değerlendirilmelidir. TCK'da başlıca dört hukuka uygunluk nedeninden bahsedilmektedir. Bunlar; meşru savunma, hakkın kullanılması, kanunun emrini ifa ve ilgilinin rızasıdır. Gerçekleştirdiği eylemle ilgili olarak hukuka aykırılık vasfını ortadan kaldıran bir sebebin somut olayda var olduğunu düşünen kişi, bu hususta kaçınılmaz bir hataya düşmesi hâlinde TCK’nın 30/3. maddesi gereğince sorumlu tutulamayacaktır. Meşru savunma koşullarının bulunduğu, kanun hükmünü yerine getirdiği ya da ilgilinin hukuken korunan geçerli bir rızasının olduğu gibi konularda hataya düşülmesi durumunda yanılgının kaçınılmaz olup olmadığı değerlendirilecek ve ancak kaçınılabilir bir yanılgı olduğu sonucuna varılırsa sorumluluğu cihetine gidilecektir. Uyuşmazlık konusu ile bağlantılı olarak, 18 yaşını tamamlamış ancak rıza açıklama ehliyetine sahip bulunmayan bir kişinin, cinsel davranışlar ile bir yerde kalma ve bir yere gitme özgürlükleri yönünden açıkladığı rızasının eylemi hukuka uygun hâle getirdiğinden söz edilemeyeceğinden, eylemi gerçekleştiren kişinin mağdurun rıza açıklama ehliyetinin bulunmadığını bilip bilmediğinin ve bu konuda TCK’nın 30/3. maddesi uyarınca kaçınılmaz bir hataya düşüp düşmediğinin belirlenmesi gerekecektir. Sanık, mağdurun rıza ehliyeti olmadığını bilememesi nedeniyle hukuken geçerli bir rızanın bulunduğu hususunda kaçınılmaz hataya düştüğünde bu yanılgıdan yararlanacaktır. Buna karşılık hatanın kaçınılabilir olduğu hâllerde cezai sorumluluğun varlığı kabul edilmelidir. Hatanın kaçınılmaz olup olmadığı, her olay özelinde exante bir değerlendirme ile kişinin bilgi ve eğitim düzeyi, içinde bulunduğu sosyal ve kültürel çevre koşulları gibi kriterler yardımıyla belirlenmelidir. 18 yaşını tamamlamış olmakla birlikte rıza açıklama ehliyetine sahip bulunmayan bir kişiye karşı gerçekleştirilen cinsel davranışların, suç/haksızlık oluşturacağında kuşku bulunmadığına göre, hatanın kaçınılmaz olduğunun kabulü için; failin mağdur/ suçun pasif sujesi hakkında inceleme yükümlülüğü bulunduğunun da gözetilmesi lazım gelir. İnceleme yükümlülüğü altında yanılgının bertaraf edilmesini sağlayan üç araçtan söz edilebilir: vicdan muhasebesi, tefekkür ve bilgi edinme. (Göktürk Neslihan, Haksızlık Yanılgısının Ceza Sorumluğuna Etkisi Seçkin sh.159) Sanığın, mağdurun durumunu bildiği veya bununla ilgili olarak karşılaştığı koşullar/olgular itibarıyla şüphelenmesi gerektiği hallerde hatanın da kaçınılabilir olduğu kabul edilmelidir (CGK'nun 04.02.2026 tarih ve 205-65 sayılı kararı). B.Somut Olayda Hukuki Nitelendirme İlk Derece Mahkemesince, sanıkla rızasıyla cinsel birliktelik yaşadığını beyan eden, kendisini on sekiz/on dokuz yaşında ve ... ismiyle tanıttığına dair tanık anlatımları bulunan, fiziki görünümü ve tanzim olunan raporlar kapsamında yaşından büyük algılanabileceği değerlendirilen, gerçekte ise suç tarihinde on beş yaşını tamamlamayan ve hastane doğumlu olan mağdurun yaşı konusunda sanığın hataya düştüğü kabul edilen olayda; Mağdur, sanıkla yaklaşık altı ay önce tanık ...’un cezaevinden yeni çıkan arkadaşıyla buluşma teklif