Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/1932 E. 2026/3330 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1932
- Karar No
- 2026/3330
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/725 E., 2026/243 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/31 E., 2023/61 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi ... Mahallesi kadastro çalışma alanında bulunan 2 42... parselin davalı adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından satın alınan, ekilip, biçilen tarlalar içinde kaldığını belirterek, davalı adına yapılan tespitin iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Mahkememizin 2021/56 Esas sayılı dosyasından tefrikle gelen iş bu dosyada basit yargılama usulüne tabi olan davada davacı taraf, mahkememizce verilen normal süre içerisinde keşif harcını ve keşif delil avansını yatırmaması sebebiyle bir sonraki celsede mahkememizce davacı tarafa keşif harcını ve kalem kalem açıklamalı keşif delil avansını iki haftalık kesin süre içerisinde yatırması aksi takdirde mevcut delil durumuna göre karar verileceği ihtarını içerir ara karar kurulduğu, buna ilişkin duruşma zaptının davacı vekillerine mahkememizce üç kez tebliğ edilmesine rağmen kesin süre içerisinde ve duruşma gününe kadar bakiye keşif delil avansının ve keşif harcının davacı tarafça yatırılmadığı, kesin sürede keşif delil avansının yatırılmamasının karşı taraf için usulü kazanılmış hak oluşturduğu ve kesin sürenin tarafların yanında hakimi de bağlayacağı anlaşılmakla, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında keşif delil masraflarını süresinde yatırmayan davacının keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı, mahkememizdeki davanın niteliği gereği keşif yapılmadan görülmesinin mümkün olmadığı, ispat yükünün davacı tarafta olduğu, mevcut delil durumu itibarıyla da davacının davasını ispatlayamadığı" gerekçesiyle davanın reddine, 2 42... parsel sayılı taşınmaz hakkında 2021/56 Esas sayılı dosyasından da dava bulunması sebebiyle tescil hükmü kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu 2 42... parsel sayılı taşınmazın "... tarla" vasfı ile davalı adına tespit gördüğü, mahkemece keşif delili avansını yatırmak üzere davacı tarafa süre verildiği ve verilen süre içerisinde avansın yatırılmaması halinde davanın mevcut delil durumuna göre hükme bağlanacağının ihtar edildiği, mevcut delil durumu dikkate alındığında davacının davasını ispatlayamadığı, öte yandan davacı tarafça aynı dava sebebine dayalı olarak yöredeki bir çok taşınmaza dava açıldığı, yapılan uygulamalarda davacının dayandığı tapunun taşınmazları kapsamadığının anlaşıldığı ve davaların reddine karar verildiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde İlk Derece Mahkemesinin ret kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanunlara açıkça aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında müvekkili tarafından açılan birçok dosyanın bulunmasını ve davacı aleyhine açılan birçok dosyanın mevcut olduğundan bahsederek bu durumu müvekkili aleyhine yorumladığını, İlk Derece Mahkemesinin eksik inceleme neticesinde davayı reddettiğini, dava konusu Diyarbakır ... ... köy genelinde davacı dahil çoğu kişide halka tapular mevcut olduğunu, bunların netleşmesi amacıyla 2016 tarihinde kadastro çalışması yapıldığını, resmi belgeler dikkate alınmadan mahalli bilirkişilerin kısmi doğru kısmi de gerçeğe aykırı söylemleri doğrultusunda kadastro çalışmasının yapılıp bitirildiğini, müvekkilinin yokluğunda yapılan kadastro çalışması sonucunda bazı tespitlerin yanlış yapılması ile müvekkili tarafından Kadastro Mahkemesinde dava açma zorunluluğunun doğduğunu, ... Kadastro Mahkemesi Hakimliğince yaklaşık 3 yıl süren yargılama sonucu dava konusu parselin haksız bir şekilde Hazineye verildiğini, mahkemenin delillerini dikkate almadığını, gerek müvekkilinin açmış olduğu davalarda gerekse de müvekkiline karşı açılmış olan dava dosyalarında taraf olarak bulunan kişileri mahalli bilirkişi olarak kabul ettiğini, mahalli bilirkişilere ve bilirkişi raporlarına karşı yaptıkları itirazlarının dikkate alınmadığını, dava dosyasına konu olan 31 adet tapu belgeleri ile yazılı dilekçeleri dava açtıkları dönemde dosyaya sunduklarını, dava konusu taşınmazın bulunduğu köyün toplam 40 pay olarak hesaplandığını, müvekkilinin dava konusu olan taşınmazın bulunduğu köyde 40... unu ve sonrasında da başka paylar satın aldığını, müvekkilinin ... köyünde yaklaşık 10.000 dönüm satın aldığını, satın almış olduğu ve dava konusunu teşkil eden arazinin İlk Derece Mahkemesine sundukları 31 adet tapu belgelerine tekabül ettiğini, İlk Derece Mahkemesince hüküm kurulurken tapuların dikkate alınmadığını, müvekkilinin ... cezaevinde hükümlü olduğunu, davalarını takip edemediğini, dosyada adı geçen bazı avukatlarını azletmiş olmasına rağmen ara karar gereği kesin süreli muhtıraların bu avukatlara çıkarıldığını bu sebeple müvekkilinin kesin süreli muhtıralardan bilgisi olmadığını ve müvekilinin azlettiği avukatın UYAP sisteminde kaydının bulunduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 732,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.