Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4259 E. 2026/1870 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4259
- Karar No
- 2026/1870
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/949 E., 2024/1261 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/26 E., 2024/4 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ........ ili ......... ilçesi ........ Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanununun (3402 sayılı Kanun) ek-1. maddesi uyarınca yapılan sayısallaştırma çalışmaları sırasında, tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 1 76... , 1 65... parsel sayılı sırasıyla 2.000 m², 4.000 m² ve 8.293,00 m² yüzölçümündeki taşınmazlar aynı ada ve parsel numarasıyla sırasıyla 1.739.29 m², 3.992.61m² ve 8.326.67m² metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; sayısallaştırma çalışmaları sırasında kendisine ait 1 76... , 1 65... parsel sayılı taşınmazların yüzölçümünün eksik belirlendiğini ileri sürerek, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sayısallaştırma çalışmalarının usul ve kanuna uygun olarak yapıldığını ileri sürerek, davanın usul ve esas bakımından reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "alınan bilirkişi raporu ile 1990 tarihli hava fotoğrafı ve 2009 tarihli uydu görüntüsü üzerinde taşınmazlar arasındaki sınırın belirgin olarak gözlemlenebildiği, 1 76... sayılı parsel haricindeki diğer taşınmazların sınırlarının zemindeki kullanım durumuyla da uyumlu olduğu ve tesis kadastrosunun bu sınıra uygun olarak yapıldığı, tesis kadastro paftasında düzeltilmesi gereken bir hata bulunmadığı, sayısallaştırma çalışmalarının da tesise uygun şekilde yapıldığı, sayısal olarak hesaplanan alanın yönetmelik hükümlerine uygun olduğu, 1 76... sayılı parselin yüzölçümünün tesis kadastrosu esnasında planimetrik yöntemle hesaplandığı, planimetre yönteminin hassasiyetinden ve o günün teknolojisi ile yapılan ölçü tekniğinden dolayı tesis kadastrosu sırasında yapılan hesap hatasının ve bundan kaynaklanan alan farkının sayısallaştırma işlemi sırasında Yönetmeliğe uygun olarak düzeltildiği, parselin sınırlarında değişiklik olmadığı, tesis paftası ile sayısallaştırma paftasının birebir çakıştığı, davacının fiilen zeminde kullandığı sınırın ise farklılık gösterdiği, ancak davacının komşu parseller ile arasındaki sınıra itirazının olmadığını gerek duruşmada gerek keşif sırasında beyan ettiği, her ne kadar 1 76... parsel sayılı taşınmaz yapılan keşif sonucunda Mahkememizce davalı hale getirilmiş ise de 29.09.2023 tarihli duruşmada davacı tarafından bu parsele yönelik davasının bulunmadığı beyan olunmakla 1 76... parsel sayılı taşınmazın dava konusu olmadığı, yukarıda açıklandığı üzere 1 76... ve 166 parsel sayılı taşınmazlar yönünden tesis ve sayısallaştırma kadastrosunda hata bulunmadığı, 1 76... parsel sayılı taşınmazda meydana gelen alan azalmasının ise tesis kadastrosunda alan hesabının planimetrik yöntem ile yapılmış olmasından kaynaklandığı, sayısallaştırma işlemi ile bu hatanın düzeltildiği anlaşılmakla dava konusu 1 76... , 1 66... parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davanın reddine; davanın niteliği ve davacı tarafından komşu parsellere husumet yöneltilmemiş olması sebebiyle davalı ... Müdürlüğünün taraf sıfatı olmadığından, aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş" gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacının diğer talepleri yönünden davanın reddine, 1 76... , 1 66... parsel sayılı taşınmazların, 3402 sayılı Kanun'un ek-1. maddesi uygulaması sonucu oluşturulan sayısallaştırma tespiti gibi tapuya tescillerine, dava konusu olmadığı anlaşılan 1 76... parsel sayılı taşınmaz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " fotogrametrik yöntemle yapılan tesis kadastrosu ve sayısallaştırma sınırları ile birebir örtüştüğü, tesis kadastrosuna yakın tarihli havadan çekim görüntülerle de taşınmaz sınırları ile sayısallaştırma sınırları arasında uyumsuzluk görünmediği anlaşıldığından Mahkemece yazılı gerekçe ile 1 76... , 1 66... parseller yönünden davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırı yön görülmemiştir. Ancak tesis kadastrosu ve sayısallaştırma sınırları ile birebir örtüştüğü durumda Kadastro Müdürlüğü yönünden davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı olsa da istinafa gelenin sıfatına göre aleyhe kaldırma sebebi sayılamayacağından hataya değinilmekle yetinilmiştir" gerekçeleriyle davacı ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... temyiz dilekçesinde; dava konusu 1 76... parsel sayılı taşınmazı Milli Emlaktan 2.000 metrekare olarak satın aldığını, sayısallaştırma işlemleri ile hak kaybına uğradığını ve aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin yersiz olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un ek-1. maddesi uyarınca yapılan sayısallaştırma çalışmalarının usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.