Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/962 E. 2026/3082 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/962
Karar No
2026/3082
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/567 E., 2025/1796 K. DAVA TARİHİ : 24.07.2019 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/162 E., 2024/427 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kesinleşen işe iade kararı sonrasında yasal süresi içerisinde işverene başvurduğunu, işverence 10.06.2019 tarihinde işe başlamak üzere işyerinde hazır bulunması gerektiğinin ihtar edildiğini, bildirilen tarihte işyerine gittiğini, ancak daha önce üretim müdürü olarak görev yapmasına rağmen üretim şefi olarak işe başlatılmak istendiğini, işverence teklif edilen pozisyonun önceki pozisyonundan düşük olduğunu, aylık ücret miktarını sormalarına rağmen bu konuda açıklama yapılmadığını, işverenin işe başlatmada samimi olmadığını belirterek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı ile iş güvencesi tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil işverenin işe davetinin gerçek ve samimi olduğunu, davacının çalıştığı dönemdeki organizasyon şeması incelendiğinde davacının üretim grup şefi olarak çalıştığını, davacının üstü olarak üretim tasarım ve uygulama müdürünün olduğunu, davacıya teklif edilen üretim planlama müdürlüğünün yeni şirket pozisyonunda üretim grup şefi pozisyonuna denk geldiğini, davacının işe başlamada samimi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işe iade kararının kesinleştiği, davacı vekilinin 02.05.2019 tarihinde ... 20. Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarname ile davalı Şirkete başvuruda bulunduğu, ihtarnamenin 06.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı işverenlikçe ... 6. Noterliğinin 22.05.2019 tarihli ve ... yevmiye No.lu ihtarnamesi ile davacının süresinde işe davet edildiği ve davacının aynı gün ve saatte işyerine işe başlamak için gittiği ve davacının tüm tanık beyanlarında belirtildiği üzere eski ünvanı olan üretim müdürü yerine daha alt bir konum olan üretim şefi olarak işe başlatılmak istendiği ve davacının bu isteği kabul etmeyerek işe başlamadığı, davacının daha alt bir konumu iş koşullarında esaslı değişiklik içermesi nedeniyle kabul zorunluluğu bulunmadığı, davet ihtarında açıkça davacının işe başlama tarihindeki ücretinin açık ve seçik olarak belirtilmediği, davacı tarafın ısrarına rağmen teklif edilen ücretin açıklanmadığı, bu yönüyle davalı işverenliğin işe davetinin samimi olmadığı, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, iş sözleşmesinin fesih tarihinin 10.06.2019 olduğu, alacakların buna göre hesaplandığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Mahkemece, insan kaynakları veya işletme disiplinlerinde uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınmadan karar verildiğini, 2. Mahkemece davacının başka bir iş yerinde çalışması olup olmadığı araştırılmadan karar verildiğini, 3. Davalı müvekkilinin işe başlatmada samimi olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin kesinleşen işe iade davası sonrası işçinin işe başvurusunun samimi, işverenin ise işe davetinin ciddi olup olmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/962, K. 2026/3082, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-962-e-2026-3082-k-4693529b7e10