Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2026/2321 E. 2026/6480 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2321
- Karar No
- 2026/6480
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2612 E., 2026/65 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, ret, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi,
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı, kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine; kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e maddesinde "İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine," ve aynı Kanun'un 280/1-f maddesinde "Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine," karar verilebileceği belirtilmiş olup; aynı Kanun'un 280/1-g maddesinde ise "Diğer hâllerde, gerekli tedbirleri aldıktan sonra (…) davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına, karar verir" şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Anılan düzenlemeler ile Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı nazara alındığında; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf talepleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesinin bozma yetkisinin bulunmaması nedeniyle vermiş olduğu bozma kararının hukuka aykırı ve yukarıda belirtilen istisnalar dışında bu karara istinaden verilmiş olan İlk Derece Mahkemesi kararının da hukuki değerden yoksun olması karşısında, İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yeniden yargılama yapıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde İlk Derece Mahkemesinin Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararına uyarak vermiş olduğu kararına yönelik esastan ret kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Başkaca yönleri değerlendirilmeyen ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler yönünden sayın üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla; nitelikli cinsel saldırı suçundan hüküm yönünden oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 286.maddesinin 1.fıkrası bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümlerinin kural olarak temyiz edilebileceğini düzenlemekle beraber, maddenin 2.fıkrasında bu ana kuralın istisnalarına yer vermiştir. Buna göre incelenen dosya özelinde, anılan maddenin 2.fıkrasının b bendi hükmüne göre ilk derece mahkemelerinden verilen bes yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı, maddenin 3.fıkrasında sınırlı olarak sayılan suçlardan verilen hükümler hariç olmak üzere, temyiz kanun yoluna başvurulamaz ve bu kararlar kesin niteliktedir. Öte yandan CMK'nın 231.maddesinin 12/03/2024 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak 01/06/2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun'la değişik 12.fıkrası ile ilk derece mahkemelerince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı ancak istinaf kanun yoluna başvurulabilir ve bölge adliye mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesince verilen bu kararlar ile ilgili olarak verilen kararlar hakkında yukarıda zikredilen 286. madde hükümleri uygulanır. Bu açıklamalar ışığında, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin temyize konu 13.01.2026 gün ve 2025/2612 E., 2026/65 K. sayılı kararının, Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.10.2025 gün ve 2025/159 E. 2025/340 K. sayılı kararıyla sanık hakkında kasten yaralama suçundan Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 86/1, 3-e, 62. Maddeleri uygulanmak suretiyle verilen 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün CMK'nın 231.maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK'nın 109/2,3-a,5,62 maddeleri uygulanmak suretiyle verilen 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik istinaf istemlerinin esastan reddine dair kararlarının Ceza Muhakemesi Kanunu'nun yukarıda belirtilen 286.maddesinin 2.fıkrasının b bendi ve CMK'nın 231.maddesinin 7499 sayılı Kanun'la değişik12.fkrası hükümleri gereğince temyiz edilemez kararlardan olduğu, bu nedenle bu kararlara yönelik temyiz isteminin CMK'nın 298.maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.