Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/3682 E. 2026/3091 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3682
- Karar No
- 2026/3091
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/521 E., 2025/503 K. DAVA TARİHİ : 16.01.2020 MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/206 E., 2020/336 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçelerinde; müvekkilinin davalı ... (Kulüp) ile 02.07.2019 tarihinde Teknik Adam Sözleşmesi imzaladığını, sözleşmenin 15.08.2019 tarihinde Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından tasdik ve tescil edildiğini, sözleşmenin davalı tarafından ... 16. Noterliği vasıtası ile gönderilen 17.12.2019 tarihli ve 46221 sayılı ihbarname ile tek taraflı olarak feshedildiğini, ödenmesi gereken ücret ve fesih tazminatının ödenmediğini ileri sürerek ödenmeyen ücret, bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat ve cezai şart alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçelerinde; davacı ile 02.07.2019-31.05.2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere imzalanan sözleşmenin ... 16. Noterliğinin 17.12.2019 tarihli ve 46221 sayılı ihbarnamesi ile feshedildiğini, teknik adama yapılan ödemelere dair ödeme kayıtlarının celbine karar verilmesini talep ettiklerini, ödeme belgelerinden anlaşılacağı üzere davalı Kulübün davacı teknik adama talep edilen tutarda borcunun bulunmadığını, davacının hem sözleşmenin feshinden kaynaklanan fesih tazminatı hem de belirli süreli iş sözleşmesinin süresinden önce sona ermesi sebebiyle çalışmadığı süre için bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat talep ettiğini, bu fahiş taleplerin kabulünün mümkün olmadığını savunarak davanın reddi istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2025 tarihli kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada davacı ile yapılan sözleşme gereği davacıya 31.10.20 19... .11.2019 tarihleri ile 2019 yılı Aralık ayında çalıştığı 17 günlük kısma ilişkin ücretlerinin ödenmediğinin belirtildiği, sözü edilen sözleşmede "Taraflardan herhangi biri, iş bu sözleşmeyi; noterden yazılı bildirimde bulunmak ve 500.000,00 TL fesih tazminatı ödemek şartı ile, 2019-2020 TFF Birinci Lig futbol sezonunun birinci yarısının bitme tarihine kadar, sebep bildirmeksizin feshetme hakkında sahiptir. Ancak iş bu fesih tazminat ödemek sureti ile sözleşmenin feshi, sadece 2019-2020 TFF birinci lig sezonunun, ilk yarısının bitme tarihine (ilk yarının son maçının oynandığı tarih) kadar geçerlidir. Bu tarihten sonra, (sözleşmenin 2.5 maddesinde belirtildiği şekilde uzaması hâli de dâhil) sözleşme devam ettiği süre boyunca, taraflardan herhangi biri, sebep belirtmeksizin, dilediği zaman, 3 gün önceden noterden yazılı bildirim göndermek kaydı ile iş bu sözleşmeyi. tazminatsız ve tek taraflı olarak feshetme hakkına sahiptir." şeklinde düzenleme bulunduğu, aldırılan teknik bilirkişi raporunda TFF 1. Futbol Ligi 2019-2020 sezonu 1. Devre/yarı son maç tarihinin 29.12.20 19... .00 olduğu, davalının ... 16. Noterliğinden ihtarname ile 17.12.2019 tarihinde Teknik Adam Sözleşmesi'ni tek taraflı feshettiği, davacının cezai şart talebinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un (6098 sayılı Kanun) 182. maddesi de göz önüne alınarak Kabulü ile 02.07.2019 başlama ve 31.05.2020 bitiş tarihli Türkiye Futbol Federasyonu-Teknik Adam Sözleşmesi'nde belirlenen 500.000,00 TL cezai şarttan 6098 sayılı Kanun'un 182. madde uyarınca 1/3 oranında indirim yapılarak 333.333,33 TL olarak kabul edildiği, davacının fesih bildiriminin kendisine ulaştığı tarih ile fesih bildirimin yapıldığı tarih arasında 3 günlük bakiye ücret alacağının da bulunduğu gerekçeleriyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2025 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 12.06.2025 tarihli kararı ile taraf vekillerinin başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, taraflar arasında imzalanmış iş sözleşmesinde bahsi geçen yönde açık bir hüküm olmadığından, cezai şart ile bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminatın bir arada istenmesinin mümkün olmadığı, davacının bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat konusunda temyizi bulunmadığı, somut uyuşmazlıkta davacının seçimlik yetkisini cezai şart alacağı yönünde kullandığı, bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat talebinin reddi yerine kabulünün hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararına uyularak bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat talebinin reddi ile asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşme ile müvekkiline 30.08.2019-30.05.2020 tarihleri arasında her ayın sonunda 120.000,00 TL ödeneceği konusunda anlaşıldığını, sözleşmenin sebepsiz ve haksız olarak feshedildiği 17.12.2018 tarihinden 30.05.2020 tarihine kadarki süreye ilişkin toplam 652.000,00 TL ücretin ödenmesi gerektiğini, Mahkemece bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürülmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya karşı tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, cezai şart alacağının da reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat alacağının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.