Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/983 E. 2026/3087 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/983
- Karar No
- 2026/3087
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1980 E., 2025/2240 K. DAVA TARİHİ : 20.12.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/265 E., 2024/153 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 06.04.2011-09.09.2016 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafça yönetim kurulu kararı ile kıdem ve ihbar tazminatı ödenmeksizin feshedildiğini, davalıya karşı açılan işe iade dava dosyası ile davacının işe iadesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, davacının ihraç sebebinin bölücü terör örgütü ile bağlantılı olmak olduğunu, davacının bu nedenle büyük maddi ve manevi kayıp yaşadığını, 6 75... sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca davacıya işe başladığı tarihe kadar ödenmesi gereken geriye dönük alacakların ödenmediğini belirterek iş sözleşmesinin feshedildiği 09.09.2016 ve işe iade kararının kesinleştiği 25.10.2018 tarihleri arası dönemde yoksun kaldığı ücret ve eklentilerini talep ettiğini belirterek ücret, ulaşım yardımı, konut yardımı, yakacak yardımı, yemek yardımı, bayram ikramiyesi, ilave tediye alacaklarının temerrüt tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının personel işlemlerinde özel hukuk hükümlerine tâbi olduğunu, taleplerin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacıya tüm hakların ödendiğini, davalının kusurlu bir davranışı olmadığını, zarar varsa sorumluluğunun kendilerinde olmadığını, zarar hesaplanacaksa davacının bu süreçte çalışması karşılığı elde ettiği kazançların mahsup edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya çalıştığı iş nedeniyle kendisine ödenen ücretler ile çalışmaya devam etmesi hâlinde hak kazanacağı ve emsal işçi ücret verileri dikkate alınarak bakiye ücret alacağının tespit edildiği, emsal işçiye yapılan brüt ödemeler toplamının hesaplandığı, dava dışı işveren tarafından yapılan ödemelerin hesaplamadan mahsup edildiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işçi statüsünde olduğu, 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 18... . madde hükümlerine göre işe iade davası açtığı, verilen işe iade kararının kesinleşmesi ve işe başvurusu üzerine işe başlatılmadığı, iş güvencesine ilişkin düzenlemeler ve mahkeme kararı gereğince kendisine işe başlatmama ve 4 aylık boşta geçen süre ücreti ile diğer haklarının ödendiği, iş sözleşmesinin feshedildiği tarih ile işe iade kararının kesinleştiği tarih arasındaki dönemde yoksun kaldığı ücret ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacak taleplerinin reddinin gerektiği gerekçeleriyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasının eşitlik ve mülkiyet hakkının ihlali olduğunu, 2. Mahkemece verilen kararın hak arama özgürlüğünü cezalandıran sonuç doğurduğunu, 3. 4857 sayılı Kanun'un dar ve yanlış yorumlandığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshi ile, işe başlatıldığı tarih arasında geçen süre için ücret, ilave tediye ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan sosyal yardım alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı konularına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.