Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/2159 E. 2026/3804 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2159
- Karar No
- 2026/3804
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/302 E., 2025/482 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yayladağı Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/7 E., 2019/144 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği tapusuz araziyi müvekkilinin imar-ihya ederek yaklaşık 30 yıldan fazla süredir kendi mülkiyeti gibi kullandığını ve zilyetlikle kazanım koşullarının davacı lehine oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin 18.07.2019 tarihli ve 2018/7 Esas, 2019/144 Karar sayılı kararı ile davacının davasının kabulüne, 15.03.2019 tarihli fen bilirkişi raporu ekindeki krokide (A) harfiyle gösterilen 7.937,60 m² yüzölçümlü tescil harici bırakılan yerin davacı adına tesciline karar verilmiş, işbu karara karşı, davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli ve 2019/2207 Esas, 2022/816 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilerek hüküm kesinleşmiştir. II. TAVZİH Davacı ... vekili 25.05.2022 tarihli dilekçesinde; müvekkili tarafından kesinleşen karar ve belirtilen ek bilirkişi raporu ve ekindeki kroki ile birlikte karar gereğince tescil işlemi yapılmak üzere Yayladağı Kadastro ve Tapu Müdürlüğüne müraacat edildiğini, Yayladağı Kadastro ve Tapu Müdürlüğünce yapılan inceleme ve işlemler sonucu kararın eki, bilirkişi raporu ve kroki koordinatları ile davaya konu yerin bitişiğindeki taşınmazların koordinat değerlerinin çelişki arz ettiğinin, bu durumda bilirkişi raporu ekindeki kroki koordinatlarda mevcut uyumsuzluğun giderilerek tescile uygun koordinatların belirlenmesi zaruretinin bulunduğunun bildirildiğini, karar gereğince tescilin sağlanabilmesinin, davacının mağduriyetinin giderilmesi için karar ekini oluşturan krokideki koordinat değerlerinin yargılamada görev alan bilirkişi vasıtasıyla düzeltme işlemi yapılarak doğru koordinat ihtiva eden ekli kroki hazırlanması için bilirkişiye görev verilmesini ve bu konuda gereğinin yapılmasını İlk Derece Mahkemesinden talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararı ile talep yerinde görüldüğü ve bu doğrultuda fen bilirkişiden ek rapor alınarak koordinatların yeniden belirlendiği gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain 22.06.2022 tarihli fen bilirkişi raporu ekindeki krokide (A) harfiyle gösterilen 7.938,75 m² yüzölçümlü tescil harici bırakılan yerin son parsel numarası olarak karar kesinleştiğinde davacı adına tesciline şeklinde karar verilerek hüküm değiştirilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince fen bilirkişinin 22.06.2022 tarihli koordinatlı ek raporuna göre alan hesabı yeniden yapılarak 7.938,75 m²lik olarak hesaplanmış ve İlk Derece Mahkemesince tespit edilen yeni alan üzerinden karar verilmiş ise de, Mahkemenin 18.07.2019 tarihli ve 2018/7 Esas, 2019/144 Karar sayılı kararının Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2019/2207 Esas ve 2022/816 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verilerek 08.03.2022 tarihinde kesinleştiği, hüküm fıkrası incelendiğinde herhangi bir çelişkinin bulunmadığının anlaşıldığı, yeniden bilirkişi raporu aldırılması talebinin tarafların hak ve yükümlülüklerini değiştirir şekilde bir işlem olduğu, talep edenin dilekçesinde belirttiği hususların tavzih veya tashih yoluyla düzeltilemeyeceği, aksinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 305/2. maddesine aykırılık teşkil edeceği, bu nedenle tavzih talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi ek kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulması suretiyle davacı vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının talep ettiği hususun tavzih yolu ile yapılıp yapılamayacağına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek vasıfta görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 732,00 TL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 732,00 TL'nin temyiz eden davacılara istek halinde iadesine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.