etmesi üzerine tanıştığını, ilk cinsel ilişkinin tarihini tam hatırlamamakla birlikte yaz mevsiminde, son ilişkinin ise yakalanmasından yaklaşık iki hafta önce gerçekleştiğini, evden ayrıldığı dönemlerde sanığın iş yerindeki özel bölümde veya ailesinin ikametinin altında bulunan depoda kaldığını beyan etmiştir. Sanık bir kısım savunmalarında eski sevgilisi olduğunu belirttiği tanık ... vasıtasıyla mağdurla tanıştığını kabul etmiş, hatta 2020 yılı Eylül ayında mağdurun silahla kendisini ayağından yaraladığını ileri sürmüştür. UYAP kayıtlarına göre 18.08.2020 tarihinde ceza infaz kurumundan tahliye edilen sanık ile mağdur arasındaki tanışıklığın anlık olmadığı, tanık anlatımları ile mağdur ve sanığın beyanlarıyla sabittir. Mağdur istikrarlı şekilde rızası ile ilişkiye girdiği sanığın, on beş yaşını tamamlamadığını bildiğini, gerek sanıkla gerekse tanıklarla tanışırlarken de on dört yaşında olduğunu söylediğini belirtmiştir. Sanık ise iftiraya uğradığını belirterek suçu inkar etmiş fakat Sulh Ceza Hâkimliği sorgusunda uyuşturucu madde etkisinde, silah zoruyla, mağdurla aralarında cinsel ilişki yaşanmış olabileceğini de beyan etmiştir. Ayrıca tanıştıklarında mağdurun kendisine on dokuz yaşında olduğunu söylediğini, genel görünümü itibarıyla büyük göründüğünü ifade etmiştir. Atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığını beyan eden sanık müdafii tarafından ayrıca hata savunmasında bulunulmuştur. Tanıklar ..., ..., ..., ... ile süreçte dilekçe sunan ... ve sanık, mağdurun kendisini ... ismiyle ve yaşını 18 ya da 19 olarak söylemek suretiyle tanıttığı söylemişlerdir. Ancak tanık ...'ın mağduru 05.02.2021 tarihli tutanakta 15-16 yaşlarında bir kız çocuğu olarak tarif etmiş, tanık ...'in ise SGK kaydı için konuştuklarında 19 yaşını söylemesine rağmen görünüşüne dikkat etmediğini beyan etmiştir. Kaldı ki tanık beyanları sanıkla mağdur arasındaki şahsi münasebeti de ortaya koyacak mahiyette değildir. Bilakis, bir kısım beyanlarda geçtiği üzere mağdurun SGK kaydı için istenilen kimliğini ibraz etmemesi de yaşına ilişkin tereddüdü artıran bir olgu niteliğindedir. Mağdur hakkında 24.02.2021 tarihli raporda yaşını büyük gösterdiği belirtilmiş, mahkeme heyetince yapılan gözlemde de görünümünün 14-15-16 yaş aralığında olduğu değerlendirilmiş ise de; 18.08.2021 tarihli adli görüşme raporunda fiziki ve bilişsel gelişiminin yaşına uygun bulunduğu, 05.11.2021 tarihli sağlık raporunda da görünümünün kemik ve takvim yaşıyla uyumlu olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır. Daha önce de evden ayrıldığı, 03.01.2021 tarihinde kayıp başvurusuyla arandığı, 07.01.2021 tarihli tutanak ve tanık ...’nun beyanlarından anneannesinin yanına geldiği, 12.01.2021 tarihinde evden tekrar ayrılması üzerine 15.01.2021 tarihinde hakkında yeniden kayıp başvurusunda bulunulan mağdurla ilgili olarak, 02.02.2021 tarihli tutanak kapsamında tanık ...’nun beyanı ve verdiği telefon numarası üzerinden sanığa ulaşıldığı; 03.02.2021 tarihinde sanığın ikametinde ve iş yerinde yapılan aramalarda mağdurun bulunmadığı, 05.02.2021 tarihli tutanakla tanık ...’