Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/3394 E. 2026/3089 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3394
Karar No
2026/3089
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/922 E., 2025/2151 K. DAVA TARİHİ : 17.09.2019 İLK DERECE MAHKEMESİ : Artvin 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/243 E., 2024/57 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... (Belediye) vekili ile davalı ... İnşaat Gıda Dikimevi Petrol Ürünleri Temizlik Hizmetleri Turizm Çiçekçilik Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti. (... Şirketi) temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Belediyede belediye başkanı özel kalem müdür yardımcısı olarak 09.11.2017 tarihinde işe başladığını, 01.04.2019 tarihine kadar çalıştığını, Belediye ile diğer Şirket arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğunu, fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını, izin kullanmadığı yıllara ait ücretlere ilişkin alacağının ödenmediğini, nöbet usulü çalıştığını, çalıştığı her gün karşılığı bir gün izin verilmesi gerekirken bu izinlerin verilmediğini, toplam 159 gün nöbet izninin bulunduğunu, müvekkilinin özel kalem müdür yardımcısı olarak görev yaptığını, işin vasıflı iş niteliğinde olduğunu, iş sözleşmesinin davalılar tarafından tek taraflı olarak ve ihbar sürelerine uyulmadan feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile nöbet izni alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı isçinin daha önce hisselerinin tamamı Belediyeye ait olan belediye şirketi diğer davalı ... Şirketi yanında alt işveren işçisi iken, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nın geçici 24. maddesi kapsamında kadrolu işçi olduğunu, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, zamanaşımı def'i ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, talep edilen yıllık ücretli izin ve nöbet izinlerinin bir kısmının kullandırıldığını, bir kısım nöbet, fazla çalışma, bayram tatili gibi ücretlerin yerine izin kullandırıldığını, bu kalem alacakların bir kısmının ödendiğini, davacının Belediye özel kalemindeki nöbet izinlerinin haftalık olarak bildirilmeyip 31... tarihli mahalli seçimler sonucunda Belediye yönetiminin el değiştirdiğinin anlaşılması üzerine davacıya menfaat sağlamak amacıyla abartılı ve inandırıcılıktan uzak düzenlemeyle bildirildiğini, davacının söz konusu nöbet izinlerini kabul etmediklerini, yeni Belediye yönetimi ve Şirket yönetimi olarak ihtarname ile usulsüz ve hukuka aykırı iş sözleşmesinin feshinden dönüldüğünün davacıya bildirildiğini, derhâl işe geri dönmesi ihtar edilmiş olmasına rağmen işe dönmeyi reddettiğini belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Şirketi temsilcisi cevap dilekçesinde; davacı işçinin Şirkette kadrolu işçi olduğunu, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olmadığını, zamanaşımı def'i ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, talep edilen yıllık ücretli izin ve nöbet izinlerin bir kısmının kullandırıldığını, bir kısım nöbet, fazla çalışma, bayram tatili gibi ücretlerin yerine izin olarak kullandırıldığını, bu kalem alacakların bir kısmının ödendiğini, davacının Belediye özel kalemindeki nöbet izinlerinin haftalık olarak bildirilmeyip 31... tarihli mahalli seçimler sonucunda Belediye yönetiminin el değiştirdiğinin anlaşılması üzerine davacıya menfaat sağlamak amacıyla abartılı ve inandırıcılıktan uzak düzenlemeyle bildirildiğini, davacının söz konusu nöbet izinlerini kabul etmediklerini, yeni Belediye yönetimi ve Şirket yönetimi olarak ihtarname ile usulsüz ve hukuka aykırı iş sözleşmesinin feshinden dönüldüğünün davacıya bildirildiğini, derhâl işe geri dönmes ihtar edilmiş olmasına rağmen işe dönmeyi reddettiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin haklı neden bildirilmeden feshedildiği, davacının kullandırılmayan ve ücreti ödenmeyen yıllık ücretli izin alacakları olduğu, özel kalem müdürü yardımcısı olarak görev yapan davacının, gittiği yerde sürekli Belediye Başkanı'na refakat etmesi, Belediye Başkanı'nın görev ve sıfatı icabı sürekli geç saatlere kadar program ve faaliyetlere katılıp ziyarette bulunmasının muhtemel ve mümkün olması sebepleriyle fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri ile davalı ... Şirketi temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile tarafların istinaf başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Husumet itirazlarının dikkate alınmadığını, b. Davacının işe geri dönmesi için ihtarname gönderildiğini, bu nedenle önceki işten çıkış iradesinin muvazaalı olduğunu, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, c. Hükümde esas alınan ücretin ve hesaplama döneminin hatalı olduğunu, d. Talep edilen alacakların varlığının ispatlanamadığını, e. Davacıya yıllık ücretli izinlerinin kullandırıldığını ileri sürmüştür. 2. Davalı ... Şirketi temsilcisi temyiz dilekçesinde; a. Davacının işe geri dönmesi için ihtarname gönderildiğini, bu nedenle önceki işten çıkış iradesinin muvazaalı olduğunu, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, b. Hükümde esas alınan ücretin ve hesaplama döneminin hatalı olduğunu, c. Talep edilen alacakların varlığının ispatlanamadığını, d. Davacıya yıllık ücretli izinlerinin kullandırıldığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, husumet, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, nöbet izni ile yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ile hesaplanması noktalarında toplanmaktadır.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/3394, K. 2026/3089, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-3394-e-2026-3089-k-d216cbb7e272