Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/972 E. 2026/3084 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/972
- Karar No
- 2026/3084
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1970 E., 2025/2135 K. DAVA TARİHİ : 18.01.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/20 E., 2023/169 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 13.02.2006-21.12.2021 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, günlük ve yıllık fazla çalışma sınırları üzerinde çalıştırıldığını, yılda ortalama 700 saat fazla çalışma yaptığını, günlük 11 saatin üzerinde ve gece 7,5 saatin üzerinde çalıştığını, 07.12.2021 tarihinde rahatsızlandığını, sağlık durumunun yoğun çalışma temposunu kaldıramadığını, stresli çalışma ortamının davacının hastalığının ilerlemesine neden olduğunu, işverenin gözetim borcu yükümlülüğüne uymadığını, işyeri uygulamasına göre kıdeme bağlı olarak 1 adet büyük Cumhuriyet altını ödemesi yapıldığını, müvekkiline 2022 yılı Ocak tarihi itibarıyla ödenmesi gerektiğini, kullanmadığı yıllık izinleri olduğunu, müvekkilinin 2021 yılı Kasım ayı ücretinin brüt 7.586,76 TL olduğunu, 615,00 TL yıllık bayram yardımı, 885,00 TL yakacak yardımı, 490,00 TL eğitim yardımı verildiğini, servis ve yemeğin işveren tarafından karşılandığını belirterek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ve kıdeme bağlı ikramiye ödemesi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının istifa ederek işyerinden ayrıldığını, kıdem tazminatı hakkı olmadığını, 13.02.2006-21.12.2021 tarihleri arasında çalıştığını, iddiaların gerçek olmadığını, fazla çalışma yapılması konusunda bir baskı olmadığını, davacının iradesi dışında fazla çalışma yapmadığını, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğine aykırı bir husus bulunmadığını, davacının sağlık sorununun göreviyle bir ilgisi olmadığını, işten ayrıldığı tarih itibarıyla 2 günlük izin alacağı olduğunu ve ödemesinin yapıldığını, davacıya kıdeme bağlı ikramiye taahhütleri bulunmadığını, ikramiye ödemesinin işyeri uygulaması olmadığını, ücretinin bordrolarda belli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 13.02.2006-21.12.2021 tarihleri arasında çalıştığı, giydirilmiş brüt ücretinin 8.708,02 TL olduğu, fazla çalışma yaptığı, iş sözleşmesini haklı nedenle sonlandırdığı, kullanmadığı yıllık ücretli izinlerinin olduğu, ikramiye alacağını ispatlayamadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, davacının gönderdiği 21.02.2021 tarihli ihtarnamesinde işyerinde yıllık belirlenen 270 saatin üzerinde fazla çalışma yaptırıldığı, sağlığının artık bu şekilde çalışmaya el vermediği, bu nedenle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinin belirtildiği, davacının fesih iddiasının ihtarname içeriğine göre bir yılda yasal sınır olan 270 saatin üzerinde fazla çalışma yaptırılması, "artık" ibaresinden de yılda 270 saatin üzerinde fazla çalışmaya sağlığının el vermediği olduğu, ihtarnamede belirtilmeyen hususların dava dilekçesinde dile getirilemeyeceği, her yıl fazla çalışma yapılmasına dair onayının alındığının kabulünde olduğu, fazla çalışmaların karşılığının ödenmediğine dair iddiasının bulunmadığı, karşılığı ödenen 270 saati aşan çalışmaların salt haklı fesih nedeni oluşturmayacağı, 11 saati aşan çalışmalar yönünden de ihtarnamesinde haklı fesih nedeni ileri sürmediği, 11 saati aşan yasak çalışmanın fesihten 9 ay öncesine ilişkin olduğu, hak düşürücü süre içinde fesih nedeni yapması gerekeceği, ihtarnamede belirtilmeyen ve dava dilekçesinde ileri sürülen fesih nedenlerinin dikkate alınamayacağı, kıdem tazminatı talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı, davacının kullandığı 30 günlük yıllık ücretli izninin daha olduğu, buna göre yeniden hesaplama yapıldığı gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak kıdem tazminatı ve kıdeme bağlı alacak taleplerinin reddine, yıllık ücretli izin alacağı talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilinin yıllık ve günlük fazla çalışma sınırının üstünde çalıştırılmasının Anayasa'ya aykırı olduğunu, 2. Müvekkilinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği 2021 yılında 700 saatin üstünde çalıştırıldığını, bu durumun İKON program kayıtları ile sabit olduğunu, 3. 14.04.2023 tarihli beyan dilekçesi ile sunulan bordrolara göre yapılan fazla çalışmaların beyan edildiğini, 4. Müvekkilinin ağır koşullarda çalışması sonucu aile bağlarının zedelendiğini, boşanmak zorunda kaldığını, sağlığının kötüye gittiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Kural olarak yasak çalışma yaptırılması, işçiye haklı nedenle fesih hakkı verir. Bununla birlikte ücreti ödenerek yaptırılan yasak çalışmanın haklı nedenle fesih sebebi yapılabilmesi için, işçinin bu tür bir çalışmaya zorlanması gerekir. Başka bir anlatımla işçinin, ücreti ödenerek yaptırılan yasak çalışmayı bundan böyle kabul etmeyeceğine yönelik iradesini işverene bildirmesine rağmen, işverence yasak çalışma yapmaya zorlanması hâlinde, işçi haklı nedenle fesih hakkını kullanabilir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yukarıda yer alan ilave gerekçeye göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.