Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/2396 E. 2026/3807 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2396
- Karar No
- 2026/3807
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1701 E., 2025/2623 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/54 E., 2024/23 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Dava konusu Düzce ili ... ilçesi ... köyü çalışla alanınında bulunan 1 21... parsel sayılı taşınmaz, tapuda dava dışı ... adına; 1 21... parsel sayılı taşınmaz ise orman vasfıyla Hazine adına kayıtlıdır. Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 1972 yılında yapılan arazi kadastrosu, 1976 yılında yapılan orman kadastrosu, 1984 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması, 2020 yılında yapılan uygulama kadastrosu, 2023 yılında yapılan aplikasyon, sınırlandırma sırasında orman olupta orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosu ve tüm bu ormanlarda 2/B madde uygulama çalışmaları vardır. 2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... sınırları içerisinde 135 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından yapılan kadastro çalışmalarında kendilerine ait olan 5 ve 6 parsellerin orman sınırlarına dahil edildiğini, kadastro çalışmalarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların müvekkillerine babalarından kaldığını ve tarımsal olarak kullanıldığını ileri sürerek, dava konusu yerlerin orman arazisi olduğuna dair kadastro tespitinin iptaline, taşınmazların 2/B vasfı ile kullanıcısı ve hak sahibinin müvekkilleri olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının kullanımında olduğu iddia edilen 1 21... parsel sayılı taşınmazın ormanla bir ilgisinin bulunmadığı ve orman tahdit çalışmalarında zaten orman sınırları dışında kaldığı bu nedenle 2/B vasfıyla orman sınırları dışına çıkarılmasının dava konusu edilemeyeceği, davacının kullanımında olduğu iddia edilen 1 21... parsel sayılı taşınmazın yapılan 2/B çalışmalarında orman sınırları içerisinde bırakıldığı, davacı tarafça orman sınırları içerisinde bırakılan bu alanın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılmasının talep edildiği, Yargıtay HGK'nın 03.04.19 96... /92-233 E-K sayılı ilamı, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi Dairesi'nin 2011/538-3106 E-K sayılı ilamı ve Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2020/169-207 E-K sayılı ilamında belirtildiği gibi orman dışına çıkartma kanun gereği Hazine adına olacağından, gerçek kişilerin bu yolda idareyi zorlayıcı şekilde dava açmakta hukuki yararı ve aktif dava ehliyeti bulunmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-d-h maddeleri gereğince dava ehliyeti ve hukuki yararın dava şartlarından olduğu, mahkemece resen nazara alınması gerektiği, taşınmazın orman niteliğini yitirmesi nedeniyle orman sınırları dışına çıkarma yetkisinin orman kadastro komisyonunda olduğu, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarma işleminin Hazine adına yapılıyor olduğu ve gerçek kişilerin bu yolda idareyi zorlayıcı şekilde dava açmakta aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usûl ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların müvekkillerinin kullanımında olduğunu, verilen kararın usûl ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılıp, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, orman sınırları içinde olan bir taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasının gerçek kişilerce Mahkemeden istenip istenemeyeceğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.