Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1746 E. 2026/2476 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1746
- Karar No
- 2026/2476
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/3348 E., 2025/1613 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/141 E., 2025/405 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerlerinde yetkili sendika olduğunu, taraflar arasında en son bağıtlanan ve hali hazırda yürürlükte olan 29. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin uygulanması noktasında yorum farklılıklarından kaynaklanan sorunlar yaşandığını, işyerinde ot biçme işlerinin bir kısım sürekli işçiler tarafından yürütüldüğünü, 29. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 13. maddesinde yer alan "Bu Toplu İş Sözleşmesinin kapsadığı işyerlerindeki sürekli işlerde hiçbir suretle süreksiz işçi çalıştırılamaz" düzenlemesine rağmen davalı işverence bir kısım ot biçme işlerinin geçici işçilere yaptırıldığını, davalı Şirketin işçi sayısını azaltmak veya yeni işçi almamak adına bu işleri geçici işçilere yaptırdığını, bu uyuşmazlığın çözümü adına müvekkili Sendika ile davalı Şirket arasında Çalışma İlişkileri Kurulu toplandığını, dava konusu uyuşmazlığın görüşüldüğünü ancak taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözülemediğini beyanla 29. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 13. maddesinin, sürekli iş niteliğindeki çim biçme işlerini de kapsadığının 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 53. maddesi gereğince yorumlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde bahsi geçen ot kesme işlerinin yalnızca ıslah edilmiş yerler olarak tanımlanan evler bölgesinde ve pistin güneyinde yer alan bölgelerde yapıldığını, bunun dışında kalan yarı ıslah edilmiş veya ıslah edilmemiş alanlardaki ot kesme işlerinin sürekli işçilerce yapıldığını, bu nedenle işçilerin işlerinin tehlikede olması gibi bir durum söz konusu olmadığını, bu nedenle davacının iddia ettiği şekilde bir yorum yapılmasında hukuki yarar olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ıslah edilmiş yerlerdeki ot biçme işinin sürekli bir iş olduğu ve ıslah edilmeyen yerlere göre daha düzenli ve sık yapılması gerektiği, sürekli iş niteliğinde olduğu, bu nedenle toplu iş sözleşmesinin 13. maddesinin çim biçme işlerini de kapsadığı şeklinde yorumlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu uyuşmazlığın, toplu iş sözleşmesi maddesinin yorumlanması değil işyerinde yapılan ot biçme işlerinin sürekli iş kapsamında değerlendirilmesi gerekip gerekmediğinin tespitine ilişkin olduğu, tespit davasının konusunun hak veya hukuki ilişki olması ve davacının tespit davası açmakta güncel hukuki yararının bulunması gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu talebe dair eda davası açılması imkanı bulunmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 106/2 hükmünde tespit davası açılması için kural olarak “hukuken korunmaya değer güncel yarar” aranacağını ancak bunun “kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında” olduğunun belirtildiğini ve yorum davasının bunun istisnası olduğunu beyanla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, işyerinde yürütülen bir kısım işlerin sürekli iş niteliğinde olup olmadığının tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.