Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6876 E. 2026/4086 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6876
Karar No
2026/4086
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2736 E., 2025/2134 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/638 E., 2023/522 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un (7143 sayılı Kanun) geçici 1. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sonucunda, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 84 41... parsel sayılı 182,95 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi hükmüne tabi tutulduğu ve kullanıcısının tespit edilemediği şerhi yazılarak, arsa vasfıyla davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu 84 41... parsel sayılı 210 m²lik taşınmazı 1993 yılında satış senediyle ...'den satın aldığını, bu tarihten beri nizasız olarak etrafını çevirerek kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek, taşınmazın adına tespit ve tescilini talep etmiştir. 3. Birleşen dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde; taşınmazın 10.01.1996 tarihinde ... tarafından davacı müvekkil ...'ya ... ve ... şahitliğinde satıldığını, satış sözleşmesinde taşınmazın mahallesinin ... Mahallesi olarak geçtiğini, güncel adres bilgilerinde taşınmazın bulunduğu mahallenin ... Mahallesi olarak geçtiğini, bunun sebebinin ise ... Mahallesinin belediye meclis kararıyla bölünerek bir kısmının ... Mahallesi olarak sınırlandırılmasından kaynaklandığını, hem eski hem de yeni adres bilgilerinde sokak isminin halen ... Sokak olarak geçtiğini, davacı müvekkilin satış yapıldıktan bu zamana kadar da belediye emlak vergilerini de düzenli bir şekilde ödediğini ileri sürerek, taşınmazın adına tespit ve tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Mahkememizce asıl dava yönünden verilen zilyetliğin şerh edilmesine ilişkin ret kararı, Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılmıştır. Aynı parsele ilişkin olarak, birleşen dava davacısı da zilyetlik iddiasında bulunmuştur. Kaldırma kararı doğrultusunda yeniden keşif yapılmış, mahalli bilirkişiler dinlenmiştir. Davaya konu parselin asıl dava davacısının ve birleşen dava davacısının kullanımında olduğuna dair her hangi bir delil bulunmamaktadır. Her iki davacının da sunmuş olduğu satın alma senetleri dava konusu yer ile örtüşmemektedir. Parselde az sayıda ağaç var ise de, zirai olarak bakılmadıkları da bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir." gerekçesiyle asıl dosya davacısı ... yönünden davanın reddine, birleşen dosya davacısı ... yönünden davanın reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ... vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Mahkemece kaldırma kararından sonra yapılan keşif, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmazın boş arsa vasfında olduğu, davacıların davaya konu taşınmazda herhangi bir fiili kullanımlarının bulunmadığı, söz konusu durumun hava fotoğrafları ile sabit olduğu, asıl davacı tarafından ibraz edilen satış senedi ve emlak kayıtlarının davacı tarafından fiilen kullanılan ve üzerinde yapı bulunan 4 no.lu parsele ilişkin olduğu, dava konusu taşınmaza ilişkin bulunmadığı, yine birleşen davacı tarafından ibraz edilen satış kayıtları ve emlak beyanının da dava konusu taşınmaza ilişkin bulunmadığı, ... Sokak’da bulunan gecekonduya ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazın ise ... Sokak'da olduğu, İlk Derece Mahkemesinin dayandığı gerekçeye göre verilen kararın usul kanuna uygun olduğu, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacılar ... vekili ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; sunmuş oldukları hiçbir delilin ve tanık beyanlarının dikkate alınmaksızın hukuka aykırı, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; sunulan senetle taşınmazın adresinin farklı görünmesinin sebebinin bölgedeki mahalle isimlerinin değişmesi olduğunu, belediye emlak vergilerinin düzenli bir şekilde ödendiğini, davacının fiili hakimiyetinin tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile ispatlandığını, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/6876, K. 2026/4086, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-6876-e-2026-4086-k-c6d757f30d67