Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6849 E. 2026/4084 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6849
Karar No
2026/4084
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/955 E., 2025/2566 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/786 E., 2024/705 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un (7143 sayılı Kanun) geçici 1. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sonucunda, 81 05... parsel sayılı 197,40 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi hükmüne tabi tutulduğu şerhi" yazılarak, arsa vasfıyla davalı ... adına tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davacı ...'ın 81 05... parselde kayıtlı tapusuz taşınmazı harici satım sözleşmesi ile 2007 yılında dava dışı Hoca Miroğlu'ndan satın aldığını ve o günden itibaren nizasız ve fasılasız şekilde etrafını çitle çevirerek kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek, taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili dava dilekçesinde; davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "tüm dosya kapsamından, her ne kadar davacı tanıkları ve mahalli bilirkişiler davacının iddiasını destekler mahiyette beyan vermişler ise de tutanak bilirkişilerinin taşınmazın bulunduğu sokakta oturmalarına karşın taşınmazın kullanıcısının kim olduğunu bilmediklerini beyan ettikleri, istinaf öncesi ve sonrası yapılan keşifte ve bilirkişi raporundaki fotoğraflarda gözlemlendiği üzere taşınmazın boş arazi niteliğinde olduğu, sınırlarının çevrili olmadığı, yukarıda alıntılanan içtihatta belirtildiği gibi taşınmazın yanından geçen bir kişinin bu taşınmazın sahipli olduğuna dair kanıya varmasına neden olabilecek bir emarenin bulunmadığı, davacının taşınmazın hafriyatını kaldırdığını iddia etmesine karşın bunun gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, davacının kurumlara vergi ödemediği, aynı bölgede birçok benzer durumda zilyetlerin belediyeye vergi verdikleri, kimse kendi kusurundan menfaat elde edemez prensibi gereğince davacının kusurlu eyleminden kazanç sağlamasının hukuka uygun olmayacağı sonucuna varıldığı" davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarına göre davacının dava konu taşınmazı herhangi bir fiili kullanımının bulunmadığı, dava konusu taşınmazın boş arazi vasfında olduğu, yine davacının ve dava konusu yeri sattığı iddia edilen eski satıcının dava konusu taşınmaza ilişkin herhangi bir emlak kaydının vs. bulunmadığı, dosyaya ibraz edilen emlak kayıtlarının tespitten sonra 2024 yılına ait olduğu, her ne kadar taraf tanıkları dava konusu taşınmazı davacı tarafından satın alındığı bildirilmiş ise de satış kayıtlarının zilyetlikle örtüşmediği sürece dikkate alınamayacağı, İlk Derece Mahkemesinin dayandığı gerekçeye göre verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığı" gerekçeleriyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; harici satış sözleşmesi ve tanık beyanlarıyla davanın ispatlandığını, davacının taşınmazın maliki olmadığı için yapı inşa edilmediğini ancak sahiplenme iradesi ile fiili hakimiyetin bulunduğunu, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/6849, K. 2026/4084, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-6849-e-2026-4084-k-1d290b98264d