Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/980 E. 2026/3086 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/980
Karar No
2026/3086
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1613 E., 2025/2009 K. DAVA TARİHİ : 01.12.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçaabat 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/675 E., 2024/298 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2013 yılından 26.09.2021 tarihine kadar davalı işyerinde mağaza müdürü olarak çalıştığını, asıl görevinin dışında çalıştırıldığını, kayıtların gerçeğe aykırı tutulduğunu, ihtar ile alacaklarını istediğini ancak talepleri karşılanmadığından iş sözleşmesini haklı nedenlerle feshettiğini, en son ücretinin 4.000,00 TL olduğunu, ücret bordroların sistem üzerinden gönderildiğini ancak sisteme giriş şifreleri olmadığından göremediklerini, bordro hilesi yapıldığını, işverenlikte prim ve kasa tazminatı olmadığı hâlde bordrolarda gösterildiğini, fazla çalışma yaptığını, hafta tatillerinde çalıştığını, sayım-etiketleme işlemleri için yılda en az 20-25 gün sabah saatlerine kadar çalıştıklarını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalışıldığını, yıllık ücretli izinlerini kullanmadığını belirterek kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 22.09.2013-17.09.2021 tarihleri arasında çalıştığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının iş sözleşmesinin feshine yönelik iddialarının davalı Şirket tarafından araştırıldığını ve iddialarının gerçeği yansıtmadığını, feshe yönelik iradesinin istifa olarak değerlendirildiğini, davacıya tüm çalışması boyunca ödemelerin banka kanalı ile gerçekleştirildiğini ve davacının banka kanalı ile ödemesi gerçekleştirilen ücret ödelerini hiçbir itirazda bulunmadan kabul ettiğini, davalı Şirketin sürekli bir fazla çalışma uygulamasının bulunmadığını, davacının davalı Şirket nezdinde fazla çalışma alacağının olmadığını, davalı Şirkette yapılan çalışmaların vardiya usulüne tâbi olduğunu, çalışma saatlerinin davacı personelin de kabulünde olan iş sözleşmesinde geçtiği şekli ile çalışmasının bir kısmında denkleştirme sistemi uygulanarak bir kısmı itibarıyla da serbest zaman kullanımı şeklinde uygulanarak karşılığının belirlendiğini, davacının davalı Şirket nezdinde ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 22.09.2013-26.09.2021 tarihleri arasında çalıştığı, ödenmeyen ücret alacakları bulunduğu, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı, hafta tatili ile yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bölge Adliye Mahkemesince eksik gerekçe ile karar verildiğini, 2. Davacının kendi isteğiyle istifa ederek işten ayrıldığını, 3. Davacının hesaplanan fazla çalışmalarının ödenen primlerden mahsubu gerektiğini, 4. Hesaplamaların hatalı olduğunu, 5. Soyut tanık anlatımlarının hükme esas alındığını, 6. Ücret bordrolarının ihtirazı kayıtsız imzalı olduğunu ve ödemelerin bankadan yapıldığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması noktalarında toplanmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/980, K. 2026/3086, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-980-e-2026-3086-k-799f3b16efac