Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/1931 E. 2026/3327 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1931
- Karar No
- 2026/3327
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/520 E., 2026/41 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/15 E., 2022/74 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Şanlıurfa ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 07... , 181, 182, 183, 184, 1 85... parsel, 1 19... parsel, 1 20... , 45, 47, 49, 84, 85, 86, 98, 130, 131, 132, 133, 135, 136, 139, 1 42... parsel, 1 21... , 8, 10, 12, 20, 25, 26, 80, 81, 82... parsel, 1 25... ve 3 parsel, 1 40... parsel sayılı taşınmazlar Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; 1 07... , 181, 182, 183, 184, 1 85... parsel, 1 19... parsel, 1 20... , 45, 47, 49, 84, 85, 86, 98, 130, 131, 132, 133, 135, 136, 139, 1 42... parsel, 1 21... , 8, 10, 12, 20, 25, 26, 80, 81, 82, 83... ada 2, 3 parsel, 1 40... parsel sayılı taşınmazlardan 1 21... parselin ..., 1 20... parselin ..., 1 20... parselin ..., 1 20... parselin ..., 1 25... parselin ..., 1 25... parselin ..., 1 07... parselin ..., 1 40... parselin ...'un zilyedi olduklarının belirtildiğini, dava konusu taşınmazların tamamının Hazine adına tespit edildiğini, taşınmazların köyün ortak kullanımında olan mera olarak hayvan otlatma amacı ile kullanıldığını belirterek, dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının iptali ile taşınmazların mera vasfıyla bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde sahipsiz olarak tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların Hazine adına tespit edildiğini, taşınmazların özel mülkiyete konu olmadığını, davanın yasal süre içerinde açılmadığını ve kadastro tespitinin usulüne uygun yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davalıların kadimden beri imar-ihya ettikleri 1 25... parsel sayılı taşınmazın davacılar ile bir ilgisi olmadığını, parsel üzerinde ...'nın evi bulunduğunu, 1 25... parselin ise ... tarafından ev ve bahçe olarak kullanıldığını, bu taşınmazların mera veya köy orta malı olmadığını ve davacıların dava açmakta hukuki yararları olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.05.2019 tarihli ve 2019/1852 Esas, 2019/3527 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere meraların mülkiyetinin Hazineye, yararlanma hakkının ise ilgili Köy ya da Belediye Tüzel Kişiliğine ait olduğu, bu nedenle mera iddiası ile dava açma hakkının da Hazine ve ilgili tüzel kişiliğe ait olup, gerçek kişilerin bu konuda dava açma ehliyetlerinin bulunmadığı, bu yönüyle davacı şahısların aktif hukuki ehliyetlerinin bulunmadığı, taşınmazların sahipsiz olarak tescili ve köyün ortak kullanımında olduğuna dair şerh düşülmesi talebi yönünden ise kanunun emredici hükmü karşısında tapu kaydının malik hanesinin boş bırakılamayacağı, bu hususun kamu düzenine ilişkin olduğu dikkate alınarak bu talep yönünden de davacıların hukuki yararının bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine, 1 07... , 181, 182, 183, 184, 185, 1 90... parsel, 1 19... parsel, 1 20... , 45, 47, 49, 84, 85, 86, 98, 130, 131, 132, 133, 135, 136, 139, 142, 143 parsel, 1 21... , 8, 10, 12, 20, 25, 26, 80, 81, 82... parsel, 1 25... , 3 sayılı parsel, 1 40... parsel sayılı taşınmazların güncelleme kadastrosu tutanağındaki gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı tarafın mera iddiası ile dava açma aktif ehliyetlerinin bulunmadığı, diğer talepleri bakımından ise; bu tür kadastro çalışmalarında ancak 3402 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca taşınmaz üzerinde muhdesatın bulunması halinde bunun beyanlar hanesinde gösterilmesi mümkündür. Zira özel mülkiyete konu taşınmazlarda kullanım kadastrosu yapılmamış ise zilyetlik şerhi verilmesi mümkün bulunmamakta olup taşınmazların kayıtlarına kullanıcı şerhi yazılması ancak yasalarla özel düzenleme yapılması ile mümkündür. Çekişmeli taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kanun'a 5831 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesiyle eklenen Ek 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu bulunmadığına göre tutanağın beyanlar hanesine zilyetlik şerhi verilmesi mümkün değildir. Kaldı ki kadastro tutanağının edinme nedeni sütunundaki bilgiler açıklama niteliğinde olup adına tespit yapılan kişiler haricindeki şahıslar bakımından bir hak doğurması söz konusu değildir. Böyle bir hakkın doğabilmesi için taşınmazda kullanıcı olunduğuna ya da üzerindeki muhdesatların aidiyetine yönelik bilgilerin kadastro tutanağının beyanlar hanesine şerh edilmiş olması gerekir. Kadastro tutanağının beyanlar hanesinde yer alan bu nitelikteki şerhlere yönelik olarak dava açılması mümkün olup edinme nedeni sütununda yazılı bilgilere karşı dava açılmasında bu bilgilerin açıklama niteliğinde olması nedeniyle hukuki yarar bulunmadığı" gerekçesiyle davacılar ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve esas yönünden hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, kadastro güncelleme sırasında yapılan usulsüzlük nedeniyle müvekkillerinin ... Kaymakamlığı'na yaptığı başvuru neticesinde davalılardan ... mahalle muhtarı ..., aza ... ile aza ... hakkında soruşturma açılmasına izin verildiğini, davalıların görevlerini kötüye kullandıklarını, 1 19... parsel sayılı taşınmazın önce ... kullanımında olduğunun tespit edildiğini daha sonra muhtar ve azaların davacıya kin gütmeleri nedeniyle ve üzerinde müvekkilinin 10 yaşında olan fıstık ağaçları olmasına rağmen kullanıcısı tespit edilemediğinin yazıldığını, İlk Derece Mahkemesinin delil toplamadan karar verildiğini, Köy Tüzel Kişiliğini muhtarın temsil ettiğini ancak söz konusu durumda usulsüz işlem yapanlardan birinin de muhtar olduğunu, kadastro tutanaklarında ve komisyon kararında usulsüz işlem yapıldığını, dava açan müvekkillerininde bir kısmının hali hazırda muhtarlık seçimlerini kazanan ve aza olan kişiler ile köyde oturan, taşınmazlarda menfaati bulunan kişiler olduğunu, ayrıca köy tüzel kişiliği kaldırıldığından davacıların dava açmalarına engel durumları olmadığını ve köylünün de dava açma hakkı bulunduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, gerçek kişi şahıslar tarafından mera iddiasıyla dava açılmasında hukuki yararın bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Davacıların yatırmış olduğu 732,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.