ın sanığı yanında 15-16 yaşlarında ... isimli kız çocuğuyla iş yerinde gördüğünü bildirdiği ve kamera kayıtlarında sanık ile mağdurun 03.02.2021 tarihinde birlikte bulunduklarının tespit edildiği; sanığın 08.02.2021 tarihli kolluk ve 09.02.2021 tarihli savcılık beyanlarında, ...’in kendisine mağdurun 18 yaşından küçük olduğunu ve ailesi tarafından arandığını söylediğini belirttiği, akabinde çıkarıldığı Sulh Ceza Hâkimliğince sorgusunun yapılarak adli kontrol hükümleri uygulanmak suretiyle serbest bırakıldığı, 22.02.2021 tarihinde de sanığın sevk ve idaresindeki araçla ilgili takip sonrası, aynı sokak içerisinde dosya içeriğindeki rapor ve fotoğraflardan da anlaşıldığı şekilde darp edilmiş hâlde mağdurun bulunduğu, göz önünde bulundurulmalıdır. Kaldı ki mağdurun; suç tarihinde sanığın eşiyle arasında geçimsizlik bulunduğunu, eşini kendisine takip ettirdiğini, iş yerinde gizli bir bölüm olduğunu, her silah yakalattığında yenisini temin ettiğini, anne ve babasının adları ile ikametlerini, uyuşturucu kullandığını ve çevreye kendisini deneme amaçlı işe aldığını söylediğini beyan etmesi; buna karşılık sanığın da mağdurun anneannesi ve ... ile irtibata geçecek kadar mağdurun sorunlarıyla ilgilenmesi, babasına ait olduğu belirtilen bir kısım instagram görüntülerinden bilgi ve görgü sahibi olması ve Eylül ayında ayağından vurduğunu ileri sürmesine rağmen hakkında ihbarda bulunmadığını beyan etmesi; hastanede bulunduğu süreçte yanında mağdurun bulunduğunun da belirtilmesi karşısında, taraflar arasındaki tanışıklığın sınırlı, yüzeysel veya olağan bir iş ilişkisi mahiyetinde olmadığı anlaşılmaktadır. Tüm bu hususlar ile toplanan deliller kapsamında; hastane doğumlu olan ve fiziki/bilişsel gelişimi yaşıyla uyumlu bulunan, adli raporlarla darp edildiği ve hymende eski döneme ait yırtık bulunduğu saptanmasına rağmen rızasıyla ilişkiye girmesinden ötürü şikâyetçi olmadığını belirterek hem sanık hem de kendisine yönelik samimi ve istikrarlı beyanlarda bulunan, iş yerinde gizli oda bulunduğu anlatımı da teyit edilen mağdur ile ani ve tesadüfi sayılamayacak süre ve şekilde, yoğun bir ilişki içerisinde bulunan sanığın; yaklaşık altı ay görüştüğü, son bir ay ise alıkoyduğu mağdurun yaşını bilmediği veya bu hususu idrak edemediği mümkün görülmediğinden TCK’nın 30 maddesinde tanımlanan hata hükümlerinden yararlanamayacağı kabul edilmelidir. Bu itibarla Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükmünün, sanığın TCK'nın 30 maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen hataya düşmediğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan bir Ceza Genel Kurul Üyesi; Yerel Mahkemenin direnme gerekçesinin isabetli olduğu düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2024 tarihli ve 517-635 sayılı direnme kararına konu hükmün gerekçesinin İSABETLİ OLMADIĞINA, söz konusu hükmün, sanığın TCK’nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinden yararlanamayacağının gözetilmemesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, 2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.