Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/1131 E. 2026/1876 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1131
- Karar No
- 2026/1876
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/86 E., 2025/263 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ......... ili ........ ilçesi ........ köyü çalışma alanında bulunan 1 13... parsel sayılı 6.486,41 m² yüzölçümündeki taşınmaz, ... adına hükmen tescil edilmiştir. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve haritasında orman olarak göründüğünü ve fiilen de meşe ağaçları ile kaplı olduğunu, taşınmazın orman bütünlüğü kapsamında kaldığını, orman toprağı muhafaza karakteri taşıdığını, ormanların özel mülkiyete konu olamayacağını ve zilyetlikle kazanılamayacağını ileri sürerek, taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman vasfında olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.02.2021 tarihli ve 2019/228 Esas, 2021/36 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 17.02.2021 tarihli kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli kararının davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18.11.2024 tarihli ve 2022/6977 Esas, 2024/6579 Karar sayılı ilamıyla davalı ...'in 02.10.2009 tarihinde öldüğü, davanın ise "ölü" davalı aleyhine 27.08.2018 tarihinde açıldığı, davalının ölüm tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında uzunca bir sürenin geçmiş olduğu göz önünde bulundurulduğunda, davacı ... İdaresince hiçbir araştırma yapılmaksızın (bu yönde bir çaba sarfedilmeksizin ve gerekli özen gösterilmeksizin) ölü kişi aleyhine dava açıldığı ve bu durumun da 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124. maddesinde belirtilen "maddi bir hata"dan kaynaklandığının veya "kabul edilebilir bir yanılgı"ya dayandığının düşünülemeyeceği gözetilerek, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; davalının mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlandığını, bu nedenle ölü kişiye karşı dava açıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 6100 sayılı Kanun'un 124. maddesi uyarınca bu hususun kabul edilebilir bir yanılgı olduğunu, zira davanın tapuda malik görünen kişiye yöneltildiğini, kararın adil yargılanma ve hak arama özgürlüğüne aykırı olduğunu, davanın usulden reddine karar verilmiş olması karşısında davacı kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de ölçülülük ve hakkaniyet ilkelerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.