Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/1064 E. 2026/6922 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1064
Karar No
2026/6922
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/897 E., 2025/1549 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 6. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/1556 E., 2024/598 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, hükmedilen maddî ve manevî tazminatlar, erkeğin reddedilen maddî ve manevî tazminat istemleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-karşı davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Taraflarca açılan karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince kadının erkeğe nazaran ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yeniden kusur tespiti yapılarak erkeğin ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile kadın lehine fer'îlere hükmedilmiş, karar yukarıda gösterilen yönlerden erkek vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de, gerekçede belirtilen ve ceza davasına konu olan erkeğin kadına karşı gerçekleştirdiği şiddet eyleminden sonra tarafların bir arada yaşamaya devam ettikleri, bu nedenle eylemin af kapsamında kaldığının ve erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin, fiili ayrılığa neden son olayda ise erkek tarafından kadına karşı fiziksel şiddet eyleminin gerçekleştiğinin sabit ve kabulünün doğru olduğunun; buna göre de tarafların kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışları ile birlikte değerlendirildiğinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabul edilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174 üncü maddesinde, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Yukarıda (2) nolu paragrafta açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu olup, eşit kusurlu eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilemez. Somut olayda kadın yararına maddî ve manevî tazminat verilmesinin yasal koşulları oluşmadığından isteğin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak kadın yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve kadın lehine hükmedilen tazminatlar yönünden erkek yararına BOZULMASINA, 2.Davacı-karşı davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2026/1064, K. 2026/6922, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2026-1064-e-2026-6922-k-51f3ceeb5f9d