Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/73 E. 2025/7716 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/73
- Karar No
- 2025/7716
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1159 E., 2024/1507 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Niksar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/272 E., 2019/33 K.
Taraflar arasındaki kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu ... ili ... ilçesi .... Kasabasında bulunan 2516 parsel sayılı 53.850,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 16.06.1979 tarihinde 766 sayılı Tapulama Kanunu'na göre yapılan arazi kadastro çalışmalarında davalı adına kanal vasfıyla tespit edilmiştir.Bu tespit 26.02.1980 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir. Yörede, 02.07.2014 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre yapılan Orman Kadastrosu ve 6831 sayılı Kanunda 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde çalışması bulunmaktadır. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; taşınmazın orman sınırları içinde kaldığını ve kısmen orman sayılan yerlerden olduğunu beyan ederek, orman tahdit hattı içerisinde kalan kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 52.437,24 m²lik kısmının 1959 tarihli en eski memleket haritası da incelendiğinde yeşil renk ile gösterilen orman sayılan kısımda yer aldığı, 1954 tarihli hava fotoğraflarında orman sayılan kısımda yer aldığı, taşınmazın evveliyatının orman olduğu ve sonradan orman bitki örtüsünün kaldırılarak tarım arazisine dönüştürüldüğün bildirildiği, kesinleşmiş orman kadastro tutanaklarına göre orman vasfında olan ve memleket haritaları ve hava fotoğrafları çakıştırmasında da orman olduğu belirlenen bir yerin zilyetlikle kazanılamayacağı gibi kadastro işlemleri sırasında yapılan yanlış işlem sonucu tapuya tescil edilmesinin de kayıt maliklerine bir hak vermeyeceği, tapu siciline güven ilkesi ve iyiniyetle taşınmazın mülkiyetinin kazanılmasından orman olan alanda bahsedilemeyeceği, bu nedenle kesinleşmiş orman kadastro haritası sınırları içerisinde kalan ve orman vasfında olduğu belirlenen alanlara ilişkin mevcut tapu kaydının iptaline karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın kabulüne, ... ili ... ilçesi .... Kasabası 2516 parselde kayıtlı 53.850,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 02.10.2018 tarihli fen ve orman bilirkişi raporuna ekli krokisinde (A) harfiyle işaretli 52.437,24 m²lik kısmının kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı anlaşılmakla bu kısma ilişkin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, (B) harfiyle gösterilen kısmın tapusunun davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının her türlü dava açma hakkı sona ermiş olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın davacı lehine tescil edilmemesi gerektiğini öne sürerek, istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ:Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.