Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/2093 E. 2026/4395 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2093
Karar No
2026/4395
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/198 E., 2025/125 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Suşehri Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/126 E., 2023/131 K.

Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Kadastro sonucu, Sivas ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 11... parsel sayılı, 78, 63... yüz ölçümündeki iki katlı betonarme bina vasıflı taşınmaz, senetsizden 1/2 hissesi ... ... mirasçıları ..., ..., ... ve ..., ½ hissesi de davalı ... adına tespit ve tescil edilmiş, tespite itiraz edilmemesi üzerine 05.07.2007 tarihinde tespit gibi tapuya tescil edilmiştir.

Davacı; 1 08... parsel sayılı taşınmazın mirasbırakanları ... ...’e ait olduğunu ancak kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın ½ payının davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini, yapılan tespitin hatalı olduğunu ileri sürerek davalı ... adına kayıtlı ½ payın iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemiş, 16.09.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile, dava dilekçesinde taşınmazın hataen 1 08... parsel olarak belirtildiğini, dava konusu taleplerinin 1 11... parsele ilişkin olduğunu belirtmiş, dava dışı ... ... mirasçıları davaya muvafakatlarının olduğunu beyan etmişlerdir.

Davalı; iddiaların haksız ve yersiz olduğunu, dava konusu taşınmazın kendisine ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, ıslahla kastedilenin, dava konusu edilen hususların genişletilmesi veya değiştirilmesi olup dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu haline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu 1 08... parsel sayılı taşınmaz dışında başka bir parselin ıslah yoluyla dava konusu haline getirilmesinin mümkün olmayacağı, 1 08... parsel sayılı taşınmazın maliklerinin davalılar olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince, eldeki davada parsel numarasının tapu müdürlüğünden yanlış alınarak dilekçeye yanlış yazıldığının belirtildiği, bu nedenle parsel numarasının düzeltilmesinin istendiği, zira davalıların da dilekçede yazılı taşınmazın maliki olmadıkları, 1 08... parsel sayılı taşınmazın ..., ..., ... ve ... ... adlarına kayıtlı olduğu, 1 11... parsel sayılı taşınmazın ise ..., ..., ..., ... ve ... ... adlarına kayıtlı olduğu, malik ...’in davalılar arasında yer aldığı, diğer taşınmaz maliklerinin taraf sıfatının ise Mahkemece 1 11... parselin dava konusu olarak değerlendirilmesiyle belirlenmesi gerektiği, bu durumda davacının talebinin maddi hataya dayalı olduğunun değerlendirilmesi ve hatanın HMK'nın 124. maddesi kapsamında düzeltilmesinin mümkün olmasının gerektiği, başka taşınmazın davaya ithalinin söz konusu olmadığı, talep konusu olan 1 11... parsel sayılı taşınmaz yönünden inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Mahkemece kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılama sonucunda, dava konusu 1 11... parsel sayılı taşınmazın 24.09.1984 tarihli zilyetlik devir senedi ile davacıların murisi ... ... tarafından ... ’den satın alındığı, taşınmaz üzerindeki evin yapımında davalı tarafça emek ve maddi yönden katkıda bulunulduğu, ancak muhdesatın ... ... adına yapılarak tamamlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı tarafın dava konusu taşınmaz üzerindeki muhdesatın kendine ait olduğu hususunda Kadastro Kanunu'nun 19. maddesi kapsamında tapu kütüğüne şerh düşülmesi talebinin reddine karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 4.090,83 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/2093, K. 2026/4395, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-2093-e-2026-4395-k-1e9111a2c8e2