Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/843 E. 2026/3162 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/843
- Karar No
- 2026/3162
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2024/44 E., 2024/41 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alalında bulunan 2 13... parsel sayılı 2.203,31 m² yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak ve çalılık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde özetle; Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 13... parsel sayılı taşnmazın 20 yılı aşkın bir süre ... oğlu müteveffa ...'ün zilyetliğinde kaldıktan sonra zilyetliğin devir yolu ile ... ...'e satıldığını, davacı ...'nun da 06.08.2002 tarihli satış senedi ile ... ...'den taşınmazı satın aldığını, bu satışa gerek satış senedi tanıklarının, gerekse ...'dan önceki zilyedin yasal mirasçılarının şahit olduklarını, müvekkilleri olan davacıların Kadastro Müdürlüğüne yaptıkları haklı itirazlarının reddine karar verilerek taşınmazın Hazine adına tespit edildiğini belirterek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesi ve beyanlarında; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2020 tarihli ve 2019/10 Esas, 2020/62 Karar sayılı kararı ile. "dava konusu taşınmazın orman içi açıklık vasfında olduğu, zilyetlikle kazanılamayacağı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2020 tarihli kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.09.2021 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 23.09.2021 tarihli kararının davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.05.2024 tarihli ve 2021/17402 Esas, 2024/3018 Karar sayılı ilamıyla, "... dava konusu taşınmazın (A) bölümünün orman içi açıklık olmadığı ve üzerinde 20 yılı aşkın süredir zilyetlik koşullarının oluşması sebebi ile davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği ..." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "... dava konusu parselin (A) bölümü yönünden kadastro tespit tarihi olan 30.08.2019 tarihinden geriye doğru 20 yılı aşkın süredir imar, ihya ve zilyetliğe dayalı kazanma koşullarının oluştuğu, (B) bölümü açısından imar, ihya ve zilyetliğe dayalı kazanma koşullarının oluşmadığı ..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu taşınmazın (A) harfiyle gösterilen kısmının tarla vasfıyla davacılar adına tapuya tesciline ve (B) harfiyle gösterilen kısmın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacağını, imar-ihyanın olmadığını, taşınmazın üzerindeki delicelerin doğal bitki örtüsü olduğunu, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.